Hukuk Davalarında Hükümde Hatalı Gösterilen Kanun Yolu Süresinin İçerisinde Yapılan Kanun Yolu Başvurusunun İncelenmesine İlişkin Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurul Kararı

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 2021/5 E. 2023/2 K. sayılı ve 22.10.2021 tarihli kararı 14.09.2023 ve 31686 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Karara konu başvuruda hukuk davalarında, hükümde kanun yolu süresinin hatalı gösterilmesi durumunda, hatalı gösterine kanun yolu süresine göre yapılan kanun yolu başvurusunun incelenip incelenemeyeceği hususunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 1. Hukuk Dairesi, 9.Hukuk Dairesi, 11. Hukuk Dairesi ve (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin kararı ile 2. Hukuk Dairesi, 3. Hukuk Dairesi, 8.Hukuk Dairesi ve 10. Hukuk Dairesinin kararları arasında görüş ve uygulama farklılığı bulunduğunu belirterek içtihatların birleştirilmesini talep etmiştir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ile 11. Hukuk Dairesinin görüş yazılarında özetle: 

  • Hükümde kanun yolu süresi yanlış gösterilmiş olsa dahi kanun tarafından belirlenen kanun yolu sürelerinin kesin ve hak düşürücü nitelikte olduğu, 
  • Hakim tarafından yargılama sırasında kesin süreye tabi bir işlemin süresinde yapılıp yapılmadığı hakim tarafından re’sen gözetilmesi gerektiği,
  • HMK 90. Maddesinin amir hükmü gereğince kanunda belirtilen istisnai haller dışında, hakimin kanundaki sürelerin artırıp eksiltemeyeceği dikkate alındığında,

hukuk davalarında hükümde kanun yolu süresi daha uzun gösterilmiş olsa dahi kanunda belirtilen süreden sonra yapılan başvurunun esastan incelenmesinin mümkün olmadığı, bu bağlamda içtihat aykırılığının Dairelerince de uygulanmakta olan bu çerçevesinde giderilmesinin uygun olacağı bildirilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi,  l. Hukuk Dairesi, 8. Hukuk Dairesi, 10. Hukuk Dairesi ve (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi görüş yazılarında özetle:

  • Anayasa'nın 36 ve 40/4. maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un 297/1-ç maddesi uyarınca, mahkeme kararlarında başvurulacak kanun yolu ve süresinin doğru olarak gösterilmesinin zorunlu olduğu,
  • Hükümde sürenin hatalı gösterilmesi nedeniyle kanun yolu başvurusunun reddine karar verilmesinin adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkının kısıtlanmasına yol açacağı,
  • Konu hakkında yapılan bireysel başvurular üzerine Anayasa Mahkemesi tarafından verilen kararlar da dikkate alındığında,

hatalı da olsa mahkemenin kararında bildirdiği süre içerisinde yapılan kanun yolu başvurusunun, başvuran tarafın hak kaybına yol açacak şekilde aleyhine yorumlanmaması ve istemin esastan incelenmesi gerektiği, mevcut içtihat aykırılığının da bu görüş doğrultusunda giderilmesi gerektiği bildirilmiştir.
Yargıtay Büyük Genel Kurulu konusu kesin nitelikte olan kanun yoluna başvuru süresi hakkında mahkemece hatalı karar verilmesine ilişkin olan içtihadı birleştirme kararında özetle:

  • Devletin ,hukuk devleti olmanın bir gereği olarak, hem hak arama özgürlüğünün ve dolayısıyla dava hakkının etkin bir biçimde kullanılmasını sağlamak hem de bu özgürlüğün ve hakkın kullanılacağı mekanizmaları oluşturmakla yükümlü olduğu, 
  • Anayasa’nın 36, 40/2 ve 6100 sayılı Kanun’un 297. maddelerinde yer alan düzenlemeler  dikkate alındığında, mahkemelerin kararlarında ilgililere başvurulabilecek kanun yollarını, başvuru mercilerini ve başvuru sürelerini sadece göstermeleri yeterli olmayıp, aynı zamanda doğru olarak göstermeleri de anayasal ve yasal bir gereklilik olduğuı,
  • Özellikle mahkemelerin kanun yolu süresini taraflara doğru gösterme zorunluluğu gözetildiğinde, kanun yollarına başvuru süreleri kesin ve hak düşürücü nitelikte olmasına karşın bu sürenin hükümde hatalı gösterilmesi durumundaoldukça katı ve şekilci bir uygulanması mahkeme kararına güvenerek kararda gösterilen süre içinde kanun yoluna başvuran tarafın hak kaybına sebep olacağı ve aynı zamanda kanun yollarının amacına da uygun düşmediği, 
  • Kesin sürenin değiştirilemeyeceği kuralının bertaraf edilmesi ya da kanun yolu süresinin değiştirilmesi süz konusu olmadığı gibi hakimin kesin süreyi arttırması da söz konusu olmayıp hata sonucu süreyi yanlış bildirip tarafları yanıltması durumunun mevcut olduğu, 
  • Kanun yolu süresinin daha uzun gösterilmesi halinde, hatalı gösterilen süreye uyularak yapılan kanun yolu başvurusunun adil yargılanma hakkı ve mahkemeye erişim hakkı kapsamında değerlendirilerek süresinde yapıldığının kabul edilmesi gerekliliği
  • Hatanın mevzuatta farklı kanunlarda birbirinden farklı kanun yolu sürelerinin bulunması nedeniyle ve yine kanunlarda öngörülen süreler kapsamında olacağının pek tabii olduğu,
  • Kanunlarda hiç yer almayan uzunluktaki bir sürenin hükümde gösterilmesi mahkemelerden beklenemeyeceği gibi hiç düzenlenmemiş uzunluktaki bir süre, yanılgı sonucu hükümde kanun yolu süresi olarak yazılmış olsa dahibu süre içerisinde yapılacak başvurunun süresinde kabul edilmesi söz konusu olmadığı belirtilmiştir.

İşbu gerekçelerle hukuk davalarında, hükümde kanun yolu süresinin hatalı gösterilmesi halinde, hatalı gösterilen kanun yolu süresinin içerisinde kanun yolu başvurusunun incelenmesi gerektiğine, 28.04.2023 tarihinde yapılan üçüncü toplantıda oy çokluğu ile karar verilmiştir. 

İçtihadı birleştirme kararları konulan ile sınırlı olsa da gerekçelerin yol gösterici mahiyette olması nedeniyle, kararda hakimin miktar itibariyle kesin olan ya da kanun kapalı tutulan bir karar hakkında hatalı şekilde açık olacak şekilde karar vermesi de değerlendirilmiştir. Bu durumda hangi kararların kanun yolu denetimi dışında tutulacağı, hakkın kısıtlanması niteliğinde ve kamu düzenine ilişkin olduğundan, Anayasa’nın 11. maddesindeki ölçütler esas alınarak kanuni düzenlemeler ile belirlenmektedir. Bu itibarla, kanun hükmü gereği kesin olan ve taraflara kanun yoluna başvuru hakkı tanınmayan bir konuda, mahkemenin yanılgılı böyle bir hakkı tanınması söz konusu olamayacağı belirtilmiştir. 

Kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Saygılarımızla,

Zümbül Hukuk ve Danışmanlık

info@zumbul.av.tr