Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler

 

  1. Avrupa Komisyonu Tarafından Temu Hakkında Dijital Hizmetler Yasası Kapsamında Ön Tespitlerde Bulunulmuştur

 

Avrupa Komisyonu (“Komisyon”) tarafından Temu adlı çevrimiçi pazar yeri hakkında, Dijital Hizmetler Yasası (“DSA”) kapsamında yasadışı ürünlerin dolaşımına ilişkin risklerin yeterince değerlendirilmediği gerekçesiyle ön tespitlerde bulunulmuştur.

Bu kapsamda:

  • Temu platformu üzerinde satılan güvensiz, sahte ya da mevzuata aykırı ürünlerin artışı, tüketici sağlığı, çevre ve dijital tek pazarda adil rekabet açısından ciddi riskler barındırmaktadır.
  • Komisyon tarafından yapılan gizli alışveriş denetiminde, özellikle standartlara uygun olmayan bebek oyuncakları ve küçük elektronikler gibi ürünlerin platformda tüketicilere kolaylıkla sunulduğu tespit edilmiştir.
  • Temu tarafından hazırlanan Ekim 2024 tarihli risk değerlendirmesinin, genel sektör verilerine dayanarak hazırlandığı ve platforma özgü somut bilgiler içermediği belirlenmiştir.
  • Bu durumun, yasa dışı ürünlerin yayılmasına karşı alınması gereken önlemlerin yetersiz kalmasına yol açmış olabileceği değerlendirilmiştir.
  • Komisyon, ayrıca aşağıdaki hususlara ilişkin başlatılan ayrı incelemeleri sürdürmektedir:
    • Alınan önlemlerin etkinliği,
    • Kullanıcıyı bağımlı hale getiren tasarım unsurlarının kullanımı,
    • Tavsiye sistemlerinin şeffaflığı,
    • Araştırmacılar için veri erişimi.
  • Soruşturma süreci, ulusal makamlar ve diğer ilgili taraflarla iş birliği içerisinde yürütülmektedir.

Sonuç:

  • Yapılan değerlendirme, ön niteliktedir ve soruşturmanın nihai sonucunu etkilememektedir.
  • İlgili hizmet sağlayıcının, Komisyon’un bulgularına yazılı olarak yanıt verme ve dosyayı inceleme hakkı bulunmaktadır.
  • İhlalin teyit edilmesi hâlinde, DSA m.34 kapsamında uyumsuzluk kararı alınabilecektir.
  • Böyle bir durumda:
    • Küresel yıllık cironun %6’sına kadar para cezası,
    • İhlalin giderilmesine yönelik yükümlülükler,
    • Gerekirse geliştirilmiş denetim süreci uygulanabilecektir.

Komisyon tarafından yayınlanan basın duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Avrupa Komisyonu Tarafından DSA Kapsamında Çocukların Korunmasına İlişkin Rehber Yayımlanmıştır

 

Avrupa Komisyonu (“Komisyon”) tarafından 14.07.2025 tarihinde Dijital Hizmetler Yasası (“DSA”) kapsamında çocukların korunmasına yönelik yönergeler (“Rehber”) yayımlanmıştır. Rehber, çevrimiçi platformlarda çocuklar ve gençler için daha güvenli bir dijital ortamın sağlanmasını amaçlamaktadır.

Bu kapsamda, rehberde öngörülen temel önlemler şu şekildedir:

  • Çocuklara ait hesapların varsayılan olarak gizli şekilde ayarlanarak; böylece kişisel bilgilerinin yetkisiz kişilerce erişilememesi sağlanabilecektir.
  • Tavsiye sistemleri, zararlı içeriklere maruz kalma riskini azaltacak şekilde yeniden yapılandırılarak; çocukların içerik akışları üzerinde daha fazla kontrole sahip olmaları sağlanabilecektir.
  • Çocukların, kullanıcıları engelleyebilmesi veya sessize alabilmesi ve açık onayları olmadan gruplara eklenmelerinin önüne geçilerek; güvenli bir çevrimiçi deneyim sunulabilecektir.
  • Çocuklar tarafından paylaşılan içeriklerin indirilmesi veya ekran görüntüsünün alınması engellenerek; mahremiyetin korunması sağlanabilecektir.
  • Aşırı kullanım alışkanlıklarına neden olabilecek özelliklerin (örneğin seri mesajlaşma, okunma bildirimleri, otomatik oynatma, bildirimler) varsayılan olarak devre dışı bırakılması ve çevrimiçi platformlara entegre edilen yapay zekâ sohbet robotlarına yönelik koruma tedbirlerinin getirilmesiyle; dijital refah desteklenebilecektir.
  • Çocukların ticari okuryazarlık eksikliklerinin istismar edilmemesi ve zararlı harcama alışkanlıklarına ya da bağımlılık oluşturan uygulamalara (örneğin sanal paralar veya ganimet kutuları) maruz kalmalarının önlenmesiyle; ekonomik güvenliklerinin korunması mümkün olacaktır.
  • İçerik denetimi ve şikâyet mekanizmalarının iyileştirilmesi, hızlı geri bildirim sağlanması ve ebeveyn denetim araçlarına ilişkin asgari standartların belirlenmesiyle; hem çocukların hem de ebeveynlerin dijital ortamda daha güvende olmaları sağlanabilecektir.
  • Zararlı içeriklere veya yaşa bağlı hizmetlere erişimin sınırlandırılmasına yönelik olarak; doğru, güvenilir, sağlam, müdahaleci olmayan ve ayrımcılık içermeyen yaş doğrulama yöntemlerinin kullanılması sayesinde çocukların bu içeriklerden korunması mümkün olacaktır.Formun Altı

Rehberde, risk temelli ve çocuk haklarını esas alan bir yaklaşım benimsenmiş; güvenlik ve gizliliğin tasarım aşamasında gözetilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Platformların aldığı önlemlerin çocukların haklarını orantısız şekilde sınırlamaması gerektiği vurgulanmıştır.

Komisyon, bu rehberi DSA’nın 28(1) maddesi kapsamındaki yükümlülüklere uyumu değerlendirmek amacıyla kullanacaktır.

Rehberin tam metnine buradan (İngilizce) ulaşabilirsiniz.

 

  1. İtalyan Veri Koruma Otoritesi Tarafından Kanser Tarama Algoritması Projesinde Aşırı Veri Saklama Süresi Nedeniyle İdari Para Cezası Verilmiştir

 

İtalyan Veri Koruma Otoritesi tarafından, kanser taramasına yönelik bir algoritma geliştirme çalışması kapsamında Genel Veri Koruma Tüzüğü (“GDPR”)  hükümlerinin ihlal edilmesi nedeniyle bir araştırma şirketine 21.000 € tutarında idari para cezası verilmiştir.

Kararda belirtilen temel tespit ve tedbirler şu şekildedir:

  • Kişisel verilerin saklanma süresi, yalnızca algoritmanın eğitilmesi amacıyla kullanıldığı hâlde, tüm ürün yaşam döngüsüne yayıldığı için amaca uygun bulunmamış ve aşırı olarak değerlendirilmiştir.
  • Geliştirilen algoritmanın “kilitli” olduğu, yani yaygın kullanıma geçtikten sonra üzerinde geliştirme yapılamayacağı belirtilmiş, bu nedenle uzun süreli veri saklamanın gereksiz olduğu ifade edilmiştir.
  • Veri sorumlusu, kişisel verileri en fazla 25 yıl boyunca saklamayı planlamış; ancak bu sürenin somut ve belirli bir gerekçeye dayanmaması nedeniyle veri minimizasyonu ilkesine aykırı bulunmuştur.
  • Veri sorumlusunun veri saklama politikasını yeniden değerlendirmesi ve güncellenmiş hâlini otoriteye bildirmesi talep edilmiştir.
  • İlgili kişilere sunulan aydınlatma metinlerinde, işleme amaçlarının (ürün geliştirme ve algoritma geliştirme) ayrı ayrı belirtilmesi, gerçekte tek bir amaç güdülmesine rağmen bilgi eksikliğine yol açabilecek şekilde yetersiz bulunmuştur.
  • Aydınlatma metinlerinde hastalığın tam olarak belirtilmemesi ilk bakışta sorunlu görülse de ilgili kişilerin zaten spesifik bir teşhisle tedavi görmekte olduğu dikkate alınarak, bu kısmın şeffaflık ilkesini ihlal etmediği değerlendirilmiştir. Ancak diğer unsurlar bakımından eksiklikler tespit edilmiştir.

Kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. AB'nin Genel Amaçlı Yapay Zekâ Modellerine İlişkin Kuralları 2 Ağustos 2025 Tarihi İtibariyle Yürürlüğe Girecektir

 

Avrupa Komisyonu (“Komisyon”) tarafından hazırlanan ve Avrupa Birliği Yapay Zekâ Tüzüğü (“AI Act”) kapsamında genel amaçlı yapay zekâ (General-Purpose AI – GPAI) modellerine ilişkin yükümlülükleri içeren düzenlemeler, 02.08.2025 tarihi itibarıyla Avrupa Birliği genelinde yürürlüğe girecektir.

Buna göre;

  • GPAI modellerinin AB pazarına sunulmasına ilişkin şeffaflık, güvenlik ve hesap verebilirlik ilkeleri uyarınca getirilen yükümlülükler, yarından itibaren sağlayıcılar açısından bağlayıcı hale gelecektir.
  • GPAI modelleri, 10²³ FLOP’un üzerinde hesaplama gücüyle eğitilmiş ve dil üretme yeteneğine sahip sistemler olarak tanımlanmıştır.
  • Komisyon tarafından yayımlanan rehber dokümanlar ile bu tür modellere ilişkin yükümlülüklere kimlerin tabi olduğu açıklığa kavuşturulmuştur.
  • Ayrıca sağlayıcıların kullandıkları eğitim verilerini özetlemelerine yardımcı olacak bir şablon da kullanıma sunulmuştur.
  • Komisyon ve Üye Devletler, bağımsız uzmanlarca geliştirilen Genel Amaçlı Yapay Zekâ Uygulama Kuralları Kılavuzunun, sağlayıcılar açısından AI Act’e uyumu belgeleyebilmeleri için yeterli ve uygun gönüllü bir araç olduğunu teyit etmiştir.
  • Bu Kılavuza imza atıp yükümlülüklere uyan sağlayıcılar, daha düşük idari yük ve daha yüksek hukuki öngörülebilirlik avantajlarından faydalanacaktır.
  • 2 Ağustos 2025 tarihinden itibaren, yeni GPAI modellerinin AB pazarına sunulabilmesi için şeffaflık ve telif hakkı yükümlülüklerine uyum zorunlu hâle gelecektir.
  • Bu tarihten önce piyasaya sürülmüş modellerin ise 2 Ağustos 2027’ye kadar uyum sağlamaları gerekmektedir.
  • Sistemik risk taşıyan, 10²⁵ FLOP seviyesini aşan en gelişmiş veya en etkili modellerin sağlayıcılarının Komisyonu bilgilendirme, güvenlik ve emniyete ilişkin ilave yükümlülükleri yerine getirmesi gerekmektedir.

Komisyon tarafından konuya ilişkin yapılan basın bildirisinin tam metnine (İngilizce) buradan ulaşabilirsiniz.  

 

  1. Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayımlanmıştır

 

Kamu İhale Kurumu (“KİK”) tarafından Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 30.07.2025 tarihli ve 32971 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır

Yönetmelik ile 4/3/2009 tarihli ve 27159 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nde özetle aşağıdaki hususlarda düzenlemeler gerçekleştirilmiştir:

  • “endeks” ve “alt endeks” tanımları Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan ilgili endeksleri kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmiştir. Yaklaşık maliyet tespitinde kullanılan eski birim fiyat ve rayiçlerin, güncel alt endeks veya endeks değerleri üzerinden güncellenerek kullanılmasına yönelik hükümler getirilmiştir.
  • Fiyat farkı verilmesi öngörülen ve öngörülmeyen işler için yapılacak güncellemelerde, katsayı hesaplamalarında esas alınacak dönemlere ilişkin ayrıntılı düzenlemeler yapılmış, başvuru ve davet tarihlerine göre hangi endekslerin kullanılacağı netleştirilmiştir.
  • Başlamış olan ihalelere ilişkin düzenlenen geçici madde ile mevcut ilan veya duyuru tarihinde yürürlükte olan hükümler uygulanacaktır.
  • Yapım İşlerine Ait Tip Sözleşmede, işe başlama ve bitirme süresi başlığı değiştirilmiş, havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmadığı günlerin belirlenmesi, işyeri tesliminde yükleniciden kaynaklanmayan engellerin bulunması hâlinde süreye eklenmesi gibi durumlara açıklık getirilmiştir. Hakediş raporlarının onay ve ödeme süreçleri ile ilgili sürelerde değişiklik yapılmış, fiyat farkı hesaplamalarına ilişkin detaylar eklenmiştir.
  • Hakediş raporları, yüklenici veya vekili tarafından imzalanıp idareye verildiği tarihten başlamak üzere idarece en geç otuz gün içinde onaylandıktan sonra bu tarihi izleyen en geç otuz gün içinde hakediş tahakkuka bağlanacaktır. Tahakkuk tarihinden başlamak üzere en geç on beş gün içinde ödeme yapılacaktır.
  • Avans mahsubu, geçici kabul noksanları, kesin hesap süreçleri ve teminatlara ilişkin hükümler güncellenmiş, fiyat farkı katsayısı (Pn) kullanılarak teminatların güncellenmesine dair esaslar belirlenmiştir. Yapım İşlerine Ait Tip Sözleşmede, birim fiyat, anahtar teslim ve karma sözleşmelerde farklı işleyişlere ilişkin ayrıntılı düzenlemeler getirilmiştir.
  • Yapım İşleri Genel Şartnamesinde yüklenicinin işe başlamasına mâni olacak engellerin nasıl belgeleneceği ve bu sürelerin iş süresine eklenmesine dair hükümler getirilmiş, kısmi geçici ve kesin kabul yapılan işlerde genişletilmiş bakım devresi teminatını içeren sigorta düzenlemeleri yapılmıştır. Uygulama projelerinin idare veya yüklenici tarafından hazırlanmasına dair kapsamlı hükümler detaylandırılmıştır.
  • Proje değişikliklerine bağlı olarak süre uzatımı, onay süreçleri ve sorumluluklar yeniden düzenlenmiş, teknik personel bildirimi, iş programına uygunluk ve yükümlülükler ile ilgili ayrıntılar açıklığa kavuşturulmuştur. 
  • Zamanında yapılmayan yazılı bildirimlerin dikkate alınmayacağı ancak mücbir sebep durumunda sürelerin nasıl işleyeceği netleştirilmiştir.
  • Mücbir sebep durumunun devam etmesi halinde müracaat süresinin devam ettiği kabul edilecektir. Mücbir sebeplerin devamı sırasında yapılacak bildirim, bildirim tarihinin yirmi gün öncesinden geçerli olmak üzere dikkate alınabilecektir.
  • Yeni birim fiyat tespiti ve iş artışlarının bedellerine ilişkin usuller belirlenmiş, fiyat farkı öngörülen ve öngörülmeyen işler için rayiçlerin nasıl güncelleneceği ve kullanılacağına dair ayrıntılı esaslar getirilmiştir. Yüklenici ile anlaşmazlık hâlinde Yüksek Fen Kuruluna başvuru ve bu kurulun vereceği kararların bağlayıcılığı düzenlenmiştir.
  • İdare tarafından belirlenen ocak, depo yerleri ve güzergâh değişikliklerinin nasıl fiyatlandırılacağı, yıkım işlerinin bedellerinin tespitine dair esaslar, hakediş raporlarının düzenlenme usulleri ve yüklenicinin itiraz hakları detaylandırılmıştır. Kesin hesapların zamanında yapılması, geçici kabul noksanlarının teminatlarının ne şekilde hesaplanacağı ve iade edileceği belirtilmiştir.
  • Mücbir sebep hâllerinde sözleşmenin feshi, kesin teminat ve ek teminatların iadesi, ihale süreci ve sözleşme uygulamasında karşılaşılabilecek durumlar için yüklenici ve idare sorumluluklarının kapsamı güncellenmiştir. Yapım işlerinin yürütülmesinde kullanılacak endeks ve alt endeks tanımlarına açıklık getirilmiş, proje değişikliklerinin fiyatlandırılmasına dair kapsamlı düzenlemeler yapılmıştır.

Yönetmelik 1/9/2025 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Söz konusu Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayımlanmıştır

 

Kamu İhale Kurumu (“KİK”) tarafından Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 30/07/2025 tarihli ve 32971 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

Yönetmelik ile 4/3/2009 tarihli ve 27159 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nde özetle aşağıdaki hususlarda düzenlemeler gerçekleştirilmiştir:

  • “endeks” tanımı, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan Yurt İçi Üretici Fiyat Genel Endeksi olarak belirlenmiş; “alt endeks” ise ilgili alt sektörlere ait tarihsel seri tabloları esas alınarak tanımlanmıştır.
  • Bu düzenlemelerin yürürlüğe girmesinden önce ilanı veya yazılı duyurusu yapılmış ihalelerin, duyuru tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine göre sonuçlandırılacağı geçici madde ile hüküm altına alınmıştır. 
  • Mal Alımlarına Ait Tip Sözleşmeye eklenen düzenleme ile yapım işleriyle birlikte ihale edilen mal alımlarında fiyat farkı hesaplanmasının öngörülmesi hâlinde ilgili esaslara uygun olarak fiyat farkı hesaplanacağı ve idare tarafından işin niteliğine uygun sabit katsayılar ile alt endekslerin belirlenmesinin gerekeceği hükme bağlanmıştır.
  • Zamanında yapılmayan yazılı bildirimler dikkate alınmayacaktır ve yüklenici müracaat süresini geçirdikten sonra süre uzatımı talebinde bulunamayacaktır. Mücbir sebep durumunun devam etmesi halinde müracaat süresinin devam ettiği kabul edilecektir. Mücbir sebeplerin devamı sırasında yapılacak bildirim, bildirim tarihinin yirmi gün öncesinden geçerli olmak üzere dikkate alınabilecektir.
  • Mücbir sebepler nedeniyle sözleşmenin feshedilebilmesi için yükleniciden kaynaklanan bir kusurun bulunmaması, taahhüdün engellenmiş olması, yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırma imkânının bulunmaması ve mücbir sebebin meydana geldiği tarihten itibaren yirmi gün içinde idareye yazılı bildirim yapılması zorunluluğu getirilmiştir; zamanında yapılmayan bildirimlerin dikkate alınmayacağı belirtilmiştir. Mücbir sebep hâlinde sözleşmenin feshedilmesi durumunda işlerin hesabının genel hükümlere göre tasfiye edilerek kesin ve varsa ek kesin teminatların iade edileceği düzenlenmiştir.

Yönetmelik 1/9/2025 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Söz konusu Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz

 

  1. Gelir İdaresi Başkanlığı Tarafından İzaha Davet Uygulamasına İlişkin İnfografik Yayınlanmıştır

 

Gelir İdaresi Başkanlığı (“GİB”) tarafından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (“VUK”) kapsamında yürütülen izaha davet uygulamasına ilişkin infografik hazırlanarak 28.07.2025 tarihinde GİB’in resmi internet sitesinde kamuoyu ile paylaşılmıştır.

İnfografikte yer alan başlıca düzenlemeler şu şekildedir:

  • İzaha davet uygulaması, vergi ziyaı doğurabilecek fiillere dair tespitler sonrasında mükellefin açıklama yapmasına imkân tanımaktadır.
  • Tespit konusu hususun vergi incelemesi veya takdir komisyonuna sevk edilmemiş olması, izaha davet kapsamında temel koşullardan biri olarak belirlenmiştir.
  • İzah talebi, ilgili tebligat tarihinden itibaren 30 gün içinde yapılabilmekte; beyanname verilmesi ve ödemelerin aynı sürede gerçekleştirilmesi halinde %20 oranında indirimli ceza uygulanmaktadır.
  • VUK m. 370/a ve 370/b kapsamında iki ayrı izaha davet prosedürü tanımlanmıştır:
    • 370/a kapsamında, vergi ziyaına sebebiyet verilip verilmediği değerlendirilmekte olup, vergi ziyaının bulunmadığı durumlarda vergi incelemesi ve takdir komisyonuna sevk işlemi yapılmamaktadır.
    • 370/b kapsamında, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlenmesi ya da kullanılması gibi fiillere yönelik olarak izaha davet uygulanmakta ve yine %20 oranında ceza indirimi imkânı sağlanmaktadır.
  • 30 gün içinde ödeme yapılmaması hâlinde ise, izaha davet kapsamında sağlanan ceza indirimi ve diğer avantajlardan faydalanılamamaktadır.
  • Söz konusu uygulamaya ilişkin infografikte, izaha davetin mükelleflere sağladığı avantajlara, başvuru ve değerlendirme sürecine, beyanname verme yükümlülüğüne ve ödeme şartlarına açık ve sistematik biçimde yer verilmiştir.

GİB’in konuya ilişkin kamuoyu duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz. 

 

  1. İndirimli Tevkifat Oranı Uygulamasına İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı Yayımlanmıştır

 

1.08.2025 tarihli ve 32973 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 10154 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı (“Karar”) ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun geçici 67 nci maddesinde yer alan tevkifat oranları hakkında düzenlemeler gerçekleştirilmiştir.

Karar’a ekli düzenlemeler aşağıdaki şekildedir;

  • 22/7/2006 tarihli ve 2006/10731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki Kararın geçici 4 üncü maddesinde yer alan “31/7/2025” ibaresi “31/12/2025” olarak değiştirilmiştir.
  • Söz konusu düzenleme ile Devlet tahvili ve Hazine bonolarından elde edilen gelirler ile 4749 sayılı Kanun uyarınca kurulan varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikalarından elde edilen gelirlere ilişkin indirimli tevkifat oranı (%0) uygulaması 31/12/2025 tarihine kadar uzatılmıştır. 

Düzenleme Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.

Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Bilirkişilik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayımlanmıştır

 

Adalet Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından Bilirkişilik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 30.07.2025 tarihli ve 32971 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

Yönetmelik ile 3/8/2017 tarihli ve 30143 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bilirkişilik Yönetmeliği’nin 33’üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir;

Bilirkişilik temel eğitimi; Daire Başkanlığınca izin verilmek kaydıyla, üniversiteler, Türkiye Adalet Akademisi, Adli Tıp Kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek üst kuruluşları tarafından verilebilir.”

Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir

Söz konusu Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Danışmanlık Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmıştır

 

Kamu ihale Kurumu (“Kurum”) tarafından hazırlanan Danışmanlık Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 30.07.2025 tarihli ve 32971 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Yönetmelik’e göre;

  • Yaklaşık maliyet tespit edilirken kamu kurum ve kuruluşlarınca işin niteliğine göre belirlenmiş fiyatların esas alınması halinde, güncelliğini kaybeden fiyatlar, ilgili alt endeks veya endeksle güncellenecektir. Güncelleme, yaklaşık maliyetin belirlendiği tarihin içinde bulunduğu aydan bir önceki aya ait alt endeks veya endeksin, kamu kurum ve kuruluşlarınca belirlenerek yayımlanmış fiyatların yürürlüğe konulduğu tarihin içinde bulunduğu aydan bir önceki aya ait alt endeks veya endekse bölünmesi suretiyle bulunan katsayı üzerinden yapılacaktır.
  • Zamanında yapılmayan başvurular dikkate alınmayacak ve yüklenici başvuru süresini geçirdikten sonra süre uzatımı talebinde bulunamayacaktır. Ancak mücbir sebep durumunun devam etmesi halinde başvuru süresinin devam ettiği kabul edilecektir. Mücbir sebeplerin devamı sırasında yapılacak başvuru, başvuru tarihinin yirmi gün öncesinden geçerli olmak üzere dikkate alınabilecektir
  • Doğal afet, kanuni grev, genel salgın hastalık, kısmi veya genel seferberlik ilanı ve gerektiğinde Kamu İhale Kurumu tarafından belirlenecek benzeri diğer hallerin idare tarafından mücbir sebep olarak kabul edilerek sözleşmenin feshedilmesi için; yükleniciden kaynaklanan bir kusurdan ileri gelmemiş olması, taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması, yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemiş bulunması, mücbir sebebin meydana geldiği tarihi izleyen yirmi gün içinde yüklenicinin idareye yazılı olarak bildirimde bulunması ve yetkili merciler tarafından belgelendirilmesi zorunlu olacaktır. 
  • Zamanında yapılmayan başvurular dikkate alınmayacak ve yüklenici başvuru süresini geçirdikten sonra sözleşmenin feshi talebinde bulunamayacaktır. Ancak mücbir sebep durumunun devam etmesi halinde başvuru süresinin devam ettiği kabul edilecektir. Mücbir sebeplerin devamı sırasında yapılacak başvuru, başvuru tarihinin yirmi gün öncesinden geçerli olmak üzere dikkate alınabilecektir.
  • Mücbir sebeplerden dolayı sözleşmenin feshedilmesi halinde, sözleşme konusu işlere ilişkin hesap genel hükümlere göre tasfiye edilerek kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar iade edilecektir.

Yönetmelik 01.09.2025 tarihi itibariyle yürürlüğe girecektir.

Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmıştır

 

Kamu İhale Kurumu (“Kurum”) tarafından hazırlanan Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 30.07.2025 tarihli ve 32971 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Yönetmelik’e göre;

  • Yaklaşık maliyet tespit edilirken kamu kurum ve kuruluşlarınca işin niteliğine göre belirlenmiş fiyatların esas alınması halinde, güncelliğini kaybeden fiyatlar, ilgili alt endeks veya endeksle güncellenecektir.
  • Güncelleme, yaklaşık maliyetin belirlendiği tarihin içinde bulunduğu aydan bir önceki aya ait alt endeks veya endeksin, kamu kurum ve kuruluşlarınca belirlenerek yayımlanmış fiyatların yürürlüğe konulduğu tarihin içinde bulunduğu aydan bir önceki aya ait alt endeks veya endekse bölünmesi suretiyle bulunan katsayı üzerinden yapılacaktır.
  • Doğal afet, kanuni grev, genel salgın hastalık, kısmi veya genel seferberlik ilanı ve gerektiğinde Kamu İhale Kurumu tarafından belirlenecek benzeri diğer hallerin idare tarafından mücbir sebep olarak kabul edilerek sözleşmenin feshedilmesi için; yükleniciden kaynaklanan bir kusurdan ileri gelmemiş olması, taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması, yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemiş bulunması, mücbir sebebin meydana geldiği tarihi izleyen yirmi gün içinde yüklenicinin idareye yazılı olarak bildirimde bulunması ve yetkili merciler tarafından belgelendirilmesi zorunlu olacaktır.
  • Zamanında yapılmayan başvurular dikkate alınmayacak ve yüklenici başvuru süresini geçirdikten sonra sözleşmenin feshi talebinde bulunamayacaktır. Ancak mücbir sebep durumunun devam etmesi halinde başvuru süresinin devam ettiği kabul edilecektir. Mücbir sebeplerin devamı sırasında yapılacak başvuru, başvuru tarihinin yirmi gün öncesinden geçerli olmak üzere dikkate alınabilecektir.
  • Kesin hesapların idareye tesliminden sonra idarece incelenmesi sırasında yapılabilecek değişikliklere yüklenicinin bir itirazı olursa itirazlarının yerlerini de açıkça belirtmek suretiyle bu husustaki karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri değişikliklerin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren en geç on beş gün içinde dilekçe ile idareye bildirilecektir.

Yönetmelik 01.09.2025 tarihi itibariyle yürürlüğe girecektir.

Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. AYM, Kamulaştırma Bedeli Ödenmeksizin Taşınmaza El Konulması Nedeniyle Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine Karar Vermiştir

 

Anayasa Mahkemesi Başkanlığı (“AYM”) tarafından, başvurucunun kamulaştırmasız el atma iddiasıyla açtığı davada mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına yönelik 2020/9066 başvuru numaralı ve 21/11/2024 tarihli “Muammer Bulut Başvurusu” isimli karar (“Karar”) 04/08/2025 tarihli ve 32976 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Karar'da özetle aşağıdaki hususlara yer verilmiştir;

  • Başvurucu, mülkiyetinde bulunan taşınmaza uzun yıllardır yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını, ancak herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmadığını belirterek tazminat talebiyle idare aleyhine dava açmıştır.
  • Mahkeme, el atmanın hukuka aykırı olmadığını belirterek davayı reddetmiş; istinaf ve temyiz mercileri de bu kararı onamıştır.
  • AYM, söz konusu davada başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin kanuni bir dayanağının bulunmadığını ve başvurucunun taşınmazı üzerindeki mülkiyet hakkından makul bir karşılık ödenmeden mahrum bırakıldığını tespit etmiştir.
  • AYM, idare tarafından başvurucunun taşınmazına kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atılmasının, Anayasa’nın 35. maddesiyle güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlali anlamına geldiğine karar vermiştir.
  • Mahkeme ayrıca, benzer uyuşmazlıklarda oluşan yerleşik içtihada aykırı olarak verilen kararların hukuki öngörülebilirliği zedelediğini ve başvurucunun hak arama özgürlüğünü de zayıflattığını belirtmiştir.
  • Anayasa Mahkemesi, başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edildiğine OYBİRLİĞİ ile karar vermiştir.

Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Anayasal Bir Hak Olarak Kişisel Verilen Korunmasını İsteme Hakkı Çalışması Güncellenmiştir

 

Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”) tarafından hazırlanan “Anayasal Bir Hak Olarak Kişisel Verilerin Korunmasını İsteme Hakkı” başlıklı çalışma güncellenerek Kurum’un resmi internet sayfasında yayınlanmıştır.

Çalışmada özetle aşağıdaki hususlarda açıklamalara yer verilmiştir;

  • Anayasa’nın ikinci kısmında yer alan temel hak ve ödevler arasında özel hayatın gizliliği temel bir hak olarak düzenlenmiş ve kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı, 2010 yılında 5982 sayılı Kanun ile yapılan Anayasa değişikliğiyle birlikte açıkça Anayasal güvence altına alınmıştır.
  • Anayasa’nın 20. maddesine eklenen üçüncü fıkraya göre:

“Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”

  • Söz konusu düzenleme ile:
  • Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir.
  • Bu hak; kişisel verilere erişme, bilgilendirilme, düzeltme veya silme talebinde bulunma ve verilerin hangi amaçla kullanıldığını öğrenme hakkını da içermektedir.
  • Kişisel veriler, yalnızca kanunlarda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilecektir.
  • Kişisel verilerin ancak kanunda öngörülen hallerde veya bireyin açık rızasıyla işlenebileceği, yasal dayanak veya açık rıza bulunmaması hâlinde kişisel verilerin işlenmesinin mümkün olmadığı vurgulanmıştır.
  • Anayasa değişikliğinin gerekçesinde, mevcut düzenlemelerin kişisel verilerin korunması açısından yetersiz olduğu, uluslararası belgelerde de bu korumanın önemle vurgulandığı ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usullerin kanunla belirleneceği açıklamasına yer verilmiştir.
  • Anayasa’nın 20. maddesinin üçüncü fıkrasında kişisel verilerin korunmasının öngörüldüğü, kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesinin ise kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkı ile özel hayatın gizliliği ve haberleşme hürriyeti haklarının ihlali anlamına geleceği ifade edilmiştir.
  • Kişisel verilerin nasıl korunacağına dair esas ve usullerin kanunla düzenleneceği belirtilmiş, özel sınırlama sebeplerine Anayasa’da yer verilmediği tespit edilmiştir.
  • Anayasal güvence doğrultusunda hazırlanan 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, 24 Mart 2016 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilerek yürürlüğe girdiği ve böylece kişisel verilerin korunmasına ilişkin hukuksal altyapının oluşturulduğu belirtilmiştir.

Söz konusu çalışmanın tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. KVKK Tarafından 6698 Sayılı Kanun’da Yer Alan Temel Kavramlara İlişkin Çalışma Güncellenerek Yayınlanmıştır

 

Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”) tarafından 6698 Sayılı Kanun’da yer alan temel kavramlara ilişkin çalışma güncellenerek Kurum’un remi internet sitesinde yayımlanmıştır.

Güncellenen çalışmada yer alan kavramlar özetle aşağıdaki gibidir:

  • Açık Rıza
    • Belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rıza. Açık rızanın geçerliliği için üç unsur aranır:
      • Belirli bir konuya ilişkin olma
      • Bilgilendirmeye dayanma
      • Özgür iradeyle açıklanma
  • Anonim Hale Getirme (Anonimleştirme)
    • Kişisel verilerin, başka verilerle eşleştirilse dahi kimliği belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiyle ilişkilendirilemeyecek hale getirilmesidir.
  • İlgili Kişi
    • Kişisel verisi işlenen gerçek kişidir.
  • İlgili Kullanıcı
    • Veri sorumlusu organizasyonu içinde veya veri sorumlusunun talimatı doğrultusunda kişisel verileri işleyen kişilerdir (yedekleme gibi teknik görevli olanlar hariç).
  • Kişisel Veri
    • Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgidir.
  • Kişisel Verilerin İşlenmesi
    • Kişisel verilerin elde edilmesinden silinmesine kadar geçen her türlü işlem (kaydetme, saklama, değiştirme, aktarma vb.).
  • Veri Sorumlusu ve Veri İşleyen:
    • Veri sorumlusu: Verilerin işlenme amaç ve vasıtalarını belirleyen, veri kayıt sisteminden sorumlu gerçek veya tüzel kişidir.
    • Veri işleyen: Veri sorumlusunun verdiği yetkiyle onun adına veri işleyen, organizasyon dışındaki gerçek veya tüzel kişidir.
    • Rehber’de veri sorumlu-veri işleyen kavramlarına ilşikin aşağıdaki örneklere yer verilmiştir:
    • Bir ilaç firması için çalışan memnuniyeti anketi düzenleyen araştırma şirketi, hangi çalışanlarla anket yapılacağına ve anketin yöntemine karar verdiği için veri sorumlusu sayılır.
    • Online satış yapan bir kişiyle çalışan ödeme hizmeti şirketi, ödemeler için hangi verilerin toplanacağına ve nasıl kullanılacağına doğrudan karar verdiği için veri sorumlusudur.
    • Bir şirket, eski çalışanının müşteri listesini çaldığı gerekçesiyle avukata başvurduğunda, avukatın veri işleme yöntemi üzerinde kontrolü olduğu için kendisi de veri sorumlusudur.
    • Müşterilerinin kayıtlarını tutan mali müşavirler, yasal yükümlülükleri nedeniyle veri sorumlusu statüsündedir.
    • Bir kamu kurumu tarafından kişisel verilerin saklanması amacıyla sözleşme yapılan bulut hizmet sağlayıcısı, yalnızca talimatla işlem yaptığı için veri işleyen sayılır.
  • Veri Kayıt Sistemi
    • Kişisel verilerin belirli kriterlere göre yapılandırılarak işlendiği sistemdir (elektronik veya fiziki ortamda olabilir).
  • Veri Aktaran ve Veri Alıcısı:
    • Veri aktaran: Yurt dışına kişisel verileri gönderen veri sorumlusu veya veri işleyendir.
    • Veri alıcısı: Bu verileri yurt dışında alan veri sorumlusu veya veri işleyendir.

Güncellenen çalışmanın tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Rekabet Kurumu Tarafından Yeniden Satış Fiyatının Tespiti Hakkında Bazı Teşebbüslere Soruşturma Başlatılmıştır

 

Rekabet Kurulu (“Kurul”) tarafından alınan 26.06.2025 tarihli ve 25-23/578-M sayılı karar ile, bazı teşebbüslerin yeniden satış fiyatının tespiti yoluyla 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediklerinin tespitine yönelik olarak soruşturma başlatılmıştır.

Soruşturma, Kurulun 15.05.2025 tarihli ve 25-19/463-M sayılı kararı doğrultusunda yürütülen ön araştırma sonucunda alınan karara dayanmaktadır.

İlgili duyurunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Rekabet Kurulu Tarafından Ahşap Koruma, Bakım ve Boya Alanında Faaliyet Gösteren Teşebbüs Hakkında Soruşturma Başlatılmıştır

 

Rekabet Kurulu (“Kurul”) tarafından ahşap koruma, bakım ve boya alanında faaliyet gösteren teşebbüs hakkında yürütülen ön araştırma sonuçlandırılarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“Kanun”) ihlal edildiği iddiasına yönelik soruşturma açılmasına karar verilmiştir.

Söz konusu karara göre;

  • Teşebbüsün yeniden satıcılarının satış fiyatlarını tespit ettiği ve/veya internet satışlarını kısıtladığı iddiasıyla Kurul’un 15.05.2025 tarihli ve 25-19/462-M sayılı kararı uyarınca ön araştırma başlatılmıştır.

İnternet satışlarını kısıtlamak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesini ihlal edip etmediğini değerlendirmek üzere soruşturma başlatmıştır.

  • Ahşap koruma, bakım ve boya alanında faaliyet gösteren teşebbüs hakkında yapılan ön araştırmada elde edilen bulgular ciddi ve yeterli bulunarak, Kurul’un 26.06.2025 tarihli toplantısında 25-23/548-M sayılı kararı ile soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
  • Soruşturma süreci halen devam etmekte olup, nihai karar henüz verilmemiştir.

Kurul’un soruşturmaya ilişkin kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

 

  1. Beşerî Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılması Hakkında Tebliğ Kapsamında Olağan Fiyat Değerlendirme Komisyonu Başvuruları Alınmaya Başlanmıştır

 

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (“Kurum”) tarafından, Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılması Hakkında Tebliğ’in 12. maddesi uyarınca 2025 yılına ilişkin olağan Fiyat Değerlendirme Komisyonu (“FDK”) başvurularının alınacağına dair duyuru 01.08.2025 tarihinde Kurum’un resmi internet sitesinde yayınlanmıştır.

Söz konusu duyuruya göre;

  • FDK başvurularının alınmasına 01 Ağustos 2025 tarihi itibarıyla başlanılmıştır. Başvurular 07 Ağustos 2025 günü mesai bitimine kadar (saat 18:00) kabul edilecektir.
  • Bu kapsamda, tüm başvuru ücretlerinin belirtilen süre içinde yatırılması ve “Fiyat Değerlendirme Komisyonu (FDK) Başvuruları – Orijinal Belge Aslı/maliyet kartı aslı sunacak olanlar” başvuru türü seçilerek fiziki evrakların Kurum’a teslim edilmesi gerekmektedir. Fiziki evrak sunulmayan başvurular evraklaşmamış sayılmakta ve değerlendirmeye alınmamaktadır.
  • Başvuru sırasında Fiyat Beyan Formu’nun 57, 58, 59 ve 60 numaralı alanlarının doldurulması gerekmektedir. 
  • Talep gerekçesi alanında yer alan bilgiler FDK değerlendirmesine sunulacağı için bu alanın özet ve açık şekilde doldurulması beklenmektedir.

Söz konusu duyurunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz. 

 

 

  1. MASAK Tarafından Finansal İşlemlerde Şeffaflığın Artırılması ve Kayıt Dışılıkla Mücadele Amacıyla Genel Tebliğ Taslağı Hazırlanmıştır

 

Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (“MASAK”) tarafından, finansal kuruluşlar aracılığıyla gerçekleştirilen EFT, havale ve nakit işlemlerde şeffaflığın artırılması, kayıt dışılığın önlenmesi ve finansal sistemin güvenliğinin güçlendirilmesi amacıyla genel tebliğ taslağı (“Tebliğ Taslağı”) hazırlanmıştır.

Tebliğ Taslağı’na göre;

  • Ülkemizin FATF (Financial Action Task Force) standartlarına uyumunun güçlendirilmesi ve ulusal ile uluslararası yükümlülüklere etkin riayet edilmesi hedefiyle, suç gelirlerinin tespiti, yurt dışına kaçırılması ve aklanmasının önlenmesi amacıyla EFT, havale ve nakit işlemlerinin izlenmesine yönelik kapsamlı düzenlemeler hazırlanmıştır.
  • Düzenlemelerle finansal kuruluşlar aracılığıyla yapılan nakit işlemlerde beyan esasına dayanan, yüksek tutarlı işlemlerde ise Nakit İşlem Beyan Formu ve belgelerle desteklenen kademeli bir sistem öngörülmektedir.
  • Bu sayede, vatandaşların günlük nakit işlemlerinin aksatılmadan devam ettirilmesi sağlanırken, finansal sistemde güven ve izlenebilirlik artırılarak suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanı gibi küresel risklerle mücadelede etkinlik sağlanması amaçlanmaktadır.
  • Finansal kuruluşlar; müşterilerin görünürde hukuki ve ekonomik amacı bulunmayan veya müşteri profiliyle uyumsuz nakit işlemlerine özel dikkat göstereceklerdir. 
  • Bankalar, ödeme ve elektronik para kuruluşları; elektronik transfer ve havale işlemlerinde müşteriye işlemin mahiyetine ilişkin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası başlıklarına ek olarak belirli seçenekler sunacaklardır. 
  •  “Diğer” veya “bireysel ödeme” gibi genel ifadeler seçildiğinde, en az 20 karakter uzunluğunda işlem açıklaması alınacaktır.
  • Nakit işlem tutarına göre aşağıdaki yükümlülükler öngörülmüştür:
    • 200.000 TL ile 2.000.000 TL arası işlemlerde işlem türüne ilişkin seçenek sunulması,
    • 2.000.001 TL ile 20.000.000 TL arası işlemlerde Nakit İşlem Beyan Formu’nun doldurulması,
    • 20.000.000 TL’yi aşan işlemlerde ise beyan formuna ek olarak işlemin dayanak belgelerinin sunulması gerekmektedir.
  • Müşterinin beyan vermemesi halinde, finansal kuruluşun işlem gerçekleştirmeyecektir.
  • İşlemin mahiyetine dair bilgi alınması zorunluluğu, mahiyeti bilinen işlemler (örneğin fatura ödemesi, kredi kartı borcu ödemesi gibi) bakımından otomatik kayıt yoluyla yerine getirilebilecektir.
  • Tebliğ, aynı kuruluş içindeki hesaplar arası işlemler, kamu kurumları, bankalar arası işlemler, muhabir bankacılık işlemleri ve belirli tutarın altındaki ATM işlemleri için istisnalar öngörmüştür.
  • Yükümlülüklerin ihlali halinde 5549 sayılı Kanun kapsamında idari yaptırımlar uygulanabilecektir.

Tebliğ Taslağı’nın geliştirilmesi ve yayımlanmaya hazır hale getirilmesi çalışmaları devam etmektedir.

Tebliğ Taslağı ile ilgili görüş ve öneriler 18/08/2025 tarihine kadar gorus@masak.gov.tr adresine elektronik posta yoluyla iletilebilecektir.

MASAK’ın konuya ilişkin duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz.

Tebliğ Taslağı’nın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz. 

 

  1. Ticaret Bakanlığı Tarafından Motorlu Kara Taşıtı Ticareti Alanında Yürütülen Denetimler Hakkında Basın Açıklaması Yapılmıştır

 

Ticaret Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından motorlu kara taşıtı ticaretine ilişkin yürütülen çalışmalar hakkında basın açıklaması (“Basın Açıklaması”) 28.07.2025 tarihinde Bakanlık’ın resmi internet sitesinde yayınlanmıştır.

Basın Açıklaması’na göre;

  • Bakanlık, motorlu kara taşıtı ticaretinde adil ve istikrarlı bir piyasa yapısı tesis etmek amacıyla kapsamlı denetimler ve düzenlemeler yürütmektedir.
  • 2025 yılının ilk yarısında yetki belgesi olmadan ikinci el taşıt ticareti yaptığı tespit edilen 220 gerçek ve tüzel kişiye yaklaşık 103 milyon TL idari para cezası uygulanmıştır.
  • 6 ay - 6 bin km pazarlama ve satış kısıtlaması ile ilan fiyatı kısıtlaması düzenlemeleri kapsamında; 131 yetkili bayi ve oto galericiye 52 milyon 462 bin TL, 476 kişi ve kuruluşa ise 95 milyon 668 bin TL idari para cezası verilmiştir.
  • Taşıt satışından kaçınma, liste fiyatının üzerinde fiyat talep etme, müşteriyi aksesuar almaya veya takas yapmaya zorlama gibi uygulamalarla vatandaşın araca erişimini engelleyen 31 yetkili bayinin yetki belgeleri iptal edilmiştir. Bu işletmelerin ikinci el taşıt ticareti yapmaları 1 yıl süreyle yasaklanmıştır.
  • Türkiye Noterler Birliği ile oluşturulan Güvenli Ödeme Sistemi sayesinde ikinci el taşıt satışlarında bedelin eşzamanlı ve güvenli şekilde ödenmesi sağlanmakta; dolandırıcılık, sahtecilik ve ödeme riskleri ortadan kaldırılmaktadır. Sistem 2024 yılı itibarıyla zorunlu hale getirilmiştir.
  • Bakanlık tarafından Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS) devreye alınmış, ilan platformlarına kimlik doğrulama ve yetki belgesi kontrolü zorunluluğu getirilmiştir. Artık yalnızca araç sahibi, ikinci derece akrabaları, eşi veya yetki belgeli işletmeler ilan verebilecektir.
  • Yetkilendirme işlemleri e-Devlet Kapısı üzerinden yapılacaktır.
  • Bakanlık, motorlu kara taşıtı ticaretinde tüketicilerin ve piyasa düzeninin korunması amacıyla bu düzenlemeler ve denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini vurgulamıştır.

Basın Açıklaması’nın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

Saygılarımızla,
Zümbül Hukuk ve Danışmanlık
info@zumbul.av.tr

 

İnternet sitemizde bulunan her türlü bilgi ve belge Avukatlık Kanunu ve ilgili diğer mevzuat ile Türkiye Barolar Birliği’nin Avukatlık Meslek Kuralları dikkate alınarak Zümbül Hukuk ve Danışmanlık tarafından yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, bu yayınlarda kesinlikle reklam ve/veya ticari amaç güdülmemiştir. İnternet sitemizdeki her türlü bilgi ve belge genel geçer nitelikte olup hiçbir suretle bu yayınların eksiksiz, doğru, güncel ve güvenilir olduğu garanti ve taahhüt edilmemektedir. İnternet sitemizde yer verilen yayınlardaki bilgilerle ilgili olarak bir avukata/uzmana danışmadan söz konusu bilgi ve belgelere dayanılarak hareket edilmemelidir. İnternet sitemizdeki yayınlarda yer verilen linkler kamuya açık kaynaklardan elde edilerek yalnızca ziyaretçilerin diğer bilgi ve belgelere ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla bulunmaktadır. Bu linkler hiçbir şekilde link verilen kişi, kurum ve kuruluşları tavsiye ve/veya onay anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki yayınlar hiçbir şekilde hukuki danışmanlık sunulması veya internet sitemize herhangi bir suretle ulaşan ziyaretçiler ile avukat-müvekkil ilişkisi oluşturulduğu anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki tüm içerikler Zümbül Hukuk ve Danışmanlık mülkiyetindedir ve hiçbir içerik yazılı izin alınmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve atıf yapılmadan kullanılamaz.