Duyurular
AYM Tarafından Taraf Değişikliği Sonrası Zorunlu Arabuluculuk Şartının Yerine Getirilmediği Gerekçesiyle Davanın Usulden Reddedilmesi Nedeniyle Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine Karar Verilmiştir
Anayasa Mahkemesi ("AYM") tarafından 2022/52228 numaralı bireysel başvuru sonucunda verilen 18 Şubat 2026 tarihli karar ("Karar") 6 Ağustos 2026 tarihli ve 33332 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Karar kapsamında özetle aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:
- Karar, işe iade ve işçi alacakları talebiyle açılan bir davada, gerçek işverenin sonradan tespit edilmesi üzerine yapılan taraf değişikliği sonrasında, yeni davalıya karşı dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkindir.
- Başvurucu, iş akdinin feshedilmesi üzerine kendisini istihdam ettiğini düşündüğü şirkete karşı arabuluculuk başvurusunda bulunmuş ve ardından bu şirket aleyhine dava açmıştır. Şirket, başvurucunun gerçek işvereninin kendisiyle organik bağı bulunan başka bir şirket olduğunu ileri sürmüş; mahkeme, taraf değişikliği talebini kabul ederek gerçek işveren şirketle yeniden arabuluculuk görüşmesi yapılması için başvurucuya süre vermiş ve bu görüşmenin de olumsuz sonuçlanması üzerine davayı esastan sonuçlandırmıştır.
- İstinaf incelemesinde ise Bölge Adliye Mahkemesi, dava açılmadan önce gerçek işveren şirkete karşı arabuluculuğa başvurulmadığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124. maddesinin işletilmesi suretiyle bu zorunlu dava şartının aşılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine kesin olarak karar vermiştir.
- AYM, mahkemeye erişim hakkına yapılan bir müdahalenin ölçülülük ilkesine uygun olması gerektiğini; bu bağlamda zorunlu arabuluculuk şartının usulüne uygun biçimde ancak katı ve şekilci yorumlanmasının kişilerin hak kaybına uğramasına yol açabileceğini vurgulamıştır.
- Somut olayda başvurucunun tarafta yanılmasının dürüstlük kuralı kapsamında kabul edilebilir nitelikte olduğu ve gerçek işverenle arabuluculuk şartının yerine getirilmesi için mahkemece süre verilerek bu görüşmenin gerçekleştirildiği; bu çerçevede zorunlu arabuluculuk şartının, kanun koyucunun amaçladığı şekilde (uyuşmazlığın dava açılmadan önce çözümü için taraflara fırsat verilmesi) yerine getirildiği değerlendirilmiştir.
- Bölge Adliye Mahkemesinin, başvurucunun tarafta yanılmasının dürüstlük kuralı kapsamında kabul edilebilir olup olmadığını ve şirketler arasındaki organik bağ ile davalı işverenin kötü niyetli olduğuna dair iddiaları hakkın kullanımı bağlamında değerlendirmediği; davanın usulden reddi durumunda başvurucunun hak kaybına uğrama riskini de gözetmediği, bu nedenle getirilen sınırlamanın orantılı olmadığı sonucuna varılmıştır.
- Bu nedenle AYM tarafından, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verilmiş ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın ilgili mahkemelere gönderilmesine hükmedilmiştir. Başvurucuların tazminat talebi ise reddedilmiştir.
Karar'ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Saygılarımızla,
Zümbül Hukuk ve Danışmanlık
İnternet sitemizde bulunan her türlü bilgi ve belge Avukatlık Kanunu ve ilgili diğer mevzuat ile Türkiye Barolar Birliği’nin Avukatlık Meslek Kuralları dikkate alınarak Zümbül Hukuk ve Danışmanlık tarafından yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, bu yayınlarda kesinlikle reklam ve/veya ticari amaç güdülmemiştir. İnternet sitemizdeki her türlü bilgi ve belge genel geçer nitelikte olup hiçbir suretle bu yayınların eksiksiz, doğru, güncel ve güvenilir olduğu garanti ve taahhüt edilmemektedir. İnternet sitemizde yer verilen yayınlardaki bilgilerle ilgili olarak bir avukata/uzmana danışmadan söz konusu bilgi ve belgelere dayanılarak hareket edilmemelidir. İnternet sitemizdeki yayınlarda yer verilen linkler kamuya açık kaynaklardan elde edilerek yalnızca ziyaretçilerin diğer bilgi ve belgelere ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla bulunmaktadır. Bu linkler hiçbir şekilde link verilen kişi, kurum ve kuruluşları tavsiye ve/veya onay anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki yayınlar hiçbir şekilde hukuki danışmanlık sunulması veya internet sitemize herhangi bir suretle ulaşan ziyaretçiler ile avukat-müvekkil ilişkisi oluşturulduğu anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki tüm içerikler Zümbül Hukuk ve Danışmanlık mülkiyetindedir ve hiçbir içerik yazılı izin alınmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve atıf yapılmadan kullanılamaz.
Türkçe
English