AYM Tarafından İstihkak Davasının Süresinde Açılmadığı Gerekçesiyle Reddedilmesi Nedeniyle Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine Karar Verilmiştir

Anayasa Mahkemesi ("AYM") tarafından 2022/63967 numaralı bireysel başvuru sonucunda verilen 18 Şubat 2026 tarihli karar ("Karar") 6 Ağustos 2026 tarihli ve 33332 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.

Karar kapsamında özetle aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:

  • Karar, başvurucunun eski eşinin borcu nedeniyle bir şirket adresinde yapılan hacizde el konulan ziynet eşyalarına ilişkin açtığı istihkak davasının, başvurucunun haczi haciz tarihinde öğrendiği varsayımına dayanılarak süre yönünden reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkindir.
  • Başvurucunun eski eşine ve bir şirkete ait borç nedeniyle şirket adresinde yapılan hacizde, şirket kasasında bulunan bir kısım ziynet eşyasına da el konulmuş; haciz sırasında başvurucunun eski eşi ve kayınbabası hazır bulunmuş, ancak başvurucu haciz mahallinde bulunmamıştır. Başvurucu, haczin öğrenilmesinden dört ay sonra istihkak davası açmıştır.
  • İstinaf mahkemesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 96. maddesinin üçüncü fıkrasındaki karine uyarınca, haciz sırasında hazır bulunan borçlu eşle birlikte oturduğu gözetilerek başvurucunun haczi haciz tarihinde öğrendiğinin kabulü ile davanın süre yönünden reddine kesin olarak karar vermiştir.
  • AYM, haczin öğrenilmesine ilişkin kanuni karinenin, istihkak iddiasında bulunan kişi ile haciz sırasında hazır bulunan borçlu veya üçüncü şahsın "birlikte oturması" hâlini kapsadığını; ancak somut olayda haczin, başvurucunun eski eşiyle birlikte oturdukları adreste değil, üçüncü bir şirketin adresinde gerçekleştirildiğini tespit etmiştir.
  • Başvurucunun haciz işleminden veya haciz kararından icra hukuk mahkemesi ya da icra müdürlüğü aracılığıyla haberdar edildiğine dair herhangi bir bilgi veya tespitin bulunmadığı; derece mahkemesinin, kanunda öngörülen karinenin uygulanma koşullarının somut olayda oluşup oluşmadığını tartışmaksızın, sadece anılan karineye dayanarak başvurucunun iddialarını mahkeme önüne taşımasını engelleyen katı bir yorumla sonuca ulaştığı değerlendirilmiştir.
  • Bu değerlendirmeler çerçevesinde, mahkemelerin usul kurallarını uygularken kişilere aşırı külfet yükleyen ve öngörülemeyen nitelikte katı yorumlardan kaçınmaları gerektiği; somut olayda getirilen sınırlamanın kanuni dayanağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
  • Bu nedenle AYM tarafından, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verilmiş ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın ilgili mahkemelere gönderilmesine hükmedilmiştir. Başvurucunun tazminat talebi ise reddedilmiştir.

Karar'ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

     Saygılarımızla,

Zümbül Hukuk ve Danışmanlık

info@zumbul.av.tr

İnternet sitemizde bulunan her türlü bilgi ve belge Avukatlık Kanunu ve ilgili diğer mevzuat ile Türkiye Barolar Birliği’nin Avukatlık Meslek Kuralları dikkate alınarak Zümbül Hukuk ve Danışmanlık tarafından yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, bu yayınlarda kesinlikle reklam ve/veya ticari amaç güdülmemiştir. İnternet sitemizdeki her türlü bilgi ve belge genel geçer nitelikte olup hiçbir suretle bu yayınların eksiksiz, doğru, güncel ve güvenilir olduğu garanti ve taahhüt edilmemektedir. İnternet sitemizde yer verilen yayınlardaki bilgilerle ilgili olarak bir avukata/uzmana danışmadan söz konusu bilgi ve belgelere dayanılarak hareket edilmemelidir. İnternet sitemizdeki yayınlarda yer verilen linkler kamuya açık kaynaklardan elde edilerek yalnızca ziyaretçilerin diğer bilgi ve belgelere ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla bulunmaktadır. Bu linkler hiçbir şekilde link verilen kişi, kurum ve kuruluşları tavsiye ve/veya onay anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki yayınlar hiçbir şekilde hukuki danışmanlık sunulması veya internet sitemize herhangi bir suretle ulaşan ziyaretçiler ile avukat-müvekkil ilişkisi oluşturulduğu anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki tüm içerikler Zümbül Hukuk ve Danışmanlık mülkiyetindedir ve hiçbir içerik yazılı izin alınmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve atıf yapılmadan kullanılamaz.