Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler

 

  1. 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun ‘İptal Hâlleri ve İptal Talebi’ni Düzenleyen 26. Maddesi 10 Ocak 2024 Tarihinde Yürürlüğe Girdi!

10.01.2017 tarihli ve 29944 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (“SMK”) yayımı tarihinden 7 yıl sonra yürürlüğe gireceği düzenlenen[1[1]] “İptal Hâlleri ve İptal Talebi” başlıklı 26. maddesi 10 Ocak 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Yürürlüğe giren söz konusu madde ile;

  • Tescilden itibaren beş yıl içerisinde kullanılmayan markaların,
  • Tescilli olduğu mal veya hizmetler için yaygın bir ad hâline gelen markaların,
  • Tescilli olduğu mal veya hizmetlerin özellikle niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı konusunda halkı yanıltan markaların,
  • Garanti markası ile ilgili şartları taşımayan garanti markalarının

iptali konusundaki mahkemelerin yetkisi bugünden itibaren Türk Patent ve Marka Kurumuna geçmiştir.

SMK’nın geçici 4. maddesi uyarınca[[2]2]görülmekte olan mevcut davalar mahkemeler tarafından sonuçlandırılacaktır.

10.01.2024 tarihi itibariyle SMK m.26 uyarınca yapılacak iptal başvurularının ise, Türk Patent ve Marka Kurumu’na yapılması gerekecektir.

 

  1. Anayasa Mahkemesi Tarafından 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un Bazı Hükümleri İptal Edilmiştir

Anayasa Mahkemesi (“AYM”) tarafından, 10/01/2024 tarih ve 32425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2020/76 E., 2023/172 K. sayılı kararı ile 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un (“Kanun”) bazı hükümleri iptal edilmiştir.

 

Karara göre AYM’ye iptal başvurusu ile,

 

  1. 29/7/2020 tarihli ve 7253 sayılı Internet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un;

 

  1. 1. maddesiyle 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasına eklenen (s) bendinin,

 

  1. 2. maddesiyle 5651 sayılı Kanun'un 3. maddesine eklenen (5) numaralı fıkranın,

 

  1. 3. maddesiyle 5651 sayılı Kanun'un 5. maddesinin (6) numaralı fikrasında yer alan "...on bin Türk Lirasından yüz bin Türk Lirasına..." ibaresinin "... yüz bin Türk lirasından bir milyon Türk lirasına..." şeklinde değiştirilmesinin,

 

  1. 4. maddesiyle 5651 sayılı Kanun'un 8. maddesinin;

 

  1. (4) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...erişimin engellenmesi..." ibaresinin "... içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi..." şeklinde değiştirilmesinde bulunan "... içeriğin çıkarılması ve/veya..." ibaresinin,

 

  1.  (11) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...erişim sağlayıcısına...." ibaresinin "...ilgili içerik yer ve erişim sağlayıcısına...." şeklinde değiştirilmesinin,

 

  1.  5. maddesiyle 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesinin;

 

  1.  (5) numaralı fıkrasında yer alan "erişimin engellenmesi..." ibaresinin"... içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi..." şeklinde değiştirilmesinin,

 

  1.  Değiştirilen (8) numaralı fıkrasının,

 

  1.  (9) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "erişimin engellenmesi..." ibaresinin "... içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi..." şeklinde değiştirilmesinin,

 

  1. Eklenen (10) numaralı fıkrasının,

 

  1.  (11) numaralı fıkrasında yer alan "...sorumlu kişi...." ibaresinin "İçerik, yer ve erişim sağlayıcıların sorumluları,..." şeklinde değiştirilmesinin,

 

  1. 6. maddesiyle 5651 sayılı Kanun'a eklenen ek 4. maddenin,

Anayasa'nın 2., 5., 6., 7., 9, 10, 13., 20, 22, 25, 26, 27, 28, 35, 36, 38, 40, 48., 90. ve 125. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine ve yürürlüklerinin durdurulmasına,

 

  1. 5651 sayılı Kanun'un 6518 sayılı Kanun'un 93. maddesiyle değiştirilen 9. maddesinin (1) ve (3) numaralı fıkralarının

Anayasa'nın 26. ve 28. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine,

karar verilmesi talep edilmiştir.

AYM incelemesi sonucunda;

  • Kanun’un 1. maddesiyle 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasına eklenen (s) bendinin,

 

  • Kanun’un 2. maddesiyle 5651 sayılı Kanun'un 3. maddesine eklenen (5) numaralı fikranın; birinci, ikinci ve üçüncü cümlesinin,

 

  • Kanun’un 3. maddesiyle 5651 sayılı Kanun'un 5. maddesinin (6) numaralı fıkrasında yer alan "...on bin Türk Lirasından yüz bin Türk Lirasına.." ibaresinin "yüz bin Türk lirasından bir milyon Türk lirasına..." şeklinde değiştirilmesinin

 

Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verilmiştir.

 

Diğer talepler yönünden ise AYM;

 

  1. İptale Konu Kanun’un 8. Maddesinin 4. ve 11. Fıkrasındaki İlgili Hususlar Bakımından

 

İptale konu olan Kanun’un 8. maddesinin 4. ve 11. fıkrası aşağıdaki gibidir:

8. maddenin 4. fıkrası;

“İçeriği birinci fıkrada belirtilen suçları oluşturan yayınlara ilişkin olarak içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı re’sen Başkan tarafından verilir. Bu karar, ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcısına bildirilerek gereğinin yerine getirilmesi istenir.”

 

8. maddenin 11. fıkrası;

“İdarî tedbir olarak verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının yerine getirilmemesi halinde, Başkan tarafından ilgili içerik, yer ve erişim sağlayıcısına, ilgili içerik, yer ve erişim sağlayıcısına, onbin Yeni Türk Lirasından yüzbin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. İdarî para cezasının verildiği andan itibaren yirmidört saat içinde erişim sağlayıcı tarafından kararın yerine getirilmemesi halinde (…) Kurum tarafından yetkilendirmenin iptaline karar verilebilir.”

 

7253 Sayılı Kanun ile 8. maddenin 4. fıkrasına “içeriğinin çıkarılması ve/veya” hükmü eklenmiş; 8. maddenin 11. fıkrasına ise, “erişim sağlayıcısına” ibaresi “ilgili içerik, yer ve erişim sağlayıcısına” şeklinde değiştirilmiştir.

 

Kanunun 8. maddesinde yapılan bu değişiklikler ile aynı maddenin 1. fıkrasında sayılan suçların işlendiği şüphesi halinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (“BTK”), resen içeriğin çıkarılmasına ve erişimin engellenmesine karar verebilecektir. Bir başka deyişle, 7253 Sayılı Kanun ile BTK’nın yetkisi genişletilmiştir.

 

Anayasa Mahkemesi tarafından işbu hususta yapılan değerlendirmede, “ceza kanunlarında suç olarak düzenlenen eylemlerin işlendiğinin henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla tespit edilmeden idari bir makamın yapacağı suç tespitine bağlı olarak nihai bir tedbir mahiyetinde olan içeriğin çıkarılması kararı verilmesinin ve bu kararın icra edilmemesi durumunda idari para cezası uygulanmasının masumiyet karinesini ihlal ettiği” ifade edilerek söz konusu maddeye eklenen ibarelerin Anayasa’nın 36. ve 38. maddelerine aykırı bulunarak İPTALİNE KARAR VERİLMİŞTİR.

 

  1. İptale Konu Kanun’un 9. Maddesinin 1. ve 3. Fıkraları Bakımından

 

İptale konu olan Kanun’un 9. maddesinin 1. ve 3. fıkrası aşağıdaki gibidir:

9. maddenin 1. fıkrası;

“İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğin çıkarılmasını ve/veya erişimin engellenmesini de isteyebilir.”

 

9. maddenin 3. fıkrası;

“İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talepleri doğrultusunda hâkim bu maddede belirtilen kapsamda içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verebilir.”

 

Anayasa Mahkemesi tarafından işbu hususta yapılan değerlendirmede, kişilik haklarına yapılan saldırılara karşı internet içeriğinin sınırlanmasına yönelik kademeli bir müdahale yöntemi sunmadığı ve kurallar kapsamında yapılan sınırlamanın internet ortamında yer alan belirli bir içeriğe erişimi engellemek suretiyle o içeriğin belirli bir ülke sınırları içinden ulaşılmasına, kararın verildiği tarihten itibaren süresiz olarak engel olduğunun anlaşıldığı, bu yönüyle kuralların ifade ve basın özgürlüklerine ağır bir müdahale teşkil etmekte olduğu ifade edilerek Anayasa'nın 13., 26. ve 28. maddelerine aykırı bulunarak İPTALİNE KARAR VERİLMİŞTİR.

 

  1. İptale Konu Kanun’un 9. Maddesinin 5, 8, 9, 10 ve 11. Fıkralarındaki İlgili Hususlar Bakımından

 

7253 Sayılı Değişiklik Kanunu ile Kanun’un 9. maddesine bazı ibareler eklenmiştir. İptale konu olan Kanun’un 9. maddesinin 5,8,9,10 ve 11. fıkrası ve fıkralara eklenen hususlar (altları çizili şekilde) aşağıdaki gibidir:

 

9. maddenin 5. fıkrası;

“Hâkimin bu madde kapsamında verdiği içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararları doğrudan Birliğe gönderilir.”

 

9. maddenin 8. fıkrası;

“Birlik tarafından ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcıya gönderilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereği derhâl, en geç dört saat içinde ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcı tarafından yerine getirilir.”

 

9. maddenin 9. fıkrası;

“Bu madde kapsamında hâkimin verdiği içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararına konu kişilik hakkının ihlaline ilişkin yayının (…) başka internet adreslerinde de yayınlanması durumunda ilgili kişi tarafından Birliğe müracaat edilmesi hâlinde mevcut karar bu adresler için de uygulanır.”

 

9. maddenin 10. fıkrası;

“İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talep etmesi durumunda hâkim tarafından, başvuranın adının bu madde kapsamındaki karara konu internet adresleri ile ilişkilendirilmemesine karar verilebilir. Kararda, Birlik tarafından hangi arama motorlarına bildirim yapılacağı gösterilir.”

 

9. maddenin 11. fıkrası;

“Sulh ceza hâkiminin kararını bu maddede belirtilen şartlara uygun olarak ve süresinde yerine getirmeyen içerik, yer ve erişim sağlayıcıların sorumluları, beş yüz günden üç bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.”

 

Anayasa Mahkemesi tarafından işbu hususta yapılan değerlendirmede, internet ortamında yapılan yayınların içeriğinin yayından çıkarılabilmesi ve/veya bu yayınlara erişimin engellenmesi ifade özgürlüğünü ve bu yayının internet haberciliği kapsamındaki bir yayın da olabileceği gözetildiğinde basın özgürlüğünü sınırlamakta olduğu, bu sebeple hükümlerini ölçülülük ilkesine uygun olmadığı, ayrıca 9. maddenin kapsamı ve sınırlarının belirli olmamasının yargı makamlarına geniş bir takdir alanı yarattığı ve 9. madde kapsamında verilen kararlara karşı itirazlardan sonuç almanın imkansız olmasa da zor olduğu ifade edilerek; 9. maddenin 7253 Sayılı Kanun ile düzenlenen 5,9, ve 11. fıkralarının ilgili ibareleri; 8 ve 10. fıkralarının ise tamamı Anayasa’ya aykırı bulunarak İPTALİNE KARAR VERİLMİŞTİR.

 

Anayasa Mahkemesi, Kanun’un 9. maddesinin 1,3,5,8,9,10 ve 11. fıkraları için verdiği iptal kararının maddenin diğer hükümlerinin uygulanmamasına engel olacağına işbu nedenle de 6216 sayılı kanunun ilgili maddesi uyarınca 9. maddenin tamamının iptal edilmesine karar vermiştir.

 

İtiraz konusu hükümlerin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğabileceği belirtilerek söz konusu hükümlerin yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesi talep edilse de AYM işbu talepleri reddetmiştir.

 

İptal kararı AYM kararının Resmi Gazete’de yayınlandığı tarih olan 10.01.2024 tarihinden 9 ay sonra yürürlüğe girecektir.

 

  1. Ceza Muhakemesi Kanunu Uyarınca Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere İlişkin 2024 Yılı Ücret Tarifesi Yayımlanmıştır

13 Ocak 2024 tarihli ve 32428 sayılı Resmi Gazete’de, Adalet Bakanlığınca (“Bakanlık”) hazırlanan Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin 2024 Yılı Tarifesi (“Tarife”) yayımlanarak 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir.

Soruşturma ve kovuşturma makamlarının talebi üzerine görevlendirilen müdafi veya vekillerin hukuki yardımları için ödenecek meblağları belirleyen Tarife’ye göre;

  1. Söz konusu Tarife, 23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun (“Kanun”) 13 üncü maddesi gereğince hazırlanmıştır.
  1. Soruşturma evresinde takip edilen işler için 2.292,00 TL,
  1. Sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için 3.570,00 TL,
  1. Asliye ceza mahkemelerinde;
  • Takip eden davalar için 3.930,00 TL,
  • Seri muhakeme usulü uyarınca takip edilen işler için 1.641,00 TL,
  1. Ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için 7.050,00 TL,
  1. Çocuk mahkemelerinde;
  • Çocuk mahkemelerinde takip edilen davalar için 3.930,00 TL,
  • Çocuk ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için 7.050,00 TL,
  1. İcra Ceza ve Fikrî ve Sınaî Haklar ceza mahkemesi gibi mahkemeler ile İnfaz Hâkimliklerinde takip edilen davalar için 3.930,00 TL,
  1. Kanun yolları mahkemelerinde;
  • Bölge adliye mahkemelerinde görülen duruşmalı davalar için 7.050,00 TL,
  • Yargıtayda görülen duruşmalı davalar için 7.937,00 TL

ödenmesine karar verilmiştir.

1 Ocak 2024 tarihinden itibaren geçerli olacak Tarife’nin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. RTÜK Mevzuatında Önemli Değişiklikler Yapılmıştır

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (“Üst Kurul, “RTÜK”) tarafından 13.01.2024 tarihli ve 32428 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan;

  • Medya Hizmet Sağlayıcı Kuruluşlar ile Platform ve Altyapı İşletmecilerinin Uymaları Gereken İdari ve Mali Şartlar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik,
  • Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik,
  • Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Kablolu Yayın Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik,
  • Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Uydu Yayın Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

yayımı tarihinde yürürlüğe girerek 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun (“Kanun”) uyarınca medya hizmeti sağlayıcı kuruluşlara, platform ve altyapı işletmecilerine internet ortamı yayını, kablolu yayın ve uydu yayını konusunda yayın hayatına ilişkin önemli düzenlemeler getirmiştir.

Söz konusu Yönetmeliklerde özetle:

  • Medya Hizmet Sağlayıcı Kuruluşlar ile Platform ve Altyapı İşletmecilerinin Uymaları Gereken İdari ve Mali Şartlar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile;

15/6/2011 tarihli ve 27965 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Medya Hizmet Sağlayıcı Kuruluşlar ile Platform ve Altyapı İşletmecilerinin Uymaları Gereken İdari ve Mali Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde yer alan “Platform işletmecisi” tanımına “internet” ibaresi eklenerek hüküm “Çok sayıda yayın hizmetini bir veya birden fazla sinyal hâline getirerek uydu, kablo, internet ve benzeri ortamlardan şifreli ve/veya şifresiz olarak izleyicinin doğrudan alacağı şekilde iletimini sağlayan kuruluş” halini almıştır.

Aynı maddeye eklenen l bendi ile kurumsal internet sitesi“Medya hizmet sağlayıcıların yayın hizmetleri ile ilgili faaliyetlerini tanıtmaları amacıyla kurdukları ve Kanunun 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen bilgileri içeren internet sitesi” olarak tanımlanmıştır.

Radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmeti sunmak amacıyla yayın lisans başvurusunda bulunan medya hizmet sağlayıcı kuruluşların, ödenmiş sermaye miktarlarının en az tutarını belirleyen maddeye eklenen i bendi uyarınca “İnternet Radyo ve Televizyon için” en az 50.000 TL ödenmiş sermaye miktarı belirlenmiştir.

Medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (“6362 sayılı Kanun”) ve ilgili mevzuat çerçevesinde sermaye piyasası araçlarını ihraç ve halka arz etme imkanı getirilmiştir. Bu imkan uyarınca halka açık hisselerde yazılı olma şartı aranmayacaktır.

Medya hizmet sağlayıcı kuruluşların ortaklarına ilişkin getirilen sınırlamalardan ortakların hüküm giymemesi gereken suçlara 6362 sayılı Kanun hükümlerine muhalefet, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, terörizmin finansmanı suçları eklenmiştir.

Yayın lisans başvurusu ile yayın iletim yetkisi başvuru formları, RTÜK’ün internet sitesinde yayınlanacaktır.

Logo ve çağrı işareti ile ilgili 18 inci maddeye eklenen hüküm uyarınca Üst Kurulca uygulanan idari yaptırım kararı neticesinde yayın lisansı iptal edilen medya hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından kullanılmış olan logo ve çağrı işaretinin aynısının veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin tescili için yapılan başvurular reddedilecektir.

6112 sayılı Kanun uyarınca medya hizmet sağlayıcı kuruluşların künye, iletişim ve adres bilgileri ile kayıtlı elektronik posta adresini izleyici temsilcisinin adını ve iletişim bilgilerini Üst Kurula bildirmeleri ve kurumsal internet sitelerinde yayınlamaları zorunlu olacaktır.

  • Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile;

1/8/2019 tarihli ve 30849 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmeliğin yedinci maddesine eklenen fıkra ile internet ortamından yayın lisansı almak üzere başvuran kuruluşların başvuruları esnasında internet ortamından yayın hizmeti sunmaya başladıklarını beyan etmeleri hâlinde, başvuru işlemlerini tamamlayacaklarına dair taahhütname ile birlikte üç aya tekabül eden yayın lisans ücretini ödemeleri zorunlu hale getirilmiştir.

 

Söz konusu kuruluşun:

a) Başvuru tarihinden itibaren yetmiş iki saat içerisinde söz konusu taahhütnameyi sunmaması ve üç aya tekabül eden yayın lisans ücretini peşin olarak ödememesi,

b) Belirtilen üç aylık süre içerisinde internet ortamından yayın lisansı verilmesi işlemlerinin tamamlanamaması durumunda ilave üç aya tekabül eden yayın lisans ücretini ödememesi,

c) Üst Kurul tarafından istenilen bilgi ve belgeleri süresi içinde ibraz etmeyerek yayın lisans başvuru işlemlerini tamamlamaması ve yayınlarına devam etmesi

halinde 6112 sayılı Kanun uyarınca söz konusu yayınla ilgili olarak sulh ceza hâkiminden içeriğin yayından çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi talep edilecek olup yayın yapan gerçek kişiler ile tüzel kişilerin yönetim kurulu üyeleri ve genel müdürü hakkında suç duyurusunda bulunulacaktır.

İnternet ortamından yayın iletim yetkisi almak üzere başvuran kuruluşların başvuruları esnasında internet ortamından yayın hizmetlerinin iletimini gerçekleştirmeye başladıklarını beyan etmeleri hâlinde, başvuru işlemlerini tamamlayacaklarına dair taahhütname ile birlikte üç aya tekabül eden yayın iletim yetkilendirme ücretini ödemeleri zorunlu olmuştur. Söz konusu kuruluşlar için yayın lisans ücreti kapsamındaki hususlar aynı şekilde geçerli olacaktır.

RTÜK’e sunulan teminat mektupları ile ilgili olarak getirilen düzenlemeye göre teminat mektupları, yayın lisansının verilmesinden itibaren üç yılın doldurulması, sunulan teminat mektubunun kalan lisans ücreti tutarının tamamını karşılaması ve geçerlilik süresinin lisans süresinin bitim tarihine tekabül etmesi şartıyla kuruluşun talebi halinde yeni bir teminat mektubuyla değiştirilebilinecektir.

Yayın hizmetlerini abone ve/veya kullanıcılara ücret karşılığında ve koşullu erişim yoluyla sunmaları halinde medya hizmet sağlayıcı kuruluşların ödemekle yükümlü olduğu yıllık net satışların binde beşi tutarının ödeme süresi “Nisan” yerine “Temmuz” olarak değiştirilmiştir.

İnternet yayın platform işletmecilerinin koşullu erişim sağlamaları halinde yayın iletim yetkilendirme ücretine ilave olarak ödemekle yükümlü olduğu yıllık net satışların binde beşi tutarının ödeme süresi “Nisan” yerine “Temmuz” olarak değiştirilmiştir.

 

  • Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Kablolu Yayın Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile;

15/6/2011 tarihli ve 27965 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Kablolu Yayın Yönetmeliğinin kablolu yayın lisans süresi ve yayın lisansının yenilenmesine ilişkin 9 uncu maddesi değiştirilerek “Yayın lisans süresi sona eren medya hizmet sağlayıcı kuruluşların, talepte bulunması, teknik yeterliliğe sahip olduğunun yerinde yapılan denetimle tespit edilmesi, Üst Kurulca talep edilen bilgi ve belgeleri ibraz etmesi ve lisans ücreti ile teminat mektubuna ilişkin 8 ve 15 inci maddelerde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmesi kaydıyla, yayın lisans süresi Üst Kurulca on yıl süre ile yenilenir.” hükmü getirilmiştir.

Medya hizmet sağlayıcı kuruluşların yayın lisansı iptali, idari ve adli yaptırımların kapsamı genişletilerek “Yayın lisansı verilmesi için 6112 sayılı Kanunda aranan şartlardan birinin kaybedilmesi ile Kanunun 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi” halleri eklenmiştir.

Kablolu yayın lisansı ücretlerinin iadesine ilişkin düzenleme “10 uncu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında sayılan nedenlerle veya Kanunun 32 nci maddesi uyarınca kablolu yayın lisansı iptal edilen kuruluşlardan alınmış olan yayın lisans ücreti kendilerine iade edilmez; lisans ücretinin vadesi gelmemiş taksitleri ise yayın lisansı iptali kararının kuruluşa bildirimi ile birlikte muaccel hâle gelir ve defaten tahsil edilir.” şeklinde değiştirilmiştir.

Kablolu yayın platform işletmecilerinin RTÜK’e abone sayısını bildirme yükümlülüğünün tarihi “ocak ayının ilk haftası” olarak değiştirilmiştir.

15/6/2011 tarihli ve 27965 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Kablolu Yayın Yönetmeliği ve İdari ve Mali Şartlar Yönetmeliğinde belirtilen idari, mali ve yayın hizmetine ilişkin bilgi ve belgeleri RTÜK’e ibraz eden kuruluşun kablolu yayın lisans veya yayın iletim yetkisi talebi, RTÜK’çe değerlendirilecektir.

Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile getirilen teminat mektubu şartları, özel medya hizmet sağlayıcılara kablo ortamından yayın lisansı, platform işletmecileri ile alt yapı işletmecilerine yayın iletim yetkisi veren kuruluşlar için de geçerli olacaktır.

 

  • Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Uydu Yayın Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile;

15/6/2011 tarihli ve 27965 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Uydu Yayın Yönetmeliğinin uydu yayını lisans süresi ve yayın lisansının yenilenmesine ilişkin “Yayın lisans süresi sona eren medya hizmet sağlayıcı kuruluşların, talepte bulunması, teknik yeterliliğe sahip olduğunun yerinde yapılan denetimle tespit edilmesi, Üst Kurulca talep edilen bilgi ve belgeleri ibraz etmesi ve lisans ücreti ile teminat mektubuna ilişkin 8 ve 15 inci maddelerde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmesi kaydıyla, yayın lisans süresi Üst Kurulca on yıl süre ile yenilenir.” hükmü getirilmiştir.

Uydu yayın lisansının iptali, idari ve adli yaptırımlar başlıklı 10 uncu madde uyarınca gerekli şartları sağlamayan kuruluşun uydu yayın lisansının iptal edildiği hallere “Yayın lisansı verilmesi için Kanunda aranan şartlardan birinin kaybedilmesi ile 6112 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hali” eklenmiştir.

Tekrara düşmemek adına; Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Kablolu Yayın Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile getirilen değişikliklerin, uydu yayını yapan medya hizmet sağlayıcıları, platform işletmecileri ve altyapı işletmecilerine de getirildiğini belirtiriz.

  • Söz konusu düzenlemelere ilişkin;

Medya Hizmet Sağlayıcı Kuruluşlar ile Platform ve Altyapı İşletmecilerinin Uymaları Gereken İdari ve Mali Şartlar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in tam metnine buradan,

Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in tam metnine buradan,

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Kablolu Yayın Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in tam metnine buradan,

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Uydu Yayın Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Köy Tüzel Kişiliklerinin Veri Sorumluları Siciline (VERBİS) Kayıt Yükümlülüğünden İstisna Tutulmasına Dair Kişisel Verileri Koruma Kurulu Kararı Yayımlanmıştır

12.01.2024 tarihli ve 32427 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun (“Kurum”) 14.12.2023 tarihli ve 2023/2135 No.lu Kurul Kararı (“Karar”) ile 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve Veri Sorumluları Sicili Hakkında Yönetmelik (“Yönetmelik”) kapsamında köy kamu tüzel kişiliklerine istisna getirilmiştir.

Karara göre;

  • Kanun’un 16’ncı maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan “Kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişiler, veri işlemeye başlamadan önce Veri Sorumluları Siciline kaydolmak zorundadır. Ancak, işlenen kişisel verinin niteliği, sayısı, veri işlemenin kanundan kaynaklanması veya üçüncü kişilere aktarılma durumu gibi Kurulca belirlenecek objektif kriterler göz önüne alınmak suretiyle, Kurul tarafından, Veri Sorumluları Siciline kayıt zorunluluğuna istisna getirilebilir.” hükmü ile,
  • Yönetmelik’in 16’ncı maddesinin (1) numaralı fıkrasının “Kurul, aşağıdaki kriterleri göz önünde bulundurarak kayıt yükümlülüğüne istisna getirebilir: a) Kişisel verinin niteliği, b) Kişisel verinin sayısı, c) Kişisel verinin işlenme amacı, ç) Kişisel verinin işlendiği faaliyet alanı, d) Kişisel verinin üçüncü kişilere aktarılma durumu, e) Kişisel veri işleme faaliyetinin kanunlardan kaynaklanması, f) Kişisel verilerin muhafaza edilmesi süresi, g) Veri konusu kişi grubu veya veri kategorileri.” hükmü gereğince

muhtar ve ihtiyar meclisi tarafından temsil edilen köy kamu tüzel kişiliklerinin Veri Sorumluları Siciline kayıt yükümlülüğüne istisna getirilmesine oybirliği ile karar verilmiştir.

Karar’ın Resmi Gazete’de yayımlanan tam haline buradan ulaşabilirsiniz.

Karar’la ilgili Kurum’un “Kurul Kararları” bölümüne buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Rekabet Kurumu: Yükümlülüklerini Yerine Getirmeyen META Hakkında Her Gün İçin 4.796.152,96 TL İdari Para Cezası Uygulanmasına Karar Verilmiştir

Rekabet Kurumu (“Kurum”) tarafından yayınlanan 10.01.2024 tarihli META Hakkında Yükümlülükleri Yerine Getirmemesine Dair Alınan Kurul (“Kurul”) Kararı (“Karar”) ile 2021 yılında getirdiği yazılım güncellemesi ile veri paylaşım zorunluluğu getiren Meta Platforms Inc., Meta Platforms Ireland Limited ve WhatsApp LLC (hep birlikte “META”) hakkında Facebook, Instagram ve WhatsApp hizmetlerinden topladığı verileri birleştirmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’u (“Kanun”) ihlal ettiği iddiasıyla idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.

Kurum tarafından kişisel amaçlı sosyal ağ hizmetleri ile çevrim içi görüntülü reklamcılık pazarlarında faaliyet gösteren rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırdığı ve pazara giriş engeli yaratmak suretiyle rekabetin bozulmasına yol açtığı ve gerekli tedbirleri almadığı gerekçesiyle META hakkında açılan soruşturmalar sonuçlanarak alınan Kararlara göre;

  1. Meta Platforms Inc., Meta Platforms Ireland Limited ve WhatsApp LLC (hep birlikte “META”) ile Madoka Turkey Bilişim Hizmetleri Ltd. Şti. (MADOKA) hakkındaki 20.10.2022 tarihli ve 22-48-706-299 sayılı Kurul kararı kapsamında;
  • Hakkında soruşturma yürütülen MADOKA’nın inceleme konusu faaliyetlerin sunumunda herhangi bir rolünün bulunmadığından iddialar bakımından herhangi bir sorumluluğunun olamayacağı belirtilmiştir.
  • META’nın temel hizmetler olarak adlandırılan Facebook, Instagram ve WhatsApp hizmetlerinden topladığı verileri birleştirmek suretiyle kişisel amaçlı sosyal ağ hizmetleri ile çevrim içi görüntülü reklamcılık pazarlarında faaliyet gösteren rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırmak ve pazara giriş engeli yaratmak suretiyle rekabetin bozulmasına yol açtığına ve 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiğine,”

hükmedilerek “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar İle Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik” (“Yönetmelik”) in 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (b) bendi hükümleri uyarınca, Meta Platforms, Inc., Meta Platforms Ireland Limited, WhatsApp LLC’ye müteselsilen 346.717.193,40 TL idari para cezası verilmesine karar verilmiştir.

  1. Aynı Karar uyarınca Yönetmelik’in (c) bendi uyarınca META hakkında, ihlali sonlandırmak ve pazardaki etkin rekabetin tesis edilmesini temin etmek amacıyla gerekli tedbirleri, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren en geç 1 (bir) ay içerisinde Kurum’a sunma yükümlülüğü getirilmiştir.
  2. META’nın süresi içerisinde 19.12.2023 tarihinde revize ederek Kurum’a sunduğu uyum tedbirleri Kurulun 21.12.2023 tarihli toplantısında görüşülmüş olup Kurul tarafından 23-60/1162-417 sayılı karar ile;
  • Söz konusu önerilerin, “Uyum Çözümü’nün Başlatılmasıyla Seçimin Teyit Edilmesi” başlıklı kısmında yer alan “Belirtilen ihlali sonlandırmak ve pazardaki etkin rekabetin tesis edilmesini temin etmek için gerekli tedbirler” şeklindeki yükümlülüğü karşılamadığı gerekçesiyle Meta Platforms, Inc., Meta Platforms Ireland Limited ve WhatsApp LLC’den oluşan META ekonomik bütünlüğü hakkında 12.12.2023 tarihinden başlamak üzere 4.796.152,96 TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.

Kurum’un konuya ilişkin duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. KOSGEB Destek Programları Yönetmeliği Yayımlanmıştır

Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı(“KOSGEB”, “Başkanlık”) tarafından hazırlanan, 13.01.2024 tarihli ve 32428 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan KOSGEB Destek Programları Yönetmeliği (“Yönetmelik”) ile işletmelere ve girişimcilere, işletmelerin ve girişimcilerin gelişimini sağlamak üzere faaliyet gösteren teknoloji merkezleri, danışmanlık merkezleri, enstitüler ve paydaş kuruluşlara yönelik KOSGEB tarafından oluşturulan destek programlarına ilişkin esaslar belirlenmiştir.

Söz konusu destek programlarına ilişkin Yönetmelik’e göre;

  • Yönetmelik, 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin (“Kararname”) 227 nci ve 234 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.
  • Destekleme usulü; Yönetmelik kapsamında destek programlarından yararlanacaklara sağlanacak desteğin, geri ödemesiz veya teminat karşılığında geri ödemeli olarak sağlanmasını,
  • İşletme; 24/5/2023 tarihli ve 7297 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Yönetmeliği kapsamında yer alan 5/8/2009 tarihli ve 2009/15431 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan KOSGEB Tarafından Verilecek Hizmetler ve Desteklerden Yararlanacak Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelere İlişkin Sektörel ve Bölgesel Önceliklerin Belirlenmesi Hakkında Karar (“Karar”) ile tespit edilen sektörlerde faaliyet gösteren küçük ve orta büyüklükteki işletmeleri (KOBİ),
  • Paydaş kuruluş; işletmelerin ve girişimcilerin gelişimini sağlamak üzere faaliyet gösteren oda, borsa, birlik, vakıf ve dernekler ile kamu kurum ve kuruluşları, uluslararası kuruluşlar, üniversiteler, teknoloji transfer ofisleri, teknoloji geliştirme bölgeleri, teknoloji merkezlerini, küçük sanayi siteleri ve organize sanayi bölgeleri yönetimlerini

ifade etmektedir.

  • İşletmelerin ve girişimcilerin gelişimini sağlamak üzere paydaş kuruluşlar tarafından gerçekleştirilecek olan etkinlikler, destek programları kapsamında desteklenip ödül verilebilinecektir.
  • Destek programları, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı İcra Komitesi (“İcra Komitesi”) kararıyla belirlenip değiştirilecek ve yine bu kararlarla kaldırılıp birleştirilecektir.
  • Herhangi bir destek programına başvuru yapılmış olması, KOSGEB’i taahhüt altına sokmadığı gibi müracaat edene de bir hak kazandırmayacaktır.
  • Farklı destek programları içinde bulunması şartıyla başvuranlar, aynı destek türünden faydalanabilecektir ancak gider gerçekleşmesini gösteren belgeler yalnızca bir destek için kullanılacaktır.
  • Destek programlarından yararlananlar, yararlandıkları destek programları ile ilgili olarak denetime tabi tutulacaktır. Bu kapsamda: “Destek programlarından yararlananlar; kontrol, denetim ve inceleme ile görevlendirilmiş olanlara her türlü hesap, bilgi, belge ve kayıtları ibraz etmek, işlem, faaliyet ve malların fiili ve fiziki durumlarını göstermek, görevlerinin düzenli olarak yapılmasını sağlayacak tedbirleri almak ve her türlü yardım ve kolaylığı sağlamak zorundadır.”
  • Destek programlarının uygulanması sırasında ve sonrasında KOSGEB mevzuatına uygun olmayan durumların tespiti halinde desteklerden yararlananların destek süreci durdurulacaktır. Ve yeni destek başvuruları uygunsuzluk bitene kadar kabul edilmeyecektir.
  • Destek programlarının uygulanma sürecinde, mücbir sebep olarak deprem, yangın, su baskını ve benzeri doğal afetler, kanuni grev, lokavt, genel salgın hastalık, terör eylemleri, sabotaj, savaş, kısmi veya genel seferberlik ilanı gibi haller kabul edilecektir. Bu haller sona erinceye kadar destek sürecinin durdurulması veya devamına KOSGEB Başkanı tarafından karar verilecektir.
  • Bu Yönetmelik kapsamında işletmelerin KOBİ niteliğini kazanma, kaybetme ve sınıfının belirlenmesinde Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Yönetmeliği esas alınacaktır.

Bu Yönetmelik ile 15/6/2010 tarihli ve 27612 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan KOSGEB Destek Programları Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmış olup ilgili işbu Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Mükellefler İçin Mal ve Hizmet Alımlarına ve Satışlarına (Ba Formu-Bs Formu) İlişkin Bildirimlere Dahil Edilmemesi Gereken Belgeler Açıklanmıştır

Gelir İdaresi Başkanlığı (“Başkanlık”) tarafından 10 Ocak 2024 tarihinde resmi internet sitesinde yayınlanan Form Ba - Form Bs Bildirimlerine Dâhil Edilmemesi Gereken Belgelere İlişkin Duyuru (“Duyuru”) ile 3/12/2022 tarihli ve 32032 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 543 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu (“Kanun”) Genel Tebliği ile 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine eklenen 1.2.8 numaralı bent uyarınca Form Ba ve Form Bs bildirimlerine bazı belgelerin sunulma zorunluluğu kaldırılmıştır.

Başkanlığın duyurusuna göre;

  • Mal ve/veya hizmet alış/satışlarına ilişkin Başkanlık tarafından ilgili kurumlardan temin edilen;
  • İthalat işlemlerine ilişkin belgelerin,
  • Kira ödemelerine ilişkin belgelerin,
  • Sigorta poliçelerinin,
  • Sigorta komisyon gider belgesinin,
  • Elektronik ürün senedinin (ELÜS),
  • 1/2/2024 tarihinden itibaren verilmeye başlanacak olan 2024/1 dönemine ait Form Ba ve Form Bs bildirimlerinden başlamak üzere, Form Ba ve Form Bs bildirimlerine dâhil edilmesi uygulanmasından vazgeçilmiştir.
  • 381 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 4.11 numaralı bendine göre: “Noterlerin, Kanunlarına göre vermiş oldukları noterlik hizmetlerini Bs formu ile bildirilmelerine gerek bulunmamaktadır. Aynı şekilde, noterlerde yaptırılan işlemlerin de Ba formu ile bildirilmesine gerek bulunmamaktadır.”
  • 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 1.1.8 numaralı bendine göre: “Vergi Usul Kanunu kapsamında elektronik belge olarak düzenlenen belgelerin, 2021 yılının Temmuz ayına ilişkin dönemden itibaren Form Ba ve Form Bs bildirimlerine dâhil edilmeyecektir.”
  • 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 1.2.6 numaralı bendine göre: Döviz alış-satışı yapan mükellefler ile yetkili müessese izin belgeli ve altın borsasına üye olup kıymetli maden alış-satışı ile uğraşan mükellefler belirli miktarın üzerindeki alış-satış bilgilerini Bakanlığımıza bildirmek zorunda olduklarından, bu işlemlerini ayrıca Ba ve Bs bildirim formlarıyla bildirmelerine gerek bulunmamaktadır. Ancak, bu kurumlar, diğer belgelere dayalı olarak yaptıkları mal ve hizmet alım/satımlarını genel esaslar çerçevesinde Ba-Bs formları ile bildirmek zorundadırlar.”

düzenlemelerine rağmen, mükelleflerce elektronik belge olarak düzenlenen ihracat faturası, döviz ve kıymetli maden alım-satım belgesi, müstahsil makbuzu gibi belgeler ile noterlik makbuzlarının Form Ba ve Form Bs bildirimlerinde hatalı olarak bildirilmesine devam edildiği görülmüş olup Başkanlıkça bu belgelerin bildirimlere eklenmemesi yönünde uyarıda bulunulmuştur.

Söz konusu Duyuru’nun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının Güçlendirilmesine Dair Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu İlke Kararı Yayımlanmıştır

Kültür ve Turizm Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından 13 Ocak 2024 tarihli ve 32428 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun (“Kurul”) Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının Güçlendirilmesi İlke Kararı (“Karar”) uyarınca deprem riski sonucu taşınmaz kültür varlıklarında oluşan zararın en aza indirilmesi ve gelişen yapım teknikleri sonucu tarihi kent dokularının ve kültür varlıklarının korunması amaçlanmıştır.

Kurul’un 27 Aralık 2023 tarihli ve 110 no.lu toplantısında alınan Karar uyarınca;

  • Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilen yapıların mevcut durumları geleneksel yöntemlerin yanı sıra güncel teknoloji ile hazırlanan ölçekli belgeleme yöntemleri (3D lazer tarama, ortofoto vb.) kullanılarak hazırlanabilecektir.
  • Korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarının yıkılmadan korunması esas olacaktır.
  • Korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarının esaslı onarımlarında; zemin etüdü raporunun hazırlanması şart olup yapının depremden korunması amacıyla temel ve zemin güçlendirmeye yönelik çağdaş sistemler (fore kazık, sismik izolatör, radye temel vb.) içeren projeler koruma bölge kurulunca değerlendirilecektir.
  • 1. ve 2. derece arkeolojik sit alanlarında yer alan antik dönem yapıları ile korunması gerekli tescilli taşınmaz kültür varlıklarında, restorasyon ve rekonstrüksiyon uygulamaları için zemin etüdü raporuna ilişkin kazı başkanlığının uygun görüşü alınacak, koruma bölge kurulunca değerlendirilecektir.

27 Aralık 2023 tarihli ve 2878 No.lu Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 


[1] Yürürlük

MADDE 192- (1) Bu Kanunun; a) 26 ncı maddesi yayımı tarihinden itibaren yedi yıl sonra, ……………. yürürlüğe girer. 

 

[2] İptal yetkisinin mahkemeler tarafından kullanılması

GEÇİCİ MADDE 4- (1) 26 ncı madde hükmü yürürlüğe girene kadar, iptal yetkisi, anılan maddedeki usul ve esaslara göre mahkemeler tarafından kullanılır.

(2) 26 ncı maddenin yürürlüğe girdiği tarihte mahkemeler tarafından görülmekte olan iptal davaları mahkemeler tarafından sonuçlandırılır.

(3) Mahkemelerin bu madde hükmüne göre vermiş olduğu kararlar kesinleşmesinden sonra mahkeme tarafından Kuruma resen gönderilir.