Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler

 

  1. Anayasa Mahkemesi Kararı Işığında Alenileştirilen Kişisel Verilerin İşlenmesi ve İdari Yaptırımlar

 

Anayasa Mahkemesi Başkanlığı tarafından 27 Ocak 2026 tarihli ve 2020/32193 başvuru numaralı Viennalife Emeklilik ve Hayat A.Ş. kararı (“Karar”) 16 Haziran 2026 tarihli ve 33282 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.

Karar kapsamında özetle aşağıdaki hususlara değinilmiştir:

  • Söz konusu başvuru, Şirket hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulu (“KVKK”) tarafından uygulanan idari para cezası neticesinde Anayasa'nın 38. maddesinde yer alan "suçta ve cezada kanunilik" ilkesinin ihlal edildiği iddiasına dayanmaktadır.
  • Süreç, ilgili kişinin açık rızası olmadan sigortacılık faaliyetleri ve randevu talebi amacıyla aranması üzerine KVKK'ya şikâyette bulunmasıyla başlamıştır. Şirket savunmasında, şikâyetçinin iletişim bilgilerinin "hizmetburada.com" adresinden bulunduğunu ve bu bilgilerin halka açık bir şekilde yer aldığını belirtmiştir. Bu kapsamda Şirket, 6698 sayılı Kanun'un 5. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (d) bendi uyarınca kişinin kendisi tarafından alenileştirilen kişisel verilerinin alenileştirme amacına uygun bir şekilde açık rızası aranmaksızın işlenebileceğini savunmuştur.
  • Başvurucu Şirket, mevzuatta "alenileştirme amacı" şeklinde bir kavramın yer almadığını, Kanun'da bulunmayan bir kavrama dayanılarak yaptırım uygulanmasının öngörülebilirlik ve hukuki güvenlik ilkelerine aykırı olduğunu belirterek suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğini Anayasa Mahkemesi nezdinde ileri sürmüştür.
  • KVKK ise konuyu "Kişisel Verilerin Korunması Kanununa İlişkin Uygulama Rehberi" çerçevesinde değerlendirerek verilerin alenileştirme amacı dışında kullanıldığını belirtmiş ve Şirkete veri güvenliğini sağlama yükümlülüğüne aykırılıktan 100.000 TL idari para cezası uygulamıştır. Bu ceza Sulh Ceza Hâkimliğince daha sonra 17.828 TL'ye indirilmiştir.
  • Anayasa Mahkemesi, 6698 sayılı Kanun'un 5. maddesinde verilerin alenileşmesinin ne şekilde gerçekleşeceğine, alenileşme amacına veya bu amaca aykırı kullanımın bir yaptırıma bağlanıp bağlanmadığına ilişkin hiçbir açık düzenleme bulunmadığını tespit etmiştir.
  • Karar’da, idari yaptırımların ancak kanunla net sınırları çizilmiş bir ihlale dayanması gerektiği vurgulanarak kanun hükmünün bir rehberdeki yorumlarla öngörülemez şekilde genişletilmesi suretiyle idari para cezası uygulanmasının Anayasa'nın 38. maddesi (suçta ve cezada kanunilik ile öngörülebilirlik ilkeleri) ile bağdaşmadığı ifade edilmiştir.
  • Ayrıca Anayasa Mahkemesi, KVKK kararında belirli bir amaçla alenileştirildiği kabul edilen kişisel verilerle ilgili olarak Şirketin neden "veri sorumlusu" kabul edildiğinin yasal dayanaklarına ve verilerin ilk defa paylaşıldığı internet sitesinin herhangi bir sorumluluğu bulunup bulunmadığına ilişkin açık ve tatmin edici bir tartışmanın yapılmadığına dikkat çekmiştir.
  • Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, idarenin yoruma ve rehberlere dayalı ceza uygulamasının suçta ve cezada kanunilik ilkesini ihlal ettiğine hükmetmiş ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmak üzere kararın ilgili Sulh Ceza Hâkimliğine gönderilmesine karar vermiştir.

Karar'ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Rekabet Kurulu Tarafından Kast Ajansları Derneği ve Kast Ajansı/Menajerlik Sektöründe Faaliyet Gösteren Teşebbüsler Hakkında Yürütülen Soruşturma Sonuçlandırılmıştır

 

Rekabet Kurulu ("Kurul") tarafından Kast Ajansları Derneği ile kast ajansı/menajerlik sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslere yönelik yürütülen soruşturmanın sonuçlandığına ilişkin duyuru (“Duyuru”) 15 Mayıs 2026 tarihinde Rekabet Kurumunun (“Kurum”) resmi internet sitesinde yayımlanmıştır.

Duyuru kapsamında özetle aşağıdaki hususlara değinilmiştir:

  • Kast Ajansları Derneği ile kast ajansı/menajerlik sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslerin; ajans komisyon oranları ile hizmet koşullarını birlikte belirlemek, rekabete hassas bilgi değişiminde bulunmak ve kast ajanslığı ile kast direktörlüğü ve yapımcılık faaliyetlerini birlikte yürütmek suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'u ihlal edip etmediklerine yönelik yürütülen soruşturma tamamlanmıştır.
  • Kurul’un 21 Mayıs 2026 tarihli ve 26-19/585-225 sayılı kararı uyarınca; komisyon oranları ile hizmet koşullarının birlikte belirlenmesi ve rekabete hassas bilgi paylaşımı yapılması eylemlerinin 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlal ettiği tespit edilmiştir. Bu ihlal tespiti doğrultusunda, soruşturma tarafı olan ilgili teşebbüslere ve derneğe en son gayri safi gelirleri üzerinden toplamda 42.163.586,70 TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.
  • Pazarda etkin rekabetin tesisini temin etmek amacıyla teşebbüslere birtakım yapısal ve davranışsal yükümlülükler getirilmiştir. Bu kapsamda kararın tebliğinden itibaren üç ay içerisinde yerine getirilmek üzere; kast direktörlüğü ve kast ajansı/menajerlik faaliyetleri ile yapımcılık ve kast ajansı/menajerlik faaliyetlerinin aynı ekonomik bütünlük kapsamında birlikte yürütülmemesine karar verilmiştir. Bu faaliyetleri birlikte yürüten teşebbüslerin, bu faaliyetlerden birini şirket ana sözleşmesinden çıkarması ve fiilen sona erdirmesi zorunlu tutulmuştur.
  • Kast ajansı/menajerlerin, yetenek sağladıkları içeriklerde yapımcı adına danışman, muhasebe, süpervizör veya halkla ilişkiler gibi başka herhangi bir faaliyette bulunamayacağı; ayrıca bir yeteneğin rol almasının, başka yeteneklerin de rol alması şartına kesinlikle bağlanamayacağı hüküm altına alınmıştır.
  • Kast Ajansları Derneği'ne yönelik olarak ise; dernek yapısının yalnızca kast ajansı/menajerlik faaliyeti yürüten teşebbüslerin üye olabileceği şekilde yeniden tasarlanması yükümlülüğü getirilmiştir. Ayrıca derneğin, üyelerini bahsi geçen faaliyetlerin (kast direktörlüğü-menajerlik ile yapımcılık-menajerlik) birlikte yürütülemeyeceği ve bağlama koşulu getirilemeyeceği hususlarında bilgilendirmesi ve internet sitesinde bu rekabet endişelerine dair bir bilgilendirme metni yayımlaması kararlaştırılmıştır.

Duyuru’nun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Rekabet Kurulu Tarafından Meta Hakkında Soruşturma Açılmasına ve Geçici Tedbir Uygulanmasına Karar Verilmiştir

 

Rekabet Kurulu (“Kurul) tarafından Meta Platforms, Inc., Meta Platforms Ireland Limited, WhatsApp LLC ve Meta Platforms İstanbul Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi ekonomik bütünlüğü (Meta) hakkında soruşturma açılmasına ve geçici tedbir uygulanmasına ilişkin duyuru (“Duyuru”) 5 Haziran 2026 tarihinde Rekabet Kurumunun (“Kurum”) resmi internet sitesinde yayımlanmıştır.

Duyuru kapsamında özetle aşağıdaki hususlara değinilmiştir:

  • Meta'nın 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 6. maddesini ihlal edip etmediğinin tespiti amacıyla, Rekabet Kurulunun 14.05.2026 tarihli ve 26-18/536-M sayılı kararıyla, ilgili teşebbüs hakkında (aynı Kanun'un 41. maddesi uyarınca) doğrudan soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
  • Söz konusu soruşturmanın konusunu; Meta'nın Meta AI adlı yapay zekâ hizmetini WhatsApp'a entegre etmesi ve üçüncü taraf yapay zekâ sağlayıcılarının WhatsApp üzerinden hizmet sunmalarını engellemek suretiyle 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesini ihlal edip etmediğinin tespiti oluşturmaktadır.
  • Yürütülen önaraştırma sürecinde, Meta'nın üçüncü taraf genel amaçlı üretken yapay zekâ sohbet robotlarının/asistanlarının WhatsApp üzerinden yapay zekâ hizmetlerini birincil hizmet olarak sunmalarını engelleyen davranışlarının, rekabetin ihlal edildiğini gösteren ciddi bulgu niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir.
  • Bu değerlendirmeye istinaden Kurul’un 14.05.2026 tarihli toplantısında, telafisi mümkün olmayacak zararların önlenmesi amacıyla nihai karar verilinceye kadar 4054 sayılı Kanun'un 9. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Meta hakkında geçici tedbir uygulanmasına karar verilmiştir.
  • Alınan 26-18/536-193 sayılı geçici tedbir kararı uyarınca Meta'nın; üçüncü taraf genel amaçlı üretken yapay zekâ sohbet robotlarının/asistanlarının WhatsApp üzerinden yapay zekâ hizmetlerini birincil hizmet olarak sunabilmelerini sağlayan koşulları, bu hizmetlerin sunulmasını fiili ve ekonomik olarak zorlaştırmayacak şekilde tesis etmesi zorunlu kılınmıştır.
  • Teşebbüsün, geçici tedbir alınmasına yönelik gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde öngörülen yükümlülükleri yerine getirmemesi durumunda, hakkında 4054 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca idari para cezası uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Duyuru’nun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayımlanmıştır

 

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ("Kurum") tarafından hazırlanan Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 11 Haziran 2026 tarihli ve 33277 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.

Yönetmelik kapsamında özetle aşağıdaki düzenlemeler gerçekleştirilmiştir:

  • Abonelik sözleşmesi kurulma aşamasında Kimlik Doğrulama Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri çerçevesinde işlem yapılması halinde, kimlik veya muadili belgenin birer örneğinin alınmış sayılacağı belirtilmiştir.
  • İşletmecilerin, gerçek veya tüzel bir kişi adına açılabilecek hat sayısına ilişkin Kurum tarafından belirlenen sınırdan fazla abonelik kaydı yapamayacağı hüküm altına alınmıştır.
  • İşletmecilere, üç ayda bir tüm abonelerinin aktifliğini İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü Kimlik Paylaşımı Sistemi üzerinden teyit etme zorunluluğu getirilmiştir.
  • Abonenin aktifliğinin teyit edilemediği durumlarda uygulanacak olan kademeli prosedürler belirlenmiştir. Buna göre:
    • 24 saat içerisinde ilgili numaralara kayıtlı tüm hatlar için irtibat numaralarına asgari kısa mesajla bilgilendirme yapılacaktır.
    • 30 gün içerisinde hatta kısıtlama getirilecektir.
    • 90 gün içerisinde ise ilgili hat tamamen kapatılacaktır.
    • Kurumsal abonelerde, tüzel kişiliğin sona ermemesine rağmen kurumsal abone yetkilisinin aktifliğinin teyit edilemediği durumlarda kısıtlama ve kapatma işlemleri uygulanmayacak; ancak yeni yetkili tanımlanana kadar abone tarafından abonelik işlemi yapılamayacaktır.

Yönetmelik, 25 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Yönetmelik'in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Elektronik Haberleşme Sektöründe Başvuru Sahibinin Kimliğinin Doğrulanma Süreci Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayımlanmıştır

 

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (“Kurum”) tarafından hazırlanan Elektronik Haberleşme Sektöründe Başvuru Sahibinin Kimliğinin Doğrulanma Süreci Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 11 Haziran 2026 tarihli ve 33277 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.

Yönetmelik kapsamında özetle aşağıdaki düzenlemeler gerçekleştirilmiştir:

  • Elektronik kimlik belgelerinin tanımları güncellenmiş, uzaktan kimlik doğrulama yöntemleri genişletilmiş ve yabancı uyruklu kişilerin kimlik doğrulama süreçleri yeniden şekillendirilmiştir.
  • Temaslı Elektronik Kimlik Belgesi (TEKB) ve Yakın Alan İletişimli Elektronik Kimlik Belgesi (YAKB) tanımları yenilenerek en az EAL4+ güvenlik seviyesini ve ilgili uluslararası standartları (ISO/IEC ve ICAO) kapsayacak şekilde düzenlenmiştir.
  • Başvuru sahibinin kimliğinin doğrulanabilmesi için e-Devlet Kapısı altyapısının kullanımı, YAKB ile yapay zekâ destekli veya yetkili personel aracılığıyla görüntülü doğrulama, TEKB ile şifre veya parmak izi özeti doğrulaması ile fiziksel yüz yüze başvurularda video kaydı alınması yöntemleri getirilmiştir.
  • Yabancı uyruklu kişilerin doğrulama süreçlerine Göç İdaresi Başkanlığı dâhil edilmiş; Göç İdaresi Başkanlığı mobil uygulaması üzerinden canlı yüz veya NFC doğrulaması yapılabileceği, uygulamanın kullanılamaması halinde ise İl Göç Müdürlüklerinde yüz veya parmak izi biyometrisi kullanılarak kimlik doğrulamasının gerçekleştirileceği hüküm altına alınmıştır.
  • Yabancı Misyon Kimlik Kartı sahiplerinin e-Devlet şifresiyle sisteme giriş yapabilmesine ve Dışişleri Bakanlığı kayıtları üzerinden statülerinin teyit edilerek kimlik doğrulaması yapabilmelerine imkân tanınmıştır.
  • Teknik düzenlemeler çerçevesinde, mevzuattaki "TCKK" ibareleri "TEKB" olarak değiştirilmiş ve başvuru süreçlerinde kullanılacak veri boyutu sınırı 10 MB'dan 2 MB'a düşürülmüştür.

Yönetmelik, 25 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Yönetmelik'in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Amme Alacaklarının Tahsilinde Teminatsız Tecil Tutarının Yeniden Belirlenmesine Dair Cumhurbaşkanı Kararı Yayımlanmıştır

 

12 Haziran 2026 tarihli ve 11414 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı (“Karar”) 13 Haziran 2026 tarihli ve 33279 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.

Karar kapsamında özetle aşağıdaki düzenleme gerçekleştirilmiştir:

  • 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 48'inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan teminatsız tecil tutarında değişikliğe gidilmiştir.
  • Yapılan düzenlemeyle, kamu alacaklarının tecilinde (ertelenmesinde) zorunlu teminat aranmaksızın işlem yapılabilecek azami tutar 10 milyon TL olarak belirlenmiştir.

Karar, Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.

Karar'ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 58) Yayımlanmıştır

 

Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) tarafından hazırlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 58)  (“Tebliğ”) 16 Haziran 2026 tarihli ve 33282 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.

Tebliğ kapsamında özetle aşağıdaki düzenlemeler gerçekleştirilmiştir:

  • Daha önce yalnızca Türkiye Diyanet Vakfı mülkiyetindeki taşınmazlarla sınırlı olan istisna kapsamı genişletilmiş olup, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yönetilen ve temsil edilen mazbut vakıfların mülkiyetindeki taşınmazlar da bu kapsama dâhil edilmiştir.
  • Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflarca kurulan yükseköğretim kurumları tarafından işletilen hastane, klinik, dispanser, kan bankası, laboratuvar gibi çeşitli kuruluşlarca sunulan teslim ve hizmetlerin 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren genel esaslara göre KDV'ye tabi tutulacağı belirtilmiştir. Ancak, söz konusu kuruluşların doğrudan ilgili vergi muafiyetli vakıf tarafından işletilmesi halinde mevcut KDV istisnası uygulanmaya devam edecektir.
  • KDV mevzuatında yer alan sosyal amaçlı faaliyet istisnaları, bağış uygulamaları ile dernek ve vakıflara ilişkin hükümlerin kapsamına "Darülaceze" ibaresi açıkça eklenmiş ve kurum, KDV istisnası uygulamalarına dâhil edilmiştir.
  • 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında kamu yararı bulunan durumlarda, kamulaştırılan taşınmazların kamulaştırmayı yapan Devlet veya kamu tüzel kişilerine devri KDV'den istisna edilmiştir. Mükelleflerce bu taşınmazların iktisabında yüklenilen ve indirim konusu yapılan KDV'nin, teslimin yapıldığı dönem KDV beyannamesinde indirim hesaplarından çıkarılacağı; çıkarılan bu tutarın gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider veya maliyet olarak dikkate alınacağı düzenlenmiştir.
  • Özel Tüketim Vergisi Kanunu kapsamında teminat karşılığı ithal edilen mallarda, teminat hesabına esas alınan ÖTV üzerinden ödenen KDV'nin ihracat nedeniyle iade hesabına dâhil edilmesi durumunda, azami iade edilebilir tutarı aşan KDV için vergi inceleme raporu beklenmeden genel esaslara göre iade yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.

Tebliğ'in;

  • Vergi muafiyetli vakıf üniversitelerine ilişkin maddesi 1 Ocak 2027 tarihinde,
  • Kamulaştırılan taşınmazların devrine ilişkin istisna maddesi 1 Haziran 2026 tarihinden geçerli olmak üzere Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte,
  • Diğer tüm hükümleri ise Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihinde,

yürürlüğe girmiştir.

Tebliğ'in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Tahsilat Genel Tebliği (Seri:B Sıra No:20) Yayımlanmıştır

 

Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) tarafından hazırlanan Tahsilat Genel Tebliği (Seri:B Sıra No:20) (“Tebliğ”) 16 Haziran 2026 tarihli ve 33282 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.

Tebliğ kapsamında özetle aşağıdaki düzenlemeler gerçekleştirilmiştir:

  • Vergi dairesince takip edilen ve vadesi 5 Haziran 2026 tarihi ve öncesi olan tüm amme alacaklarının (özel tüketim vergisi ve 2026 yılı geçici vergisi ile bunlara bağlı ceza ve fer'iler hariç) taksitlendirilebilmesine imkân sağlanmıştır. Bu imkândan yararlanılabilmesi için 31 Ağustos 2026 tarihine kadar başvurulması ve taksitlerin Eylül/2026 ayından başlamak üzere aylık eşit taksitler halinde ödenmesi zorunlu tutulmuştur.
  • Borçların; borçlunun çok zor durum hali, alacağın türü ve hukuki statüsü dikkate alınarak 72 aya kadar taksitlendirilebilmesi öngörülmüştür. (Banka ve sigorta muameleleri vergisi ile katma değer vergisinden olan borçların ise azami 12 eşit taksitte ödenebileceği belirtilmiştir).
  • Tebliğ kapsamında tecil edilen borçlara yıllık cari oran olan %39 yerine %29 oranında tecil faizi uygulanacaktır.
  • Halihazırda taksitlendirmeleri devam eden veya taksitlendirme talepleri değerlendirme aşamasında olan borçluların da 31 Ağustos 2026 tarihine kadar başvuru yapmaları şartıyla kalan taksitleri için bu yeni düzenlemeden (%29 indirimli faiz oranından ve yeni taksit sürelerinden) yararlanabilmeleri mümkün kılınmıştır.
  • Asıl borçlunun yanında amme borcunun ödenmesinden sorumlu olan mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi kişilerin de sorumlu oldukları tutarlar için yazılı başvuru ile bu Tebliğ'den yararlanabileceği düzenlenmiştir.
  • 10 milyon TL'yi aşmayan amme alacakları için teminat aranmayacağı; bu tutarı aşan borçlar için ise aşan kısmın yarısı değerinde teminat alınacağı belirtilmiştir.
  • Taksitlendirilen borçların en az %10’unun ödenmiş olması şartıyla, söz konusu borç tutarına "borç durumunu gösterir belgede" yer verilmeyeceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, motorlu taşıtlara ilişkin taksitlendirilmiş borçların (tecil ihlal edilmediği sürece) araçların fenni muayenelerinin yapılmasına engel teşkil etmeyeceği, ancak aracın satış veya devrinin yapılabilmesi için tecil edilen tüm borcun ödenmesi gerektiği düzenlenmiştir.

Tebliğ, Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.

Tebliğ'in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2019/1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Yayımlanmıştır

 

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2019/1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (“Tebliğ”) 16 Haziran 2026 tarihli ve 33282 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.

Tebliğ kapsamında özetle aşağıdaki düzenlemeler gerçekleştirilmiştir:

  • Tesislerin genel mahallerinde müzik kullanılması halinde, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında faaliyet gösteren ilgili federasyonlardan müzik lisans belgesinin alındığını gösterir belgenin yetkilendirme başvurularına eklenmesi zorunluluğu getirilmiştir. Yetkili federasyonlar ve söz konusu belgenin alınmasına ilişkin usul ve esasların Bakanlıkça belirleneceği ifade edilmiştir.
  • Tebliğ'in 18. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, daha önce yer alan "Bakanlığın denetiminde olduğuna" ibaresi, "sınıfının Bakanlıkça belirlendiğine" şeklinde güncellenmiştir.
  • Müzik lisans belgesini Bakanlığa ibraz etme zorunluluğu getirilen tesislerden (konaklama tesisleri hariç), bu düzenleme yürürlüğe girmeden önce kısmi turizm işletmesi belgesi veya turizm işletmesi belgesi almış olanlara bir geçiş süreci öngörülmüştür. Buna göre, söz konusu tesislerin müzik lisans belgesini en geç 31 Aralık 2026 tarihine kadar almaları zorunlu kılınmıştır.
  • Yapılacak denetimlerde lisans alma zorunluluğuna uymadığı tespit edilen tesisler hakkında Kanun hükümleri kapsamında işlem yürütüleceği vurgulanmıştır.

Tebliğ, Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.

Tebliğ'in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Saygılarımızla,

Zümbül Hukuk ve Danışmanlık

info@zumbul.av.tr

İnternet sitemizde bulunan her türlü bilgi ve belge Avukatlık Kanunu ve ilgili diğer mevzuat ile Türkiye Barolar Birliği’nin Avukatlık Meslek Kuralları dikkate alınarak Zümbül Hukuk ve Danışmanlık tarafından yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, bu yayınlarda kesinlikle reklam ve/veya ticari amaç güdülmemiştir. İnternet sitemizdeki her türlü bilgi ve belge genel geçer nitelikte olup hiçbir suretle bu yayınların eksiksiz, doğru, güncel ve güvenilir olduğu garanti ve taahhüt edilmemektedir. İnternet sitemizde yer verilen yayınlardaki bilgilerle ilgili olarak bir avukata/uzmana danışmadan söz konusu bilgi ve belgelere dayanılarak hareket edilmemelidir. İnternet sitemizdeki yayınlarda yer verilen linkler kamuya açık kaynaklardan elde edilerek yalnızca ziyaretçilerin diğer bilgi ve belgelere ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla bulunmaktadır. Bu linkler hiçbir şekilde link verilen kişi, kurum ve kuruluşları tavsiye ve/veya onay anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki yayınlar hiçbir şekilde hukuki danışmanlık sunulması veya internet sitemize herhangi bir suretle ulaşan ziyaretçiler ile avukat-müvekkil ilişkisi oluşturulduğu anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki tüm içerikler Zümbül Hukuk ve Danışmanlık mülkiyetindedir ve hiçbir içerik yazılı izin alınmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve atıf yapılmadan kullanılamaz.