Bultenler
Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler
- 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı Yayımlanmıştır
10525 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı (“Karar”) ile 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nın (“Yıllık Program”) onaylanmasına karar verilmiş olup Karar 33062 (Mükerrer) sayılı ve 30 Ekim 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda, makroekonomik, mali ve sektörel politikalara ilişkin öncelikler ile bu politikaların uygulanmasına yönelik adımlar belirlenmiştir.
Programda, On İkinci Kalkınma Planı’nda yer alan “İstikrarlı Büyüme, Güçlü Ekonomi”, “Yeşil ve Dijital Dönüşümle Rekabetçi Üretim”, “Nitelikli İnsan, Güçlü Aile, Sağlıklı Toplum”, “Afetlere Dirençli Yaşam Alanları, Sürdürülebilir Çevre” ve “Adaleti Esas Alan Demokratik İyi Yönetişim” eksenleri doğrultusunda, ülke kalkınmasının sağlanması ve toplum refahının artırılması temel amacıyla belirlenen hedef, politika, tedbir ve performans göstergelerine yer verilmiştir.
Somut, ölçülebilir ve bir yıllık zaman dilimi içerisinde tamamlanabilecek faaliyet, proje ve işlemlerden oluşan Yıllık Program tedbirlerinin, üçer aylık dönemler halinde izlenip değerlendirileceği; belirlenen politikaların somut bir çerçevede hayata geçirilmesinin ise etkin biçimde takip edileceği ifade edilmiştir.
Yıllık Program’da, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü ile uyumlaştırılmasına yönelik çalışmaların tamamlanacağı belirtilmiştir. Ayrıca Program kapsamında;
- Yapay zeka uygulamalarına ilişkin etik ve hukuki çerçevenin oluşturulmasına yönelik çalışmaların yürütüleceği,
- Yargılama süreçlerini desteklemek amacıyla yapay zeka temelli öneri sistemlerinin geliştirileceği,
- Avrupa Birliği’nin Şebeke ve Bilgi Güvenliği Direktifi ile uyum sağlanması suretiyle ulusal siber güvenliğin güçlendirilmesine yönelik düzenlemelerin yapılacağı,
- Avrupa Birliği Siber Dayanıklılık Yasası ve ilgili düzenlemeler göz önünde bulundurularak siber güvenlik alanında gerekli ikincil mevzuat çalışmalarının gerçekleştirileceği,
- Dijital pazarlarda ortaya çıkan pazar aksaklıkları ve adil olmayan uygulamalarla mücadele edilmesi amacıyla rekabet mevzuatının Avrupa Birliği müktesebatıyla uyumlu şekilde güncelleneceği,
- Ulusal Veri Stratejisi ve Eylem Planı’nın hazırlanarak uygulamaya geçirileceği,
- Kamu verilerinin paylaşımına ilişkin hukuki altyapının oluşturulacağı ve ulusal açık veri portalının faaliyete geçirileceği
hususlarına yer verilmiştir.
Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Maden Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayımlanmıştır
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından Maden Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 30 Ekim 2025 tarihli ve 33062 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Yönetmelik ile 11/12/2022 tarihli ve 32040 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maden Yönetmeliği’nde özetle aşağıdaki değişiklikler gerçekleştirilmiştir;
- Teminat ve bedel oranlarında düzenlemeler gerçekleştirilmiştir.
- İşletme ruhsat bedeli ile rehabilitasyon bedeli ilişkilendirilmiş, rehabilitasyon bedelinin yatırılması şartı getirilmiştir.
- Çevre ile uyum teminatı uygulaması kaldırılmış, bunun yerine rehabilitasyon bedeli getirilmiştir. Ruhsat bedel oranı %50’den %70’e çıkarılmış, rehabilitasyon bedelinin ise her yıl ocak ayı sonuna kadar yatırılması zorunlu hale getirilmiştir.
Bedelin süresinde yatırılmaması halinde ruhsat iptali söz konusu olacaktır. - Müracaat işlemleri artık elektronik sistem üzerinden yapılacak, ihale talepleri e-Maden sistemi aracılığıyla değerlendirilecektir.
- Arama ruhsatı başvurusunda bulunanların, başvuru tarihinden itibaren iki ay içinde taahhütname, ön inceleme raporu, mali yeterlilik belgeleri ve projelerini sunmaları zorunlu hale getirilmiştir. Ayrıca, mali yeterlilik ve yatırım teminatı uygulamaları da güçlendirilmiştir.
- Arama döneminde öngörülen faaliyetlerin en az %50’sinin yerine getirilmemesi durumunda ruhsat iptal edilecektir. Artık üç boyutlu rezerv raporu hazırlanması zorunlu hale getirilmiş, sondaj verilerinin dijital olarak e-Maden sistemine işlenmesi şartı getirilmiştir.
- ÇED, orman, kültür varlıkları veya turizm alanı izinleri tamamlanmadan ruhsat düzenlenemeyecektir.
- Ruhsat süresi uzatımı için, işletme projesinde öngörülen üretimin en az %15’inin gerçekleştirilmiş olması gerekmektedir.
- Denetimler artık en az iki kişilik mühendis heyeti tarafından gerçekleştirilecektir.
Ruhsat sahipleri, faaliyetlerine ilişkin mali belgeleri ve raporları denetimlere sunmakla yükümlüdür. - Devlet ormanlarında yürütülecek maden arama ve işletme izinleri artık e-Devlet üzerinden alınabilecektir. Bu alanlar için 24 ay süreyle bedelsiz izin uygulaması getirilmiştir.
- İşletme izni verildikten sonra en geç altı ay içinde ruhsat sahiplerinin ISO 45001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi Belgesi edinmeleri zorunlu hale getirilmiştir.
Yönetmelik Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Rekabet Kurumu Tarafından Lojistik ve Tedarik Zinciri Çözümleri Alanındaki Bir Devralma İşlemine Sunulan Taahhütler Çerçevesinde İzin Verilmiştir
Rekabet Kurulu (“Kurul”) tarafından, 23.10.2025 tarihli ve 25-40/967-560 sayılı Karar (“Karar”) ile lojistik ve tedarik zinciri çözümleri alanında faaliyet gösteren bir teşebbüsün, yine bu alanda faaliyet gösteren ve başka bir grup tarafından kontrol edilen bir teşebbüs tarafından devralınması işlemine, ön inceleme sürecinde sunulan taahhütler çerçevesinde izin verilmiştir.
Kurul tarafından yapılan değerlendirmede, işlemin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“Kanun”) 7. maddesi çerçevesinde piyasadaki etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucuna yol açabileceği değerlendirilmiştir.
İşlem neticesinde ortaya çıkan rekabet karşıtı endişelerin giderilmesi amacıyla, devralan tarafça davranışsal çözümler içeren bir taahhüt metni sunulmuştur. Kurul tarafından kabul edilen ve Karar’a esas teşkil eden bu taahhütler uyarınca;
- İşlemin tamamlanmasını takip eden bir yıllık süre içerisinde, sağlayıcı değiştirmek isteyen müşterilere, talep etmeleri halinde 12 aylık bir geçiş dönemi boyunca hizmet sağlanması ve 31.12.2025 tarihine kadar sözleşmesi sona eren müşteriler bakımından da 12 aylık süre boyunca geçiş dönemi hizmetlerinin sunulması,
- İşlemin tamamlanmasını takip eden iki yıllık süre içerisinde rakiplerin talebinin bulunması halinde birleşik teşebbüsün mevcut dağıtım ağı hizmetinin adil, makul ve ayrımcı olmayan şartlar ve fiyatlarla ilgili rakiplere sunulması,
- İşlemin tamamlanmasını takip eden bir yıl boyunca birleşik teşebbüsün mevcut müşterileri ile olan tüm sözleşmelerinin mevcut hüküm ve koşullarıyla kesintisiz ve değişiklik yapılmaksızın tam olarak yürürlükte kalması,
- Birleşik teşebbüsün mevcut sözleşmelerine ve işlemin tamamlanmasını takip eden bir yıllık süre içerisinde akdedilecek yeni sözleşmelere, en az üç aylık bildirim süresine tabi olmak koşuluyla müşterilere fesih hakkı tanınmasına yönelik bir hüküm eklenmesi, fesih halinde (bir numaralı taahhüt maddesine konu olan) geçiş dönemi hizmetlerinin sunulması ve revize edilecek sözleşmelerdeki değişikliklerin işlemin tamamlanmasını takiben 120 gün içerisinde Kurum’a tevsik edilmesi,
- Birleşik teşebbüsün, işlemin tamamlanmasını takip eden bir yıllık süre içerisinde yurt içi taşımacılık ve depolama hizmetine ilişkin fiyatlarını mevcut sözleşme şartlarında öngörülen sınırların ötesinde artırmaması,
- İşlemin tamamlanmasını takip eden iki yıllık süre içerisinde, müşterilerin başta depolama ve dağıtım olmak üzere farklı sözleşmeli lojistik hizmetlerini birlikte almasının zorunlu tutulmaması,
- Birleşik teşebbüsün tüm taahhütleri internet sitesinde duyurması, kamuoyunu bilgilendirmesi ve mevcut müşterilere işlemin tamamlanmasını takiben otuz gün içinde bilgilendirme duyuruları gönderilmesi,
- İşlemin tamamlanmasını takip eden otuz gün içerisinde Kurum tarafından onaylanan bağımsız bir denetçi atanması ve ilgili denetçinin iki yıl boyunca altı aylık periyotlarla birleşik teşebbüsün taahhütlere uyumuna ilişkin uyum raporları sunması
taahhüt edilmiştir.
Karar ile, sunulan taahhütlerin işlemin yol açacağı rekabet sorunlarını gidermeye elverişli, kısa sürede yerine getirilebilir ve etkili şekilde uygulanabilir olması dolayısıyla, devralma işlemine söz konusu taahhütler çerçevesinde izin verilmiştir.
Ayrıca, söz konusu davranışsal taahhütlerin yükümlülük teşkil edeceğine ve bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi durumunda taraflar hakkında Kanun’un 17. maddesinde öngörülen idari para cezasının uygulanmasına karar verilmiştir.
Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- TCMB Tarafından Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirasına Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ (Sayı: 2023/5)’de Değişiklik Yapılmıştır
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (“TCMB”) tarafından hazırlanan Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirasına Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ (Sayı: 2023/5)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2025/26) (“Tebliğ”) 01.11.2025 tarihli ve 33064 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Tebliğ’e göre;
- 2023/5 sayılı Ana Tebliğ'in Geçici 1. Maddesi, firmaların yurt dışı kaynaklı dövizlerini TL'ye dönüştürmeleri halinde yararlandıkları döviz dönüşüm desteği oranının %2 yerine %3 olarak uygulanmasını düzenlemektedir.
- Geçici 1. Maddede yer alan ve %3'lük oranın son uygulama tarihini belirten 31/10/2025 ibaresi, 30/4/2026 (bu tarih dahil) şeklinde değiştirilmiştir.
- Bu değişiklik neticesinde, döviz dönüşüm desteği oranının %3 olarak uygulanmasına ilişkin süre, 30 Nisan 2026 tarihine kadar uzatılmış bulunmaktadır.
Tebliğ, Resmi Gazete'de yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girmiştir.
Tebliğ'in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler Tebliği Yayımlanmıştır
Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı tarafından hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler Tebliği (“Tebliğ”) 04.11.2025 tarihli 33067 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Tebliğ’de özetle aşağıdaki hususlara değinilmiştir:
- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (“Tarife”) hükümleri ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu (“Kanun”) hükümleri; mahkemelerde, tüm hukukî yardımlarda ve taraflar arasındaki uyuşmazlıkları sonlandıran her türlü merci kararlarında uygulanacaktır. Ayrıca, kanun gereği mahkemelerce karşı tarafa yükletilmesi gereken avukatlık ücretinin belirlenmesi ve takdirinde de bu Tarife esas alınacaktır.
- Tarife altında vekâlet ücreti kararlaştırılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Taraflar arasında akdî avukatlık ücretinin kararlaştırılmaması veya geçersiz sayılması durumunda, dava konusu edilen tutar üzerinden bu Tarife gereğince hesaplanacak avukatlık ücretinin altında bir ücrete hükmedilemeyecektir.
- Avukatlık ücretinin takdirinde, hukukî yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınacaktır.
- Tarifede belirtilen avukatlık ücreti, dava dışındaki işler için hukukî yardımın tamamlanmasına, davada ise kesin hükmün elde edilmesine kadar olan bütün iş ve işlemlerin karşılığı olarak kabul edilmektedir. Avukat tarafından takip edilen dava veya işle ilgili olarak düzenlenen dilekçeler ve yapılan diğer işlemler için ayrı bir ücret talep edilemeyecektir.
- Ancak, icra takipleriyle, Yargıtay, Danıştay ve Sayıştayda temyizen ve bölge idare ile bölge adliye mahkemelerinde istinaf başvurusu üzerine görülen işlerin duruşmaları ayrı ücrete tabi tutulacaktır.
- Yargı yerlerince karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin, Tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacaktır. Bu ücretin belirlenmesinde avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi gibi hususlar göz önünde bulundurulacaktır. Aynı hukukî yardımın birden çok avukat tarafından yapılması durumunda, karşı tarafa bir avukatlık ücretinden fazlası yükletilmeyecektir.
- Hangi aşamada olursa olsun, dava veya icra takibini kabul eden avukatın, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretin tamamına hak kazandığı belirtilmiştir.
- Anlaşmazlığın; davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilmesi durumunda, belirlenen ücretlerin yarısına hükmolunur; ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilmesi durumunda ise tamamına hükmolunacaktır. Bu kural, yargı mercileri tarafından hesaplanan akdî avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmayacaktır.
- Ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar davanın nakli, açılmamış sayılması, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesinden sonra başka bir mahkemede yargılamaya devam edilmemesi durumlarında Tarife’de yazılı ücretin yarısına; ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda ise tamamına hükmolunacaktır. Ancak kanunlar gereği gönderme, yeni mahkemeler kurulması veya iş bölümü itirazı gibi nedenlerle verilen tüm gönderme kararları nedeniyle görevsizlik, gönderme veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda avukatlık ücretine hükmedilmeyecektir.
- Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenecektir. Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği kayıt altına alınmıştır. Bu davaların tamamının reddedilmesi durumunda ise avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacaktır. Maddi tazminat istemli davaların kısmen reddinde de benzer şekilde, karşı taraf vekili yararına hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyecektir.
- İcra ve İflas Müdürlüklerindeki hukukî yardımlara ilişkin avukatlık ücreti, takibin sonuçlanmasına kadar yapılan bütün işlemlerin karşılığıdır. Konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenecektir. Ancak, takip miktarı 56.250,00 TL’ye kadar olan icra takiplerinde maktu ücret uygulanmakta olup bu ücret asıl alacağı geçememektedir. Borçlu, ödeme süresi içerisinde borcunu öderse, belirlenecek ücretin dörtte üçü takdir edilecektir.
- Tarife Resmî Gazete'de yayımlandığı tarih itibariyle yürürülüğe girecektir.
Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Tarife’nin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Fransız Veri Koruma Otoritesi Tarafından Apple’a Kişiselleştirilmiş Reklam Ayarlarında Geçerli Rıza Almadığı Gerekçesiyle Verilen İdari Para Cezası Fransa Yüksek İdare Mahkemesi Tarafından Onanmıştır
Fransız Veri Koruma Otoritesi (“CNIL”) tarafından SAN-2022-025 numaralı Karar ile Apple Distribution International Limited’e (“Veri Sorumlusu”) verilen 8.000.000 avro tutarındaki idari para cezası, Fransa Yüksek İdare Mahkemesi (“Yüksek Mahkeme”) tarafından 15.10.2025 tarihli Karar (“Karar”) ile onanmıştır.
Karar özetle aşağıdaki gibidir:
- İlgili hukuki süreç, ilgili kişinin Veri Sorumlusu’nun işletim sistemlerindeki “kişiselleştirilmiş reklam” ayarlarına ilişkin şikâyeti üzerine başlatılmıştır. Şikâyete göre, bu ayarın varsayılan olarak etkinleştirildiği ve ilgili kişinin bu yolla ilgili kişilerin verilerini rızaları olmaksızın kişiselleştirilmiş reklamcılık amacıyla işlediği iddia edilmiştir.
- CNIL tarafından yapılan incelemede, Fransız Veri Koruma Kanunu’nun 82. maddesinin ihlal edildiği tespit edilmiştir. CNIL geçerli bir rıza toplanmadığına hükmetmiştir; zira:
- Reklamcılık ayarı varsayılan olarak etkinleştirilmiştir.
- Kişiselleştirilmiş reklamcılık ayarının, iPhone ayarları içerisinde "çok derine gömülü" olduğu (kullanıcıların ayarı devre dışı bırakmak için çok fazla adım izlemek zorunda kalması) değerlendirilmiştir.
- Ayrıca, söz konusu veri işleme faaliyetinin, çevrimiçi bir iletişim hizmetinin sağlanması için kesinlikle gerekli olmadığı gerekçesiyle, Kanun'un 82. maddesinde belirtilen rıza istisnalarının uygulanamayacağı ifade edilmiştir.
- Veri Sorumlusu tarafından, CNIL kararının iptali ve e-Gizlilik Direktifi kapsamında bazı soruların Avrupa Birliği Adalet Divanına (“AAD”) ön karar için havale edilmesi talebiyle temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
Yüksek Mahkeme tarafından yapılan değerlendirmede:
- AB hukukunun uygulanması hususunda makul bir şüphe bulunmadığı belirtilerek, AAD’ye soru yöneltilmesi talebinin (ön karar prosedürü) başlatılmasına gerek görülmemiştir.
- Veri işleme faaliyetlerinin Fransa'da yerleşik şirketler (Apple Retail France ve Apple France) aracılığıyla yürütüldüğü dikkate alındığında, CNIL’in idari para cezası tesis etme konusunda yetkili olduğuna hükmedilmiştir.
- CNIL’in gerekçeleri Yüksek Mahkeme tarafından da benimsenmiş ve Veri Sorumlusu’nun, Veri Koruma Kanunu’nun 82. maddesini ihlal ettiği teyit edilmiştir. Veri Sorumlusu’nun reklamcılık amacıyla rızanın gerekli olmadığı yönündeki savunmaları kabul edilmemiştir.
Netice itibarıyla, Veri Sorumlusu'nun temyiz başvurusu reddedilmiş ve CNIL tarafından verilen 8.000.000 € tutarındaki idari para cezası onanmıştır.
Karar’ın tam metnine (İngilizce) buradan ulaşabilirsiniz.
Saygılarımızla,
Zümbül Hukuk ve Danışmanlık
İnternet sitemizde bulunan her türlü bilgi ve belge Avukatlık Kanunu ve ilgili diğer mevzuat ile Türkiye Barolar Birliği’nin Avukatlık Meslek Kuralları dikkate alınarak Zümbül Hukuk ve Danışmanlık tarafından yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, bu yayınlarda kesinlikle reklam ve/veya ticari amaç güdülmemiştir. İnternet sitemizdeki her türlü bilgi ve belge genel geçer nitelikte olup hiçbir suretle bu yayınların eksiksiz, doğru, güncel ve güvenilir olduğu garanti ve taahhüt edilmemektedir. İnternet sitemizde yer verilen yayınlardaki bilgilerle ilgili olarak bir avukata/uzmana danışmadan söz konusu bilgi ve belgelere dayanılarak hareket edilmemelidir. İnternet sitemizdeki yayınlarda yer verilen linkler kamuya açık kaynaklardan elde edilerek yalnızca ziyaretçilerin diğer bilgi ve belgelere ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla bulunmaktadır. Bu linkler hiçbir şekilde link verilen kişi, kurum ve kuruluşları tavsiye ve/veya onay anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki yayınlar hiçbir şekilde hukuki danışmanlık sunulması veya internet sitemize herhangi bir suretle ulaşan ziyaretçiler ile avukat-müvekkil ilişkisi oluşturulduğu anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki tüm içerikler Zümbül Hukuk ve Danışmanlık mülkiyetindedir ve hiçbir içerik yazılı izin alınmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve atıf yapılmadan kullanılamaz.
Türkçe
English