Bultenler
Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler Bülteni
- Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmıştır
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından hazırlanan, Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 05.02.2025 tarihli ve 32832 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Yönetmelik’e göre;
- Az tehlikeli sınıfta yer alan kamu kurumları ile 10’dan az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde ilk defa verilecek temel eğitimler ve tekrar verilecek temel eğitimler uzaktan eğitim yöntemi kullanılarak verilebilecektir.
- 10 ve üzeri çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan özel işyerleri ile tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde ilk defa verilecek temel eğitimler hariç çalışanlara tekrar verilecek temel eğitimler işveren tarafından işe ve işyerine özgü içeriğin hazırlanması ve gerekli uzaktan eğitim yönetim sisteminin sağlanması halinde uzaktan eğitim yöntemi kullanılarak verilebilecektir.
- Uzaktan eğitim yönetim sistemi ile verilen eğitimler, az tehlikeli sınıfta yer alan kamu kurumları ile 10’dan az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde senkron veya asenkron; 10 ve üzeri çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan özel işyerleri ile tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde ise senkron yapıda olacaktır.
- Az tehlikeli sınıfta yer alan kamu kurumları ile 10’dan az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde verilecek temel eğitim programının içeriği işe özgü olarak hazırlanacaktır.
- 10 ve üzeri çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan özel işyerleri ile tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde verilecek temel eğitim programının içeriği ise katılımcıların eğitim seviyelerine uygun, işe ve işyerine özgü, çalışanların bildikleri, tanıdıkları iş ve çalışma ortamı ögeleri kullanılarak hazırlanacaktır.
Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girmiştir.
Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- İşyerlerinde İşveren veya İşveren Vekili Tarafından Yürütülecek İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerine İlişkin Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmıştır
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından hazırlanan, İşyerlerinde İşveren veya İşveren Vekili Tarafından Yürütülecek İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 05.02.2025 tarihli ve 32832 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Yönetmelik’e göre;
- Yönetmelik’te belirtilen eğitimi tamamlayan işveren veya işveren vekilleri, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatında iş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimine verilen görevleri, işe giriş ve periyodik muayeneler ve tetkikler hariç olmak üzere iş güvenliği uzmanı veya işyeri hekimi görevlendirme şartı olmaksızın yürütebilecektir.
- “İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerinin Yürütümüne İlişkin İşveren veya İşveren Vekili Eğitimi Tamamlama Belgesi” bulunan işverenler, toplam çalışan sayısının 50’den az olması şartıyla kendilerine ait az tehlikeli sınıfta yer alan aynı il sınırları içerisindeki birden fazla işyerinin iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini üstlenebilecektir. İşveren vekilleri ise tam süreli hizmet akdi ile çalıştıkları yalnızca tek bir işyerinin iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini üstlenebilecektir.
- Kanun kapsamında alınması gereken sağlık raporları işyeri hekiminden alınacaktır. 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli işyerleri için ise çalışan sağlığı merkezinden (ÇASMER), aile hekimlerinden veya diğer kamu sağlık hizmeti sunucularından da alınabilecektir.
- İşveren veya işveren vekillerine verilecek eğitimler; üniversiteler, kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları veya işçi ve işveren kuruluşları tarafından Bakanlıkla protokol yapmak suretiyle verilecektir.
Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girmiştir.
Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi ile İlgili 2025/3 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi Yayımlanmıştır
İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi ile İlgili 2025/3 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi (“Genelge”) 6.03.2025 tarihli ve 32833 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Genelge’de özetle aşağıdaki hususlar düzenlenmiştir;
- Çalışanların motivasyonunun artırılması, hizmetlerin etkin bir şekilde yürütülmesi, sağlıklı, güvenli ve barışçıl bir çalışma ortamının oluşturulması amaçlanarak hazırlanmıştır.
- Psikolojik tacize maruz kalan çalışanlar aşağıdaki platformlara başvurarak yardım ve destek talep edebilecektir;
- Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi
- Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonu
- ALO 170
- Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu yeniden yapılandırılmıştır. Kurul ülke çapında politikalar belirleyecek, eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerini koordine edecek ve kamuoyunu bilinçlendirme çalışmaları yürütecektir.
- İşyerlerinde psikolojik taciz iddialarının araştırılması ve soruşturulmasında gizliliğin ve şahısların özel hayatlarının korunmasına ve gerçeğe aykırı psikolojik taciz iddialarıyla kurum ve kuruluşların itibar ve saygınlıklarına zarar verilmemesine özen gösterilmesi özellikle vurgulanmıştır.
- Araştırma ve soruşturma işlemleri azami itina ve hassasiyet gösterilerek ivedilikle yürütülecektir.
- Toplu iş sözleşmelerine ve toplu sözleşmelere psikolojik taciz hususunda önleyici ve koruyucu nitelikte hükümler bulundurulmasına dikkat edilecektir.
- Menkul Kıymet Sözleşmelerindeki Bedelin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ Yayımlanmıştır
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2025-32/72) (“Tebliğ”) 6.03.2025 tarihli ve 32833 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Tebliğ ile getirilen değişiklikler özetle aşağıdaki şekildedir;
- Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri; taşıt satış sözleşmeleri dışında kalan menkul satış sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkün hale getirilmiştir.
- Tebliğ ile işbu sözleşmelerde sözleşme konusu ödeme yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden yerine getirilmesine ve kabul edilmesine ilişkin Nisan 2022 yılında yapılan değişiklik ile düzenlenmiş olan zorunluluk yürürlükten kaldırılmıştır. Böylece işbu sözleşmelerden kaynaklanan ödeme yükümlülükleri artık döviz cinsinden veya dövize endeksli bir şekilde kararlaştırılabilecektir.
Tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Kapsamında Uygulanan İdari Para Cezalarına İlişkin Uzlaşma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayımlanmıştır
Ticaret Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından hazırlanan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Kapsamında Uygulanan İdari Para Cezalarına İlişkin Uzlaşma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 05.03.2025 tarihli 32832 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Yönetmelik ile 30/5/2018 tarihli ve 30436 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Kapsamında Uygulanan İdari Para Cezalarına İlişkin Uzlaşma Yönetmeliği’nde özetle aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır;
- İşbu Yönetmelik artık 6502 sayılı Kanunun 77 nci maddesi uyarınca uygulanmasına karar verilen idari para cezalarının tümünü kapsamaktadır.
- Uzlaşma başvurusu artık komisyonun sekretarya hizmetlerini yürütmekle görevli birimi veya Bakanlık birimine taahhütlü posta ile de gönderilebilecektir.
- Yapılan başvurunun süre açısından değerlendirilmesinde, uzlaşma başvurusunun Bakanlık birimi evrak kaydına girdiği tarih, başvurunun taahhütlü posta ile gönderilmesi halinde ise postaya verildiği tarih esas alınacaktır.
- Komisyonların sekretarya hizmetini yürüten birim tarafından her bir uzlaşma başvurusu için uzlaşma dosyası tutulacaktır. Bu dosyada, uzlaşma görüşmelerinde muhatap tarafından fiziki olarak komisyona ibraz edilen yetki ve temsile ilişkin belgeler ile komisyon tarafından düzenlenen ıslak imzalı tutanaklar fiziki olarak arşivlenecektir. Bu belgeler dışında, elektronik ortamda üretilen ve arşivlenen belgeler ayrıca fiziki olarak arşivlenmeyecektir.
Yönetmelik Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Rekabet Kurumu Tarafından MAÇKOLİK Hakkında Yürütülen Soruşturma Sonuçlandırılmıştır
Çevrim içi spor içeriği alanında faaliyet gösteren MAÇKOLİK hakkında, mobil uygulamaları ve internet sitelerindeki reklam alanlarının kullanımıyla ilgili olarak reklam ofisleriyle imzaladığı reklam satış ve pazarlama sözleşmelerinin 4054 sayılı Kanun’un (“Kanun”) 4. maddesini ihlal edip etmediğini ve çevrim içi görüntülü reklamcılık ve yönlendirme hizmetleri pazarında ayrımcılık yaparak hâkim durumunu kötüye kullanmak suretiyle Kanun’un 6. maddesini ihlal edip etmediğini belirlemek amacıyla, Rekabet Kurulu’nun (“Kurul”) 10.08.2023 tarihli ve 23-37/714-M sayılı kararıyla açılan soruşturma sonuçlandırılmıştır.
Soruşturmaya ilişkin dosyanın 20.02.2025 tarihinde müzakeresi sonucunda;
- MAÇKOLİK’in reklam ve hizmet satışı sözleşmesi kapsamında alıcıları olan reklam ofislerine müşteri sınırlaması getirmek suretiyle Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine ve bu kapsamda MAÇKOLİK’e 7.422.998,17 TL idari para cezası verilmesine,
- MAÇKOLİK’in çevrim içi görüntülü reklamcılık ve yönlendirme hizmetleri pazarında çevrim içi sabit ihtimalli bahis oyunları sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslere yönelik ayrımcılık yaparak hâkim durumunu kötüye kullanmak suretiyle Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiğine ve bu kapsamda MAÇKOLİK’e 5.567.248,63 TL idari para cezası verilmesine,
- MAÇKOLİK’in platformlarında reklam alanlarında yer alan ve çevrim içi sabit ihtimalli bahis oyunları pazarında faaliyet gösteren teşebbüslere karşı ayrıma yol açmayacak şeffaf bir reklam politikası izlemesi ve bu teşebbüsleri rakipleri karşısında ayrıcalıklı bir konuma getirmeyecek şekilde reklam alanlarında rotasyonlu gösterim sağlanması,
- MAÇKOLİK’in platformlarında spor bahislerine yönelik yönlendirme alanlarında yer alan ve çevrim içi sabit ihtimalli bahis oyunları pazarında faaliyet gösteren teşebbüslere karşı ayrıma yol açmayacak şeffaf bir politika izlemesi ve söz konusu bahis oranlarına ilişkin yönlendirmelerde çevrim içi sabit ihtimalli bahis oyunları pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin gösteriminin hiçbir teşebbüse ayrıcalık tanınmayacak şekilde rotasyonlu bir şekilde sıralanmasına ilişkin bir sistem kurulması şeklinde yükümlülük getirilmesine
karar verilmiştir.
Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Rekabet Kurumu Tarafından Sinema ve Dizi Sektörüne Yönelik 4 Ayrı İnceleme Yürütüldüğüne İlişkin Kamuoyu Duyurusu Yayınlanmıştır
Rekabet Kurumu (“Kurum”) tarafından Sinema ve Dizi Sektörüne Yönelik Yürütülen İncelemeler Hakkında Kamuoyu Duyurusu (“Duyuru”) Kurumun 04.03.2025 tarihinde resmi internet sitesinde yayınlanmıştır.
Duyuru özetle aşağıdaki şekildedir:
- Medya ve eğlence endüstrisi, son yıllarda önemli dönüşümler geçirmiş olup, yeni platformlar ve dağıtım yöntemleri içerik üreticileri ve tüketiciler için farklı seçenekler ortaya çıkarmaktadır. Ancak büyük pazar payına sahip ve dikey bütünleşmiş şirketler, rekabeti sınırlayıcı bir rol oynayarak, içerik ve dağıtım alanındaki güçlerini pekiştirmektedir. Bu yapı bağımsız yapımcılar, yazarlar, oyuncular ve diğer sektör bileşenleri için ciddi rekabet engelleri yaratmaktadır.
- Medya ve eğlence sektöründe yüksek pazar payına sahip teşebbüslerin içerik üretimi ve dağıtımını kontrol etmesi, piyasa gücünü artırarak tekelleşme sorununu beraberinde getirmektedir.
- Rekabetin azalmasıyla tüketici seçenekleri daralmakta, fiyatlar yükselmekte ve sektör genelinde bir merkezileşme yaşanmaktadır.
- Anti-rekabetçi uygulamalar, içerik çeşitliliğini ve yaratıcı üretimi kısıtlarken, iş gücü için düşük ücret politikalarını teşvik etmektedir. Bu süreç, sadece sektör çalışanlarını değil, tüketicileri de olumsuz etkilemekte ve demokratik toplum yapısındaki çoğulculuğu tehdit etmektedir.
- Bu nedenlerle Kurum tarafından;
- Sinema gösterimi ve dağıtımı,
- Sinema ve dizi yapımı ile bu yapımların yurt dışı dağıtımı ve YouTube gösterimleri,
- Kast direktörlüğü ve kast ajanslığı/menajerliği
- Abonelik temelli isteğe bağlı video platformları
alanlarında, sinema ve dizi sektörüne (medya ve eğlence endüstrisi) yönelik 4 ayrı inceleme eş zamanlı olarak yürütülmektedir
Duyuru’nun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Rekabet Kurumu: Etki Analizi Raporu 2023-2024
Rekabet Kurumu ("Kurum") Ekonomik Analiz ve Araştırma Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan, Rekabet Kurulu ("Kurul") kararlarının tüketici faydası üzerindeki ölçülebilir ekonomik etkilerin tahminine yönelik olarak 2023-2024 Etki Analizi Raporu ("Rapor”) 06.03.2025 tarihinde yayınlanmıştır.
- GİRİŞ
Rapor, rekabet otoritelerinin faaliyetlerinin ekonomik etkilerini değerlendirmeyi amaçlayan "etki analizi" çalışmalarının bir parçasıdır. Etki analizi çalışmaları bir yandan rekabet otoritelerinin şeffaflık ve hesap verebilirlik prensipleri çerçevesinde faaliyetlerini sürdürme isteğine hizmet ederken diğer taraftan alınan kararların yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi ve bu anlamda kalite kontrolünün sağlanması gibi faydalar sunmaktadır.
Rapor’da; Rekabet Kurulu'nun 2023-2024 dönemine ait kararlarının etkisini incelenerek kartel, dikey anlaşmalar, hakim durumun kötüye kullanılması ve birleşme/devralma işlemlerine dair çeşitli hesaplama yöntemleri kullanılarak, 2023-2024 dönemi için tüketici faydası üzerindeki etki tahmin edilmiştir.
- METODOLOJİ
Rekabet otoriteleri genellikle benzer çerçevelerde etki değerlendirme analizleri yapmakla birlikte standart bir hesaplama yöntemi bulunmamaktadır. Tüm hesaplamalar, rekabet otoritesinin aldığı kararın piyasalardaki ihlali sona erdirdiği ve bu karar alınmasaydı tüketicilerin olumsuz etkileneceği varsayımına dayanmaktadır.
Analizlerde, tüketiciler için ortadan kaldırılan olumsuzluğun sağlanan faydaya eşit olduğu kabul edilerek, bu faydanın hesaplanması amaçlanmaktadır.
Bu hesaplamalar için üç temel veri gerekmektedir:
- Karardan etkilenen ciro,
- Karar sayesinde önlenen tahmini fiyat artış oranı,
- İhlalin önlenmemesi halinde fiyat artışının etkili olacağı süre.
Bu üç değişkenin belirlenmesi, müdahale edilen ihlal türüne göre farklılık göstermektedir. Her ihlal türü için hangi cironun dikkate alınacağı, fiyat artış oranının nasıl hesaplanacağı ve ihlalin ne kadar süreceği farklı şekilde ele alınmaktadır.
- Karteller
Kartellere müdahale sonucu sağlanan tüketici faydası, kartelin rekabet otoritesinin müdahalesi olmaksızın ne kadar süre devam edeceği ve fiyatları ne ölçüde artıracağı varsayımına dayanmaktadır.
Rekabet otoriteleri arasında fiyat artış oranı konusunda büyük oranda bir fikir birliği mevcuttur; çoğu otorite minimum %10 fiyat artışı varsaymaktadır. Ancak, kartelin etkili olacağı sürenin belirlenmesi konusunda otoriteler farklı yaklaşımlar benimsemektedir.
Örneğin, ABD Adalet Bakanlığı (DoJ) ve Hollanda Rekabet Otoritesi (ACM) en fazla 1 yıllık bir etki süresi öngörürken, İngiltere Rekabet Otoritesi (CMA) 6 yıl, Avrupa Komisyonu ise kartelin istikrarına bağlı olarak 1, 3 veya 6 yıl süreyle devam edebileceği varsayımını kullanmaktadır. OECD, dosyaya özgü veri bulunmadığında, 3 yıllık süre varsayımının kullanılmasını önermektedir.
Literatürde yapılan çeşitli çalışmalar kartellerin fiyatları %20’den fazla artırabileceğini göstermektedir. Ancak ihtiyatlı bir yaklaşımla, etki analizlerinde genellikle %10 fiyat artış oranı kabul edilmektedir.
- Yeniden Satış Fiyatının Belirlenmesi (YSFB):
2023 öncesinde YSFB ihlallerine yönelik müdahalelerin tüketici refahı üzerindeki etkisi hesaplamalara dahil edilmemiştir. Ancak YSFB, en ağır dikey kısıtlamalardan biri olarak kabul edilmekte ve tüketicilerin daha düşük fiyatlara erişimini engellediği belirtilmektedir.
Literatürde yapılan araştırmalar, YSFB’nin tüketici fiyatlarını önemli ölçüde artırdığını göstermektedir. Örneğin, bazı çalışmalar YSFB’nin fiyatları %7,4 ila %17 oranında artırdığını ortaya koymaktadır.
- Birleşme ve Devralmalar
Son yıllarda birçok rekabet otoritesi, birleşme ve devralma işlemlerine yönelik düzeltici müdahalelerin sağladığı tüketici faydasını hesaplama yöntemlerini değiştirmiştir.
Tek tip fiyat artış varsayımı yerine, yoğunlaşma simülasyonu kullanılarak fiyat artışı tahmin edilmeye başlanmıştır. Bununla birlikte, bazı rekabet otoriteleri belirli bir fiyat artış oranı varsayımı kullanarak hesaplamalar yapmaya devam etmektedir.
Farklı otoritelerin birleşme/devralma işlemlerinde öngördüğü fiyat artış oranları ve süresi görülmektedir:
Fiyat artış varsayımları %1 ila %5 arasında değişmektedir.
Fiyat artış süresi genellikle 1-2 yıl olarak kabul edilmektedir. Bazı durumlarda ise 7 yıla kadar çıkabilmektedir.
Farklı yaklaşımlar bulunmakla birlikte rekabet otoritelerinin hesaplamalarında birleşme/devralmadan etkilenen pazarın toplam cirosunu esas almaktadırlar.
Muhafazakâr senaryo kapsamında, fiyat artışı %1 ve süresi 1 yıl olarak varsayılmıştır.
OECD kılavuzuna dayalı senaryoda, fiyat artışı %3 ve süresi 2 yıl olarak kabul edilmiştir.
Ciro hesaplamalarında, diğer rekabet otoritelerinden kısmen farklı bir yaklaşım benimsenmiş ve yalnızca işlem taraflarının ciroları dikkate alınmıştır.
- Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması
Rekabet otoriteleri, hâkim durumun kötüye kullanılmasıyla ilgili etki değerlendirmesi yaparken, dosyaya özgü veri yoksa belirli varsayımlar kullanmaktadır.
Avrupa Komisyonu, bu tür kararların sayısının az olması ve gizlilik endişeleri nedeniyle artık bu alandaki etki değerlendirmesi sonuçlarını yayımlamamaktadır.
Farklı otoriteler farklı fiyat artışı varsayımları kullanmaktadır:
OECD, etkilerin olduğundan düşük veya yüksek tahmin edilmesini önlemek için dengeli bir yaklaşım önermektedir.
Rapor’da;
- Muhafazakâr senaryo kapsamında, %1 fiyat artışı ve 1 yıllık etki süresi kabul edilmiştir.
- OECD kılavuzuna dayalı olarak, %5 fiyat artışı ve 3 yıllık süre baz alınarak hesaplamalar tekrar yapılmıştır.
- REKABET KURUMUNUN 2023-2024 DÖNEMİ FAALİYETLERİNİN ETKİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
2023 ve 2024 yıllarında Rekabet Kurulu, toplam 99 ihlal kararı vermiştir.
Bu kararların:
- 93’ü kartel, YSFB ve benzeri dikey anlaşmalara,
- 6’sı ise hâkim durumun kötüye kullanılması eylemlerine ilişkindir.
Ayrıca, 12 birleşme/devralma işlemine, olası rekabet karşıtı etkileri gidermek amacıyla koşullu izin verilmiştir.
Tahmini Faydalar
- Muhafazakâr Senaryo
Muhafazakâr senaryoda, etki analizlerinde kullanılan en düşük fiyat artışı ve en kısa süre varsayımları dikkate alınmıştır.
Karteller ve YSFB için %10 fiyat artışı ve 1 yıl süre, hâkim durumun kötüye kullanılması ve birleşme/devralmalar için %1 fiyat artışı ve 1 yıl süre kabul edilmiştir.
- 2023-2024 yıllarında Rekabet Kurulu müdahaleleri sayesinde tüketicilere sağlanan toplam fayda 77,42 milyar TL olarak hesaplanmıştır.
- 2023 yılı için 48,26 milyar TL, 2024 yılı için 29,16 milyar TL tahmini fayda sağlanmıştır.
- Yıllık ortalama tüketici faydası 38,71 milyar TL olarak hesaplanmıştır.
|
YIL |
TAHMİNİ FAYDA |
|
2023 |
48.26 milyar TL |
|
2024 |
29.16 milyar TL |
|
Toplam (2023-2024) |
77.42 milyar TL |
|
Ortalama (2023-2024) |
38.71 milyar TL |
Karar Türlerine Göre Dağılım:
|
2023-2024 Dönemi |
Tahmini Toplam Fayda |
Yıllık Ortalama Fayda |
|
Karteller ve YSFB |
73.39 milyar TL |
36.69 milyar TL |
|
Hakim Durumun Kötüye Kullanılması |
1.06 milyar TL |
534 milyon TL |
|
Birleşme/Devralmalar |
2.96 milyar TL |
1.48 milyar TL |
|
Toplam |
77.42 milyar TL |
38.71 milyar TL |
- OECD Varsayımları
OECD tarafından önerilen metodoloji kapsamında, fiyat artışı ve süresi için daha yüksek varsayımlar kullanılmıştır:
Karteller ve YSFB için %10 fiyat artışı ve 3 yıl, hâkim durumun kötüye kullanılması için %5 fiyat artışı ve 3 yıl, birleşme/devralmalar için %3 fiyat artışı ve 2 yıl.
- 2023-2024 yıllarında Rekabet Kurulu müdahaleleri sayesinde tüketicilere sağlanan toplam fayda 212,23 milyar TL olarak hesaplanmıştır.
- 2023 yılı için 128,57 milyar TL, 2024 yılı için 83,65 milyar TL tahmini fayda sağlanmıştır.
- Yıllık ortalama tüketici faydası 106,11 milyar TL olarak hesaplanmıştır.
|
YIL |
TAHMİNİ FAYDA |
|
2023 |
128.57 milyar TL |
|
2024 |
83.65 milyar TL |
|
Toplam (2023-2024) |
212.23 milyar TL |
|
Ortalama (2023-2024) |
106.11 milyar TL |
Karar Türlerine Göre Dağılım:
|
2023-2024 Dönemi |
Tahmini Toplam Fayda |
Yıllık Ortalama Fayda |
|
Karteller ve YSFB |
182.52 milyar TL |
91.26 milyar TL |
|
Hakim Durumun Kötüye Kullanılması |
12.75 milyar TL |
6.37 milyar TL |
|
Birleşme/Devralmalar |
16.94 milyar TL |
8.47 milyar TL |
|
Toplam |
212.23 milyar TL |
106.11 milyar TL |
- SONUÇ
Rapor, Rekabet Kurumu’nun 2023-2024 dönemindeki faaliyetlerinin tüketici faydası üzerindeki etkilerini tahmin etmektedir.
- Muhafazakâr senaryo kapsamında, tüketicilerin yıllık ortalama 38,71 milyar TL tasarruf sağladığı hesaplanmıştır.
- OECD metodolojisine göre ise bu faydanın yıllık ortalama 106,11 milyar TL’ye ulaştığı tahmin edilmiştir.
- Rekabet Kurumu’nun faaliyetleri, yıllık bütçe giderinin en az 37,59 katı, OECD metodolojisine göre ise 103,02 katı büyüklüğünde bir ekonomik etki yaratmaktadır.
Bu etki analizi, Kurulun kararlarının parasal olarak ölçülmesine imkân tanıyarak, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine katkı sağlamaktadır. Ayrıca, Rekabet Kurumu’nun ekonomideki kritik rolünü ortaya koyarak rekabet savunuculuğuna önemli bir destek sunmaktadır.
Bu tür çalışmaların azami iki yılda bir tekrarlanması planlanmaktadır.
Rapor’un tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- AYM Tarafından Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un İş Sözleşmelerine İlişkin Maddesinde İptal Kararı Verilmiştir
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı (“AYM”) tarafından 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (“MÖHUK”) 27. maddesinin birinci fıkrasının Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla iptaline ilişkin 2023/158 E. 2024/187 K. sayılı ve 5/11/2024 tarihli kararı (“Karar”), 10 Mart 2025 tarihinde 32837 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Karar'da özetle şu hususlara yer verilmiştir;
- İptale konu olan madde aşağıdaki gibidir;
“MADDE 27 – (1) İş sözleşmeleri, işçinin mutad işyeri hukukunun emredici hükümleri uyarınca sahip olacağı asgarî koruma saklı kalmak kaydıyla, tarafların seçtikleri hukuka tâbidir.
(2) Tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları hâlinde iş sözleşmesine, işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukuku uygulanır. İşçinin işini geçici olarak başka bir ülkede yapması hâlinde, bu işyeri mutad işyeri sayılmaz.
(3) İşçinin işini belirli bir ülkede mutad olarak yapmayıp devamlı olarak birden fazla ülkede yapması hâlinde iş sözleşmesi, işverenin esas işyerinin bulunduğu ülke hukukuna tâbidir.
(4) Ancak hâlin bütün şartlarına göre iş sözleşmesiyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması hâlinde sözleşmeye ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri yerine bu hukuk uygulanabilir.”
- MÖHUK’ta yetkili yabancı hukukun belirli bir olaya uygulanan hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması durumunda bu hükmün uygulanmayacağı ve gerekli görülen hallerde Türk hukukunun uygulanacağı, Türk hukukunun doğrudan uygulanan hükümlerinin kapsamına giren durumlarda Türk hukukunun uygulanacağı belirtilmiştir.
- İptale konu olan hüküm uyarınca yabancılık unsuru taşıyan iş sözleşmelerinde taraflarca hukuk seçiminin yapılmamış olması halinde sözleşmeye işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukuku uygulanabilecektir. Ayrıca işçinin işini geçici olarak yaptığı ülkelerdeki işyeri mutad işyeri olarak kabul edilmeyecektir.
- Tespit edilecek daha sıkı ilişkili hukukun işçiye mutat işyeri hukuku veya sözleşmeyle belirlenen hukuktan daha yüksek standartta bir koruma sağlayabileceği açıkça ortadadır.
- Yabancılık unsuru taşıyan iş sözleşmelerinde hukuk seçiminin mümkün olması halinde işçi ile işveren arasındaki menfaatler dengesinin korunmasına yönelik tedbir alınması devletin pozitif yükümlülükleri kapsamındadır. Hukuk seçimi yapılması durumunda işçinin sahip olacağı haklardan anılan seçim nedeniyle mahrum kalmasını engelleyecek nitelikte düzenlemelerin öngörülmesi gerekmektedir. Daha sıkı ilişkili hukukun işçiye yüksek standartta koruma sağlaması halinde hukuk seçimiyle işçinin bu korumadan mahrum bırakılmasını önleyecek hükümlerin bulunması gerekmektedir.
- İşçinin, işveren karşısında hukuk seçimine yönelik pazarlık imkânı çok daha zayıf ve güçtür.
- İşverenin hukuk seçimi ile daha sıkı ilişkili hukukta öngörülen yükümlülüklerden kurtulması ve işçinin ilgili hukukun korumasından mahrum kalması nedeniyle işçi ve işveren arasında makul bir dengenin sağlanmadığı ortadadır.
- İşbu açıklanan nedenlerle Anayasanın 49. Maddesi uyarınca MÖHUK 27. Maddesinin 1. fıkrasının iptaline ve iptal hükmünün Karar’ın Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren 6 ay sonra yürürlüğe girmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Kadının Güçlenmesi ile İlgili 2025/4 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi Yayımlanmıştır
Kadının Güçlenmesi ile İlgili 2025/4 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi (“Genelge”) 08.03.2025 tarihli ve 32835 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Genelge özetle aşağıdaki gibidir:
- Kadınlara yönelik hizmetlerin etkin şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulu (“Kurul”) oluşturulmuştur.
- Kurul, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı başkanlığında, ilgili bakanlıkların bakan yardımcıları ve çeşitli kamu kurumlarının üst düzey temsilcilerinin katılımıyla teşkil edilmiştir.
- Kurul, yılda en az bir kez toplanmakta olup, gerektiğinde başkanın daveti üzerine toplanabilecektir.
- Kurulu, kadınların ekonomik ve toplumsal hayattaki ilerlemesini desteklemek amacıyla çeşitli çalışmalar yürütecektir. Bu kapsamda, kurumsal mekanizmalar oluşturulacak ve mevcut mekanizmalar güçlendirilecektir.
- Kadınların eğitim, siyaset, ekonomi ve çalışma hayatı gibi alanlardaki ihtiyaçları belirlenerek çözüm önerileri geliştirilecektir.
- Siyasal ve karar alma süreçlerine katılım teşvik edilecek, kadın girişimciliği ve istihdamı desteklenecektir.
- Ayrıca toplumsal farkındalığı artırmaya yönelik programlar teşvik edilerek kadın-erkek eşitliği konusunda duyarlılık sağlanacaktır.
- Kadının güçlenmesine yönelik çalışmaların yerel düzeyde etkin şekilde uygulanmasını sağlamak amacıyla tüm illerde, Vali başkanlığında çeşitli kamu kurumları ve ilgili kuruluşların temsilcilerinden oluşan Kadının Güçlenmesi İl Koordinasyon Kurulları (“İl Kurulları”) oluşturulacaktır.
- İl Kurulları;
- Ulusal düzeyde belirlenen eylem planlarının yerelde tutarlı şekilde uygulanmasını sağlayacak,
- Yerel ihtiyaçları analiz ederek çözüm önerileri geliştirecek,
- Kadınların iş gücüne katılımını izlemek için veri toplayacak ve analizler yapacak,
- Kadınların kamu ve özel sektörde yönetim kademelerinde daha fazla yer alması için farkındalık çalışmaları yürütecektir.
- Kadınların ekonomik ve sosyal hayatta daha güçlü yer almasını sağlamak ve fırsat eşitliğini ana politika ve planlara yansıtmak amacıyla, ilgili bakanlıklar ve kamu kurumları iş birliği içinde hareket edecek, gerekli destek ve katkılar sağlanacaktır.
Genelge’nin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- TCMB Tarafından Reeskonta İşlemlerinde Uygulanacak İskonto Faiz Oranı ile Avans İşlemlerinde Uygulanacak Faiz Oranı Düşürülmüştür
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (“TCMB”) Reeskonta İşlemlerinde Uygulanacak İskonto Faiz Oranı ile Avans İşlemlerinde Uygulanacak Faiz Oranı Tespitine İlişkin Tebliğ (“Tebliğ”) 08.03.2025 tarihli ve 32835 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Tebliğ’e göre;
- CMB tarafından vadesine çok 3 ay kalan senetler karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranı yıllık yüzde 43,25, avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranı ise yıllık yüzde 44,25 olarak tespit edilmiştir.
Tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- KVKK Tarafından Veri İhlali Bildirimine İlişkin 6 Mart 2025 Tarihli Kamuoyu Duyurusu Yayınlanmıştır
Kişisel Verileri Koruma Kurulunun (“Kurul”) 06.03.2025 tarih ve 2025/467 sayılı Kararı ile Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi’nin veri ihlali bildirimi Kişisel Verileri Koruma Kurumunun (“Kurum”) resmi internet sayfasında ilan edilmiştir.
Söz konusu ihlal, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“Kanun”) “Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler” başlıklı 12. maddesinin (5) numaralı fıkrası doğrultusunda, bildirim yükümlülüğü kapsamında, veri sorumlusu tarafından Kurum’a bildirilmiştir.
Veri ihlali bildiriminde özetle;
- İhlalin 25.02.2025-26.02.2025 tarihleri arasında gerçekleştiği ve 26.02.2025 tarihinde tespit edildiği,
- Veri sorumlusu bünyesinde; poliçelere ilişkin dokümanların poliçe üretildiğinde otomatik olarak iletilmesini sağlayan bir geliştirme gerçekleştirildiği ve bu geliştirmenin 25.02.2025 tarihinde canlı ortama alındığı,
- Yaklaşık 2 gün boyunca hem bireysel sağlık hem de grup sağlık ürünlerine ilişkin gönderimlerin otomatik olarak sağlandığı,
- Grup sağlık ürünü alan bazı müşterilere ait hastalık verilerinin (hastalık mektubu), poliçede kapsam dışı tutulmasına rağmen bu müşterileri sigorta ettiren şirketlere iletilmesi neticesinde ihlalin gerçekleştiği,
- İhlalden etkilenen ilgili kişi grubunun müşteriler olduğu,
- İhlalden 242 kişinin etkilendiği,
- İhlalden etkilenen kişisel verilerin; ad, soyadı, sigortalı adresi, poliçe numarası ve sağlık bilgileri olduğu,
- İlgili kişilerin; veri sorumlusunun çağrı merkezi, müşteri iletişim platformu ve diğer iletişim kanalları aracılığıyla ihlal ile ilgili bilgi alabilecekleri bilgilerine yer verilmiştir.
Kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Genç Girişimcilere Vergi ve Sigorta Prim Teşviki Broşürü Güncellenmiştir
Yeni iş kuran gençlere; faaliyete başladıktan takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri kazançlarının bir kısmının vergi dışı bırakılması, gençlerin girişimciliğe yönlendirilmesini desteklemek ve iş dünyasına atılmasını kolaylaştırmak amacıyla, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun (‘’Kanun’’) 20. maddesine dayanan, Gelir İdaresi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan Genç Girişimcilere Vergi ve Sigorta Prim Teşviki Broşürü (“Broşür”) 05.03.2025 tarihinde güncellenerek Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (“GİB”) internet sayfasında yayınlanmıştır.
Broşür’e göre;
- Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla 29 yaşını doldurmamış tam mükellef gerçek kişiler teşvikten yararlanabilecektir.
- Genç girişimcilerin faaliyete başladıkları takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri kazançlarının gelir vergisi tarifesinin ikinci diliminde yer alan tutara kadar olan kısmı gelir vergisinden istisna edilmiştir.
- 2024 yılı için uygulanacak istisna tutarı 230.000 TL (2025 yılı için 330.000 TL) olacaktır.
- Vergi teşvikinden yararlanma şartları:
- İşe başlamanın kanuni süresi içinde bildirilmiş olması
- Kendi işinde bilfiil çalışması veya işin kendisi tarafından sevk ve idare edilmesi
- Faaliyetin adi ortaklık veya şahıs şirketi bünyesinde yapılması halinde işe başlama tarihi itibarıyla ortakların tamamının tüm şartları taşıması
- Faaliyeti durdurulan veya faaliyetine devam eden bir işletmenin ya da mesleki faaliyetin (ölüm nedeniyle faaliyetin eş ve çocuklar tarafından devralınması hariç olmak üzere) eş veya üçüncü dereceye kadar kan veya kayın hısımlarından devralınmamış olması
- Mevcut bir işletmeye veya mesleki faaliyete sonradan ortak olunmaması
olarak belirlenmiştir.
- Beyana tabi başka bir gelirin (kira, menkul sermaye iradı, ücret, diğer kazanç ve iratlar) bulunması durumunda; sadece ticari, zirai ve mesleki kazançlar dolayısıyla teşvik uygulamasından yararlanılacaktır.
- Önceki faaliyet devam ederken yeni bir faaliyete başlanılması teşvik süresini uzatmayacaktır.
- Kazanç elde edilmemesi veya teşvik tutarının altında kazanç elde edilmesi halinde de yıllık gelir vergisi beyannamesi verilecektir.
- Teşvik tutarının altında kazanç elde edilmesi durumunda teşvikten yararlanılmayan tutar, ertesi yıla devredilemeyecektir.
- Sigorta prim teşvikinden yararlanma şartları:
- Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20. maddesi kapsamında genç girişimcilerde kazanç istisnasından faydalanmak,
- Mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla 18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük olmak,
- İlk defa vergi mükellefi olarak 5510 sayılı Kanunun 4/1-b maddesi kapsamında sigortalı sayılan gerçek kişilerden olmak
olarak belirlenmiştir.
- Sigortalıların tescil işlemleri, bağlı bulundukları vergi dairesinden temin edecekleri "Genç Girişimcilerde Kazanç İstisnası Belgesi” ile bağlı bulundukları sosyal güvenlik il/merkez müdürlüklerince yapılacaktır.
Broşür’ün tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Saygılarımızla,
Zümbül Hukuk ve Danışmanlık
İnternet sitemizde bulunan her türlü bilgi ve belge Avukatlık Kanunu ve ilgili diğer mevzuat ile Türkiye Barolar Birliği’nin Avukatlık Meslek Kuralları dikkate alınarak Zümbül Hukuk ve Danışmanlık tarafından yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, bu yayınlarda kesinlikle reklam ve/veya ticari amaç güdülmemiştir. İnternet sitemizdeki her türlü bilgi ve belge genel geçer nitelikte olup hiçbir suretle bu yayınların eksiksiz, doğru, güncel ve güvenilir olduğu garanti ve taahhüt edilmemektedir. İnternet sitemizde yer verilen yayınlardaki bilgilerle ilgili olarak bir avukata/uzmana danışmadan söz konusu bilgi ve belgelere dayanılarak hareket edilmemelidir. İnternet sitemizdeki yayınlarda yer verilen linkler kamuya açık kaynaklardan elde edilerek yalnızca ziyaretçilerin diğer bilgi ve belgelere ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla bulunmaktadır. Bu linkler hiçbir şekilde link verilen kişi, kurum ve kuruluşları tavsiye ve/veya onay anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki yayınlar hiçbir şekilde hukuki danışmanlık sunulması veya internet sitemize herhangi bir suretle ulaşan ziyaretçiler ile avukat-müvekkil ilişkisi oluşturulduğu anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki tüm içerikler Zümbül Hukuk ve Danışmanlık mülkiyetindedir ve hiçbir içerik yazılı izin alınmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve atıf yapılmadan kullanılamaz.
Türkçe
English