Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler Bülteni

 

  1. Kişisel Verileri Koruma Kurumu Tarafından “Deepfake” (Derin Kurgu ya da Derin Sahte) Hakkında Bilgi Notu Yayınlanmıştır

Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından 19 Ocak 2024 tarihinden kurumsal internet sitesinde yayınlanan Bilgi Notunda Deepfake’in;

  • tanımına,
  • ne için kullanıldığına,
  • kişisel veriler açısından oluşturduğu tehditlere,
  • nasıl tespit edilebileceğine ve
  • Deepfake teknolojisine karşı kişilerin ve kurumların neler yapabileceğine ilişkin

genel bilgilere yer verilmiştir.

Söz konusu Bilgi Notuna buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Kişisel Verileri Koruma Kurumu Tarafından Hazırlanan Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numaralarının İşlenmesi Hakkında Rehber Yayınlanmıştır

Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”) tarafından 16 Ocak 2024 tarihinde paylaşılan Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numaralarının İşlenmesi Hakkında Rehber (“Rehber”) ile e-ticaret, kargo, taşımacılık, elektronik haberleşme, sigortacılık gibi sektörlerin yanında kamu kurum ve kuruluşları tarafından sunulan hizmetlerde T.C. kimlik numarasının işlenmesine ilişkin 6698 sayılı sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) uyarınca alınması gereken tedbirler vurgulanmıştır.

Rehber ile Kurum’un görev ve kapsamına ilişkin tanıtımlar yapıldıktan sonra Rehber’in amacı ve kapsamı şu şekilde belirtilmiştir: “Kurumumuza intikal eden muhtelif sayıdaki şikâyet ve ihbarda; işlenmesi durumunda mahiyeti gereği ilgili kişilerin diğer kişisel verilerine de erişim imkânı sağlayan Türkiye Cumhuriyeti (T.C.) kimlik numaralarının farklı yöntemler mümkün iken doğrudan işlenmesi yoluna gidildiğine yönelik iddialara rastlanılmaktadır. Bu sebeple T.C. kimlik numarasının işlenmesi faaliyetinde dikkat edilmesi gereken hususlarda bir bilgilendirme yapılması gereği hasıl olmuştur.”

Rehber’e göre;

  • T.C. kimlik numarası, Kanun’da sınırlı olarak sayılan özel nitelikli kişisel veriler arasında yer almamasına karşın elde edilmesi hâlinde bununla ilişkilendirilmiş olan diğer kişisel verilere de ulaşılabilmesi riskiyle genel nitelikli kişisel veriler arasında önemli bir yere sahip olmuştur.
  • Kurum’a iletilen ihbar ve şikayetlerin en çok Kanun’un 4’üncü maddesinde yer alan genel ilkelerden “işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma ilkesi” ni ihlal ettiği görülmüştür.
  • Kurum’a göre bir kişisel veri işleme faaliyetinin ölçülülük ilkesine uygun olabilmesi için;
  • Kişisel veri işleme faaliyetinin ulaşılmak istenen amaca erişmek için elverişli olması (elverişlilik),
  • Kişisel veri işlemenin ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olması (gereklilik),
  • Kişisel veri işlemeyle ulaşılmak istenilen amaç ile işlemenin orantılı olması (orantılılık) kriterlerini kümülatif olarak sağlaması

gerekmektedir.

  • Kişisel veri işleme faaliyetinin ölçülülük ilkesine uygun olması açısından şu örneğe yer verilmiştir: “Örneğin; bir mobil uygulamada kişinin kimliğinin doğrulanması amacıyla T.C. kimlik numarasının işlenmesi elverişli bir yol olmakla birlikte, telefon numarasıyla doğrulama yapılabiliyorken T.C. kimlik numarası ile doğrulama yapılması kişilerin kişisel verilerinin korunması hakkını daha fazla sınırlayan bir müdahale olacağından söz konusu işlemenin gerekli ve orantılı olduğundan bahsedilemeyecektir.”
  • Ulusal kimlik numarasının yanı sıra vergi kimlik numarası, pasaport numarası ve sosyal güvenlik numarası gibi vatandaşların benzersiz olarak tanımlanmasını sağlayan genele yönelik tanımlayıcı kişisel verilere; Kanun’un mehaz alındığı 95/46/EC sayılı Avrupa Birliği (“AB”) Direktif’inde ve Avrupa Birliği’nde yürürlükte olan 2016/679 sayılı Genel Veri Koruma Tüzüğü’nde (“Tüzük”) özel önem atfedildiği belirtilmiştir.
  • Rehber’de “T.C Kimlik Numarasının İşlenmesinin Öngörüldüğü Durumlar” şu şekilde sayılmıştır:
  • Mal ve Hizmet Alışverişi için Fatura Düzenlenmesi sonucu;

213 sayılı Kanun’un 232’nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan mal ve hizmet satışları için her şartta fatura düzenleneceği ve söz konusu faturada müşterinin gerçek kişi mükellef olması hâlinde, 01.07.2006 tarihinden itibaren vergi kimlik numarası ile eşleştirilmiş olan T.C. kimlik numarasının faturada yer alması,

Mükellef olmayan nihai tüketiciye yönelik düzenlenen faturaların, müşterinin T.C. Kimlik Numarasını içermesinin hiçbir şekilde lüzumlu olmaması,

Malı yahut hizmeti satanın, “Bs” formu vasıtası ile T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığına bildirim yapma yükümlülüğü doğrultusunda, şayet nihai tüketiciye satışı yapılan mal yahut hizmet tutarı 5.000 TL’nin üzerinde ise, bu satışın söz konusu form ile Bakanlığa bildirilmesinin gerekeceği ve bu formda nihai tüketicinin T.C. Kimlik Numarasının da bulunması

halleri,

  • Sipariş/Kargo Teslimatı sonucu;

Posta Gönderilerine İlişkin Güvenlik Tedbirlerine Yönelik Usul ve Esaslar’ın 4’üncü maddesi uyarınca posta gönderilerinin kabulü ve teslimi aşamasında hizmet sağlayıcıların talebi üzerine kargo şirketleri tarafından asgari olarak gerçek kişi alıcıların adı ve soyadı yanında kimlik numaraları da işlenmesi,

Uzaktan gerçekleştirilen alışverişlerde kargonun alıcıya teslimi aşamasında kargo firması yetkilisi tarafından asgari olarak adı-soyadı, T.C. kimlik numarasının (yabancı uyruklular için pasaport numarası, uluslararası geçerliliği olan muadili belgenin numarası veya T.C. yetkili mercilerince verilmiş kimliği tespite yarayan belge numarası) kayıt altına alınması

halleri,

  • Posta Gönderilerinin Teslimi sonucu;

Posta Gönderilerine İlişkin Güvenlik Tedbirlerine Yönelik Usul ve Esaslar’ın 4’üncü maddesi doğrultusunda, gönderici ve/veya alıcının gerçek kişi olması halinde teslim edenin ve teslim alanın T.C. kimlik numarasının işlenmesi hali,

  • ETAHS’a Yapılacak Şikâyet Başvuruları sonucu;

Elektronik Ticarette Hizmet Sağlayıcı ve Aracı Hizmet Sağlayıcılar Hakkında Yönetmelik (“Yönetmelik”) uyarınca fikri ve sınai sınai mülkiyet hakkı ihlaline yönelik elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcısına (ETAHS) yapılacak şikâyet başvurularında T.C. kimlik numarasının yer alması

halleri,

  • Esnaf Tarafından Ticari Elektronik İleti Gönderimi sonucu;

Ticari İletişim ve Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmelik uyarınca ticari elektronik iletinin başlığında veya içeriğinde veya kısa mesaj gibi sınırlı alanlar kullanılarak gönderilen ticari elektronik iletinin içeriğinde; tacirler için MERSİS numarası ve ticaret unvanına, esnaflar için adı ve soyadı ile T.C. kimlik numarasına yer verilmesi hali,

  • Gerçek Kişiler Tarafından, Ticari Elektronik İletilere İlişkin Ticaret Bakanlığı’na Şikâyette Bulunulması sonucu;

Ticari elektronik iletilere ilişkin şikâyet başvurularının (a) bendinde kısa mesaj yoluyla, (b) bendinde elektronik posta yoluyla, (c) bendinde sesli arama yoluyla yapılması halinde şikâyetçinin T.C. kimlik numarasının yer alması hali,

  • Ticaret Siciline Tescil Edilme ve Sicil Tasdiknamesi sonucu;

Ticaret Sicili Yönetmeliği’ne göre bir ticari işletmenin ve seçilen unvanın sicile tescili halinde verilen tasdiknamede, gerçek kişilerin T.C. kimlik numarasının da yer alması hali ise a) ticari temsilcinin tescili, b) derneklere ait ticari işletmelerin tescili, c) vakıflara ait ticari işletmelerin tescili, d) kamu tüzel kişileri ile kamuya yararlı dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflara ait ticari işletmelerin tescili, e) donatma iştirakinin kuruluşunun ve sona ermesinin tescili, f) kolektif ve komandit şirketin ve bunların tasfiyesinin tescili, g) anonim şirketlerin kuruluşunun ve tasfiyesinin tescili, h) limited şirketlerin kuruluşunun ve tasfiyesinin tescili, i) anonim ve limited şirketler ile şirketler topluluğu denetçilerinin tescili, j) kooperatiflerin tescili, k) merkezleri Türkiye’de bulunan ticari işletmelerin şubelerinin tescili ve l) konkordato kararlarının tescili olmak üzere olmak üzere on iki ayrı başlıkta incelenmiştir.

  • Mahallî ve Genel Seçimler Kapsamında, Seçmen Listelerinin Askıya Çıkarılması, Seçime Girme Yeterliliğine Sahip Siyasî Partiler ile Paylaşılması sonucu;

2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’na göre seçime katılma yeterliliği bulunan partilere talep üzerine seçmen listelerinin imza karşılığında bilgisayar (CD veya Siyasi Partiler Portalı - SİPPORT) veya liste ortamında iletilmesi hali,

  • İcra Takip Talebinde Bulunma sonucu;

İcra takibinde alacaklının varsa T.C. kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, alacaklı tarafından biliniyorsa borçlunun T.C. kimlik numarası veya vergi kimlik numarasının bulunması,

Borç ödemeden aciz vesikalarında Adalet Bakanlığınca tutulan aciz vesikası sicilinin üçüncü sütununda borçlunun T.C. kimlik numarasının yer alması

halleri,

  • Noterlikte Yapılan Hukukî İşlemler sonucu;

1512 sayılı Noterlik Kanunu sonucunda hukuki işlemlerin noter tarafından düzenlenmesinin bir tutanak şeklinde yapılması ve bu tutanakta ilgilinin ve varsa tercüman, tanık ve bilirkişinin kimlik bilgilerinin yer almasının zorunlu olduğu; 92’nci maddesinde onaylama şerhlerinde ilgilinin kimlik bilgilerinin yer almasının zorunlu olduğu; 101’inci maddesinde ise noterler tarafından ilgili Kanun’da sayılan haller haricinde kalan düzenleme yoluyla hazırlanan tutanaklarda ilgililerin kimlik bilgilerinin yer alması hali,

  • Tapu Kütüğüne Tescil sonucu;

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu uyarınca tapu kütüğüne tescil istemlerinde isteyenin kimliği belirtilmesi hali,

  • Dava Açma, İstinaf, Temyiz vb. İstemli Dilekçelerde;

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre vekilin, hakim tarafından verilen uyarıya uymaması sonucu duruşma salonundaki kişilerin kimlik bilgilerinin yazılarak tutanağa geçirilmesi,

Dava dilekçesinde davacının T.C kimlik numarasının yer alması,

İstinaf dilekçesinde, istinaf kararında, temyiz dilekçesinde başvuran, karşı taraf  ile ilk derece mahkemesinde katılanların kimliklerinin yer alması

İhtiyadi tedbir kararında tedbiri talep edenin T.C kimlik numarasının yer alması

halleri,

  • Aile Kütüklerinin Tutulması sonucu;

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu uyarınca her mahalle veya köy için ayrı tutulan aile kütüklerinde T.C. kimlik numarasının bulunması hali,

  • Boşanma veya Evliliğin İptali sonucu;

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu uyarınca boşanma veya evliliğin iptaline ilişkin kararlarda tarafların T.C. kimlik numarasının bulunması hali,

  • Gerçek Kişilere Verilen Tanıtıcı Belgeler sonucu;

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’na göre kişiler adına düzenlenecek olan her türlü form, beyanname, kimlik kartı, vergi kimlik kartı, sürücü belgesi, pasaport gibi bütün tanıtıcı belgelerde T.C. kimlik numarasının bulunması hali,

  • 5490 sayılı Kanun Kapsamında İçişleri Bakanlığı’nca Kimlik Bilgilerinin Paylaşılması sonucu;

Kamu hizmeti sunan tüzel kişilikler, sigorta ve emeklilik şirketleri, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu çerçevesinde faaliyette bulunan bankalar, bilgi amacı paylaşımıyla kurulmuş şirketler, finansal kiralama şirketleri, finansman şirketleri ile tasarruf finansman şirketleri, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamındaki aracı kurumlar ve portföy yönetim şirketleri, ödeme hizmeti sağlayıcıları ile kimlik verilerinin paylaşılması hali,

  • Kimlik Paylaşımı Sistemi (KPS) uyarınca;

Kimlik Paylaşım Sistemi Yönetmeliği’ne göre KPS veri tabanında T.C. kimlik numarası bilgisinin yer alması ve yapılan anlaşmalara ve yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre, sisteme kayıtlı olan alıcı kurumlara iletilmesi hali,

  • Hekimler ve Sağlık Çalışanlarının “Beyaz Kod Kullanımı” sonucu;

Beyaz Kod Kullanım Süreci Kılavuzu uyarınca sağlık çalışanlarının, hasta veya hasta yakını tarafından şiddete, tehdide veya diğer suçlara maruz kaldıkları durumlarda Alo 113 hattını arayarak, Çalışan Hakları ve Güvenliği Birimine (ÇGB) başvurması sonucu şikâyette bulunanların T.C. kimlik numarasının işlenmesinin zorunlu olması hali,

  • Havayolu Bileti Düzenlenmesi sonucu;

2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu sonucu havayolu ile seyahat edecek kişilerin bilgilerinin, kişilerin seyahatini kolaylaştırmak veya güvenlik ve risk değerlendirmesi yapmak amacıyla işlenmesi,

E-bilet düzenleme izni alan hava yolu firmalarının düzenleyecekleri e-Biletlerde, yolcunun T.C. kimlik numarası veya pasaport numarasına yer verilmesi

Halleri,

  • Yolculuk, Etkinlik ve Spor Müsabakaları Biletlemeleri sonucu;

509 Sıra No.’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği gereğince e-bilet düzenleyenin, yolcunun ve varsa bilet bedelini gider gösterecek mükellefin, elektronik yolcu listesini düzenleyen işletmenin, yolcunun, uluslararası seyahat edenin ve varsa taşıtı işleten mükellefin; sinema, tiyatro, konser gibi etkinlik biletlerinde e-bilet düzenleyenin Vergi Kimlik Numarası ya da T.C. kimlik numarasının bulunması,

Futbol dalında en üst lig ile bir altındaki ligde seyir alanlarına giriş için bir elektronik kart alınması

halleri,

  • Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi sonucu;

5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’a göre kendileri nezdinde yapılan veya aracılık ettikleri işlemlerde işlem yapılmadan önce, işlem yapanlar ile nam veya hesaplarına işlem yapılanların kimliklerini tespit etmek zorunluluklarının bulunması sonucu MASAK tarafından erişim sistemi kurulabileceği ifade edilmiştir.

“Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik’e göre yükümlüler, müşteriyle ilgili olarak;

Sürekli iş ilişkisi tesisinde, daha önceden elde edilen müşteri kimlik bilgilerinin yeterliliği ve doğruluğu konusunda şüphe olduğunda ve şüpheli işlem bildirimini gerektiren durumlarda tutar gözetmeksizin,

İşlem tutarı ya da birbiriyle bağlantılı birden fazla işlemin toplam tutarı 185.000 TL veya üzerinde olduğunda veya elektronik transferlerde işlem tutarı ya da birbiriyle bağlantılı birden fazla işlemin toplam tutarı 15.000 TL veya üzerinde olduğunda

kimliğe ilişkin bilgileri almak ve bu bilgilerin doğruluğunu teyit etmek suretiyle müşterilerin ya da onlar nam ve hesabına hareket edenlerin kimliğini tespit etmek zorundadır.”

Rehber’de “T.C. Kimlik Numarası İçeren Belgelerin ya da Kimlik Bilgilerinin, Kimlik Tespiti ve Sair Amaçlarla Yetkili Mercilere İbrazı, Gösterilmesi veya Bildirilmesine İlişkin Durumlar” ise şu şekilde sayılmıştır:

  • Pay sahibi olunan şirketin genel kuruluna katılım,
  • Mesafeli sözleşme yapılması,
  • Genel ve mahallî seçimlerde oy verme,
  • Türkiye odalar ve borsalar birliği ile borsaların organ seçimlerinde oy verme,
  • Sendika seçimlerinde oy verme,
  • Sendika temsilcisinin kimliğinin işverene bildirilmesi,
  • Noterlikçe yapılan kimlik tespiti işlemleri,
  • Sağlık hizmet sunucularında yapılan kimlik tespiti işlemleri,
  • Özel veya resmi her türlü konaklama, dinlenme, bakım ve tedavi tesislerinin, ticaret ve sanat amacı güden bütün iş yerlerinin ve öğrenci yurtlarının sorumlu işleticileri ile bu gibi yerlerde çalışanlar ve barınanlar; resmi dairelerin yetkili amirleri; konutlarda sürekli veya geçici olarak kalanlar, çalışanlar veya konutlarını değiştirenlerin kimliklerinin tespiti ve bildirilmesi,
  • Elektronik ödeme hizmeti,
  • Elektronik haberleşme sektöründe kimlik doğrulama işlemleri,
  • Spor müsabakalarına bahis oynama ve ikramiye kazanma,
  • Milli piyango çekilişlerinden ikramiye kazanma,
  • Kolluk güçlerinin kimlik sorma yetkisi,
  • Özel hastanelerde biyometrik yöntemlerle kimlik doğrulama

Rehber’e ilişkin Kurum’un duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz.

Rehber’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Rossman Tarafından İletilen Veri İhlali Bildirimine İlişkin Olarak Kişisel Verileri Koruma Kurumu Tarafından Kamuoyu Duyurusu Yayınlanmıştır

Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”) tarafından, 18/01/2024 tarih ve 2024/119 sayılı Karar ile Kurumun resmi internet sayfasında, veri ihlali bildirimine ilişkin bir kamuoyu duyurusu yayınlanmıştır.

Veri sorumlusu sıfatını haiz olan Dirk Rossmann Mağazacılık Ltd. Şti. tarafından iletilen veri ihlali bildiriminde özetle;

  • İhlalin veri sorumlusuna ait internet sitesinde 27.12.2023 ile 09.01.2024 tarihleri arasında alışveriş yapan site kullanıcılarının verilerinin ele geçirilmesi ile gerçekleştiği,
  • İhlalin site panelini yöneten üçüncü taraf teknoloji firması yetkilisinin parolasının ele geçirilmesi sonucunda gerçekleştiği,
  • İhlalin veri sorumlusu tarafından gerçekleştirilen rutin güvenlik kontrolleri sırasında tespit edildiği,
  • İhlalden etkilenen kişi ve kayıt sayısının henüz tespit edilemediği,
  • İhlalden etkilenen kişisel veri kategorilerinin henüz tespit edilemediği,
  • İlgili kişilerin e-posta ve çağrı merkezi aracılığıyla veri sorumlusundan kişisel veri ihlali hakkında bilgi alabileceği

hususları yer almaktadır.

Kurumun kamuoyu duyurusunun metnine buradan erişebilirsiniz.

 

 

 

  1. Yurt Dışında Yaşayan Türk Vatandaşlarının Finansal Verilerinin Yurt Dışına Aktarılmamasına İlişkin Talepleri Hakkında KVKK Kamuoyu Duyurusu Yayınlanmıştır

Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun (“Kurum”) internet sitesinde yayınlanan 17 Ocak 2024 tarihli Yurt Dışında Yaşayan Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlarının Finansal Hesap Verilerinin Yurt Dışına Aktarılmamasına İlişkin Talepleri Hakkında Kamuoyu Duyurusu (“Duyuru”) ile yurt dışında ikamet eden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının Kurum’a ulaşan başvuruları üzerine 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) uyarınca finansal hesap verilerinin yurtdışına aktarılması hususunda açıklamalarda bulunulmuştur.

Kurum’un duyurusuna göre;

  • Kanun’un 9 uncu maddesinin 5 numaralı fıkrası gereği uluslararası sözleşme hükümleri saklı kalmak üzere kişisel verilerin Türkiye’nin veya ilgili kişinin menfaatinin ciddi bir şekilde zarar göreceği durumlarda ancak ilgili kamu kurum veya kuruluşunun görüşü alınarak Kurulun izniyle yurt dışına aktarılabileceği, 6 numaralı fıkrasında ise kişisel verilerin yurt dışına aktarılmasına ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümlerin saklı olacağı hükümleri düzenlenmiştir.
  • Buna göre uluslararası sözleşmelerden biri olan 03.05.2017 tarihli ve 7018 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan “Vergi Konularında Karşılıklı İdari Yardımlaşma Sözleşmesi” (“Sözleşme”) ile bu sözleşme kapsamında 2017 yılında imzalanan, 31.12.2019 tarihli ve 30995 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Finansal Hesap Bilgilerinin Otomatik Değişimine İlişkin Çok Taraflı Yetkili Makam Anlaşması” (“Anlaşma”) çerçevesinde yurt dışına aktarım mümkün olmaktadır.
  • Bu Anlaşma kapsamında Türkiye’de otomatik bilgi değişimi için bilgileri toplamaya ve paylaşmaya yetkili makam, Hazine ve Maliye Bakanlığına (“Bakanlık”) bağlı Gelir İdaresi Başkanlığı (“Başkanlık”) olup Vergi Usul Kanunu uyarınca Başkanlık, Anlaşma kapsamında bilgi değişimine konu verileri toplamaya da yetkili kılınmıştır.
  • Kurum tarafından uluslararası sözleşmelerin Türk normlar hiyerarşisinde kanun değerinde olmasına dikkat çekilirken buna göre idare ve özel kişiler bu Sözleşme ve Anlaşma’yla bağlı olacaktır.
  • Kişisel Verileri Koruma Kurulu (“Kurul”) tarafından konuya ilişkin alınan 28/12/2023 tarihli ve 2023/2199 sayılı karar (“Karar”) ile;
    • Uluslararası sözleşme hükümleri söz konusu olduğunda bu anlaşmalar çerçevesinde kişilerin açık rızası aranmaksızın ya da Kurul iznine tabi olmaksızın kişisel verilerin yurtdışına aktarılabileceği,
    • Finansal Hesap Bilgilerinin Otomatik Değişimine İlişkin Çok Taraflı Yetkili Makam Anlaşması kapsamında yurtdışına yapılacak veri aktarımlarının Kanun’un 9’uncu maddesi kapsamında hukuka aykırılık teşkil etmeyeceği,
    • Diğer yandan kişisel veri işlemenin bütçe, vergi ve mali konulara ilişkin olarak Devletin ekonomik ve mali çıkarlarının korunması için gerekli olması durumunda Kanun’un 28’inci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (ç) bendi uyarınca veri sorumlusunun aydınlatma yükümlülüğünü düzenleyen 10’uncu maddesi ile zararın giderilmesini talep hakkı hariç ilgili kişinin haklarını düzenleyen 11’inci maddesinin uygulanmayacağı,
    • Uluslararası anlaşma hükümleri kapsamında gerçekleştirilecek yurt dışına kişisel veri aktarım faaliyetlerinin Kanun’un 9’uncu maddesinin (5) ve (6) numaralı fıkraları uyarınca hukuka uygun olduğu 

sonucuna varılarak Kanun kapsamında yapılacak bir işlem olmadığına karar verilmiştir.

Kurum tarafından bugüne kadar ve bundan sonra intikal eden, aynı konuya ilişkin şikayetlerin değerlendirmeye alınmayacağı belirtilmiştir.

Kurum’un duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Reklam Kurulu Tarafından “Fiyat Bilgisi İçeren Reklamlar ile İndirimli Satış Reklamları ve Ticari Uygulamaları Hakkında Kılavuz”un İndirimli Satış Reklamlarına İlişkin Maddesi Hakkında İlke Kararı Alınmıştır

Reklam Kurulu tarafından hazırlanan, Fiyat Bilgisi İçeren Reklamlar ile İndirimli Satış Reklamları ve Ticari Uygulamaları Hakkında Kılavuz’un (“Kılavuz”) indirimli satış reklamlarına ilişkin maddesinde, Reklam Kurulu tarafından 9 Ocak 2024 tarihinde gerçekleştirilen 341 sayılı toplantıda alınan ilke kararı ile değişiklik gerçekleştirilmiştir.

Değişiklik ile;

  • Tüketicileri aldatıcı nitelikte uygulamaların önüne geçilmek amacıyla sadakat programı ile satışa sunulan mal veya hizmetlere ilişkin reklamlarda, “indirim”“tasarruf”“XY karta/üyelere özel indirim/fırsat”“indirim öncesi fiyat” gibi ibareler yahut üstü çizili fiyat veya aşağı yönlü trend grafiği gibi görseller kullanılarak doğrudan ya da dolaylı olarak indirim yapıldığına ilişkin izlenim oluşturulamayacağı Kurul tarafından ilke kararı olarak belirlenmiştir.
  • Böylelikle tüketicilerin indirimli satış kampanyalarındaki fiyat karşılaştırmalarını zorlaştıran aldatıcı uygulamalara karşı daha etkin bir şekilde korunmasına yönelik bütüncül bir adım atılmıştır.

Kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Avrupa Birliği (“AB”) Mevzuatına Uyum Çerçevesinde Türk Gıda Kodeksi Aroma Vericiler ve Aroma Verme Özelliği Taşıyan Gıda Bileşenleri Yönetmeliği Hükümleri Değiştirilmiştir

Tarım ve Orman Bakanlığınca (“Bakanlık”), 20 Ocak 2024 tarihli ve 32435 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Aroma Vericiler ve Aroma Verme Özelliği Taşıyan Gıda Bileşenleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) ile 22 aroma verici maddenin tüketiciye arzı yasaklanmıştır.

Yönetmelik kapsamında 29/12/2011 tarihli ve 28157 üçüncü mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Aroma Vericiler ve Aroma Verme Özelliği Taşıyan Gıda Bileşenleri Yönetmeliğine getirilen değişiklikler ile;

  • Son tüketiciye sunulmayacak aroma vericilerin etiketleme kuralları değiştirilmiş olup tek başına veya birbirleriyle ve/veya diğer gıda bileşenleriyle ve/veya ilave edilmiş katkı maddeleri ile karışım halinde satılmaları durumunda, ambalaj veya kaplarının üzerinde aşağıdaki bilgiler yer alacaktır:
  • “Aroma verici” kelimesi veya aroma vericinin daha özel bir ismi veya tanımı,
  • “Gıdada kullanım içindir” veya “kullanımı gıda ile sınırlıdır” ifadesi veya aroma vericinin kullanım amacının gıda olduğunu belirten daha özel bir ifade,
  • FL 16.133 numaralı aroma verici madde ve FL 16.133 numaralı aroma verici maddeyi içeren aroma vericilerin ambalajları veya kapları üzerinde “FL 16.133 numaralı aroma verici maddeyi içerir.” ifadesi, “Foto dönüşümünü önlemek için ışıktan koruyun.” ibaresi ile “Işıktan uzak tutun.” şeklinde bir ibare,
  • Parti işareti veya numarası,
  • Ürün bileşiminde yer alan aroma vericilerin kategori isimlerinin ağırlıkça azalan sıraya göre listesi ile diğer madde ve materyallerin her birinin isimlerinin varsa E kodları ile birlikte ağırlıkça azalan sıraya göre listesi.
  • Üretici, ambalajlayıcı, ithalatçı veya dağıtıcı firmanın adı veya ticari unvanı ve adresi,
  • Gıdadaki kullanım miktarı sınırlandırılmış her bir bileşenin veya bileşen grubunun en yüksek miktarını ifade eden ve/veya ürünü satın alanın bu Yönetmelik ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine uymasını sağlayacak açık ve anlaşılır bilgi,
  • Net miktar,
  • Minimum dayanıklılık tarihi veya son tüketim tarihi,
  • Gerektiğinde aroma vericilere veya bu maddede belirtilen diğer maddelere yönelik olarak, Türk Gıda Kodeksi Etiketleme Yönetmeliğinin EK-1’inde yer alan alerjen bileşenler veya işlem yardımcılarına ilişkin bilgi,
  • “Perakende satış için değildir.” ifadesi

Yönetmeliğin aroma verici maddelere ilişkin değiştirilen satırları 30/4/2024 tarihinde yürürlüğe girecek olup diğer hükümleri ise yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

 

 

 

  1. Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yürürlüğe Konulmuştur

18 Ocak 2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 8112 Karar Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı (“Karar”) ile Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in (“Yönetmelik”) yürürlüğe girmesine karar verilerek mobil ev tesislerine ilişkin önemli düzenlemeler yapılmıştır.

2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu (“Kanun”) uyarınca hazırlanan Yönetmelik ile;

  • Mobil ev“İlgili mevzuata uygun şekilde 02 sınıfı tip onay belgesine sahip, bir motorlu araç tarafından çekilmek üzere tasarlanmış, konaklama birimi şeklinde düzenlenmiş, içinde yaşam alanı, yatak ile banyo-tuvalet bulunan 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa tabi araç” olarak tanımlanmıştır.
  • Özel tesislere, gastronomi tesislerine, apart otellere, pansiyonlara, mobil evlere ve korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olan yapılarda yer almayan özel konaklama tesislerine turizm yatırımı belgesi verilmeyecektir.
  • Konaklama tesislerinde tek bir konaklama birimine hizmet veren özel yüzme havuzlarında; büfe hizmeti veya büfe hizmetini de kapsayan bar mahalli, soyunma kabini, duş, kadın ve erkek müşteriler için ayrı tuvalet düzenlemesi, cankurtaran ve ayrı çocuk havuzu aranmayacaktır.
  • Konaklama tesislerinin konaklama birimleri, hareket kabiliyetinin ortadan kaldırılmış olup olmamasına bakılmaksızın, kısmen ya da tamamen mobil evlerden oluşturulamayacak olup bu tesislere ilişkin belge talepleri reddedilecektir.
  • Tahsisli kamu taşınmazları hariç olmak üzere, imar planlarında kamping ya da kırsal/eko turizm kullanımlarına ayrılmış alanlarda tamamı mobil evlerden oluşan, en az beş, en fazla kırk dokuz konaklama birimi içeren tesislerin nitelikleri şu şekilde belirtilmiştir:
  • Konaklama birimi başına en az iki yüz elli metrekare alan şartı,
  • Tesis alanının çit, duvar, yeşillik gibi düzenlemeler ile çevreden tecrit edilerek aydınlatılması,
  • Girişte konaklama birimi başına bir araç olmak üzere otopark, resepsiyon-idare ünitesi olması,
  • Mobil evlerin tamamının tescil belgesinin mal sahibi veya belge sahibi ya da işletmeci adına düzenlenmiş olması.
  • Bu tesislere ilişkin turizm işletmesi belgesi başvurusunda tescil belgesi ibraz edilecek olup başvuru tarihi itibarıyla 2918 sayılı Kanun kapsamında geçerli teknik muayene bulunması zorunlu olacaktır. Geçerli muayene belgesi Kültür ve Turizm Bakanlığına ibraz edilecektir.

Söz konusu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş olup Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Elektrikli ve Elektronik Eşyalarda (“EEE”) Bulunan Zararlı Maddelerin Kullanımının Kısıtlanmasına Dair Yönetmelikte Değişiklikler Yapılmıştır

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından hazırlanan Elektrikli ve Elektronik Eşyalarda Bazı Zararlı Maddelerin Kullanımının Kısıtlanmasına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 20.01.2024 tarihli ve 32435 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

26/12/2022 tarihli ve 32055 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrikli ve Elektronik Eşyalarda Bazı Zararlı Maddelerin Kullanımının Kısıtlanmasına İlişkin Yönetmeliğe (“Yönetmelik”) getirilen değişiklikler şu şekildedir:

  • Yönetmeliğe eklenen 6 ncı madde ile Yönetmeliğin EK’lerinde yer alan kullanımı kısıtlanan maddelerden muaf tutulan uygulamalar, EK’lerin bilimsel ve teknik ilerlemeye uyarlanması açısından Avrupa Birliği (“AB”) mevzuatındaki değişiklikler dikkate alınarak Bakanlıkça belirlenecektir.
  • 6 ncı madde doğrultusunda belirlenecek olan EEE’lerde kullanımı kısıtlanan maddelerden muaf tutulan uygulamalar, aşağıda yer alan hükümden istisna tutulmuştur:

“İkinci ve üçüncü fıkrada yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla onarım, yeniden kullanım, işlevlerin güncellenmesi veya kapasite artırılması amacıyla kullanılan kablolar ve yedek parçalar da dâhil olmak üzere piyasaya arz edilen EEE’ler, EK-2’de yer alan kullanımı kısıtlanan maddeleri içermemelidir.”

Söz konusu Yönetmelik, yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Elektrikli ve Elektronik Eşyalarda Bazı Zararlı Maddelerin Kullanımının Kısıtlanmasına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

İlgili değişikliklerin yapıldığı 26/12/2022 tarihli ve 32055 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrikli ve Elektronik Eşyalarda Bazı Zararlı Maddelerin Kullanımının Kısıtlanmasına İlişkin Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması ve Kayıtlarının Tutulması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmıştır

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca (“Bakanlık”) 18 Ocak 2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması Ve Kayıtlarının Tutulması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) ile yetki belge numarasının iptali ile iş gücü ve müteahhit yeterliliğine ilişkin hükümler yeniden düzenlenmiştir.

Yönetmelik’e göre;

  • 2/3/2019 tarihli ve 30702 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yapı Müteahhitlerinin Sınıflandırılması ve Kayıtlarının Tutulması Hakkında Yönetmeliğin 20 nci maddenin ikinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerine göre yapılan yetki belge numarası iptalinde ayrıca birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde sayılanlardan durumlarına uygun kişilere, iptal süresince yeni yetki belge numarası verilmeyecektir.
  • 1/12/2024 tarihine (bu tarih dâhil) kadar mesleki ve teknik deneyime ilişkin iş gücü yeterliği aranmayacak olup başvuru tarihinden önceki son üç yıla kadar olan değerler beyan edilecektir.
  • Noter onaylı inşaat yapım sözleşmesi düzenlenmiş olup, yapı ruhsatı düzenlenmemiş yapılarda 31/12/2024  tarihine (bu tarih dâhil) kadar müteahhit yeterliği aranmayacaktır.

Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Aktif İşgücü Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayımlanmıştır

Türkiye İş Kurumu (“İş-Kur”) tarafından hazırlanan, Aktif İşgücü Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 20.01.2024 tarihli ve 32435 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Yönetmelik’te özetle;

  • Yıllık işgücü eğitim planında yer alan mesleklerde kurs düzenlenebilmesi için işgücü piyasasından veya işverenlerden talep gelmesi gerektiği; söz konusu talebin, il müdürlüğü tarafından yapılacak çalışmalar sonucunda kurum kayıtlarından karşılanamaması halinde iş birliği yöntemiyle düzenlenenler hariç Genel Müdürlükten uygunluk onayı alınması şartıyla sadece karşılanamayan kısım için mesleki eğitim kursu düzenlenebileceği,
  • Planda yer almayan bir meslek için hizmet alımı yöntemi ile kurs düzenlenmek istendiğinde öncelikle il istihdam ve mesleki eğitim kurulunun oyanıyla planda değişiklik yapılır ve sonrasında Genel Müdürlükten uygunluk onayı alınacağı; planda yer almayan bir meslek için iş birliği yöntemi ile kurs düzenlenmek istenildiğinde il istihdam ve mesleki eğitim kurulunun onayıyla planda değişiklik yapılacağı,
  • İstihdam yükümlülüğüne ilişkin 32. madde kapsamında kursiyerler 120 günden az olmamak üzere fiili kurs gününün en az iki kadar süre ile istihdam edileceği; istihdam yükümlülüğü kapsamındaki kursiyerler ise kurs sınav sonucunun açıklandığı tarihten itibaren en geç 30 gün içinde işe başlatılacağı,
  • Yüklenicinin, bu 30 günlük süre içinde başvurması ve il müdürlüğünün uygun görmesi halinde 30 günlük işe başlatma süresi 90 güne kadar uzatılabileceği; 30 günlük sürenin hesaplanmasına, yüklenicinin il müdürlüğüne yazılı başvuru tarihi ile il müdürlüğünün başvuru sonucunu yazılı olarak yükleniciye bildirdi tarih arasında geçen süreler bu süreye dahil edilmeyeceği,
  • İstihdam edilen kişilerin işe giriş bildirgeleri gerekli denetim ve incelemelerin yapılabilmesini sağlamak amacıyla işe girişi takip eden en geç 30. gün yüklenici tarafından il müdürlüğüne teslim edileceği

İfade edilmiştir.

  • Ayrıca, Yönetmeliğe aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir;

Olağanüstü hal kapsamında düzenlenen kurs/programlarda idari ve mali yaptırımlar

GEÇİCİ MADDE 2- (1) 8/2/2023 tarihli ve 6785 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenen illerde, depremin meydana geldiği 6/2/2023 tarihinden önce başlamış ve yasaklılık başlangıç tarihi 6/2/2023 ve sonrasında olan kurs/programlar için 31/12/2025 tarihine kadar katılımcı/kursiyer ve yüklenici/işveren için mali yaptırımlar saklı kalmak şartıyla yasaklılık hükümleri uygulanmaz.

Olağanüstü hal ilan edilen illerde düzenlenen kurs/programlar

GEÇİCİ MADDE 3- (1) 6785 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenen illerden Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya ve Gaziantep (sadece İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde) illerinde 31/12/2024 tarihine kadar uygulanacak kurs/programlarda katılımcıların en az yüzde otuzunun altmış günden az olmamak üzere en az kurs/program süresi kadar istihdam edileceğinin taahhüt edilmesi zorunludur.

(2) Birinci fıkrada anılan Karar ile belirlenen illerden Adana, Diyarbakır, Gaziantep (İslahiye ve Nurdağı ilçeleri hariç), Kilis, Osmaniye, Şanlıurfa illerinde 31/12/2024 tarihine kadar uygulanacak kurs/programlarda katılımcıların en az yüzde kırkının altmış günden az olmamak üzere fiili kurs/program gününün en az bir buçuk katı kadar süreyle istihdam edileceğinin taahhüt edilmesi zorunludur.”

Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Hak Ediş Ödemelerinde Asgari Ücret Artışından Kaynaklanan Fiyat Farkının Damga Vergisine Tabi Olduğuna Dair Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu Kararı Yayımlanmıştır

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu (“Kurul”) tarafından, 19 Ocak 2024 tarihli ve 32434 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2023/3 Esas ve 2023/5 Karar No.lu Danıştay Kararı (“Karar”) uyarınca resmi dairelerce hizmet alımı işi nedeniyle yüklenici firmalara yapılan hak ediş ödemeleri sonucu; ihale kararı, ek sözleşme, bunlara denk herhangi bir kağıt veya harcama yetkilisinin onayı olmaksızın dahil edilen asgari ücret artışından kaynaklanan fiyat farklarının damga vergisine tabiiyeti hakkındaki bölge idare mahkemesi kararları arasındaki ayrılıklar giderilmiştir.

Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 12/01/2023 tarih ve E:2022/553, K:2023/9 sayılı kararı ile Adana Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 21/03/2023 tarih ve E:2023/185, K:2023/271 sayılı; Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin 22/03/2023 tarih ve E:2022/1146, K:2023/306 sayılı; Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesinin 14/12/2022 tarih ve E:2022/2547, K:2022/3140 sayılı; İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesinin 11/04/2023 tarih ve E:2023/23, K:2023/550 sayılı kararları arasındaki uyuşmazlığın giderildiği incelemede;

  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun vergi hatalarının düzeltilmesi hükümleri kapsamında açık bir vergi hatası teşkil edip etmediğine ilişkin aykırılık bulunmadığından bu konuda değerlendirme yapılmasına gerek olmadığına,
  • 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun (“Kanun”) 1. maddesinde damga vergisinin konusu, Kanun’a ekli (I) sayılı tabloda yazılı kağıtlar olarak belirlendiğinden bu tabloda yer alan kağıtlar üzerinden damga vergisi alınması gerektiği,
  • Bu kapsamda;
  • Resmi dairelerce hizmet alımı işi nedeniyle alınan ihale kararlarının Kanun’a ekli (I) sayılı tablonun “Kararlar ve mazbatalar” başlıklı bölümüne,
  • İhale kapsamında düzenlenen sözleşmelerin aynı tablonun “Akitlerle ilgili kağıtlar” başlıklı bölümüne,
  • Resmi dairelerce mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler (avans olarak yapılanlar dahil) nedeniyle kişiler tarafından resmi dairelere verilen ve belli bir parayı ihtiva eden makbuz ve ibra senetleri ile bu ödemelerin kişilerin hesaplarına nakledilmesini veya emir ve havalelerini temin eden kağıtların aynı tablonun “Makbuzlar ve diğer kağıtlar” başlıklı bölümüne

dahil olması sonucu söz konusu uyuşmazlık konularının ayrı ayrı damga vergisine tabi olacağı,

  • Resmi dairelerce mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemelerin, anılan dairelerin nam ve hesabına açılmış veya açılacak hesaplara nakledilmesine veya emir ve havalelerini teminine yönelik asgari ücret artışından kaynaklanan fiyat farklarını da içerecek şekilde düzenlenen hak ediş ödemelerine ilişkin kağıtların, kağıtlarda gösterilen toplam tutar üzerinden damga vergisine tabi tutulacağı,
  • Asgari ücret artışından kaynaklanan kısım için ihale kararı alınmamasının, ek sözleşme veya bunlara benzer nitelikte herhangi bir kağıt düzenlenmemesinin veya harcama yetkilisinden “olur” veya “onay” alınmamasının söz konusu kağıtların damga vergisine tabi tutulmasına engel teşkil etmeyeceği

belirtilerek açıklanan hukuksal nedenler ve gerekçelerle Bölge İdare Mahkemeleri arasındaki aykırılıklar giderilmiştir.

11/10/2023 tarihinde oybirliğiyle alınan Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Özel Tüketim Vergisi (III) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinde Yapılan Değişiklik ile Makaronlar Bandrol İzleme Sistemine Dahil Edilmiştir

Hazine ve Maliye Bakanlığı (“Bakanlık”) Gelir İdaresi Başkanlığı (“Başkanlık”) tarafından 12 Ocak 2024 tarihli ve 32427 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özel Tüketim Vergisi (Iıı) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 4) (“Tebliğ”) ile vergi güvenliğini sağlamak amacıyla tütün doldurulmaya hazır hale getirilen sigara kağıdı olan makaronlar alkol ve tütün ürünleri izleme sistemi (bandrol) kapsamına alınmıştır.

Tebliğ’e göre;

  • Tütün mamulleri ve alkollü içkiler için olan bandrollü ürün izleme sistemi kurulması ile bandrol ve kod uygulaması zorunluluğuna makaronlar da eklenmiştir.
  • 8/8/2015 tarihli ve 29439 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Tüketim Vergisi (III) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinin (III/C/1) “Özel Etiketi veya İşareti Olmayan Malların Tespitinde Müteselsil Sorumluluk” düzenlemesi uyarınca;

Özel Tüketim Vergisi Kanununun (“Kanun”) 13 üncü maddesinin (5) numaralı fıkrasına göre kullanılma zorunluluğu getirilen özel etiketi veya işareti olmayan, ÖTV’ye tabi makaronların bulundurulduğunun tespit edilmesi veya bu malların belirli bir miktarı aşması halinde, bu malları bulunduranlar ile ithalatçı ve/veya imalatçıların müteselsil sorumluluğu kapsamında vergi tarhiyatı yapılmasına karar verilmiştir.

Tebliğin yürürlük tarihi 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere belirlenmiş olup Başkanlık’ın konuya ilişkin açıklayıcı bilgi notuna buradan ulaşabilirsiniz.

Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu Uyarınca Yapılacak Satış İlanlarının Güncel Parasal Limitleri Belirlenmiştir

Adalet Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından hazırlanan, İcra ve İflâs Kanunu Uyarınca Yapılacak Satışların İlanlarına İlişkin Parasal Limitlerin Güncellenmesi Hakkında Tebliğ (“Tebliğ”), 23 Ocak 2024 tarihli ve 32438 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Tebliğ ile gazete veya internet haber sitesinde Basın İlân Kurumu (“Kurum”) aracılığıyla yapılan ilanlara ilişkin parasal limitler Türkiye İstatistik Kurumu’nun (“TÜİK”) 2023 Aralık-Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) oranları doğrultusunda güncellenmiştir.

Kanun’un 114 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (5) numaralı bendi ve 8/3/2022 tarihli ve 31772 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İcra ve İflâs Kanunu Uyarınca Elektronik Ortamda Yapılacak Satışların Usulü Hakkında Yönetmeliğin (“Yönetmelik”) 12 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca gazete veya internet haber sitesinde Kurum aracılığıyla yapılan ilanlarda esas alınacak limitler şu şekildedir:

  • Gazete veya internet haber sitesi ile ilan yapılıp yapılmayacağına icra dairesince alakadarların menfaatleri dikkate alınarak karar verilecek ilanlara ilişkin parasal limit:
  • Mezkûr Kanun ve Yönetmelik uyarınca uygulanan parasal limit: Muhammen bedeli 500.000,00 TL’ye kadar olanlar için
  • 1/2/2024 tarihinden itibaren uygulanacak parasal limit: Muhammen bedeli 720.000,00 TL’ye kadar olanlar için

 

  • Satışın yapılacağı yerde yayınlanan resmî ilan yayınlama hakkını haiz bir yerel gazete veya bir internet haber sitesinde yapılacak ilanlara ilişkin parasal limit:
  • Mezkûr Kanun ve Yönetmelik uyarınca uygulanan parasal limit: Muhammen bedeli 500.000,00 TL’nin üzerinde ve 2.000.000,00 TL’nin altında olanlar için
  • 1/2/2024 tarihinden itibaren uygulanacak parasal limit: Muhammen bedeli 720.000,00 TL’nin üzerinde ve 2.885.000,00 TL’nin altında olanlar için

 

  • Bir internet haber sitesinde veya yurt genelinde dağıtılıp satışa sunulan ve ilan talebi tarihinde günlük fiilî satışı elli bin adedin üzerinde olan resmî ilan yayınlama hakkını haiz bir gazetede yayınlatılan ilanlara ilişkin parasal limit:
  • Mezkûr Kanun ve Yönetmelik uyarınca uygulanan parasal limit: Muhammen bedeli 2.000.000,00 TL ve üzerinde olanlar için
  • 1/2/2024 tarihinden itibaren uygulanacak parasal limit: Muhammen bedeli 2.885.000,00 TL ve üzerinde olanlar için

Parasal limitlerin belirlenmesinde ilan talebi tarihindeki güncel limitler esas alınacak olup söz konusu Tebliğ’in yürürlük tarihi 1/2/2024 olarak belirlenmiştir.

Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. BDDK Tarafından Kredili Hesap Limitlerine Dair Mevduat ve Katılım Fonunun Kabulüne, Çekilmesine ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Yönetmelikte Yapılan Değişiklikler Yayımlanmıştır

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (“BDDK”) tarafından, 23 Ocak 2024 tarihli ve 32438 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mevduat ve Katılım Fonunun Kabulüne, Çekilmesine ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile kredili hesap limitlerinin azaltılması, mevduat ve fon kabulü, kar ve zarar ortaklığı sözleşmesi ile yatırım vekâleti sözleşmesine dayalı katılım hesaplarının işletilmesi gibi konularda çeşitli değişiklikler gerçekleştirilmiştir.

Söz konusu değişiklikler ile;

  • 1/11/2006 tarihli ve 26333 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mevduat ve Katılım Fonunun Kabulüne, Çekilmesine ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’te (“Yönetmelik”) yer alan “katılma” ibaresi “katılım” olarak değiştirilmiştir.
  • Kişiler adına kredili hesabın açılması, limitinin artırılması ve kredili hesaptan herhangi bir tahsilat yapılması kanıtlanabilir onay veya talep şartına bağlanmış olup kredili hesap limitinin azaltılması durumunda hesap sahibi bilgilendirilecektir.
  • Yönetmeliğin dördüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca yenilenen hesaplar, yukarıdaki şartlar açısından hesap açılışı sayılmayacaktır.
  • Vadeli mevduat hesabı ve katılma hesabının türüne göre 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun (“Kanun”) 144 üncü maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla, eski düzenlemede kâr ve zarara katılma oranı vade sonuna kadar değiştirilemezken yeni düzenleme ile “kâr ve zarara” ibareleri “kâra” şeklinde değiştirilmiştir.
  • Kredi kuruluşlarının hesap açılışı işlemlerinde yatırım vekaleti sözleşmesine dayalı katılma hesaplarına başvurması halinde; vade ve tahmini kâr oranı değişmediği durumlar dışında hesap sahibi ile katılım bankası arasında yeni bir yatırım vekâleti sözleşmesi akdedilmedikçe yenilenmeyerek özel cari hesaba aktarılacaktır.
  • Vadeli mevduat hesabı ve katılma hesabı cüzdanlarında hesabın türüne göre Kanunun 144 üncü maddesi uyarınca belirlenecek azami miktar ve oranlar dâhilinde uygulanacak faiz veya kâra katılma oranı veya tahmini kâr oranı ile vade ve ihbar süresinin yer alması şart kılınmıştır.
  • Katılım fonuna ilişkin genel koşullara dair “Katılma hesapları, kâr zarar ortaklığı sözleşmesine veya kamu kurum ve kuruluşları ile fonlar ve tüzel kişi müşterilerle akdedilecek yatırım vekâleti sözleşmesine dayalı olarak açılabilir. Kurul, yatırım vekâleti sözleşmesine dayalı olarak açılan katılma hesapları için yatırılabilecek asgari tutar ve/veya katılma hesaplarının belli bir oranı şeklinde sınır tesis etmeye yetkilidir. Her iki sözleşme türüne dayalı olarak açılan katılma hesapları ayrı fon havuzlarında işletilir ve her sözleşme türünün kendi altında ayrı havuzlar oluşturulabilir. Katılma hesabı sahiplerinin menfaatlerine zarar vermemek ve önceden belirlenmesi halinde toplanan fonun kullanım amacı dışına çıkmamak kaydıyla kâr zarar ortaklığı sözleşmesine ve yatırım vekâleti sözleşmesine dayalı katılma hesapları için açılan havuzlar kendi içinde birleştirilebilir, bölünebilir, havuzlar arasında aktarım yapılabilir ve vade sonunda tasfiye edilebilir.” hükmü getirilmiştir.
  • On yıl içinde aranmadığı için zamanaşımına uğrayan hesapların, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (“Fon”) devredileceği hususunda mudilere iadeli taahhütlü mektupla bildirimde bulunulması için aranan asgari limit tutarı olan 250 Türk Lirası tutarının değiştirilebilme yetkisi, Fonun görüşünün alınması suretiyle Kurul’a verilmiştir.

Söz konusu değişiklikleri yapan Mevduat ve Katılım Fonunun Kabulüne, Çekilmesine ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş olup tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

BDDK’nın konuya ilişkin duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz.