Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler

 

  1. Kişisel Verileri Koruma Kurumu Tarafından “Kişisel Verilerin Yurt Dışına Aktarılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik Taslağı” Kamuoyu Görüşüne Açılmıştır

Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“KVKK/Kurum”) tarafından, ‘Kişisel Verilerin Yurt Dışına Aktarılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik Taslağı’ ("Taslak") Kurum’un internet sitesinde yayınlanarak 20 Mayıs 2024 tarihine kadar kamuoyunun görüşüne sunulmuştur.

Taslak’a göre, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“Kanun”), 9. maddesinde yer alan kişisel verilerin yurt dışına aktarılması usulünde değişikliğe gidilerek kişisel verilerin yurt dışına aktarılabilmesi için Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan belirli veri işleme şartlarının varlığı yanında aktarılacak ülkede yeterli korumanın sağlanmış olması aranacaktır.

Taslak’a göre, yeterli korumaya dair Kişisel Verileri Koruma Kurulu (“Kurul”) tarafından hakkında yeterli korumayı sağladığı yönünde karar bulunmayan ülke, uluslararası kuruluş veya ülke içerisindeki sektörlere açık rıza aranmaksızın kişisel verilerin aktarılması ancak şu şartların sağlanması durumunda mümkün olacaktır:

  1. Veri işleme şartlarından birinin bulunması şartı
  2. Aktarımın yapılacağı ülkede de ilgili kişinin haklarım kullanma ve etkili kanun yollarına başvurma imkânının bulunması şartı
  3. "Uygun güvencelerden" birinin sağlanması

Yönetmelik Gerekçesi’ne göre, değişikliğin yapılmasında Avrupa Birliği müktesebatına uyum sağlanması, kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör temsilcilerinin talepleri, uygulamada karşılaşılan problemler, gelişen teknolojinin getirdiği yeniliklere ve uluslararası platformlarda benimsenen yeni yaklaşımlara adaptasyon sağlanması hususları göz önünde bulundurulmuştur.

Ayrıca Gerekçe’de Kanun’un 9 uncu maddesinde yapılan değişiklikle veri temelli ekonomide özel ve kamusal aktörlerin uluslararası rekabet kapasitelerini arttırmanın amaçlandığı ifade edilmiştir.

Taslak’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Taslak’ın Gerekçesi’ne buradan ulaşabilirsiniz.

Kurum’un duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Kişisel Verileri Koruma Kurumu Tarafından Yayınlanan 9 Mayıs 2024 Tarihli Veri İhlali Bildirimi Kararları

Kişisel Verileri Koruma Kurumunun (“Kurum”) internet sayfasında yayınlanan 9 Mayıs 2024 tarihli kamuoyu duyurularıyla veri sorumlusu sıfatını haiz Alexion İlaç Ticaret Limited Şirketi ve Pınar Tekstil Tuh. İnş. ve Paz. Tic. Ltd. Şti.’ye siber saldırı düzenlendiği paylaşılmıştır.

Söz konusu ihlal, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun “Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler” başlıklı 12 nci maddesinin (5) numaralı fıkrası[1] doğrultusunda, bildirim yükümlülüğü kapsamında, veri sorumluları tarafından Kurum’a bildirilmiştir.

  • Veri sorumlusu sıfatını haiz Alexion İlaç Ticaret Limited Şirketi tarafından Kurum’a iletilen kişisel veri ihlali bildiriminde özetle;
  • İhlalin 13.02.2024-21.02.2024 tarihleri arasında gerçekleştiği ve 05.05.2024 tarihinde tespit edildiği,
  • Veri sorumlusunun klinik araştırmalar için hizmet aldığı eClinical Solutions LLC’nin (veri işleyen) sistemlerine siber saldırı düzenlendiği,
  • Veri işleyenin sFTP sunucusunda tutulan verilerin yetkisiz kişi/kişiler tarafından dışarı sızdırıldığının tespit edildiği,
  • İhlalden etkilenen ilgili kişi grubunun sorumlu araştırmacılar (SMM), araştırma merkezi personeli, araştırma çalışması için görevlendirilen kişiler ile klinik araştırma katılımcıları/gönüllüleri (denek) olduğu,
  • İhlalden etkilenen verilerin;
    • Klinik araştırmaya katılan katılımcılar/gönüllüler için (tamamı “pseudonym (takma adlaştırılarak/kodlanarak)” olmak üzere); katılımcı kimliği (anahtar kodlu tanımlayıcı), çalışma adı, durum, açık rıza tarihi, ekran arıza tarihi, rastgele tarih, kol/kohort/startifikasyon, ilk doz tarihi, güncel doz tarihi, son doz tarihi, en son ziyaret tarihi, yeniden tarama sayısı, önceki katılımcı kimliği, yaş, cinsiyet, ırk, etnik köken, rastgeleleştirilmiş dönem sonu, tedavinin durdurulma nedeni, tedavinin durdurulduğu tarih, çalışmanın durdurulma nedeni, çalışmanın durdurulduğu tarih, tamamlanan çalışma, çalışmanın tamamlanma tarihi, ölüm tarihi, SDVTier, katılımcı kimliği, doğum yılı, laboratuvar sonuçları, aralık içerisinde değeri (with in range), laboratuvar tarihi, kullanılan ilaçlar, tıbbi geçmiş bilgileri olduğu,
    • Sorumlu araştırmacılar (SMM), araştırma merkezi personeli, araştırma çalışması için görevlendirilen kişiler içinsaha personeli bilgileri, UserOID, giriş adı, ekran adı, tam ad, kullanıcı rolü, ülke, kurumsal iletişim bilgileri (adres, e-posta, faks, telefon, lisans numarası) olduğu
  • İhlalden etkilenen ilgili kişi sayısının 150’si klinik araştırma katılımcısı/gönüllüsü olmak üzere toplam 607 kişi olduğu

ifade edilmiştir.

Konuya ilişkin inceleme devam etmekle birlikte, Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 09.05.2024 tarih ve 2024/759 sayılı Kararı ile söz konusu veri ihlali bildiriminin Kurum’un internet sayfasında ilan edilmesine karar verilmiştir.

Söz konusu kamuoyu duyurusu metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  • Veri sorumlusu sıfatını haiz olan Pınar Tekstil Tuh. İnş. ve Paz. Tic. Ltd. Şti. tarafından Kurum’a iletilen veri ihlal bildiriminde özetle;
  • İhlalin, 23.04.2024-25.04.2024 tarihleri arasında gerçekleştiği ve 24.04.2024 tarihinde tespit edildiği,
  • İhlalin veri sorumlusunun kullandığı sisteme bir admin hesabının kullanıcı bilgilerini ele geçiren siber saldırgan tarafından erişilmesi sonucunda meydana geldiği,
  • İhlalden etkilenen kişisel veri kategorilerinin; kimlik (ad, soyadı), iletişim (cep telefonu numarası, e-posta adresi) ve müşteri işlem (gerçek ve tüzel kişilerin alışveriş geçmişi) bilgileri olduğu,
  • İhlalden etkilenen ilgili kişi grubunun müşteriler olduğu,
  • İhlalden etkilenen ilgili kişi sayısının 36.956 olduğu,
  • İlgili kişilerin, veri sorumlusunun web sitesi (b2b.pinartekstil.com.tr) ve 0850 241 76 70 numaralı telefon aracılığıyla veri ihlali hakkında bilgi alabileceği

ifade edilmiştir.

Konuya ilişkin inceleme devam etmekle birlikte, Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 09.05.2024 tarih ve 2024/758 sayılı Kararı ile söz konusu veri ihlali bildiriminin Kurum’un internet sayfasında ilan edilmesine karar verilmiştir.

Söz konusu kamuoyu duyurusu metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Rekabet Kurumu Tarafından META’ya Kesilen Süreli Para Cezası 552 Milyon TL Olarak Kesinleşmiştir

Rekabet Kurumu’nun (“Kurum”) 8 Mayıs 2024 tarihli duyurusuna göre, Rekabet Kurulu’nun (“Kurul”) 24-20/467-197 sayılı kararı uyarınca META’ya 12.12.2023 tarihinden başlamak üzere uygulanan idari para cezası 04.04.2024 tarihi itibarıyla sonlandırılmış olup 115 gün için toplam 551.557.589,86 TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.

Kurum tarafından META’nın Facebook, Instagram ve WhatsApp hizmetleri açısından 05.04.2024 tarihinde sunduğu uyum tedbirleri, ihlali sonlandırmak ve pazardaki etkin rekabetin tesis edilmesini temin etmek noktasında yeterli görülmüştür.

Bununla beraber META’nın uyum tedbirlerine göre, kullanıcılar, Facebook ve Instagram uygulamalarındaki hesaplarını “Hesaplar Merkezi” üzerinden birleştirmediği sürece META tarafından kullanıcıların kişisel verileri birleştirilemeyecektir.

Daha öncesinde hesapları birleştirilmiş kullanıcılar ise Haziran ayı itibarıyla yeni bir “Onay Ekranı” ile karşılacaktır. Böylece kullanıcılar daha önce birleştirdikleri hesabı/hesapları diledikleri gibi basit bir şekilde ayırabilecektir.

Kullanıcılar daha sonra fikir değiştirmeleri durumunda ise tekrar istedikleri hesap veya hesaplara ilişkin verileri “Hesaplar Merkezi” üzerinden birleştirme imkanına sahip olacaktır.

Kurum’un ilgili duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. İstanbul’da Faaliyet Gösteren Fransız Liseleri Hakkında Yürütülen Rekabet Kurumu Soruşturmaları Yaklaşık 21 Milyon TL İdari Para Cezasıyla Sonuçlanmıştır

Rekabet Kurumu’nun (“Kurum”) 9 Mayıs 2024 tarihli duyurusuna göre; okul kayıt ücretlerini ve ücreti oluşturan unsurları birlikte tespit etmek ve Türk öğretmenlerin maaşlarını birlikte belirlemek suretiyle, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“Kanun”) 4. maddesini[2] ihlal edip etmediklerinin tespiti amacıyla İstanbul’da faaliyet gösteren Fransa menşeli özel eğitim kurumları hakkında yürütülen soruşturma tamamlanmıştır.

Rekabet Kurulunca (“Kurul”) yapılan açıklamalara ve incelenen dosya kapsamına göre;

  • Özel Saint-Joseph Fransız Lisesi, Özel Saint Benoît Fransız Lisesi, Özel Notre-Dame de Sion Fransız Lisesi, Özel Saint-Michel Fransız Lisesi ve Özel Sainte Pulchérie Fransız Lisesinin; okul kayıt ücretlerini ve ücreti oluşturan unsurları birlikte tespit etmek suretiyle Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiklerine,
  • Anılan teşebbüslerin okul kayıt ücretlerinin ve ücreti oluşturan unsurların birlikte tespitine yönelik eylemlerinin Kanun’un 5. maddesi kapsamında bireysel muafiyetten yararlanamayacağına,
  • Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ile Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in (“Yönetmelik”) 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve ikinci fıkrası uyarınca;
  • Özel Saint-Joseph Fransız Lisesine 3.339.516,51 TL,
  • Özel Saint Benoît Fransız Lisesine 3.279.720,74 TL,
  • Özel Notre-Dame de Sion Fransız Lisesine 2.532.943,46 TL,
  • Özel Saint-Michel Fransız Lisesine 1.745.532,89 TL,
  • Özel Sainte Pulchérie Fransız Lisesine 1.897.231,86 TL

idari para cezası verilmesine,

  • Özel Saint-Joseph Fransız Lisesi, Özel Saint Benoît Fransız Lisesi, Özel Notre-Dame de Sion Fransız Lisesi, Özel Saint-Michel Fransız Lisesi ve Özel Sainte Pulchérie Fransız Lisesinin; Türk öğretmenlerin maaşlarını birlikte tespit etmek suretiyle Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiklerine,
  • Bu sebeple Yönetmelik uyarınca;
  • Özel Saint-Joseph Fransız Lisesine 2.226.344,34 TL,
  • Özel Saint Benoît Fransız Lisesine 2.186.480,49 TL,
  • Özel Notre-Dame de Sion Fransız Lisesine 1.688.628,97 TL,
  • Özel Saint-Michel Fransız Lisesine 1.163.688,59 TL,
  • Özel Sainte Pulchérie Fransız Lisesine 1.264.821,24 TL

idari para cezası verilmesine

karar verilmiştir.

Kurul’un 24.04.2024 tarihli, 24-20/466-196 sayılı kararının tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Kurum’un konuya ilişkin duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Reklam Kurulu Tarafından Mevzuata Aykırı Bulunan Reklam ve Ticari Uygulamalar Hakkında Toplam 28.884.143 TL İdari Para Cezasına Hükmedilmiştir

Reklam Kurulu’nun (“Kurul”) 16 Nisan 2024 tarihinde gerçekleşen 344 sayılı toplantısına göre; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (“Kanun”) kapsamında toplantıda görüşülen 161 dosyanın 139’u mevzuata aykırı bulunmuş ve ilgili reklam ve ticari uygulamalar hakkında durdurma cezasıyla birlikte toplam 28.884.143 TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.

Kurul tarafından ayrıca, yılın ilk dört ayında toplam 639 adet dosya hakkında görüş ve değerlendirmelerde bulunulduğu ve bunlardan 554 tanesi hakkında durdurma cezasının yanı sıra toplam 94.139.110 TL idari para cezasına da hükmedildiği belirtilmiştir.

Kurul’un kararlarının tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Ticaret Bakanlığı’nın resmi internet sitesinde yayınlanan 2024 Yılı Reklam Kurulu Basın Bültenleri’ne buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Tüketici Hakem Heyetleri Tarafından Yılın İlk Dört Ayında Yaklaşık 1,9 Milyar TL Tutarında Uyuşmazlık Karara Bağlanmıştır

Ticaret Bakanlığı’nın (“Bakanlık”) 8 Mayıs 2024 tarihli duyurusu ile satıcı veya sağlayıcılar arasında yaşanan uyuşmazlıkların çözümünde yargı dışı alternatif çözüm mercileri olan tüketici hakem heyetleri hakkında 2024 yılının ilk dört ayına ilişkin veriler paylaşılmıştır.

Buna göre;

  • Bugüne kadar tüketici hakem heyetleri tarafından yaklaşık 17 milyon uyuşmazlık yargıya intikal etmeden karara bağlanmıştır.
  • Tüketici hakem heyetlerine 2024 yılının ilk dört ayında toplam 241 bin 53 adet başvuru yapılırken, 247 bin 966 adet uyuşmazlık tüketici hakem heyetleri tarafından sonuçlandırılmıştır.
  • 2024 yılının ilk dört ayında yapılan başvuruların yaklaşık yüzde 67’si (162 bin 876 adet başvuru) e-Devlet üzerinden elektronik ortamda gerçekleştirilmiştir.
  • 2024 yılının ilk dört ayında yapılan başvurular, en çok ayakkabıya (toplam başvuruların yaklaşık yüzde 12,8’i) yönelik olurken bunu;
  • yüzde 5,67 ile kredi kartı üyelik ücreti,
  • yüzde 4,68 ile kıyafet,
  • yüzde 4,25 ile cep telefonu,
  • yüzde 3,94 ile mobilya,
  • yüzde 3,31 ile internet abonelikleri,
  • yüzde 2,48 ile GSM aboneliği

izlemiştir.

Bakanlığın ilgili duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

  1. Ticari Araçlarda Reklam Bulundurulması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayımlanmıştır

İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Ticari Araçlarda Reklam Bulundurulması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”), 9 Mayıs 2024 tarihli ve 32541 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Yönetmelik uyarınca, ticari araçlara reklam takılması ve bulundurulmasında uyulacak usul ve esaslar başlıklı 8. maddenin birinci fıkrasının (c), (ç), (e), (f), (g) ve (j) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir;

“c) Reklamlarda kullanılacak pano, elektronik ekran, ışıklı monitör, tabela ve benzerleri; aracın ışık donanımını, çalışma yerini ve şeklini, kapasite ve diğer niteliklerini belirleyen plaka, şekil, sembol ve yazı gibi bulundurulması zorunlu ayrım işaretlerini, yan kapılarda ve araç üzerinde bulunan plaka numaralarını kapatamaz. Araca reklam uygulandığında reklam renklerinin, aracın çalışma yerini ve şeklini, kapasite ve diğer niteliklerini belirleyen plaka, ışık, renk, şekil, sembol ve yazıları ile aynı renkte olması halinde, yazı ve plakalar aynı ebatta olmak şartı ile başka renklerde de yazılabilir.

ç) Kullanılacak elektronik ekran, ışıklı monitör, reklam tabelası, panosu veya benzerlerinin, araç karoserinden ayrı olarak, aracın genişliğini, yüksekliğini ve uzunluğunu aşacak şekilde bulundurulması ve kullanılması yasaktır. Ancak otomobil, taksi ve taksi dolmuşların tavanından itibaren bağlantı ayağı ve diğer montaj aparatları dahil yüksekliği 50 santimetreyi geçmeyecek, taksi ve taksi dolmuş levhasını kapatmayacak, tavanda bulunan plaka numarasını örtmeyecek ve araç boy ekseni ile aynı yönde olacak şekilde reklam panosu veya elektronik ekran, ışıklı monitör takılabilir. Reklam uygulamasının plaka numarasını örtmesi halinde, panonun üzerine veya araç tavanının diğer bölümüne aynı ebatta ve renkte plaka numarası yazılır.”

“e) Araçlarda bulundurulacak reklamlar; elektronik ekran veya ışıklı monitör, çevirmeli sabit tabela, pano, bant ve benzerleri usulü ile yapılabileceği gibi boyama ya da folyo kaplama olarak da yapılabilir.

f) Araçların dış kısmında yapılacak reklamlarda; sesli cihazlar, üç boyutlu objeler ile diğer sürücüler ve karayolunu kullananlar için tehlike yaratacak, sürüş güvenliğini olumsuz etkileyecek şekilde parıltı/yansıma yapan malzemeler kullanılamaz.

g) Araçlarda kullanılacak reklam tabelası, elektronik ekran/ışıklı monitör veya benzerleri; düşecek, kayacak, dengeyi bozacak, karayoluna değecek, yoldaki bir şeye takılacak, gürültü çıkaracak ve sürücünün görüşünü engelleyecek şekilde olamaz.”

“j) Reklamlarda yer alacak yazı, resim, şekil, sembol ve benzeri işaretler ile araç içerisinde ve/veya dışarısında görüntülü cihazlarla yapılacak yayınlar, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına, kanunlarına, Cumhuriyetin niteliklerine, Atatürk ilke ve inkılaplarına, dini, milli ve manevi değerlere, genel ahlaka, demokratik rejime, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, 7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 61 inci maddesinde belirtilen esaslara aykırı olamaz.”

“(2) Araçların üzerinde ve/veya dış kısmında kullanılacak elektronik ekran/ışıklı monitörlerdeki parlaklık ayarının sürücüler ve karayolunu kullananlar için tehlike yaratmayacak, sürüş güvenliğini olumsuz etkilemeyecek şekilde gündüz/gece ışığına göre otomatik olması zorunludur. Reklam görüntüsü 120 saniyeden önce değiştirilemez.

(3) Elektronik ekranlarda yayınlanmak üzere karayolu trafik güvenliğine yönelik olarak Emniyet Genel Müdürlüğünce belirlenecek kamu spotu, afiş ve benzeri görsellerin en az her 30 dakikada bir yayınlanması zorunludur.”

Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş olup Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Cevap Dilekçesinde Açıkça Yemin Deliline Dayanan Tarafa Mahkemece Yemin Delili Hatırlatılmaksızın Hüküm Kurulması Yargıtay Tarafından Bozma Nedeni Sayılmıştır

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2023/5754 E., 2024/930 K. sayılı ve 04.03.2024 tarihli kararı (“Karar”), 11 Mayıs 2024 tarihli ve 32543 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Söz konusu Karar’a göre:

  • Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasında; davacı vekili, müvekkilinin, 15.10.2019 tarihinde “borç” ibaresinin yazılı olduğu 3.000,00 TL’yi, 18.11.2019 tarihinde ise “borç verme” ibaresinin yazılı olduğu 2.000,00 TL’yi davalıya borç olarak gönderdiğini, davalının parayı geri ödememesi üzerine hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptalini ve icra inkar tazminatını talep etmiştir.
  • İlk derece mahkemesince; paranın ödünç olarak verildiğinin ispat yükünün davacıda olduğundan bahisle davanın kabulüne ve itirazın iptaline, icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.
  • Adalet Bakanlığınca (“Bakanlık”)ispat yükünün davalıda olduğu ve davalıya savunması doğrultusunda yemin teklif etme hakkının hatırlatılarak karar verilmesi gerektiği savunulmuş ve kararın kanun yararına bozulması istenmiştir.
  • Yargıtay’ın yaptığı değerlendirmeye göre;
  • Havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı konusunda yasal karine olduğu, bu yasal karinenin aksini ileri süren havaleyi yapan kişinin bunu kanıtlamakla yükümlü olduğu,
  • 6100 sayılı Kanun gereğince senetle ispatı gereken hususların yemin, ikrar ve ticari defterler gibi kesin delillerle kanıtlanmasının mümkün olduğu,
  • Somut olayda havalenin başka amaçla verildiğinin davalı tarafından iddia edildiği ve bu sebeple ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davalının cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı halde mahkemece yemin delili hatırlatılmaksızın davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu

belirtilmiş ve açıklanan sebeplerle kararın KANUN YARARINA BOZULMASINA karar verilmiştir.

Söz konusu Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Zorunlu Karşılıklar Hakkında Tebliğ (Sayı: 2013/15)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2024/12) Yayımlanmıştır

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (“TCMB”) tarafından hazırlanan, Zorunlu Karşılıklar Hakkında Tebliğ (Sayı: 2013/15)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2024/12) (“Tebliğ”), 9 Mayıs 2024 tarihli ve 32541 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Tebliğ’e göre, kredi büyümesine dayalı geçici uygulama başlıklı geçici 16 ncı maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir;

“(5) Merkez Bankasınca belirlenen usul ve esaslara göre kredilerin bilanço büyüklüklerine oranına bağlı bir gösterge çerçevesinde belirlenen seviyenin altında olan bankalara ve finansman şirketlerine bu madde hükümleri uygulanmaz.”

Tebliğ 29/3/2024 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir

Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Sanayi İşbirliği Projelerinin Uygulanmasında Fiyat Farkı ve Süre Uzatımı İmkanı Getirilmiştir

11 Mayıs 2024 tarihli ve 32543 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 8444 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı (“Karar”) ile Sanayi İşbirliği Projelerinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslara “Yapım işlerine artırımlı fiyat farkı ve süre uzatımı verilmesi” başlıklı geçici madde 2 eklenmiştir.

Karar’a göre;

  • Yapım işlerine ilişkin Türk lirası üzerinden yapılan sözleşmelerden gereken şartları sağlayanlara, artırımlı fiyat farkı hesaplanabilecektir.
  • Yüklenicinin bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren 30 gün içerisinde yazılı başvurusu üzerine 6 ayı geçmemek üzere süre uzatımı verilebilecektir.

İlgili usul ve esaslar yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş olup Sanayi İşbirliği Projelerinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Usul ve Esaslar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Enerji ve Çevre Hukuku Alanında Düzenlemeler İçeren “7501 Sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” Yayımlanmıştır

2 Mayıs 2024 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (“TBMM”) tarafından kabul edilen ve yenilenebilir enerjiden doğalgaz ithalatına kadar kapsayıcı düzenlemeler içeren 7501 Sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun”) 11 Mayıs 2024 tarihli ve 32543 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Kanun’la getirilen değişiklikler özetle şu şekildedir:

  1. 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler:
  • Maden işletme ruhsatlarında, diğer grup maden işletme ruhsat sahalarında beş yıl içinde Ulusal Maden Kaynak ve Rezerv Raporlama Komisyonu (“UMREK”) koduna göre kaynak ve/veya rezerv haline getirilmeyen alanların ruhsattan taksir edileceğine dair hüküm kaldırılmıştır. İlgili düzenleme 28/2/2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere düzenlemenin Resmi Gazete’de yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
  • UMREK koduna göre raporlama zorunluluğu sadece "IV. Grup" maden işletme ruhsatları açısından devam edecektir.
  • Maden Tetkik ve Arama (“MTA”) Genel Müdürlüğü’nün (“Genel Müdürlük”) arama ruhsatı alarak bulduğu madenler için UMREK koduna göre rapor hazırlama şartı aranmaksızın MTA tarafından hazırlanan raporlar ile buluculuk hakkı kazanılacaktır.
  • Buna göre arama ruhsat süresi sonuna kadar Genel Müdürlüğe devredilen bu ruhsatlar ihale edilecek ve elde edilen gelirin %50’si MTA’ya kaynak geliri olarak aktarılacaktır.

 

  1. 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler:
  • 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 6. maddesi başlığı “Kıyının Korunması, Yapı Yasağı, Kıyı ve Denizde Yapılacak Yapılar” yerine “Kıyının Korunması, Yapı Yasağı, Kıyı ve Su Alanlarında Yapılacak Yapılar” olarak değiştirilmiştir.
  • Aynı maddeye aşağıdaki hükümler eklenmiştir:

“İçme-kullanma suyu temin edilen rezervuarlar ve sulak alanlar ile bu Kanun kapsamında kalan kıyı ve sahil şeritleri hariç olmak üzere denizler, baraj gölleri, suni göller ve tabii göllerin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca yenilenebilir enerji kaynak alanı olarak ilan edilen alanlarında imar planı yapılmaksızın yenilenebilir enerji üretim santralleri kurulabilir.”

“İçme-kullanma suyu temin edilen rezervuarlar ve sulak alanlar ile yasa kapsamında kalan kıyı ve sahil şeritleri hariç olmak üzere denizler, baraj gölleri, suni göller ve tabii göllerde imar planı yapılmaksızın Elektrik Piyasası Kanunu'na göre hidrolik kaynaklara dayalı önlisans veya üretim lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından yenilenebilir enerji kaynağına dayalı birden çok kaynaklı üretim tesisi kurulabilir.”

  • Aynı alanlarda Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne veya sulama birliklerine ait tarımsal sulama amaçlı tesislerin elektrik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü veya Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün izniyle sulama birlikleri tarafından yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı lisanssız elektrik üretim tesisi kurulabilecektir.

 

  1. 18/4/2001 tarihli ve 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler:
  • 18/4/2001 tarihli ve 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu’na “doğal gazın sıvılaştırılması” tanımı eklenmiştir:

Doğal gazın sıvılaştırılması: Yurt içinde üretilen ve/veya ithal edilen doğal gazın yurt dışına ihraç edilmesi ya da yurt içinde yeniden satışı amacıyla sıvılaştırılması”

  • Yüzen LNG tesislerinin işletilmesi ve yer değişikliği kapsamında sağlanacak istisnalar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının (“Bakanlık”) görüşü alınarak Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (“EPDK”) tarafından bu düzenleme uyarınca yayımlanan usul ve esaslara göre belirlenecektir.
  • Mevcut depolama tesisleri, mevcut tesislerdeki kapasite artışları veya yeni yapılacak tesisler, kullanım oranları veya rekabet koşulları dikkate alınarak düzenlemenin sisteme erişime ilişkin hükümlerinden Bakanlığın görüşü alınarak EPDK kararı ile belirli süre muaf tutulabilecektir.
  • Depolama şirketleri verecekleri hizmetlere ilişkin birim bedelleri ve tesis kapasitelerini yayımlamak zorunda olacaktır.
  • Doğal gazın sıvılaştırılması için yurt dışına ihraç edilmesi ya da yurt içinde yeniden satışı amacıyla kurulacak sıvılaştırma tesislerini işletecek tüzel kişilerin EPDK’dan lisans almaları zorunlu olmuştur.
  • Doğal gaz sıvılaştırma lisansı başvurusunda bulunan tüzel kişilerin teknik ve ekonomik güce sahip olmaları ve yönetmeliklerde belirtilen diğer şartları taşımaları gerekmektedir.
  • Sıvılaştırma tesisi işletmecileri faaliyet gösterdikleri tesislerin ilgili standartlara ve teknik kriterlere göre yapılması ve işletilmesinden sorumlu olacaktır.

 

  1. 10/5/2005 tarihli ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun’da Yapılan Değişiklikler:
  • Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (“YEKA”) yarışmalarına ilişkin usul ve esaslar, ilgili yarışma şartnamesinde Bakanlık tarafından belirlenecektir. Yarışma sonucunda oluşan fiyat veya bedel, yarışma şartnamesinde belirlenecek süre boyunca YEK Destekleme Mekanizması kapsamında değerlendirilecektir.
  • On yıllık süresini bitiren lisanssız üretim faaliyeti kapsamındaki tesisler için aşağıdaki şartların sağlanması halinde lisanslı üretim faaliyetine geçilebilecektir:
  • Tesis sahibi tarafından talep edilmesi,
  • Lisans alma bedeli ile lisans süresi boyunca elektrik piyasasında oluşan saatlik piyasa takas fiyatının, tesis tipi bazında uygulanan güncel YEK Destekleme Mekanizması fiyatından fazla olması,
  • Aradaki fiyat farkının YEK Destekleme Mekanizmasına katkı bedeli olarak ödenmesi.

 

  1. 18/4/2007 tarihli ve 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler:
  • Başvuru sahibi: Enerji verimliliği desteklerinden faydalanmak isteyen gerçek veya tüzel kişileri,”Karbon yoğunluğu: Birim ürün ve/veya alan veya benzeri başına salınan karbondioksit emisyonu miktarı” ve Spesifik enerji tüketimi: Birim ürün ve/veya alan veya benzeri başına tüketilen enerji miktarı” tanımları eklenmiştir.
  • Başvuru sahibi tarafından enerji verimliliğini artırmak amacıyla hazırlanan projeler, Bakanlık tarafından onbeşmilyon Türk lirasını geçmemek kaydıyla bedellerinin en fazla yüzde otuzu oranında, hibe veya faiz şeklinde desteklenecektir.
  • Enerji ve/veya karbon yoğunluğunu veya spesifik enerji tüketimini Bakanlığın belirlediği kriterler çerçevesinde azaltan başvuru sahiplerine, ödenek imkânları göz önüne alınmak ve onmilyon Türk lirasını geçmemek kaydıyla, kriterlerde belirlenen yıla ait enerji giderinin en fazla yüzde otuzu oranında destek ödemesi yapılacaktır.
  • Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, enerji verimliliğinin artırılması ile yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanılmasına yönelik araştırma ve geliştirme projelerini öncelikle destekleyecektir.

 

  1. 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler:
  • Olağanüstü hâl kararı alınan veya genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, elektrik hizmetlerinin kesintisiz olarak karşılanabilmesi için geçici süreli elektrik enerjisi talepleri EPDK kararı ile belirlenen usullere göre karşılanabilecektir.
  • Yenilenebilir enerji kaynak alanları yarışmaları sonucunda imzalanan sözleşmeler nedeniyle hak kazanılmış olanlar hariç olmak üzere, Kanun’un geçici 32. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce mevcut üretim lisanslarını, önlisanslarını, lisans başvurularını sonlandırmak ya da kurulu güç düşümü suretiyle tadil etmek isteyen tüzel kişilerin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden iki ay içerisinde başvuru yapmaları halinde lisansları, önlisansları, lisans başvuruları sonlandırılarak ya da tadil edilerek teminatları ilgisine göre kısmen veya tamamen iade edilecektir.

 

  1. 5/3/2022 tarihli ve 7381 sayılı Nükleer Düzenleme Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler:
  • İşleten, taşıyıcı ile yapacağı yazılı sözleşmeye taşıyıcının talebi ve işletenin muvafakatinin bulunduğuna dair konulacak açık hükümlerle nükleer maddelerin taşınmasına ilişkin sigorta yaptırma veya teminat gösterme yükümlülüğünü gerekli onayların alınması karşılığında taşıyıcıya devredebilecektir.
  • Yükümlülüğü devralan taşıyıcı, işleten olarak sorumlu olacaktır.

 

Kanun’un 1. ve 3. maddeleri hariç diğer maddeleri Resmi Gazete’de yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Kanun’un Resmi Gazete’de yayımlanan tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklikler Yapılmıştır

10 Mayıs 2024 tarihli ve 8447 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’na göre Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelikte (“Yönetmelik”) Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 11 Mayıs 2024 tarihli ve 32543 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Yönetmelik, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu (“Kanun”) kapsamında hazırlanmış olup ilgili değişiklikler şu şekildedir:

  • Kültür ve Turizm Bakanlığınca (“Bakanlık”)yatırım belgesi düzenlenen konaklama tesislerinin tapu kaydına; “turizm amaçlı kullanım dışında kullanılamayacağına veya konaklama birimleri üzerinde devre mülk, kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulamayacağına, yararlanma, kullanma ve yönetime ilişkin anlaşmaların tapu siciline şerh edilemeyeceğine” ilişkin belirtme yapılması ilgili Tapu Müdürlüğünden talep edilecektir.
  • Konaklama hizmeti verilen tesisler, tek bir bağımsız bölüm olarak değerlendirilecek ve bu tesislerin konaklama birimleri üzerinde şahsi hak sağlayan devre tatil hakkı tesis edilebilecektir.
  • Ancak bu tesislerin konaklama birimleri üzerinde devre mülk, kat irtifakı ve kat mülkiyeti gibi şerhe konu haklar tesis edilmesi ve yararlanma, kullanma ve yönetime ilişkin anlaşmaların tapu siciline şerh edilmesi yasaklanmıştır. Bu tür tesislere turizm belgesi verilmeyecektir.
  • İmar planında konaklama tesisi yapılması uygun görülen parsellerdeki turizm yatırımı belgesi başvurularında konaklama birimlerine ilişkin; yararlanma, kullanma ve yönetim anlaşmaları, devre mülk, kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulmasına ve yatırıma konu taşınmazın konaklama tesisleri dışında kullanılmasına yönelik hükümler içeren sözleşmeler, Bakanlıkça kabul edilmeyecektir.
  • Yukarıdaki şartlara aykırı tesislerin belgeleri iptal edilecektir.
  • Kamu taşınmazı üzerinde yer alan, imar planında rekreaktif veya rekreasyon alan kullanımında kalan ve bu Yönetmelikte tanımlanan turizm tesislerinin tamamlayıcısı olan alanlarda, eğlence ve dinlenme gereksinimlerini karşılamaya dönük, açık olarak düzenlenen oturma, yemek pişirme ve yemek yerleri, taban alanı altı metre kareyi geçmeyen büfe, çeşmeler, açık havuzlar, oyun ve açık spor alanları, açık gösteri alanları, yeşil bitki örtüsü ve kıyı yapısının elverdiği yerlerde denize iniş rampaları yapılabilecektir.
  • Bu amaçla tahsis edilen yapılar turizm belgesi kapasitesinde belirtilecektir.

Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş olup Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 


[1] Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler

MADDE 12- (1) Veri sorumlusu;

a) Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek,

b) Kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek,

c) Kişisel verilerin muhafazasını sağlamak,

amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorundadır.

(2) Veri sorumlusu, kişisel verilerin kendi adına başka bir gerçek veya tüzel kişi tarafından işlenmesi hâlinde, birinci fıkrada belirtilen tedbirlerin alınması hususunda bu kişilerle birlikte müştereken sorumludur.

(3) Veri sorumlusu, kendi kurum veya kuruluşunda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını sağlamak amacıyla gerekli denetimleri yapmak veya yaptırmak zorundadır.

(4) Veri sorumluları ile veri işleyen kişiler, öğrendikleri kişisel verileri bu Kanun hükümlerine aykırı olarak başkasına açıklayamaz ve işleme amacı dışında kullanamazlar. Bu yükümlülük görevden ayrılmalarından sonra da devam eder.

(5) İşlenen kişisel verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi hâlinde, veri sorumlusu bu durumu en kısa sürede ilgilisine ve Kurula bildirir. Kurul, gerekmesi hâlinde bu durumu, kendi internet sitesinde ya da uygun göreceği başka bir yöntemle ilan edebilir.”

[2] Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar

Madde 4 – Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.

Bu haller, özellikle şunlardır:

a) Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tesbit edilmesi,

b) Mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü,

 c) Mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya bunların piyasa dışında belirlenmesi,

d) Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi,

e) Münhasır bayilik hariç olmak üzere, eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumdaki kişilere farklı şartların uygulanması,

f) Anlaşmanın niteliği veya ticari teamüllere aykırı olarak, bir mal veya hizmet ile birlikte diğer mal veya hizmetin satın alınmasının zorunlu kılınması veya aracı teşebbüs durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın ya da hizmetin diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da arz edilen bir mal veya hizmetin tekrar arzına ilişkin şartların ileri sürülmesi,

 Bir anlaşmanın varlığının ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat değişmelerinin veya arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin, rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklarına karine teşkil eder.

Ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla taraflardan her biri uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir.”