Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler

  1. Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesine Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar Yayımlanmıştır  

Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesine Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar’ın (“Karar”) yürürlüğe konulmasına ilişkin 11066 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı 17 Mart 2026 tarihli ve 33199 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. 

Karar ile özetle aşağıdaki düzenlemeler gerçekleştirilmiştir:

  • Karar’ın 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi değiştirilmiş; (1) ve (2) numaralı alt bentler kapsamında olmayan şirketler bakımından eşik değerler yeniden belirlenmiştir. Bu kapsamda, söz konusu şirketler için aktif toplam 500 milyon Türk Lirası, yıllık net satış hasılatı 1 milyar Türk Lirası ve çalışan sayısı 150 kişi olarak düzenlenmiştir.
  • Karar’a ekli (I) sayılı listenin 9 uncu sırası değiştirilmiştir. Bu kapsamda, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları ile 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu’nun Ek 1 inci maddesi kapsamında yurt içinde kurulan ve sermayesinin %50’sinden fazlasına doğrudan veya dolaylı olarak KİT’lerin sahip olduğu şirketlerin bağımsız denetime tabi şirketler kapsamında değerlendirileceği düzenlenmiştir.

Karar 1/1/2026 ve sonrasında başlayan hesap dönemlerinde bağımsız denetime tabi olma durumlarının belirlenmesinde esas alınmak üzere Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.

Söz konusu Karar'ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

  1. Rekabet Kurulu Tarafından Çimento Sektörüne Yönelik Sektör İncelemesi Başlatılmıştır 

Rekabet Kurulunun (“Kurul”) 25.12.2025 tarihli toplantısında alınan 25-49/1219-M sayılı karar ile çimento sektörüne yönelik bir sektör incelemesi başlatılmasına karar verilmiştir.

Rekabet Kurumu (Kurum”) tarafından yapılan açıklamada, altyapı ve inşaat endüstrilerinin temel girdilerinden biri olan çimentonun, Türkiye’de inşaat sektöründeki hızlı gelişim sonucunda stratejik bir önem kazandığı belirtilmiştir. Açıklamada ayrıca, Türkiye’nin dünya çimento üretiminde beşinci sırada yer almasının ve yakın coğrafyada artan nüfus ile birlikte inşaat ihtiyacının büyümesinin, çimento sektörünün küresel ölçekteki önemini artırdığı ifade edilmiştir.

Açıklamada, çimento sektörünün yoğunlaşma düzeyinin yüksekliği ve ürünlerin homojen niteliği nedeniyle rekabetçi sorunların ortaya çıkmasına elverişli bir pazar yapısına sahip olduğu; bu nedenle sektörün, Kurum’un faaliyete geçtiği ilk yıllardan itibaren öncelikli inceleme alanlarından biri olduğu da vurgulanmıştır.

Açıklamada, sektör incelemesi kapsamında özetle aşağıdaki hususların ele alınmasının planlandığı belirtilmiştir:

  • Firma ve müşteri düzeyindeki mikro verilere dayanılarak sektörün pazar yapısı ile firma davranışları uzun dönemli ve bütüncül bir perspektifle analiz edilecektir.
  • Çimento sektörüne özgü sorun alanlarına ilişkin tespitlerde bulunulacaktır.
  • Sektördeki bölgesel rekabet dinamikleri analitik bir çerçevede incelenecektir.
  • Elde edilen bulgular doğrultusunda, sektörün rekabetçi yapısının korunmasına ve sürdürülebilirliğinin sağlanmasına yönelik politika geliştirme süreçlerine katkı sunulacaktır.

Kurul, söz konusu sektör incelemesinin; çimento sektörünün rekabet iktisadı ve hukuku perspektifinden değerlendirilmesi, pazar yapısına etki eden unsurların belirlenmesi ve sektörde rekabetçi yapının korunmasına hizmet edecek unsurların bütüncül bir bakış açısıyla incelenmesi amacıyla başlatıldığını ifade etmiştir.

Söz konusu kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

  1. Gelir İdaresi Başkanlığı Tarafından 49 Sıra No.lu SMMM ve YMM Kanunu Genel Tebliği ile Gelir Vergisi İstisna, İndirim ve Uygulama Tasdik Raporunun Kapsamı Hakkında Kamuoyu Duyurusu Yayımlanmıştır 

Gelir İdaresi Başkanlığı (“GİB”) tarafından hazırlanan 49 Sıra No.lu SMMM ve YMM Kanunu Genel Tebliği ile Gelir Vergisi İstisna, İndirim ve Uygulama Tasdik Raporunun Kapsamı Hakkında Kamuoyu Duyurusu (“Kamuoyu Duyurusu”) 16.03.2026 tarihinde GİB’in resmi internet sitesinde yayımlanmıştır.

Kamuoyu Duyurusu’nda özetle aşağıdaki hususlar belirtilmiştir:

  • 30/12/2025 tarihli ve 33123 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 49 Sıra No.lu Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliği (“Tebliğ”) kapsamında gelir vergisi istisna, indirim ve uygulama tasdik raporunun kapsamına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.
  • Tebliğ ile getirilen tasdik zorunluluğu, yalnızca ticari, zirai veya serbest meslek kazancı nedeniyle yıllık gelir vergisi beyannamesini Beyanname Düzenleme Programı kapsamında düzenleyen mükellefler bakımından gündeme gelecektir. Ücret, kira, menkul sermaye iradı ve değer artışı kazancı elde eden ve defter tutma yükümlülüğü bulunmayan gelir vergisi mükellefleri için tasdik zorunluluğu bulunmamaktadır.
  • Tasdik zorunluluğu, gelir vergisi beyannamesinde yer alan tüm istisna ve indirimleri kapsayan genel bir yükümlülük olmayıp yalnızca Tebliğ’in 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan tabloda sayılan istisna, indirim ve uygulamalar bakımından uygulanacaktır.
  • Yıllık gelir vergisi beyannamesinde müstakil satırda yer alan şahıs sigorta primleri indirimi (Gelir Vergisi Kanunu m. 89/1) ile eğitim ve sağlık harcamaları indirimi (Gelir Vergisi Kanunu m. 89/2)gibi indirimler Tebliğ’in 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan tabloda sayılan indirimler arasında bulunmadığından, bu indirimler bakımından YMM tasdik raporu düzenlenmesi zorunlu değildir.

Kamuoyu Duyurusu’nun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

  1. Anayasa Mahkemesi, İki Ortaklı Limited Şirketlerde Ortağın Haklı Sebeple Şirketten Çıkarılmasına İlişkin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerini İptal Etmiştir 

Anayasa Mahkemesi Başkanlığı (“AYM”) tarafından verilen 2025/128 esas ve 2025/273 karar numaralı, 25/12/2025 tarihli karar ("Karar") 17 Mart 2026 tarihli ve 33199 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. 

Karar'da özetle aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:

  • Karar, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin itirazı üzerine, 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ("TTK") 616. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (h) bendi ile 621. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (h) bendinde yer alan "Bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması…" ibaresinin Anayasa'ya aykırılığı iddiasına ilişkindir.
  • AYM incelemeyi Anayasa'nın 40. maddesinde güvence altına alınan etkili başvuru hakkı ve 48. maddesinde düzenlenen teşebbüs özgürlüğü çerçevesinde yürütmüştür.
  • TTK uyarınca limited şirketlerde bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması amacıyla mahkemeye başvurulması kararının genel kurulun devredilemez yetkileri arasında yer aldığı ve bu kararın alınabilmesi için temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması şeklinde ağırlaştırılmış bir nisap arandığı belirtilmiştir.
  • Yargıtay içtihadının da iki ortaklı limited şirketlerde her iki ortağın aynı yönde oy kullanmaması durumunda söz konusu nisabın sağlanmasının mümkün olmadığını kabul ettiği ve bu durumun iki ortaklı limited şirketlerde yapısal bir kilitlenmeye yol açarak şirketin işleyişini engelleyen ortağın şirketten çıkarılmasını fiilen imkânsız kıldığı tespit edilmiştir.
  • Tek alternatif görünen fesih davası yolunun da istenilen sonucu güvence altına alamadığı; zira bu yolda mahkemenin şirketi feshetmek yerine bizzat davacı ortağın çıkarılmasına hükmedebileceği vurgulanmıştır.
  • İptal kararı uyarınca haklı sebeplerin varlığı hâlinde ortağın şirketten çıkarılması amacıyla mahkemeye başvurulması kararının iki ortaklı limited şirketlerde genel kurulun devredilemez yetkileri arasından çıkarılmış olup bu kararın müdürler kurulu tarafından da alınabilir hâle geldiği; müdürler kuruluna bu yönde bir yetki devri yapılmamış olsa dahi söz konusu kararın iki ortaklı limited şirketlerde artık ağırlaştırılmış nisap aranmaksızın genel kurul tarafından alınabileceği değerlendirilmiştir.
  • TTK’nın 616. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (h) bendinin “iki ortaklı limited şirketler” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, TTK’nın 621. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (h) bendinde yer alan “Bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması…” ibaresinin; “iki ortaklı limited şirketler” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE oyçokluğu ile karar verilmiştir.
  • Karara karşıoy kullanan üyelerin ise itiraz konusu düzenlemelerin iki ortaklı limited şirketler bakımından da Anayasa'ya uygun olduğu görüşünü benimsediği; söz konusu kuralların şirket içi dengeyi korumaya yönelik olduğu, çıkarma mekanizmasının belirli şartlara bağlanmasının kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve ortaklar açısından şirketten çıkma veya şirketin feshi gibi alternatif yolların mevcut olduğu gerekçesiyle kuralların teşebbüs özgürlüğü ile etkili başvuru hakkını ihlal etmediği sonucuna varıldığı belirtilmiştir.

Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

  1. Beşerî Tıbbi Ürünlerin Ambalaj Bilgileri ve Kullanma Talimatına İlişkin Kılavuzlar Güncellenerek Yayımlanmıştır 

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ("Kurum") tarafından Beşerî Tıbbi Ürünlerin Ambalaj Bilgileri ve Kullanma Talimatına İlişkin Kılavuz, Beşerî Tıbbi Ürünlerin Ambalaj Bilgileri ve Kullanma Talimatının Okunabilirliğine İlişkin Kılavuz ve Beşerî Tıbbi Ürünlerin Ambalaj Bilgileri ve Kullanma Talimatındaki Yardımcı Maddelere İlişkin Kılavuz ("Kılavuzlar") güncellenerek 19.03.2026 tarihinde Kurum'un resmi internet sitesinde yayımlanmıştır.

Söz konusu Kılavuzlar'da özetle aşağıdaki hususlarda güncelleme gerçekleştirilmiştir:

  • Elektronik Kullanma Talimatı (e-KT) bölümü yeniden düzenlenmiştir.
  • IRD-KLVZ-07 doküman numaralı Kılavuz'un 2.11/A bölümüne dış ambalajı bulunmayan ürünlere ilişkin ifade eklenmiştir. Bu kapsamda söz konusu ürünlerin e-KT yükümlülüğü bakımından istisna kapsamında değerlendirileceği hususu açıklığa kavuşturulmuş ve ilgili cümle yeniden düzenlenmiştir.

Kılavuzlar'ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

  1. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tarafından Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme Hizmeti Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayımlanmıştır 

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ("TCMB") tarafından hazırlanan Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme Hizmeti Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ("Yönetmelik") 19 Mart 2026 tarihli ve 33201 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Yönetmelik kapsamında 1/12/2021 tarihli ve 31676 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme Hizmeti Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelik’te öngörülen temel değişiklikler özetle aşağıdaki şekildedir:

  • Elektronik para koruma hesabının gün sonu bakiyesinin tam iş günlerinde saat 16.30, yarım iş günlerinde saat 12.00 itibarıyla hesaplanacağı ve elektronik para koruma hesabının bulunduğu bankada gecelik vadede nemalandırılmasının mevzuata aykırılık oluşturmayacaktır.
  • Elektronik para kuruluşunun, elektronik para ihracı karşılığında aldığı fonları diğer tüm fonlardan ayrıştırarak takip edeceği; bu fonları belirtilen amaçlar dışında kullanamayacağı ve teminat olarak gösteremeyeceği; ödeme hizmeti kullanıcılarının kuruluş nezdindeki hak ve alacaklarına ilişkin tedbir, haciz ve benzeri taleplerin münhasıran kuruluş tarafından yerine getirilecektir.
  • Ödeme ve elektronik para koruma hesaplarındaki bakiyelerin, yabancı para cinsinden olanlar hariç olmak üzere, koruma hesaplarının bulunduğu bankalar nezdinde açılan nemalandırma hesabında nemalandırılabilecektir.
  • Anapara ve net nema tutarının, nemalandırma hizmetine ilişkin komisyonun ve diğer kanuni kesintilerin yapılmasının ardından ertesi iş günü ilgili koruma hesaplarına aktarılacağı; nema tutarlarının izlendiği hesapta biriken fonun kuruluş tarafından serbest şekilde kullanılabilecektir.
  • Nemalandırma süresince kuruluşun bu fonları herhangi bir amaçla kullanamayacağı; bununla birlikte ilgili ödemeleri gerçekleştirebilmek için yeterli miktarda fon bulundurmakla yükümlüdür.
  • Kuruluşun faaliyet izninin geçici olarak durdurulması halinde koruma hesaplarında tutulan fonların bu süre boyunca nemalandırılamayacaktır.
  • Nemalandırma işlemlerinde anaparanın korunmasının esas olduğu ve yalnızca düşük riskli ve likit varlıkların kullanılabilecektir.
  • Yönetmelik eklerinde yer alan EK-13 ve EK-14'ün, döviz alım ve satımına ilişkin bilgilendirme ve uyarı metinleri güncellenerek yeniden düzenlenmiştir.

Söz konusu Yönetmelik'in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

  1. Şarj Hizmeti Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayımlanmıştır 

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (“Kurum”) tarafından hazırlanan Şarj Hizmeti Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”), 23 Mart 2026 tarihli ve 33202 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Yönetmelik kapsamında özetle aşağıdaki düzenlemeler öngörülmüştür:

  • Mobil şarj istasyonları Yönetmelik kapsamına açıkça dahil edilmiş ve bu istasyonların işletilmesine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.
  • Şarj hizmeti fiyatının, elektrikli araca aktarılan birim enerji fiyatı (TL/kWh) üzerinden uygulanacağı düzenlenmiştir. Ayrıca, bağlanma bedeli, işlem başlatma bedeli, şarj ekipmanı kullanımı bedeli veya benzeri adlar altında ayrıca bedel talep edilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
  • Halka açık şarj istasyonlarında uygulanacak şarj hizmeti fiyatının, sadakat sözleşmesi akdedilen kullanıcılara uygulanan en düşük şarj hizmeti fiyatının %25 fazlasını aşamayacağı düzenlenmiştir. Ayrıca, sadakat sözleşmesi kapsamında kullanıcılardan üyelik bedeli, sözleşme bedeli veya başka bir ad altında ayrı bir bedel talep edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
  • Şarj ağı işletmecilerinin birbirleriyle ortak dolaşım (roaming) sözleşmesi yapabilmesine imkân tanınmıştır.
  • Kullanıcıya önceden bilgi verilmesi şartıyla, DC güçteki şarj ünitelerinde araç batarya doluluğu %85 ve üzeri olan elektrikli araçların şarj hizmetinin sonlandırılabilmesine imkân tanınmıştır.
  • Şarj istasyonunun bulunduğu lokasyona ve günün saatlerine göre indirimli fiyat uygulanabileceği; bu durumda kullanıcıya yansıtılacak bedelde, şarj hizmetinin başladığı saat dilimindeki fiyatın esas alınacağı düzenlenmiştir.
  • Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğu altındaki otoyollarda şarj ağına yeni eklenen şarj istasyonlarında bulunan DC 50 kW ve üzeri güçteki şarj ünitelerinden en az biri için banka veya kredi kartı okuyucuları yahut temassız ödeme yapılabilen dijital cihazlar aracılığıyla doğrudan ödeme imkânı sağlanması zorunlu tutulmuştur. Bu ödeme yöntemleri bakımından kullanıcıdan ilave bedel, komisyon veya fark talep edilemeyeceği düzenlenmiştir.
  • Şarj ağı işletmecilerine, kullanıcı şikâyetlerinin iletildiği ve takip edilebildiği iletişim kanallarını kurma, yirmi dört saat boyunca kesintisiz hizmet vermek üzere ISO 18295 sertifikalı çağrı merkezi kurma veya bu hizmeti alma ve iletilen talepleri on beş iş günü içinde sonuçlandırma yükümlülüğü getirilmiştir.
  • Halka açık şarj istasyonlarının konum, fiyat, uygunluk durumu, ödeme yöntemi ve teknik bilgilerinin yayımlanacağı bir serbest erişim platformunun Kurum tarafından kurulacağı ve işletileceği düzenlenmiştir.

Yönetmeliğin 14 üncü maddesi ile Şarj Hizmeti Yönetmeliği’nin 21 inci maddesine eklenen sekizinci fıkrası 1/7/2026 tarihinde, diğer hükümleri ise Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.

Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

  1. Rekabet Kurulu Tarafından Gıda Sektöründe Faaliyet Gösteren Bir Teşebbüs Hakkında Soruşturma Başlatılmıştır 

Rekabet Kurulu (“Kurul”) tarafından gıda sektöründe faaliyet gösteren bir teşebbüs hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un (“Kanun”) 4. ve 6. maddelerini ihlal edip etmediğinin tespiti amacıyla, Kurul'un 05.03.2026 tarihli toplantısında 26-08/238-M sayılı kararıyla soruşturma açılmasına karar verilmiştir.

Rekabet Kurumu (“Kurum") tarafından yapılan açıklamada, ocak ayında başlatılan önaraştırma kapsamında elde edilen bilgi, belge ve tespitlerin Kurul tarafından müzakere edildiği ve bulgular ciddi ve yeterli bulunarak soruşturma açılmasına hükmedildiği belirtilmiştir.

Söz konusu önaraştırma kapsamında aşağıdaki iddialar incelenmiştir:

  • İlgili teşebbüsün yumuşak şeker pazarındaki hâkim durumunu kötüye kullanmak suretiyle ilgili pazardaki rekabeti engellediği tespit edilmiştir.
  • Fiili münhasırlığa yol açan uygulama ve davranışlarla rakiplerin dışlandığı değerlendirilmiştir.
  • Satış noktalarının yeniden satış fiyatlarına müdahalede bulunulduğu ileri sürülmüştür.

Söz konusu kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

  1. 7576 sayılı Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Yayımlanmıştır 

7576 sayılı Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun”), 19 Mart 2026 tarihli ve 33201 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.

Söz konusu Kanun ile başta 2872 sayılı Çevre Kanunu, 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu ve 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu olmak üzere çeşitli kanunlarda kapsamlı değişiklikler yapılmıştır.

A.  2872 sayılı Çevre Kanunu’nda Değişiklikler Yapılmıştır

  • Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (e) ve (f) bentleri kapsamında yer alan denetim ve idari yaptırım süreçlerinde Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) yetkili kılınmıştır.
  • Biyolojik çeşitliliğin tahribi ile sulak alanlara ilişkin ihlaller bakımından uygulanacak idari yaptırımların, DKMP tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde uygulanacağı düzenlenmiştir.
  • Söz konusu yaptırımlara karşı açılacak davaların DKMP’ye karşı yöneltileceği hüküm altına alınmıştır.

B. 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu’nda Değişiklikler Yapılmıştır

  • Milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanlarına ilişkin uzun devreli gelişme planı, gelişme planı ve yönetim planlarının DKMP tarafından hazırlanması veya hazırlattırılması esası getirilmiştir.
  • Turizm yatırımlarına ilişkin plan kararlarının, DKMP’nin olumlu görüşü alınmadan sonuçlandırılamayacağı hüküm altına alınmıştır.
  • Korunan alanların yönetimine hizmet eden bazı tesisler bakımından izinlerin bedelsiz verilebileceği düzenlenmiştir.
  • Ulaşım, enerji iletim hatları, su, atık su ve haberleşme gibi altyapı yatırımlarına; planlara uygunluk, kamu yararı ve zaruret şartlarıyla bedelli izin verilebileceği hükme bağlanmıştır.
  • İçme suyu teminine ilişkin acil ve zorunlu hallerde, plan şartlarının aranmayabileceği öngörülmüştür.
  • Kaçak yapı ve tesislerin, ayrıca bir idari karara gerek olmaksızın DKMP tarafından derhal yıkılabileceği veya değerlendirilebileceği düzenlenmiştir.

C. 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’nda Değişiklikler Yapılmıştır

  • “Av ve doğa koruma memuru” tanımı güncellenmiştir.
  • Merkez Av Komisyonu’nun yapısı genişletilmiş ve Emniyet ile Orman teşkilatı unsurlarının katılımı belirgin hale getirilmiştir.
  • Avcılık belgesi olmadan avlananlara 10.000 TL idari para cezası uygulanacağı düzenlenmiştir.
  • Avlanma izni olmaksızın avlananlara 5.000 TL idari para cezası öngörülmüştür.
  • Aynı fiillerin beş yıl içinde tekrarı halinde cezaların üç kat uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
  • Bazı fiillere ilişkin idari para cezalarının 200 TL ve 350 TL seviyelerinden 10.000 TL ve 15.000 TL seviyelerine çıkarıldığı düzenlenmiştir.
  • Belgesi iptal edilen kişilere iki yıl süreyle yeni belge verilmeyeceği düzenlenmiştir.
  • Yeniden başvuru için idari para cezalarının ve tazminatların ödenmiş olması şartı getirilmiştir.
  • Belgenin yeniden alınmasından sonra aynı fiillerin tekrarı halinde, süresiz iptal uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Kanun Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.

Kanun’un tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

  1. Sigortacılık Kanununun 30 Uncu Maddesinin On İkinci ve On Beşinci Fıkralarında Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Yayımlanmıştır 

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu ("Kurum") tarafından hazırlanan Sigortacılık Kanununun 30 Uncu Maddesinin On İkinci ve On Beşinci Fıkralarında Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ

Dair Tebliğ (“Tebliğ”)19 Mart 2026 tarihli ve 33201 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.

Tebliğ ile 16/4/2022 tarihli ve 31811 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılık Kanununun 30 uncu Maddesinin On İkinci ve On Beşinci Fıkralarında Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğ'in ("Tebliğ") 3. maddesinin dördüncü fıkrasında aşağıdaki değişiklik gerçekleştirilmiştir:

  • Tebliğ’in birinci ve ikinci fıkralarında yer alan parasal sınırların uygulanmasında, başvurunun yapıldığı tarihteki miktarın esas alınacağı hükme bağlanmıştır.
  • Tebliğ’in üçüncü fıkrasının uygulanmasında ise hakem heyetinin teşekkül edeceği tarihteki miktarın esas alınacağı düzenlenmiştir.

Tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.

Söz konusu Tebliğ'in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.