Bultenler
Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler
- KVKK Tarafından Çerez Uygulamaları Hakkında Rehber Güncellenerek Yayınlanmıştır
Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”) tarafından Çerez Uygulamaları Hakkında Rehber (“Rehber”) güncellenerek Kurum’un resmi internet sitesinde yayınlanmıştır.
Rehber’de özetle aşağıdaki hususlara yer verilmiştir;
- Çerezler, kullanıcı cihazına internet sitesi operatörleri tarafından yerleştirilen metin dosyalarını ifade etmektedir.
- 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) kapsamında, kişisel veri işleyen çerezlerin kullanımı için ilgili kişinin açık rızasının alınması gerekmektedir.
- Kesinlikle gerekli çerezler, bir internet sitesinin temel işlevlerini yerine getirmesi ve talep edilen bir bilgi toplumu hizmetinin sunulabilmesi için zorunlu olan çerezlerdir. Bu tür çerezler aracılığıyla kişisel veri işlenmesi durumunda açık rıza alınması gerekmemektedir.
- Kullanıcıların çerezlere ilişkin tercihlerini açık, anlaşılır ve kolay erişilebilir bir şekilde yönetebilmesine imkân tanınmalıdır.
- Çerezler yoluyla yapılan kişisel veri işleme faaliyetlerinde, aydınlatma yükümlülüğü internet sitesine girişte yerine getirilmelidir.
- Kişisel verilerin, üçüncü taraf çerezleri aracılığıyla işlenmesi durumunda hem internet sitesi sahibi hem de ilgili üçüncü taraf Kanun’un 10. maddesi uyarınca aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmelidir.
- Çerezler aracılığıyla elde edilen kişisel verilerin yurt dışına aktarılması halinde, Kanun’un 9. maddesinde öngörülen aktarım şartlarına uyulması gerekmektedir.
- Çerez duvarı uygulamaları, kullanıcının özgür iradesiyle açık rıza vermesini engelleyebilecek nitelikte olup bu durum açık rızanın geçerliliği bakımından dikkatle değerlendirilmesi gerekmektedir.
- Çerezlere ilişkin yapılan aydınlatmaların sade, açık ve kullanıcı dostu olması gerekmektedir.
- İnternet kullanıcıları, çerezlerle ilgili taleplerini yazılı veya elektronik yollarla iletebilecektir.
- Açık rıza mekanizmalarında, kullanıcıya “kabul et”, “reddet” ve “tercihler” seçenekleri eşit şekilde sunulmalıdır.
- Açık rıza almak için kullanıcının aktif bir eylemde bulunması şart olup sadece siteye giriş yapılması açık rıza anlamına gelmemektedir.
Rehber’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- KVKK Tarafından Veri İhlali Bildirimine İlişkin 24 Temmuz 2025 Tarihli İki Yeni Kamuoyu Duyurusu Yayınlanmıştır
Kişisel Verileri Koruma Kurulu (“Kurul”) tarafından 24.07.2025 tarihinde iki farklı veri sorumlusunun veri ihlali bildirimi Kişisel Verileri Koruma Kurumunun (“Kurum”) resmi internet sayfasında ilan edilmiştir.
Söz konusu ihlaller, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“Kanun”) “Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler” başlıklı 12. maddesinin (5) numaralı fıkrası doğrultusunda, bildirim yükümlülüğü kapsamında, veri sorumluları tarafından Kurum’a bildirilmiştir.
24.07.2025 tarih ve 2025/1356 sayılı Karar ile Kurum’un internet sitesinde yayınlanan, çevrimiçi özgeçmiş ve kariyer danışmanlığı hizmetleri sunan bir şirketin veri ihlali bildiriminde özetle;
- Porto Riko’da çevrimiçi iş arama hizmeti veren veri sorumlusunun kullanıcıların özgeçmişlerini düzenlerken gerçek zamanlı olarak ön izlemelerine olanak tanıyan yeni bir özelliğin yetkisiz erişime açık olduğunun 12 Temmuz 2025 tarihinde tespit edildiği,
- Dahili incelemeler sonucunda, olayın 10 Mart 2023 tarihinde, sunucu ortamının daha hızlı performans için anonimleştirilmiş verileri önbelleğe almak üzere görüntülenebilir hale geldiği, bu açık dolayısıyla sadece 1 defa yetkisiz erişimin gerçekleştiği,
- İhlalden anonim hale getirilmiş isim, iletişim ve özgeçmiş verilerinin etkilendiği, her özgeçmişte yer alan kişisel verilerin niteliği ve kapsamı, kullanıcıların hangi bilgileri ekleyeceğini belirlemesine bağlı olarak önemli ölçüde değişiklik gösterdiği, bazı özgeçmişler yalnızca ad ve soyad gibi temel tanımlayıcılar içerebilirken, diğerleri iletişim bilgileri, istihdam geçmişi, eğitim geçmişi veya bazı durumlarda fotoğraflar veya gönüllü olarak açıklanan diğer bilgiler gibi ek kişisel bilgiler içerebildiği. Gerekli incelemelerin devam ettiği,
- İhlalden etkilenen ilgili kişi gruplarının kullanıcılar ve aboneler/üyeler olduğu,
- İhlalden etkilenen ilgili kişi sayısının 3168 olduğu
bilgilerine yer verilmiştir.
İlgili duyurunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz
24.07.2025 tarih ve 2025/1359 sayılı Karar ile Kurum’un internet sitesinde yayınlanan, finansal hizmetler alanında faaliyet gösteren bir şirketin veri ihlali bildiriminde özetle;
- İhlalin 20.07.2025 tarihinde gerçekleştiği ve aynı tarihte tespit edildiği,
- Veri sorumlusunun sunucuları ve istemci bilgisayarlarına, uluslararası ve uzman bir saldırı grubu tarafından fidye yazılımı saldırısı gerçekleştirilmiş olduğu,
- İhlalden etkilenen ilgili kişi sayısı, ilgili kişi grubu ve kişisel veri kategorilerinin henüz tespit edilemediği, bu hususta teknik incelemelerin henüz devam etmekte olduğu,
- İlgili kişilerin, yaşanan bu saldırıyla ilgili veri sorumlusunun tüm şubeleri ve 0 850 723 59 59 numaralı Yatırımcı Destek Hattı üzerinden destek alabileceği
bilgilerine yer verilmiştir.
İlgili duyurunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Rekabet Kurulu Tarafından Vitamin ve Besin Takviyesi Sektöründe Faaliyet Gösteren Şirket Hakkında Yürütülen Soruşturma Sonuçlandırılmıştır
Rekabet Kurulu (“Kurul”) tarafından vitamin ve besin takviyesi sektöründe faaliyet gösteren bir şirketin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“Kanun”) 4. maddesini ihlal edip etmediği iddiasına yönelik yürütülen soruşturma sonuçlandırılmıştır.
Kurul tarafından;
- 09.05.2025 tarihli ve 25-18/420-196 sayılı kararla, şirketin taahhüt başvurusu kabul edilmiş ve hakkında yürütülen soruşturma, internet satışlarının kısıtlanması ile reklam yasağı uygulamalarına ilişkin yönleri bakımından sonlandırılmıştır.
- 26.06.2025 tarihli ve 25-23/577-373 sayılı kararla ise şirketin, yeniden satıcıların satış fiyatını belirlemesi yoluyla 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal etmediğine karar verilmiştir.
Söz konusu kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- İzinsiz Çalıştığı İçin Haklarında Sınır Dışı Etme Kararı Alınan Yabancıların Çeşitli Masraflarının İşverenlerinden Tahsili Hakkında Yönetmelik Resmî Gazetede Yayımlanmıştır
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan İzinsiz Çalıştığı İçin Haklarında Sınır Dışı Etme Kararı Alınan Yabancıların Çeşitli Masraflarının İşverenlerinden Tahsili Hakkında Yönetmelik(“Yönetmelik”) 23.07.2025 tarihli ve 32964 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Yönetmelik ile özetle aşağıdaki düzenlemeler getirilmiştir;
- Yönetmelik’in amacı; 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu’na aykırı şekilde izinsiz çalıştığı tespit edilerek sınır dışı edilmek üzere il göç idaresi müdürlüğüne bildirilen yabancılar ile varsa bunların eş ve çocuklarına ilişkin olarak, İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı bütçesinden karşılanan konaklama, ülkeye dönüş ve gerektiğinde sağlık giderlerinin, işveren veya işveren vekilinden tahsiline ilişkin usul ve esasları belirlemektir.
- Yönetmelik; izinsiz çalışan ve haklarında sınır dışı etme kararı alınan yabancılar ile bu yabancıları çalıştıran işveren ve işveren vekillerini, varsa eş ve çocuklarını ve kendilerinden tahsil edilemeyen masrafların Göç İdaresi Başkanlığı bütçesinden karşılandığı durumları kapsamaktadır.
- Yönetmelik, 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 60. maddesinin altıncı fıkrası ile 6735 sayılı Kanun’un 23.maddesinin dokuzuncu fıkrasına dayanılarak hazırlanmıştır.
- Çalışma izni ve çalışma izni muafiyeti, 6735 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenen uluslararası işgücü politikasına uygun olarak Bakanlıkça verilmektedir. İzinsiz çalışmanın ve çalıştırmanın yasak olduğu, ancak diğer kanunlar veya uluslararası sözleşmelerde istisna tanınan hallerde çalışma izni olmadan çalışılabileceği öngörülmüştür.
- İzinsiz çalışan yabancıların tespitine yönelik denetimler, kamu idareleri ve kolluk kuvvetlerince yapılmakta; sonuçlar il müdürlüğüne bildirilmektedir. Bildirim ve denetim raporları esas alınarak, ilgili idari yaptırımlar il müdürlüklerince uygulanmaktadır. İzinsiz çalışan yabancıların bilgileri kolluk birimlerine, kolluk birimlerince de il göç idaresi müdürlüklerine iletilmektedir.
- Haklarında sınır dışı etme kararı alınan yabancılar ve varsa eş ile çocuklarına yönelik olarak, Göç İdaresi Başkanlığı bütçesinden karşılanan ve yabancıdan tahsil edilemeyen masrafların işveren veya işveren vekilinden tahsil edileceği hususu il göç idaresi müdürlüğü tarafından tebliğ edilecektir. Bu tutarların ödenmemesi hâlinde, tahsil işlemleri 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca yürütülecektir.
- Geri gönderme merkezlerinde veya merkez dışı süreçlerde yapılan konaklama, dönüş ve gerektiğinde sağlık harcamaları işveren veya işveren vekilinden tahsil edilecektir. Bu tutarlar, il göç idaresi müdürlüğü tarafından yazılı olarak tebliğ edilecekti. Söz konusu tutarların ödenmemesi hâlinde, ilgili vergi dairesine bildirilerek takip ve tahsil edilecektir.
Yönetmelik, Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten altı ay sonra yürürlüğe girecektir.
Yönetmelik'in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve 635 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Yayımlanmıştır
7555 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve 635 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun”) 24.07.2025 tarihli ve 32965 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Söz konusu Kanun’la getirilen değişiklikler özetle şu şekildedir:
- 20/2/1930 tarihli ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunu’na ilişkin değişiklikler:
- Yetkisiz faaliyetin idari para cezasına ilişkin idari yaptırım kararının kesinleştiği tarihi izleyen beş yıl içinde tekerrürü halinde idari para cezası üst sınırdan uygulanacaktır.
- Yetkisiz faaliyette bulunanların ilan ve reklamlarından veya yaptıkları işin mahiyetinden söz konusu iş yerini, sadece faaliyet izni veya yetki verilmesi gereken faaliyet konularında iştigal etmek maksadıyla açtıkları veya işlettikleri anlaşılıyorsa söz konusu iş yerindeki tüm faaliyetler sürekli olarak durdurulur ve idari para cezası üst sınırdan uygulanacaktır.
- Aşağıda yazılı olan faaliyetlerde bulunmak için Hazine ve Maliye Bakanlığından izin alınması zorunlu olacaktır:
- Ticari amaçla döviz alım satımında bulunmak.
- Borsa İstanbul Anonim Şirketi Kıymetli Madenler Piyasasında üye olarak faaliyette bulunmak.
- Kıymetli maden rafinaj faaliyetlerinde bulunmak.
- 21/2/2005 tarihli ve 2005/8518 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile katılınması kararlaştırılan Kimberley Süreci Sertifika Sistemi kapsamında faaliyette bulunmak.
- 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na ilişkin değişiklikler:
- Konusu suç teşkil etmemek kaydıyla; bu Kanun hükümleri uyarınca imzalanan toplu sözleşmeler ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararlarındaki usul ve esaslara aykırı olarak 31/5/2025 tarihine kadar kamu görevlilerine giyim yardımı, kıyafet yardımı, koruyucu giyim yardımı, koruyucu giyim malzemesi ve koruyucu donanım malzemesi yardımı yapan kamu kurum ve kuruluşlarının yetkili veya görevli olan sorumluları hakkında idari ve/veya mali takibat ve yargılama yapılmayacak, başlamış olanlar işlemden kaldırılacaktır.
- 2/3/2005 tarihli ve 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu’na ilişkin değişiklikler:
- Dağıtıcılar, herhangi bir dağıtıcıdan toptan LPG ticareti kapsamında LPG satın alabileceklerdir. Ancak alınan LPG’yi başka bir dağıtıcıya satamayacaklardır.
- Depolama tesislerinde boş kapasite bulunan depolama lisansı sahipleri, depolama taleplerini, lisans sahibinin tesisine, depoladığı LPG’ye yönelik olarak bozucu veya risk artırıcı olumsuz etkileri olmaması koşuluyla karşılamakla yükümlü olacaklardır.
- Yükümlülüklere ilişkin ilke, usul ve esaslar Kurumca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenecektir.
- 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’na ilişkin değişiklikler:
- İş Kanunu’nda öngörülen bildirimlerin ilgiliye yazılı olarak ve imza karşılığında veya işçinin yazılı kabulü şartıyla elektronik iletilerin, gönderimi ve teslimatı da dâhil olmak üzere kullanımına ilişkin olarak hukuki delil sağlayan, elektronik postanın nitelikli şekli olan kayıtlı elektronik posta (KEP) hesabı üzerinden gönderilmek suretiyle yapılması gerekecektir.
- İş sözleşmesinin feshi sonucunu doğuracak bildirimler her hâlde yazılı yapılacaktır. Yazılı bildirim yapılan kişi bunu imzalamazsa, durum o yerde tutanakla tespit edilecektir. Ancak, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu kapsamına giren tebligat anılan Kanun hükümlerine göre yapılacaktır.
- KEP sisteminin kullanılmasına ilişkin maliyetler işveren tarafından karşılanacaktır. Bu maddede belirtilen elektronik bildirimler KEP sistemi ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılacaktır.
Söz konusu Kanun metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Borsa İstanbul A.Ş Borsacılık Faaliyetlerine İlişkin Esaslar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayımlanmıştır
Sermaye Piyasası Kurulu (“Kurul”) tarafından Borsa İstanbul A.Ş Borsacılık Faaliyetlerine İlişkin Esaslar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 23.07.2025 tarihli ve 32964 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Yönetmelik ile 19/10/2014 tarihli ve 29150 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Borsa İstanbul A.Ş. Borsacılık Faaliyetlerine İlişkin Esaslar Yönetmeliği’nde gerçekleştirilen değişiklikler özetle aşağıdaki şekildedir:
- Borsa, yasal düzenlemeler ve denetim uygulamaları çerçevesinde, Uluslararası Menkul Kıymetler Komisyonları Örgütü ilkeleriyle uyumlu finansal ölçütler listesini ve bu uyuma dair bilgileri kamuoyuyla paylaşacaktır.
- Borsa, finansal ölçütler yöneticisi sıfatıyla, ölçütlerin oluşturulması, gözetimi ve denetimine yönelik tüm süreçlerden sorumlu olacaktır. Borsanın söz konusu sorumluluğu;
- Finansal ölçütlerin kullanım amacına uygun olarak oluşturulmasını ve buna yönelik kural setlerinin belirlenmesini kapsayacaktır.
- Finansal ölçütlerin hesaplanmasında ihtiyaç duyulan yatırım araçlarına ilişkin fiyat, getiri veya oran gibi veriler dış kaynaklardan hizmet alımı yoluyla temin edilebilecektir.
- Borsa, dış hizmet alımı ve veri temin süreçlerini etkin şekilde izleyip denetleyecektir. Bu çerçevede asgari olarak şu hususlara dikkat edilecektir;
- Dışarıdan hizmetin kimden alındığının ve rolünün internet sitesinde ilan edilmesini,
- Dışarıdan hizmet sunan tarafın üstlendiği roller ve sorumluluklar ile bunların uyması gereken standartların, dışarıdan alınan hizmete ilişkin bilgi, belge ve kaynaklara erişim yetkisini de kapsayacak şekilde yazılı kurallara bağlanmasını,
- Dışarıdan hizmet sunan tarafın belirlenen standartlara ve kurallara uyumunun takibini,
- Dışarıdan hizmet sunan taraflardan kaynaklanan operasyonel riskleri ortadan kaldırmak için olağanüstü durum planları da dahil olmak üzere gerekli tedbirlerin alınmasını sağlayacaktır.
- Borsa, kendi dışındaki kurumlarca sağlanan ve ölçüt hesaplamalarında kullanılacak verilere ilişkin olarak, söz konusu verilerin toplanması ve aktarılması süreçlerine dair uygun kontrol sistemlerini kurmak şartıyla bu verileri kullanabilecektir. Bu kontrol sistemleri; veri sağlayıcılarının seçimi, verinin temin yöntemi ile verinin gizliliği ve bütünlüğünün korunmasına yönelik hükümleri içerecektir. Ölçütün borsa dışı verilere dayanarak oluşturulması halinde ise Borsa, uyulacak esasları kendi düzenlemeleriyle belirleyecektir.
- Borsa, finansal ölçüt hesaplama süreçlerini, bu süreçlerin kural setlerine ve ilgili mevzuatına uyumunu, Borsa tarafından yapılacak ilgili düzenlemenin yürürlüğe girmesinden altı ay sonra ilk kez ve daha sonra iki yılda birden az olmamak koşuluyla gözden geçirmek ve raporlamak üzere yeterli tecrübe ve bilgiye sahip, bağımsız iç veya dış denetçi görevlendirecektir. Bu denetimlerin sıklığı, Borsanın finansal ölçüte ilişkin faaliyetlerinin boyutu ve karmaşıklık seviyesiyle orantılı olarak belirlenecektir.
Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Söz konusu Yönetmelik’e buradan ulaşabilirsiniz.
- Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Yayımlanmıştır
Türkiye Büyük Millet Meclisinde 21.07.2025 tarihinde kabul edilen 7557 sayılı Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun”) 24.07.2025 tarihli ve 32965 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanmıştır.
Kanun ile gerçekleştirilen değişiklikler özetle aşağıdaki şekildedir:
- 2/3/1927 tarihli ve 984 sayılı Ecza Ticarethaneleriyle Sanat ve Ziraat İşlerinde Kullanılan Zehirli ve Müessir Kimyevi Maddelerin Satıldığı Dükkanlara Mahsus Kanun’da gerçekleştirilen düzenlemeler;
- Ecza ticarethanelerine, beşerî tıbbi ürünlerin ve özel tıbbi amaçlı gıdaların tedarik zinciri içindeki tüm hareketlerinin, Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara uygun şekilde takip sistemine bildirilmesi yükümlülüğü getirilmiştir. Bu yükümlülüğe aykırılık hâlinde, depocu satış fiyatlarının iki katı tutarında idari para cezası öngörülmüş; bir yıl içinde tekrarı hâlinde ceza bir kat artırılarak uygulanacağı, üçüncü tespitte ise ruhsatnamenin iptal edileceği düzenlenmiştir. Ayrıca, bu ürünlerin muhafaza ve dağıtımının da belirlenen esaslara uygun yapılması zorunlu tutulmuştur.
- 11/4/1928 tarihli ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’da gerçekleştirilen düzenlemeler;
- Tabiplerin, diş tabiplerinin ve uzmanların en fazla iki özel sağlık kurum veya vakıf üniversitesinde sigortalı olarak çalışabilmesine imkân tanınmış; muvafakatlerin elektronik ortamda alınmasına, kimlik doğrulama veya biyometrik yöntemlerin kullanılmasına imkân sağlanmıştır.
- Bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden alınacak muvafakatlerle ilgili usul ve esasların Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun uygun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından belirleneceği tespit edilmiştir.
- Diş protez teknisyeni/teknikerliği tanımı genişletilmiş; nükleer tıp teknikerliği tanımı detaylandırılmış ve yeni bir meslek grubu olarak yer almıştır.
- Aile hekimliği uzmanlık eğitimi için zorunlu hizmet süresi bazı durumlarda kısaltılmış ve döner sermaye ek ödemesi kapsamı yeniden düzenlenmiştir.
- Sağlık meslek liselerinin hemşire yardımcılığı ve ebe yardımcılığı programlarına yeni öğrenci kaydı yasaklanmış; mevcut öğrencilerin eğitimlerini tamamlayabileceği ve mezun olanların sağlık bakım teknisyeni unvanı kullanabileceği hükme bağlanmıştır.
- Özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde çalışan tabiplere, diş tabiplerine ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlara; Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen çalışma izinleri için 1/6/2026 tarihine kadar yeni çalışma izni başvurusunda bulunulmalıdır. Bu tarihe kadar başvuruda bulunmayanların çalışma izinleri iptal edilecektir.
- Ruhsat veya izin sahiplerinin tedarik zincirindeki hareketleri bildirmesi zorunlu hâle getirilmiş; ihlaller için idari para cezaları düzenlenmiştir.
- 29/5/1979 tarihli ve 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun’da gerçekleştirilen düzenlemeler;
- Organ bağışının elektronik ortamda da yapılabileceği, bağışçının iradesinin yakınlarına üstün geleceği ve bağışçı yakınlarına organ naklinde öncelik tanınacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca, organ bağışı beyanlarının kişisel verilerin korunması mevzuatına uygun şekilde kaydedileceği ve belirlenen kişilere bildirileceği düzenlenmiştir.
- 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nda gerçekleştirilen düzenlemeler;
- Toplam yüz ölçümü 2.500 metrekareden büyük parklarda acil sağlık hizmetleri istasyonu, sağlıklı hayat merkezi ve aile sağlığı merkezi kurulabilmesi amacıyla Sağlık Bakanlığı talebiyle yer tahsisi yapılabileceği ve bu alanların devredilemeyeceği ya da başka amaçla kullanılamayacağı belirtilmiştir.
- 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nda gerçekleştirilen düzenlemeler;
- Özel sağlık kuruluşlarının reklam yapamayacağı; yalnızca tanıtım ve bilgilendirme ile sınırlı faaliyetlerde bulunabileceği ve sınırın aşılması hâlinde idari para cezası uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca, sahte tıbbi cihaz arzı veya bulundurulması hâlinde yüksek tutarlı idari para cezaları getirilmiştir.
- 3359 sayılı Kanun’da gerçekleştirilen düzenlemeler;
- Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna, görev alanına giren ürün ve hizmetlerin denetimi için her türlü mali bilgi-belgenin talep edilmesi ve idari para cezası uygulama yetkisi verilmiş; sağlık bilişimi ve teknolojisi alanında kriter belirleme ve denetim yetkisi Sağlık Bakanlığına tanınmıştır.
- 11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’de gerçekleştirilen düzenlemeler;
- Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşların ruhsatlandırma ve izin işlemleri için ücret alma, belirli hizmetler için lisansları açık artırma ile verme ve gelirlerin paylaşımı hususları hüküm altına alınmıştır.
- Sözleşmeli personel hakkında disiplin cezalarının 657 sayılı Kanun hükümlerine göre uygulanacağı ve ağır cezalarda sözleşmenin feshi ile memuriyetin sona ereceği düzenlenmiştir.
- Son olarak, eczaneler, ecza ticarethaneleri ve ruhsat sahiplerinin kontrole tabi ilaçlar hariç olmak üzere, 15/3/2025 tarihinden önce takip sistemine bildirim yaptıkları halde stok kayıtları ile takip sistemi arasındaki uyumsuzlukları Kanun’un Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren üç ay içinde takip sistemi üzerinde gerekli bildirimleri yapmak suretiyle fiilî duruma uygun hale getirecektir.
Kanun Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Kanun’un tam metninin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
- Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayımlanmıştır
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (“EPDK”) tarafından Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 25.07.2025 tarihli ve 32966 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Yönetmelik ile 2/11/2013 tarihli ve 28809 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nde aşağıdaki değişiklikler gerçekleştirilmiştir;
- Lisans alınıncaya kadar veraset ve iflas nedenleri dışında önlisans sahibi tüzel kişinin ortaklık yapısının doğrudan veya dolaylı olarak değişmesi, paylarının devri veya payların devri sonucunu doğuracak iş ve işlemler yapılamaz hükmü artık;
- Yurt dışında kurulmuş ortakların ortaklık yapılarında, önlisans sahibi tüzel kişi açısından kontrol değişikliği oluşturmayacak şekilde gerçekleşen dolaylı pay sahipliği değişiklikleri ile
- Pay sahiplerinin rüçhan haklarının kullanımına bağlı olarak, önlisans sahibi tüzel kişinin mevcut ortakları arasında meydana gelen ve kontrol değişikliği oluşturmayacak şekilde gerçekleşen doğrudan veya dolaylı ortaklık yapısı değişikliklerine uygulanmaz.
Bu düzenleme, yatırımcıların lisans süreçlerinde karşılaştıkları teknik nitelikli ortaklık değişikliklerinin mevzuata yansımasını daha öngörülebilir hale getirmeyi amaçlamaktadır.
Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir
Söz konusu Yönetmelik’e buradan ulaşabilirsiniz.
- Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği Taslağı Yayımlanmıştır
T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı İklim Değişikliği Başkanlığı (“Başkanlık”) tarafından Türkiye’nin ilk İklim Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte ilk yönetmelik taslağı olan Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği Taslağı (“Taslak”) 22.07.2025 tarihinde Başkanlık’ın resmi internet sayfasında yayımlanmıştır.
Taslak yönetmelik ile Türkiye’nin iklim politikası yol haritası daha da netleşmiş; yeşil kalkınma hedefleri, emisyon azaltımı ve karbon fiyatlandırma süreçlerinin uygulanmasına yönelik somut adımlar atılmıştır.
Taslak kapsamında öne çıkan hususlar şu şekildedir:
- Emisyon yoğunluğu temelli üst sınır uygulaması hayata geçirilecektir.
- Kıyas yöntemine göre ücretsiz tahsisat dağıtımı öngörülmektedir.
- Pilot Dönem (2026-2027): Yüzde 100 ücretsiz tahsisat sağlanacaktır.
- 1. Uygulama Dönemi (2028-2035):
- Alt Dönem: 2028-2030
- Alt Dönem: 2031-2035 olarak belirlenmiştir.
- Kapsam: Yıllık 50.000 ton CO₂ ve üzeri sera gazı salım kapasitesine sahip tesisler yönetmeliğe tabi olacaktır.
- Emisyon kapsama oranı: Pilot dönemde yaklaşık %41, 1. uygulama döneminde ise %47 seviyesinde öngörülmektedir.
- İzleme, raporlama ve doğrulama süreçleri tek çatı altında toplanarak;
- İzleme Planı
- İzleme Metodoloji Planı
- Yıllık Sera Gazı Emisyonu Raporu
- Yıllık Faaliyet Seviyesi Raporu hazırlanması zorunlu hale getirilecektir.
- Avrupa Birliğine uyumlu sera gazı emisyon izni süreçleri oluşturulacaktır.
- Tamamlayıcı karbon fiyatı ve tahsisat fiyat koridoru uygulamaları devreye alınacaktır.
- Yükümlülüklerin takibi ve bunlara ilişkin yaptırımlar açık şekilde düzenlenecektir.
Bu taslak ile;
- Ulusal Katkı Beyanı hedefleri doğrultusunda düşük emisyonlu üretim teşvik edilmekte,
- Yeşil dönüşüme yatırım yapan işletmeler desteklenmekte,
- Türkiye'nin karbonsuz ekonomi vizyonu doğrultusunda önemli bir yapısal dönüşüm başlatılmaktadır.
Söz konusu Taslak’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- AYM, Mahkemeler Arasındaki Çelişkili Kararlar Nedeniyle Gerekçeli Karar Hakkının İhlal Edildiğine Karar Vermiştir
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’nın (“AYM”) işçilik alacaklarının ödenmesi talebiyle açılan davanın başka bir davada verilen kararın aksi yönünde bir sonuca ulaşılarak kısmen reddedilmesine nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin 2020/3669 numaralı 18/12/2024 tarihli “İsa Kıvrak Başvurusu” isimli kararı (“Karar”) 28/07/2025 tarihli ve 32969 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Karar'da özetle aşağıdaki hususlara yer verilmiştir;
- Başvurucu, özel bir eğitim kurumundaki iş akdini, ücretinin bir kısmının elden ödenmesi ve sigorta primlerinin eksik yatırılması gibi nedenlerle 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca haklı nedenle feshetmiş ve işçilik alacaklarının tahsili amacıyla dava açmıştır.
- Yerel Mahkeme, ücret ödemesinde kayıt dışılık olduğunu tespit etmekle birlikte başvurucunun kamuya atanmak amacıyla işten ayrılması nedeniyle işverene karşı kıdem tazminatı talebinde bulunamayacağı kanaatiyle davayı kısmen kabul etmiştir.
- Başvurucu, anılan karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuş; alacaklarının eksik hesaplandığını, kıdem tazminatına ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf talebini reddetmiştir.
- Başvurucu, aynı işyerinde benzer şartlarda çalışan bir başka işçi hakkında farklı yönde karar verildiğini belirterek mahkemeler arasındaki çelişkili kararlar nedeniyle gerekçeli karar hakkını ihlal edildiğini iddia etmiştir.
- Mahkeme kararlarının davanın temel maddi ve hukuki sorunları ile taraflarca ileri sürülen ve davanın sonucunu etkileyen iddia ve itirazlar hakkında delillerle bağ kurulmak suretiyle yeterli gerekçe içermesi zorunludur.
- Başvurucunun aynı işyerinde benzer durumda bulunan bir çalışanın davasında verilen farklı karara işaret etmesine rağmen derece mahkemelerinin bu farklılığı tartışmadan hüküm kurduklarını tespit edilmiştir.
- Kanun yolu incelmesi gerçekleştiren merciinin, yargılamayı yapan mahkemenin kararına katılarak aynı sonuca ulaşması ve bu sonucu aynı gerekçeyi kullanarak ya da aynı gerekçeye atıfla kararına yansıtması, gerekçeli karar hakkı bakımından yeterli kabul edilebilecektir. Ancak, ilk derece mahkemesince karşılanmamış olan veya yalnızca kanun yolu aşamasında ileri sürülebilecek nitelikteki esaslı iddia ve itirazların, kanun yolu merciince de değerlendirilmemesi, gerekçeli karar hakkının ihlali sonucunu doğurabilecektir.
- Karar gerekçelerinin davanın esasına etki eden iddiaları karşılayacak şekilde açık ve yeterli olması, uyuşmazlıkla doğrudan ilgili maddi ve hukuki unsurları içermesi gerektiği belirtilmiş; somut olayda bu yükümlülüğün yerine getirilmediği sonucuna ulaşılmıştır.
- Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine oybirliği ile karar verilmiştir.
Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- İspanya Veri Koruma Otoritesi Tarafından Perakende Sektöründe Faaliyet Gösteren Veri Sorumlusuna GDPR Kapsamındaki Yükümlülüklerini İhlal Ettiği Gerekçesiyle 3.200.000 Avro İdari Para Cezası Uygulanmıştır
İspanya Veri Koruma Otoritesi (“AEPD”) tarafından perakende sektöründe faaliyet gösteren veri sorumlusuna, birden fazla veri ihlaline ilişkin gerekli güvenlik tedbirlerini almadığı ve veri sahiplerini zamanında bilgilendirmediği gerekçesiyle toplam 3.200.000 avro idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.
Karara konu olan olay özetle aşağıdaki gibidir;
- Veri sorumlusunca Ocak–Eylül 2023 tarihleri arasında AEPD’ye beş veri ihlali bildiriminde bulunulmuştur.
- İlk ihlal Ekim 2022'de gerçekleşmiş olmasına rağmen, Ocak 2023’e kadar bildirilmemiştir.
- İhlallerin credential stuffing yoluyla gerçekleştiği bildirilmiş; ancak kimlik bilgilerinin kaynağı tespit edilememiştir.
- Veri sorumlusuna göre yalnızca 974 hesap etkilenmiş olsa da AEPD tarafından yaklaşık 119.000 hesabın etkilendiğini tespit edilmiştir.
- Saldırganlar, giriş bilgilerini doğrulayabilmiş ve hesaplarda yer alan ad, iletişim bilgileri ve adres gibi kişisel verilere erişmiş olma ihtimali yüksek görülmüştür.
- Üçüncü ihlal sonrasında, veri sahiplerine gönderilen e-postada yalnızca parola değişikliğinden bahsedilmiş; herhangi bir ihlal yaşandığı belirtilmemiştir.
- İki aşamalı kimlik doğrulama ancak beşinci ihlalden sonra devreye alınmıştır.
- Veri sahiplerine yeterli bilgilendirme yapılmamış; gönderilen bildirimlerde ihlalin varlığı, kapsamı, etkileri ve alınan önlemler belirtilmemiştir. Bu durum GDPR m.34’e aykırılık teşkil etmiştir.
AEPD tarafından yapılan değerlendirmelerde:
- Veri güvenliği bakımından GDPR m.5(1)(f) hükmüne uyulmadığı tespit edilmiştir.
- Uygun teknik ve organizasyonel güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle GDPR m.24(1) ve 32 hükümlerinin ihlal edildiği belirlenmiştir.
- İki aşamalı kimlik doğrulama gibi önleyici tedbirlerin gecikmeli olarak uygulanması eleştirilmiştir.
- Düzenli denetim raporlarında belirlenen güvenlik açıklarının bilindiği ve önerilen önlemlerin uygulanmadığı belirtilmiştir.
- İşlenen veri hacmi ile faaliyet gösterilen sektörün niteliği ağırlaştırıcı unsur olarak değerlendirilmiştir.
- Etkilenen hesap sayısına ve iş birliği iddiasına ilişkin savunmalar, AEPD tarafından kabul edilmemiştir. Etkilenen hesap sayısının yüksekliği tespit edilmiş ve raporlama yükümlülüğünün GDPR m.33 uyarınca yasal zorunluluk olduğu vurgulanmıştır.
AEPD tarafından toplam 3.200.000 € idari para cezası uygulanmıştır:
- GDPR m.5(1)(f) hükmünün ihlali nedeniyle 2.000.000 €,
- GDPR m.32 hükmünün ihlali nedeniyle 1.000.000 €,
- GDPR m.34 hükmünün ihlali nedeniyle 200.000 €.
Ayrıca, veri sorumlusunun GDPR m.34 uyarınca veri ihlallerini etkilenen veri sahiplerine bildirmesi emredilmiştir. Bu yükümlülüğe uyulmaması hâlinde ilave yaptırımlar uygulanacağı ifade edilmiştir.
İlgili Karar’ın tam metnine (İspanyolca) buradan ulaşabilirsiniz.
- İspanya Veri Koruma Otoritesi Tarafından Veri Sorumlusuna Kamuya Açık Kredi Siciline Hukuka Aykırı Kayıt Girişi Nedeniyle 200.000 Avro Tutarında İdari Para Cezası Uygulanmıştır
İspanya Veri Koruma Otoritesi (“AEPD”) tarafından, iflas süreci sonucunda silinmiş olduğu bilinen bir borcun, kamuya açık kredi siciline hukuka aykırı şekilde eklenmesi nedeniyle veri sorumlusuna 200.000 € tutarında idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.
Karara konu olan olay özetle aşağıdaki gibidir;
- Veri sorumlusu, borçlunun bankasından bir alacak devralmıştır.
- Veri sorumlusunun talebi üzerine borca ilişkin veriler kamuya açık kredi sicili olan ASNEF’e eklenmiştir.
- Veri sahibi, Kasım 2022’de ASNEF’e verilerin silinmesi talebinde bulunmuş; ASNEF, bu verileri tedbiren silmiştir.
- 2023 yılında veri sahibi, söz konusu verinin ASNEF veri tabanına tekrar eklendiğini tespit etmiştir. Oysa borç, 2021 yılında silinmiştir.
- Veri sahibi, Ocak 2023’te AEPD’ye şikâyette bulunmuştur. ASNEF, verileri geçici olarak üç ay süreyle kaldırmıştır.
- Veri sorumlusu, satın alınan borçların yönetimi için bir veri işleyen ile sözleşme yapmıştır.
- Veri sorumlusu, borcun silindiğine dair herhangi bir teyit almadığını ve her kredi alımında kamu iflas sicilini kontrol etmesinin beklenmemesi gerektiğini savunmuştur.
AEPD tarafından yapılan değerlendirmelerde:
- İşleme faaliyetinin, İspanya Organik Kişisel Verilerin Korunması ve Dijital Hakların Garantisi Kanunu m.20’ye aykırı olduğu tespit edilmiştir.
- Verilerin ASNEF’e eklenmesinin, GDPR m.5(1) ve 6(1) hükümlerine aykırılık teşkil ettiği belirtilmiştir.
- Veri sorumlusunun, veri sahibinin silme talepleri yoluyla borcun silindiğini bildiği, dolayısıyla GDPR m.6(1) kapsamında herhangi bir hukuki işleme gerekçesine dayanamayacağı ifade edilmiştir.
- Ulusal iflas hukukuna göre, silinen borçların kredi bilgi sistemlerine bildirilmesinden alacaklının sorumlu olduğu belirtilmiştir.
- Borcun devrine ilişkin sözleşmede, veri sorumlusunun bu yükümlülüğün farkında olduğu açıkça yer almaktadır.
- Veri sahibinin bilgi güncelleme talebinde bulunma hakkı bulunduğu; ancak bunun yasal bir zorunluluk olmadığı belirtilmiştir.
AEPD, işleme faaliyetinde hukuka uygunluk bulunmadığını ve bunun veri sahibinin mali itibarı üzerinde ciddi olumsuz etkiler yarattığını değerlendirmiştir. Bu nedenle veri sorumlusuna 200.000 € tutarında idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.
İlgili kararın tam metnine (İspanyolca) buradan ulaşabilirsiniz.
- İrlanda Veri Koruma Otoritesi: Sosyal Koruma Bakanlığına, Yüz Eşleştirme Teknolojisi Kullanımı Nedeniyle 550.000 Avro İdari Para Cezası Vermiştir
İrlanda Veri Koruma Otoritesi, Sosyal Koruma Bakanlığı tarafından kamu hizmetleri kartı başvuru sürecinde yüz tanıma teknolojisi ve biyometrik verilerin işlenmesine ilişkin uygulamalar nedeniyle yürütülen soruşturma sonucunda 550.000 € tutarında idari para cezası uygulanmasına karar vermiştir.
Bu kapsamda:
- Temmuz 2021 tarihinde, kamu hizmetleri kartı başvurularında kullanılan yüz tanıma teknolojisi ve biyometrik yüz şablonlarının işlenmesine yönelik bir soruşturma başlatılmıştır.
- Bakanlık tarafından biyometrik yüz şablonlarını işlemesi ve ilgili yüz eşleştirme teknolojilerinin kullanım süreci “SAFE 2 kaydı” olarak adlandırılmaktadır.
- SAFE 2 kaydı, kamu hizmetlerinden faydalanmak isteyen herkes için zorunlu tutulmuştur. Bu kayıt kapsamında, geniş çaplı ve sürekli şekilde biyometrik verilerin toplanması, saklanması ve işlenmesi gerçekleştirilmiştir.
- 2021 yılı itibarıyla, nüfusun %70’ine ait biyometrik yüz şablonlarının ilgili kamu kuruluşu tarafından tutulduğu tespit edilmiştir.
- Gerçekleştirilen incelemede yüz tanıma teknolojisi aracılığıyla oluşturulan biyometrik verilerin işlenmesi için yeterli, açık ve öngörülebilir bir yasal dayanak bulunmadığı tespit edilmiştir.
- Soruşturma kapsamında, veri işleme faaliyetlerinin aşağıdaki yönleri incelenmiştir:
- Biyometrik verilerin toplanmasına ilişkin yasal dayanağın bulunup bulunmadığı,
- Bu verilerin saklanmasına ilişkin yasal dayanağın geçerliliği,
- Veri sahiplerine karşı şeffaflık yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediği,
- Kapsamlı bir Veri Koruma Etki Değerlendirmesi yapılıp yapılmadığı.
- Yapılan incelemeler sonucunda şu ihlallerin tespit edildiği bildirilmiştir:
- Biyometrik verilerin toplanması için geçerli bir yasal dayanak belirlenmemiştir.
- Bu verilerin muhafaza edilmesiyle ilgili olarak GDPR m. 5(1)(e) ihlal edilmiştir,
- Veri sahiplerine yeterli ve şeffaf bilgilendirme yapılmadığı belirlenmiştir.
- Veri Koruma Etki Değerlendirmesi kapsamında gerekli ayrıntıların yer almadığı tespit edilmiştir.
- İrlanda Veri Koruma Otoritesi tarafından ilgili kamu kuruluşuna yönelik olarak:
- Uyarı verilerek toplam 550.000€ tutarında idari para cezası uygulanmasına,
- 9 ay içerisinde geçerli bir yasal dayanak belirlenememesi hâlinde SAFE 2 süreci kapsamında biyometrik verilerin işlenmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.
İlgili kararın tam metnine buradan (İngilizce) ulaşabilirsiniz.
- Birleşik Krallık Bilgi Komiserliği Ofisi ve Kanada Gizlilik Komiserliğinin Birlikte Yürüttüğü Soruşturma Sonucunda Bir Genetik Test Şirketine 2,31 Milyon Sterlin İdari Para Cezası Verilmiştir
Birleşik Krallık Bilgi Komiserliği Ofisi ve Kanada Gizlilik Komiserliğinin birlikte yürüttüğü soruşturma sonucunda 2023 yılında gerçekleşen büyük çaplı bir siber saldırı sonrasında Birleşik Krallık kullanıcılarına ait kişisel verileri korumaya yönelik gerekli güvenlik önlemlerini almayan bir genetik test şirketine 2,31 milyon sterlin tutarında idari para cezası verilmiştir.
Bu kapsamda gerçekleştirilen incelemede özetle aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir:
- Nisan–Eylül 2023 tarihleri arasında bir bilgisayar korsanı tarafından önceki veri ihlalleri ile çalınan oturum kimlik bilgileri kullanılarak şirkete yönelik kimlik bilgisi doldurma yöntemiyle siber saldırı gerçekleştirilmiştir.
- Siber saldırı sonucunda Birleşik Krallık’ta yaşayan 155.592 kişinin kişisel verilerine yetkisiz erişim sağlanmıştır.
- Erişim sağlanan veriler arasında ad, doğum yılı, konum bilgisi, profil fotoğrafı, ırk, etnik köken, aile bağları ve sağlık raporları yer almıştır.
- Şirketin çok faktörlü kimlik doğrulama sistemleri, güvenli parola politikaları ve etkili tehdit izleme mekanizmalarına sahip olmadığı belirlenmiştir.
- Şirketin, kullanıcıların ham genetik verilerine erişiminde ek doğrulama adımları bulunmadığı tespit edilmiştir.
- Temmuz 2023’te bazı yetkisiz erişim faaliyetlerine ilişkin incelemeler başlatılmış ancak kapsamlı bir soruşturma ancak Ekim 2023’te başlatılmıştır.
- Şirket, çalınan bilgilerin çevrim içi ortamda satışa çıkarılmasının ardından veri ihlalini doğrulamıştır.
- 2024 yılı sonunda şirketin gerçekleştirdiği güvenlik iyileştirmeleriyle birlikte ihlalin sona erdiği belirtilmiştir.
Sonuç;
- Yapılan soruşturma sonucunda şirketin, Birleşik Krallık veri koruma mevzuatına aykırı davrandığı ve gerekli teknik ve idari önlemleri almadığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda şirkete 2,31 milyon sterlin tutarında idari para cezası uygulanmıştır.
İlgili kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- GİB Tarafından 2025 Yılının Nisan, Mayıs ve Haziran Aylarına Ait Ortalama Ticari Kredi Faiz Oranları Belirlenmiştir
Gelir İdaresi Başkanlığı (“GİB”) tarafından hazırlanan 18.07.2025 tarihli ve VUK-191/2025-12/Enflasyon Düzeltmesi Uygulaması-21 sayılı 191 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Sirküleri (“Sirküler”) yayımlanmıştır.
Sirküler’e göre;
213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi ile geçici 33 üncü maddesi uyarınca, 2023 hesap dönemi sonu ve izleyen geçici vergi dönemlerinde yapılacak enflasyon düzeltmesi işlemlerinde dikkate alınacaktır.
2025 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait ortalama ticari kredi faiz oranları tabloda yer verilen şekilde belirlenmiştir:
|
Dönem |
Ortalama Ticari Kredi Faiz Oranı (%) |
|
2025/Nisan |
64,53 |
|
2025/Mayıs |
64,96 |
|
2025/Haziran |
65,41 |
Anılan oranlar, 30.12.2023 tarihli ve 32415 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 555 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği kapsamında yürütülecek enflasyon düzeltmesi işlemlerinde esas alınacaktır.
Sirküler’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz
Konuya ilişkin açıklayıcı bilgi notuna buradan ulaşabilirsiniz.
- Ticaret Bakanlığı Tarafından Uygunsuz Ürün Arz Eden Firmalara 2025 Yılının İlk Altı Ayında Toplam 24,2 Milyon TL İdari Para Cezası Uygulanmıştır
Ticaret Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından uygunsuz ürün arz eden firmalara yönelik gerçekleştirilen denetimler sonucunda 2025 yılının ilk altı ayında toplam 24,2 milyon TL tutarında idari para cezası uygulandığına dair kamuoyu duyurusu 23 Temmuz 2025 tarihinde Bakanlık’ın resmi sosyal medya hesaplarında yayınlanmıştır.
İlgili kamuoyu duyurusunda aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:
- Gerçekleştirilen denetimler sonucunda 2025 yılının ilk altı ayında;
- 1071 firmada denetim gerçekleştirilmiştir.
- 2032 parti ürün kontrol edilmiştir.
- Riskli ürünler açısından yasaklama, toplatma ve kamuoyu bilgilendirmesi gibi çeşitli idari yaptırımlar uygulanmıştır.
- Uygunsuz ürün arz ettiği tespit edilen firmalara toplam 24,2 milyon TL idari para cezası kesilmiştir.
- Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen denetimler özellikle hassas tüketici gruplarını korumayı hedeflemekte olup bu kapsamda ürünlerin kimyasal, fiziksel ve mekanik riskleri ile tüketicinin bilgilendirilmesine yönelik etiketleme zorunlulukları ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmektedir.
- Güvensiz ürün bildirimlerine guvensizurun.ticaret.gov.tr adresinden ulaşılabilecektir.
İlgili kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Ticaret Bakanlığına Bağlı Tüketici Hakem Heyetleri Tarafından 2025 Yılının İlk Yarısında 396.182 Uyuşmazlık Karara Bağlanmıştır
Ticaret Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından Tüketici Hakem Heyetlerinin 2025 yılının ilk altı ayında 396.182 adet tüketici uyuşmazlığı başvurusunu karara bağladığına dair kamuoyu duyurusu 22 Temmuz 2025 tarihinde Bakanlık’ın resmi sosyal medya hesaplarında yayınlanmıştır.
İlgili kamuoyu duyurusunda aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:
- 2025 yılı için değeri 149.000 TL’nin altında olan uyuşmazlıklar Tüketici Hakem Heyetlerinin görev alanındadır.
- Tüketici Hakem Heyetlerine 2025 yılının ilk altı ayda 408.717 başvuru yapılmış; söz konusu başvuruların 396.182’si karara bağlanmıştır.
- Tüketici Hakem Heyetlerine gerçekleştirilen başvuruların toplam parasal değeri yaklaşık 5 milyar TL’dir.
- Başvuruların yaklaşık %71’i e-Devlet üzerinden Tüketici Bilgi Sistemi aracılığıyla elektronik ortamda gerçekleştirilmiştir.
- Elektronik başvuru yöntemi, en çok tercih edilen başvuru kanalı olmuştur.
- Başvuruların %63’ü, ayıplı mal veya hizmet nedeniyle yapılmıştır. Başvuruların;
- %37’si ayıplı mala,
- %26’sı ayıplı hizmete ilişkindir.
- En fazla şikâyet edilen ürün ve hizmetler aşağıdaki şekildedir:
- Ayakkabı, kıyafet ve tekstil ürünleri: %17
- GSM abonelikleri: %4,79
- Kredi kartı üyelik ücretleri: %4,03
- Cep telefonları: %3,78
- Mobilya ürünleri: %3,66
- İnternet abonelikleri: %3,17
- E-ticaret alışverişlerine ilişkin (mesafeli sözleşmeler): %4,95
- Başvuruların sektörel dağılımı aşağıdaki şekildedir:
- Perakende ticaret: 222.089 başvuru (%54,33)
- Abonelik hizmetleri: 46.260 başvuru (%11,31)
- Finansal hizmetler: 39.547 başvuru (%9,67)
İlgili duyurunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Ticaret Bakanlığı Tarafından 2025 Yılının İlk Yarısında Gerçekleştirilen Kaçakçılıkla Mücadele Faaliyetlerine İlişkin Kamuoyu Duyurusu Yayınlanmıştır
Ticaret Bakanlığı tarafından Gümrükler Muhafaza ekipleri tarafından yürütülen operasyonlar sonucu 2025 yılının ilk yarısında ele geçirilen kaçak eşyalara dair kamuoyu duyurusu (“Kamuoyu Duyurusu”) 21.07.2025 tarihinde Ticaret Bakanlığı’nın resmî internet sitesinde yayımlanmıştır.
Kamuoyu Duyurusu’na göre;
Yeni nesil teknolojiler ve geliştirilmiş analiz teknikleri kullanılarak 2025 yılının ilk altı ayında 3.650 operasyon gerçekleştirilmiştir.
Gerçekleştirilen operasyonlar sonucunda, bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık %114 oranında artış sağlanarak toplam 35 milyar 513 milyon Türk Lirası değerinde kaçak ticari eşya ve uyuşturucu madde ele geçirilmiştir.
Bu dönemde; 18,7 ton uyuşturucu madde, 96 milyon 668 bin adet tütün, tütün mamulü ve içki, 33 milyon 365 bin adet tekstil ürünü, 29 milyon 866 bin adet çeşitli eşya ile canlı hayvan, elektronik eşya ve tarihi eser gibi çok sayıda farklı ürün grubuna yönelik yakalamalar gerçekleştirilmiştir.
Kamuoyu Duyurusu’nun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Ticaret Bakanlığı Tarafından Tütün ve Elektronik Sigara Kaçakçılığına Karşı Operasyonlar Gerçekleştirilmiştir
Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekipleri tarafından yürütülen operasyonlar sonucu kaçakçılara ait yaklaşık 451 milyon 588 bin Türk lirası değerinde eşya ele geçirildiğine dair kamuoyu duyurusu (“Kamuoyu Duyurusu”) 21.07.2025 tarihinde Ticaret Bakanlığı’nın resmi internet sitesinde yayınlanmıştır.
Kamuoyu Duyurusu’a göre;
- Gümrükler Muhafaza ekiplerince yürütülen denetim ve operasyonlar sonucunda 2.150.000 paket sigara ile 4.422.000 adet elektronik sigara ele geçirilmiştir.
- Ele geçirilen ürünlerin toplam piyasa değerinin yaklaşık 451.588.000 TL olduğu bildirilmiştir.
- Operasyonlar özellikle gençleri bağımlılığa yönlendiren yasa dışı ürün ticaretiyle mücadele kapsamında ve “Dumansız Türkiye” hedefi doğrultusunda yürütülmüştür.
Kamuoyu Duyurusu’nun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz
- Tüketiciyi Yanıltıcı ve Aldatıcı Reklamlar Nedeniyle Çikolata Sektöründe Faaliyet Gösteren Bir Firmaya Reklam Durdurma Cezası Verilmiştir
12 Haziran 2025 tarihli Reklam Kurulu Basın Bülteni’nde yer alan 2025/1791 sayılı dosya kapsamında, Reklam Kurulu (“Kurul”) çikolata sektöründe faaliyet gösteren bir firmanın ürün tanıtımlarında yanıltıcı ve aldatıcı reklamlara yer verdiğine ilişkin tespit ve değerlendirmelerde bulunmuştur.
Bu kapsamda;
- Ürünün reklamlarında yer alan görsel ile ambalajdan çıkan ürün görselinin aynı olmadığı bu nedenle de tanıtımların gerçeği yansıtmadığı tespit edilmiştir.
Yapılan değerlendirmeler sonucunda söz konusu tanıtımların;
- Gerçeği yansıtmadığı,
- Tüketicileri yanıltıcı nitelikte olduğu,
- Dürüst rekabet ilkelerine aykırılık teşkil ettiği tespit edilmiştir.
Açıklanan nedenler ile tanıtımların;
- Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nin 7/1, 7/2, 7/3, 7/4, 7/5-a, 9/1, 9/5, 26/1 ve 32/1 inci maddelerine,
- Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği’nin 7 nci maddesine,
- 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 24/3 üncü maddesine,
- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 61 inci maddesine aykırılık teşkil ettiği tespit edilmiştir.
Bu doğrultuda Firma hakkında söz konusu reklamları durdurma cezası verilmiştir.
İlgili kararın bulunduğu Reklam Kurulu Basın Bülteni’nin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
- Yükseköğretim Kurumlarında Önlisans ve Lisans Düzeyindeki Programlar Arasında Geçiş, Çift Anadal, Yan Dal ile Kurumlar Arası Kredi Transferi Yapılması Esaslarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayımlanmıştır
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (“Başkanlık”) tarafından Yükseköğretim Kurumlarında Önlisans ve Lisans Düzeyindeki Programlar Arasında Geçiş, Çift Anadal, Yan Dal ile Kurumlar Arası Kredi Transferi Yapılması Esaslarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 25.07.2025 tarihli ve 32966 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Yönetmelik ile 2/10/2013 tarihli ve 28793 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında Yönetmelik’te gerçekleştirilen değişiklikler aşağıdaki şekildedir:
- Mili Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığına ve bağlı yükseköğretim kurumlarından 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 54’üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde sayılan fiiler nedeniyle ilişiği kesilenler diğer yükseköğretim kurumlarına yatay geçiş için başvuramayacaklardır.
Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Milli Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayımlanmıştır
Milli Eğitim Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından Millî Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 25.07.2025 tarihli ve 32966 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Yönetmelik ile 2/10/2013 tarihli ve 28793 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında Yönetmelik’te gerçekleştirilen değişiklikler aşağıdaki şekildedir:
- İlçe millî eğitim müdürü kadrosuna atanacaklarda,
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68/B maddesinde öngörülen genel şartlara ek olarak,
- Yazılı veya yazılı ve sözlü sınavı kazanarak atanmış olmak,
- Eğitim kurumu müdürlüğünde en az 4 yıl, şube müdürlüğünde en az 2 yıl ya da bu iki görevde toplam en az 4 yıl asaleten görev yapmış olmak,
- Öğretmenlikte adaylığı kaldırılmış olmak şartları aranacaktır.
- İl millî eğitim müdür yardımcısı kadrosuna atanacaklarda ise,
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68/B maddesindeki şartlara ek olarak,
- Eğitim kurumu müdürlüğü görevinde en az 4 yıl, şube müdürlüğü kadrosunda en az 2 yıl ya da bu görevlerde toplamda en az 4 yıl asaleten görev yapmış olma şartı getirilmiştir.
Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- 7554 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Yayımlanmıştır
7554 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun”) 24.07.2025 tarihli ve 32965 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Kanunla getirilen değişiklikler özetle aşağıda açıklanmıştır:
- 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanunu’na ilişkin değişiklikler:
- Ruhsat düzenlendikten sonra alan, izne tâbi hâle gelse dahi madencilik faaliyetlerine devam edilecektir. Ancak ruhsat sahasında kültür varlığının tespiti hâlinde madencilik faaliyetlerine devam edilebilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığının uygun görüşü aranacaktır. Kültür ve Turizm Bakanlığının uygun görüş vermemesi durumunda Genel Müdürlük tarafından hesaplanan yatırım giderleri tutarındaki tazminat, lehine kısıtlama kararı verilen idarenin bütçesinden ruhsat sahibine ödenecektir.
- Arz kesintisi veya yüksek fiyat artışı hâlinde ciddi ekonomik sorunlar veya güvenlik zafiyeti doğurabilecek, sanayi üretiminin temel girdilerinden olan ve yüksek arz riski taşıyan madenler, kritik maden olarak kabul edilecektir.
- Ulusal güvenlik ve ekonomik refah için yüksek öneme sahip olan ve iç veya dış etkenler nedeniyle arzı kısıtlanabilecek madenler, stratejik maden olarak kabul edilecektir.
- Stratejik veya kritik madenler, Millî Savunma Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri alınarak Bakanlık tarafından tespit edilecektir.
- Stratejik veya kritik madenlere ilişkin madencilik faaliyetleri için 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümleri doğrultusunda acele kamulaştırma yapılabilecektir.
- Bir önceki yıldaki üretim miktarının yüzde onunu geçmemek kaydıyla stratejik veya kritik madenlerin belirli bir oran veya miktarda ruhsat sahiplerince stoklanmasına Cumhurbaşkanınca karar verilebilecektir.
- Rehabilitasyon bedeli, işletme ruhsat bedeli kadar olacaktır. Tahsil edilen bedeller vadeli hesapta nemalandırılabilecektir. Rehabilitasyon bedeli ve nema geliri; sadece rehabilitasyon için kullanılacak, haczedilemeyecek, rehnedilemeyecek, temlik edilemeyecektir. Nemalandırmaya ilişkin diğer hususlar Bakanlık tarafından yönetmelikle belirlenecektir.
- 10/5/2005 tarihli ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunu’na ilişkin değişiklikler:
- Orman vasıflı taşınmazlarda rüzgâr veya güneş enerjisine dayalı elektrik üretim tesislerinin kurulabilmesine ilişkin izin süreci aşağıdaki esaslar dahilinde yürütülecektir:
- Ön lisans belgesine istinaden, süre uzatımları dahil olmak üzere, ön lisans süresi kadar izin verilebilecektir. Üretim lisansı aşamasına geçilememesi halinde bu izin ön lisans süresi sonunda resen sona erecektir. Üretim lisansı aşamasına geçildiğinin EPDK tarafından ilgili idareye bildirilmesi durumunda, ön lisansa dayalı izin, üretim lisansı süresi sonuna kadar uzatılacaktır.
- Proje ve etüt aşamasındaki ölçüm ve sondaj faaliyetleri için, ilgili projenin ön lisans veya üretim lisansı almış olması şartı aranmaksızın izin verilebilecektir. Ancak, (a) bendi kapsamında izin verilen bir saha içerisinde, izne konu projeye yönelik yapılan ölçüm ve sondaj faaliyetleri için ayrıca izin aranmayacaktır.
- İzin başvuruları, başvuru tarihinden itibaren azami altmış gün içinde sonuçlandırılacaktır.
- Rüzgâr veya güneş enerjisine dayalı elektrik üretim tesislerine ilişkin proje tanıtım dosyası veya çevresel etki değerlendirmesi raporu hazırlanması süreçlerinde, rüzgâr projelerinin ana kuş göç yolları üzerinde, güneş projelerinin ise ana kuş göç yolları üzerindeki darboğazlarda olması halinde ornitolojik gözlem yapılması zorunlu olacaktır. Diğer alanlardaki rüzgâr ve güneş projeleri için ornitolojik gözlem yapılması gerekmeyecek; ancak bu projeler için yatırımcı bu hususta ilgili idare tarafından talep edilen tedbirleri almakla yükümlü olacaktır.
Kanun, Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Söz konusu Kanun metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Türkçe
English