Bultenler
Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler
1.Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tanık Ücret Tarifesi Yayımlanmıştır
Adalet Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından hazırlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tanık Ücret Tarifesi (“Tarife”) 23.10.2024 tarihli ve 32701 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Bu Tarifenin amacı, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince tanığa ödenecek ücret ve giderlerin miktarı ile bunların ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.
Bakanlık tarafından ücret tarifesi;
-
Tanığa, tanıklık nedeniyle kaybettiği zamanla orantılı olarak 100 ilâ 150 TL arasında bir ücret ödenecek şekilde,
-
Tanık, hazır olabilmek için seyahat etmek zorunda kalmışsa yol giderleriyle tanıklığa çağrıldığı yerdeki konaklama ve beslenme giderleri de karşılanacak şekilde,
belirlenmiştir.
Tanığa bu Tarife’ye göre ödenmesi gereken ücret ve giderler hiçbir vergi, resim ve harca tabi değildir.
Tarife Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girmiştir. Tarife’nin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
2.Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi Yayımlanmıştır
Avansı Tarifesi (“Tarife”) 23.10.2024 tarihli ve 32701 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Tarife’ye göre:
-
Gider avansı her türlü tebligat ücreti ile posta ücretleri gibi giderleri kapsamakadır. Davacı, bu Tarife’de gösterilen gider avansını dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.
-
Davacı, taraf sayısının beş katı tutarında tebligat ücreti ile diğer iş ve işlemler için 400 TL toplamını avans olarak ödeyecektir.
-
1/10/2011 tarihinden önce açılmış olan davalarda, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 120 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre gider avansı ikmal ettirilecektir.
Tarife Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girmiştir. Tarife’nin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
3.Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hakem Ücret Tarifesi Yayımlanmıştır
Adalet Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından hazırlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hakem Ücret Tarifesi (“Tarife”) 23.10.2024 tarihli ve 32701 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Tarife’ye göre:
-
Tarifenin amacı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre tahkim yoluyla görülen dava ve işlerde, taraflarla hakem veya hakem kurulları arasında ücretin belirlenmesi konusunda anlaşmaya varılamaması veya tahkim anlaşmasında bir hüküm bulunmaması ya da taraflarca bu konuda yerleşmiş kurallara veya kurumsal tahkim kurallarına yollama yapılmaması hallerinde hakem veya hakem kuruluna ödenecek ücretin miktarı ile ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.
-
Hakemlere ödenecek ücretler aşağıdaki ücret tablosuna göre hesaplanacaktır:
|
ANLAŞMAZLIK KONUSU DEĞER |
ÜCRET |
|
|
TEK HAKEM |
3 VEYA DAHA FAZLA SAYIDA HAKEM |
|
|
İlk gelen 500.000,00 TL için |
% 5 |
% 8 |
|
Sonra gelen 500.000,00 TL için |
% 4 |
% 7 |
|
Sonra gelen 1.000.000,00 TL için |
% 3 |
% 6 |
|
Sonra gelen 3.000.000,00 TL için |
% 2 |
% 4 |
|
Sonra gelen 5.000.000,00 TL için |
% 1 |
% 2 |
|
10.000.000,00 TL’den yukarısı için |
% 0,1 |
% 0,2 |
-
Hakem ücreti, tahkim yargılamasının sona ermesi ile hak edilecektir.
Tarife Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girmiştir.
Tarife’nin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
4.Beşeri Tıbbi Ürünler ve Özel Tıbbi Amaçlı Gıdaların Geri Çekilmesi Hakkında Yönetmelik Yayımlanmıştır
Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu (‘Kurum’) tarafından Beşeri Tıbbi Ürünler ve Özel Tıbbi Amaçlı Gıdaların Geri Çekilmesi Hakkında Yönetmelik (‘Yönetmelik’) 23 Ekim 2024 tarihli ve 32701 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Yönetmelik’e göre;
-
Yönetmelik ile tüketicinin sağlığı ve emniyeti açısından, hatalı olduğundan şüphe edilen, hatalı bulunan ya da kullanılmasında sakınca görülen ürünlerin araştırılması, ayrıca gerekli olduğu durumlarda piyasadan kısa sürede ve etkin bir şekilde geri çekilmesinde uyulacak kural, yetki ve sorumluluklar ile kontrol esaslar belirlenmiştir.
-
Yönetmelik, Kurum tarafından ruhsatlandırılmış veya izin verilmiş beşeri tıbbi ürünler ile bunların üretiminde kullanılan etkin maddeler ve özel tıbbi amaçlı gıdaların geri çekme faaliyetlerine, ilgili ürünlerin üretimine, piyasaya arzına, piyasada bulundurulmasına yönelik iş ve işlemleri kapsamaktadır.
-
Kurum, hatalı veya şüpheli ürünleri değerlendirecek gerektiğinde ruhsat sahibinden bilgi talep edecek, geri çekme kararı alacak, İlaç Takip Sisteminde işlemleri yürütecek, süreçlerin denetimini yapacak, hatalı ürünlerin üretimini durduracak, uygunsuzlukları önlemek için önlemler alacak ve geri çekilen ürünlerin uygunluğunu sağladıktan sonra piyasaya verilmesi için gerekli kontrolleri gerçekleştirecektir.
-
Ruhsat/izin sahipleri, hatalı ürünlerin geri çekilmesi için etkin bir prosedür ve plan geliştirmeli, kayıtları en az beş yıl saklamakla, geri çekme sürecini hızlı bir şekilde yürütmekle ve gerekli bilgilendirmeleri yapmakla yükümlü olacaktır; diğer kurumlar ise geri çekme duyurusunu aldıktan sonra ilgili partinin kullanımını engelleyip, iade işlemlerini başlatmalı ve gerekli bilgileri sağlayacaktır.
-
Ruhsat/izin sahipleri, hatalı ürünlerin geri çekilmesi için etkili prosedürler ve planlar geliştirip kayıtları en az beş yıl saklamakla yükümlü olacaktır, diğer kurumlar ise geri çekme duyurusunu alarak ilgili ürünlerin kullanımını engelleyip iade işlemlerini başlatmakla yükümlü tutulmuştur.
-
Geri çekmenin sınıfı, hatalı ürünün tüketici sağlığına zarar riski ve hatanın niteliği dikkate alınarak belirlenecek ve üç sınıfa ayrılacaktır: birinci sınıf (ciddi sağlık sorunları), ikinci sınıf (geçici sağlık sorunları) ve üçüncü sınıf (sağlığa zararsız). Geri çekme, belirli seviyelere (A, B, C) göre uygulanacak ve çeşitli nedenlerle (kalite hataları, mevzuata aykırılıklar vb.) başlatılabilecektir. Kurum geri çekmeyi başlattığı takdirde, ruhsat sahibi durumu bildirecek ve gerekli formları 5 iş günü içinde gönderecektir; ruhsat sahibi geri çekme başlattığı takdirde ise, Kurum derhal bilgilendirilecektir. Geri çekme duyurusu, yazılı olarak ve Ek-2'deki metne uygun şekilde yapılacak, duyuruda reklam unsuru olmayacaktır.
-
Geri çekme işlemleri, sınıfına göre ruhsat/izin sahibi tarafından belirlenen süreler içinde (birinci sınıf için 24 saat, ikinci sınıf için 48 saat, üçüncü sınıf için 72 saat) hatalı ürünlerin kontrol altına alınmasını gerektirecektir. Ruhsat/izin sahibi, geri çekme kararının bildirilmesinden itibaren on iş günü içinde ön raporu Kuruma sunmakla yükümlü tutulmuştur. Ayrıca, geri çekilen ürünler ilgili mevzuata uygun olarak imha edilecek veya mahrecine iade edilecektir. Nihai rapor, geri çekmenin kapsamını ve hatalı ürünlerin durumunu içerecek şekilde, en geç on iki hafta içinde hazırlanarak Kuruma sunulmalıdır; gerektiğinde ek süre talep edilebilecektir.
-
Ruhsat/izin sahipleri hakkında tespit edilen uygunsuzluklar için 1262 sayılı Kanunun 18 ve 20. maddeleri uygulanacaktır; ikinci ve üçüncü sınıf geri çekmelerde ceza yaptırımları gönüllü geri çekme durumu göz önünde bulundurularak belirlenecektir. Geri çekme duyurusundan sonra hatalı ürünlerin satışına devam eden veya geri çekme kararını uygulamayan taraflar hakkında, ilgili mevzuat uyarınca cezai işlemler uygulanacaktır.
-
19/11/2015 tarihli ve 29537 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Geri Çekme Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.
Yönetmelik, Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girmiştir. Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
5.Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılması Hakkında Karar’ın Yürürlüğe Konulmasına Karar Verilmiştir
Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılması Hakkında Karar’ın (“Karar”) yürürlüğe konulmasına dair 9063 karar sayılı Cumhurbaşkanı Kararı 24.10.2024 tarihli ve 32702 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Karar’a göre:
-
6/2/2017 tarihli ve 2017/9901 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılmasına Dair Karar’ın 2 nci maddesine aşağıdaki fikra eklenmiştir.
"(15) Ürünlerin gerçek kaynak fiyatı belirlenirken, çözücüsüne bakılmaksızın içerdiği etkin madde miktarı kıyaslanır."
-
Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılmasına Dair Karar’ın, 2 nci maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan ilaçlar haricindeki ürünlerin perakende satış fiyatı belirlenirken uygulanacak depocu ve eczacı kar oranları değiştirilmiştir.
Karar Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihten bir gün sonra yürürlüğe girecektir. Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
6.Kozmetik Ürünler ile İnsanlar Üzerinde Yapılacak Çalışmalar Hakkında Yönetmelik Taslağı Kamuoyu Görüşüne Açılmıştır
Kozmetik Ürünler Dairesi Başkanlığı (‘Başkanlık’) tarafından Kozmetik Ürünler ile İnsanlar Üzerinde Yapılacak Çalışmalar Hakkında Yönetmelik (‘Yönetmelik’) Taslak hazırlanmıştır.
Taslak’a Göre;
-
Yönetmelik’in amacı kozmetik ürünler ile gönüllüler üzerinde yapılacak etkinlik ve uyumluluk çalışmaları ile bilimsel çalışmaların ve tüketici algı testlerinin yürütülmesi, kayıtlarının tutulması, rapor edilmesi, geçerliliği ve diğer hususlarda bilimsel ve etik standartların sağlanması ve gönüllülerin haklarının korunmasına dair usûl ve esaslar ile Kozmetik Ürünler Etik Kurullarının teşkili, görevleri, çalışma usûl ve esaslarını düzenlemektedir.
-
Yönetmelik, gönüllüler üzerinde kozmetik ürünler ile yapılacak etkinlik ve uyumluluk çalışmaları ile bilimsel çalışmaların ve tüketici algı testlerinin, çalışma yapılacak yerleri, etik kurulları, bu çalışmaları gerçekleştirecek gerçek veya tüzel kişileri kapsamaktadır.
-
Yönetmelik, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 508 inci ve 796 ncı maddesi ile 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun Ek 10 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.
-
Kozmetik ürünlerle yapılan çalışmalarda, ürünün güvenlilik değerlendirme raporu hazırlanmış olmalıdır. Çalışmanın beklenen faydaları, gönüllü sağlığından veya muhtemel risklerden daha üstün tutulamaz. Etik kurul onayı ve Kuruma başvuru gereklidir; Kurum başvuruyu değerlendirecektir Çalışma, insan sağlığı üzerinde öngörülebilir zarar ve ölüm riski taşımamalıdır.
-
Gönüllü, çalışmanın amacı, yöntemi, yararları ve riskleri hakkında bilgilendirilecektir. Gönüllünün rızası, bilgilendirilmiş gönüllü olur formu ile belgelenecektirÇalışma sırasında acı verecek yöntemler uygulanamaz. Gönüllü,çalışma hakkında bilgi alabilmeli ve irtibat kurabilmelidir. Gönüllü, istediği zaman çalışmadan ayrılabilecek ve yaptırıma maruz kalamayacaktır. Gönüllülere ikna edici teşvik veya mali teklif yapılamayacak; masraflar belgelenecektir.
-
Çalışmanın sonuçları hakkında gönüllülerin bilgi alma hakkı bulunacaktır. Kimlik bilgileri rızaları olmadan açıklanamayacaktır Katılımcılar, çalışma protokolündeki kriterlere göre seçilecektir. Kozmetik ürün bileşiminde yasaklı veya sınırlı bileşenler bulunamayacaktır. Gönüllülerden elde edilen veriler rızaları olmadan başka çalışmalarda kullanılamaz; görseller rızaları olmadan yayımlanamayacaktır
-
20/09/2015 tarihli ve 29481 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kozmetik Ürün veya Hammaddelerinin Etkinlik ve Güvenlilik Çalışmaları ile Klinik Araştırmaları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılacaktır.
Taslak’a ilişkin görüşler 22/11/2024 tarihinde kadar Kozmetik Ürünler Daire Başkanlığı’na iletilebilecektir.
Taslak’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
7.Aile Hayatına Saygı Hakkının İhlal Edildiğine Dair Anayasa Mahkemesi Kararı Yayımlanmıştır
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’nın (“AYM”), aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin 2022/57145 başvuru numaralı ve 24.10.2024 tarihli “Lotüs Suzan Gülcan Ünlütokmak Başvurusu” isimli kararı (“Karar”), 24 Ekim 2024 tarihli ve 32702 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Karar’a göre;
-
Başvuru, müşterek çocukların velayetlerinin değiştirilmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
-
Çocukların psikolojik durumları gözetilerek beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği ve velayete ilişkin verilecek kararın çocukların psikolojik tedavilerine dair etkilerinin tedavi evraklarıyla birlikte ilgili uzmanlardan alınacak raporlarla tam olarak ortaya konulduktan sonra bir sonuca ulaşılmasının çocuğun üstün yaran ilkesinin bir gereğidir.
-
Velayetin belirlenmesinde çocukların yaşlarının, cinsiyetlerinin ve velayete ilişkin taleplerinin farklılığının yargılama makamlarınca gözetilerek çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimine en uygun yöntemin benimsenmesi gerekmektedir. Böylelikle AYM başvuru konusu olayda tarafların ve somut olayın şartları, çocuğun üstün yararı ilkesi ile aile hayatına saygı hakkına ilişkin olarak Anayasa'da belirtilen güvenceleri gözeten bir araştırma yapılmadan ve yeterli gerekçe ortaya konulmadan varılan sonucun çocukların üstün yararına olduğunun söylenemeyeceği kanaatine ulaşmıştır.
-
Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan aile hayatına saygı hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE oybirliği ile karar verilmiştir.
Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
8.Aleyhe Vekalet Ücretine Hükmedilmesi Nedeniyle Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine Dair Anayasa Mahkemesi Kararı
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’nın (“AYM”), mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin 2020/26624 başvuru numaralı ve 15.05.2024 tarihli “Sarp Ulaştırma Organizasyon Turizm Ticaret LTD. ŞTİ. Başvurusu” isimli kararı (“Karar”), 25 Ekim 2024 ve 32703 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Karar’a göre;
-
Başvuru, açtığı tazminat davasının reddedilmesi ile aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
-
Anayasa'nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkı mevcut mal, mülk ve varlıkları koruyan bir güvencedir. Bir kişinin hâlihazırda sahibi olmadığı bir mülkün mülkiyetini kazanma beklentisi -kişinin bu konudaki menfaati ne kadar güçlü olursa olsun- Anayasa'yla korunan mülkiyet kavramı içinde değildir. Bu bağlamda Anayasa'nın 35. maddesi soyut bir temele dayalı olarak mülkiyete erişmeyi ve mülkiyeti edinmeyi değil mülkiyet hakkını güvence altına almaktadır. Bu hususun istisnası olarak belli durumlarda bir ekonomik değer veya icrası mümkün bir alacağı elde etmeye yönelik meşru bir beklenti Anayasa'da yer alan mülkiyet hakkı güvencesinden yararlanabilir.
-
Somut olayda başvurucunun açtığı asıl davanın reddedilmesi sonucunda aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti nedeniyle mal varlığında somut bir azalma meydana geldiğinden başvurucunun Anayasa'nın 35. maddesi kapsamında korunması gereken bir mülkünün olduğu sonucuna varılmıştır.
-
Makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddiası yönünden başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA oybirliğiyle karar verilmiştir.
-
Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE oybirliği ile karar verilmiştir.
Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
9.İçtihat ile Çelişkili Karar Verilmesi Nedeniyle Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine Dair Anayasa Mahkemesi Kararı
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’nın (“AYM”), mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin 2022/57145 başvuru numaralı ve 15.05.2024 tarihli “Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları Çalışanları ve Emeklileri Sosyal Yardımlaşma Vakfı İktisadi İşletmesi Başvurusu” isimli kararı (“Karar”), 25 Ekim 2024 ve 32703 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Karar’a göre;
-
Başvuru, 2012 ve 2014 yıllarına ilişkin ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin kaldırılması ve ödenen vergilerin iadesi talebiyle açılan davalarda önceki içtihat ile çelişkili karar verilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
-
Anayasa'nın 35. maddesinde mülkiyet hakkı sınırsız bir hak olarak düzenlenmemiş, bu hakkın kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlandırılabileceği öngörülmüştür. Mülkiyet hakkına müdahalede bulunulurken temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen Anayasa'nın 13. maddesinin de göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Dolayısıyla mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin Anayasa'ya uygun olabilmesi için müdahalenin kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılması gerekmektedir.
-
Aynı kanun hükmüne ilişkin iki farklı yorumun yürürlükte bulunması ve bu yorumlardan birine geçerlilik sağlayacak şekilde içtihadın birleştirilememesi hukuk kurallarının, muhataplarının davranışlarına yön verme kapasitesini, dolayısıyla öngörülebilirliğini zayıflatmaktadır. Bu durum hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine ters düşeceği gibi bireylerin yargı sistemine ve mahkeme kararlarına güvenini de sarsabilir.
-
Somut olayda başvurucu içtihat farklılığı nedeniyle VDDK kararıyla 2011 yılına ilişkin tahakkuk ettirilen kurumlar vergisi için talebi doğrultusunda karar elde etmişken başvurucunun 2012 ve 2014 yıllarına ilişkin tahakkuk ettirilen kurumlar vergisiyle ilgili talepleri Daire kararıyla aksi yönde sonuçlanmıştır. Dolayısıyla yargısal sürecin VDDK kararındaki içtihattan hangi sebeplerle ayrıldığına ilişkin gerekçe belirtmeksizin karar vermesinin mülkiyet hakkımın korunmasında usule ilişkin güvencelere aykırılık teşkil ettiği sonucuna ulaşılmıştır.
-
Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE oybirliği ile karar verilmiştir.
Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
10.Temyiz İncelemesine Gönderilen Dosyadan Feragata İlişkin Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı Yayımlanmıştır
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun (“Kurul”), temyiz incelemesine gönderilen dosyadan feragata ilişkin kararı (“Karar”), 24 Ekim 2024 tarihli ve 32702 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Karar’a göre;
-
Karar ile dava dosyasının temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra davadan feragat edilmesi halinde, bazı daireler ve Vergi Dava Daireleri Kurulunca feragat hususunda ek karar verilmek üzere dosyanın hükmü veren mahkemeye gönderilmesi, diğer daireler ve İdari Dava Daireleri Kurulunca temyize konu kararın mahkemece feragat hususunda karar verilmek üzere bozulması yönündeki Danıştay dava daireleri ve kurulları kararları arasındaki aykırılığın içtihatların birleştirilmesi yoluyla giderilmesi amaçlanmıştır.
-
Feragate ilişkin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin bir kısmının uygulanıp bir kısmının İdari yargının bünyesine uymadığından bahisle uygulanmaması hukuken mümkün değildir.
-
Ek kararın idari yargıda işlerlik taşımadığını ve uygulanabilir olmadığını kabul ederek bozma kararı verilmesi kanuni düzenlemenin yok sayılması ve kanunun amir hükmünün uygulanmaması sonucunu doğuracağı gibi usul ekonomisine aykırı uygulamaların devam etmesine ve yargılamanın uzamasına yol açacaktır.
-
Feragat dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa temyiz incelemesi yapılmaksızın feragat hususunda ek karar verilmek üzere dosyanın hükmü veren mahkemeye gönderilmesi usulü düzenlenmiş olup, temyiz incelemesi yapmadan bozma kararı verilemeyeceği dikkate alındığında bu düzenlemeye rağmen temyiz merciince bozma kararı verilmesi kanunun emredici hükmüne aykırılık oluşturacaktır.
-
Sonuç olarak dava dosyasının temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra davadan feragat edilmesi halinde, feragat hususunda ek karar verilmek üzere dosyanın hükmü veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi yönünde içtihadın birleştirilmesine oyçokluğuyla karar verilmiştir.
Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
11.Kişisel Verileri Koruma Kurumu Tarafından Standart Sözleşme Bildirim Modülü Hakkında Kamuoyu Duyurusu Yayımlandı
Kişisel Verileri Koruma Kurumu (‘Kurum’) tarafından yapılan duyuru ile Standart Sözleşme Bildirim Modülü veri sorumlusu ve veri işleyenlerin kullanımına açılmıştır .
Duyuruya göre;
-
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 9. maddesinde yapılan değişiklikle, yurt dışında gerçekleştirilen kişisel veri aktarımında "standart sözleşmeler" güvence mekanizması olarak tanımlanmıştır. Veri sorumluları ve veri işleyenlerin bu sözleşmeleri imzaladıktan sonra, imza tarihinden itibaren beş iş günü içinde Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na bildirimde bulunmaları zorunludur.
-
Kişisel Verilerin Yurt Dışına Aktarılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 14. maddesinin beşinci fıkrasında, bu bildirimlerin fiziksel ortamda veya kayıtlı elektronik posta (KEP) gibi alternatif yöntemlerle gerçekleştirilebileceği belirtilmiştir. Bununla birlikte, Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 17.10.2024 tarihli ve 2024/1793 sayılı kararı ile, veri sorumluları ve veri işleyenlerin bildirim yükümlülüklerini daha etkin ve hızlı bir şekilde yerine getirebilmeleri amacıyla “Standart Sözleşme Bildirim Modülü”nü oluşturmuş ve bu modülün kullanıma sunulmasına karar vermiştir.
Söz konusunu modüle buradan ulaşabilirsiniz.
Kurumun resmi internet sitesindeki duyuruya buradan ulaşabilirsiniz.
12.İrlanda Veri Koruma Komisyonu, Linkedın Ireland'a 310 Milyon Avro Para Cezası Uygulanmasına Karar Vermiştir
İrlanda Veri Koruma Komisyonu’nu tarafından Linkedın Ireland’a karşı, Fransız kâr amacı gütmeyen kuruluş La Quadrature Du Net tarafından 20/08/2018 tarihinde yapılmış şikayet üzerine kişisel verilerin işlenmesi kapsamında başlatılan soruşturmaya ilişkin nihai karar (“Karar”) 24/10/2024 tarihinde resmi internet sitesinde yayınlanmıştır.
Karara göre;
-
Linkedın'in kişisel verilerin işlenmesi, Genel Veri Koruma Mevzuatı (“GDPR”)'nın 6. ve 5(1)(a) maddeleri uyarınca yasal bir temele dayanmamaktadır:
-
LinkedIn, kullanıcılarının üçüncü taraf verilerini davranış analizi ve hedefli reklamcılık amacıyla işlemekte, GDPR'nın 6(1)(a) maddesine dayanan geçerli bir onay sağlamamaktadır Alınan onay, özgürce verilmemiş, yeterince bilgilendirilmemiş ve belirsizlik içermektedir.
-
Üyelerinin birinci taraf kişisel verilerini ve üçüncü taraf verilerini analitik amaçlarla işlemek için GDPR'nın 6(1)(f) maddesine (meşru menfaatler) dayanmaktan yoksundur; zira LinkedIn'in menfaatleri, veri sahiplerinin çıkarları ve temel hakları üzerinde üstünlük taşımamaktadır.
-
LinkedIn, üyelerinin birinci taraf verilerini davranış analizi ve hedefli reklamcılık amacıyla işlemek için GDPR'nın 6(1)(b) maddesine (sözleşmesel zorunluluk) dayanma konusunda geçerlilik göstermemektedir.
-
LinkedIn'in, yasal dayanak olarak GDPR'nın 6(1)(a), 6(1)(b) ve 6(1)(f) maddelerine güvenmesiyle ilgili verdiği bilgiler, GDPR'nın 13(1)(c) ve 14(1)(c) maddelerinin gerekliliklerini karşılamamaktadır.
-
GDPR'nın 5(1)(a) maddesindeki adalet ilkesi ihlal edilmiştir.
-
İrlanda Veri Koruma Komisyonu tarafından Linkedın’e;
-
-
GDPR Madde 58(2)(b) uyarınca kınama cezası;
-
GDPR Madde 58(2)(i) ve 83 uyarınca toplam 310 milyon Avro tutarında üç idari para cezası; ve
-
Madde 58(2)(d) uyarınca LinkedIn'e işlemlerini GDPR ile uyumlu hale getirmesi
talimatı,
uygulanmasına karar verilmiştir. Detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
13.Rekabet Kurumu Tarafından Bazı Prodüksiyon ve Film Şirketleri Hakkında Soruşturma Başlatılmıştır
Rekabet Kurumu’nun bazı prodüksiyon ve film şirketleri hakkında soruşturma başlatılması kararına ilişkin kamuoyu duyurusu 24/10/2024 tarihinde resmi internet sitesinde yayınlanmıştır.
Duyuruya göre;
-
Rekabet Kurulu (‘Kurul’), 03.10.2024 tarihinde gerçekleştirilen toplantısında, Med Yapım Televizyon ve Filmcilik Anonim Şirketi, Ay Sanat Prodüksiyon ve Yapım Anonim Şirketi, MA Distribution Televizyon ve Filmcilik Anonim Şirketi, Yek Teknoloji Pazarlama Anonim Şirketi ve Key Networks Holding Anonim Şirketi hakkında yürütülen ön araştırma neticesinde elde edilen bilgi ve belgeleri müzakere etmiştir.
-
Bu müzakereler sonucunda;
-
Med Yapım Televizyon ve Filmcilik Anonim Şirketi, Ay Sanat Prodüksiyon ve Yapım Anonim Şirketi ve MA Distribution Televizyon ve Filmcilik Anonim Şirketi'nin, yerli dizilerin yurtdışına dağıtımına yönelik eylemlerinin,
-
Med Yapım Televizyon ve Filmcilik Anonim Şirketi ve Ay Sanat Prodüksiyon ve Yapım Anonim Şirketi'nin, iş gücü piyasalarında rekabeti kısıtlayıcı eylemlerinin,
-
Yek Teknoloji Pazarlama Anonim Şirketi ve Key Networks Holding Anonim Şirketi'nin ise rakiplerini dışlayıcı eylemlerinin, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'u ihlal edip etmediğinin tespiti amacıyla,
söz konusu şirketler hakkında soruşturma açılmasına 24-40/956-M(1-3) sayı ile karar verilmiştir.
Rekabet Kurumu’nun resmi internet sitesindeki duyuruya buradan ulaşabilirsiniz.
14. Kira Ödemeleri ile 7.000 TL Üzerindeki Tahsilat ve Ödemelere İlişkin İnfografikler Yayımlanmıştır
18 Ekim 2024 tarihli ve 32696 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 572) (“Tebliğ”) ile yapılan değişiklikler de dikkate alınarak 7.000 Tl’nin üzerindeki mal veya hizmet alımlarında ve iş yeri ile konut kira geliri elde edenlerin ve kiracıların, kira tutarı ne olursa olsun kiraya ilişkin tahsilat ve ödemelerin banka veya posta idaresi tarafından düzenlenen belgeler, tevsik (belgeleme) zorunluluğu getirilmiştir.
Tebliğ ile getirilen düzenlemelere ilişkin olarak; Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından kamuoyunun bilgilendirilmesi amacıyla 7.000 TL’nin Üzerindeki Mal veya Hizmet Alımlarında Tevsik (Belgeleme) Zorunluluğu İnfografiği ve Kiraya İlişkin Tahsilat ve Ödemelerde Tevsik (Belgeleme) Zorunluluğu İnfografiği 22/10/2024 tarihinde resmi internet sitesinde yayınlanmıştır.
7000 TL’nin üzerindeki Mal veya Hizmet Alımlarında Tevsik (Belgeleme) Zorunluluğu İnfografiğine buradan ulaşabilirsiniz.
Kiraya İlişkin Tahsilat ve Ödemelerde Tevsik (Belgeleme) Zorunluluğu İnfografiğine buradan ulaşabilirsiniz.
Konuya ilişkin Gelir İdaresi Başkanlığı’nın resmi internet sitesindeki duyuruya buradan ulaşabilirsiniz.
15. Şarj Hizmeti Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayınlanmıştır
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (‘Kurum’) tarafından Şarj Hizmeti Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (‘Yönetmelik’) 23 Ekim 2024 tarihli ve 32701 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Yönetmelik’e göre;
-
2/4/2022 tarihli ve 31797 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Şarj Hizmeti Yönetmeliğinin geçici 2inci maddesinde yer alan “31/7/2024” ibaresi “31/7/2025” şeklinde değiştirilmiştir.
Bu düzenleme ile şarj ağı işletmecisi tarafından şarj ağına şarj istasyonu ekleme işlemi için gereken belgenin Kurum’a sunulma süresi uzatılmıştır.
Yönetmelik, Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girmiştir. Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
16.Tüketici, Reklam ve E-Ticaret Mevzuatında Değişiklikler Yapılmıştır
24/10/2024 kabul tarihli 7529 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (‘Kanun’) 30 Ekim 2024 tarihli ve 32707 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Kanun ile getirilen düzenlemeler özetle şu şekildedir;
-
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun açısından;
-
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 22 nci maddesi uyarınca yalnızca yazılı olarak yapılabilen tüketici kredisi sözleşmesi ve konut finansmanı sözleşmesi, mesafeli sözleşme olarak da tesis edilebilecektir.
-
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 31. maddesinin 1. fıkrasında yer alan belirli süreli kredi sözleşmesine ilişkin düzenleme ve 39. madde kapsamındaki konut finansmanı sözleşmesine dair hüküm, tüketicinin yazılı talebi bulunmaması halinde kredinin ödenmesiyle kapanacağına ilişkin ibareye ekleme yapılarak bu talebin kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla da iletilebilmesine olanak tanınmıştır.
-
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un iş yeri dışında kurulan sözleşmeleri düzenleyen 47. maddesini 7. fıkrasındaki "doğrudan satışlar" ibaresi metinden çıkarılmış, 47. Maddeden sonra gelmek üzere “Doğrudan Satış Sistemi” başlıklı kanun hükmü eklenmiştir.
-
Doğrudan satış sistemi, doğrudan satış şirketi tarafından oluşturulan ve iş sözleşmesi ile istihdam edilmeyen, bağımsız temsilci, distribütör, danışman ve benzeri isimlerle komisyon, prim, teşvik ve ödül gibi menfaatler karşılığında faaliyet gösteren doğrudan satıcıların tüketicilere mal veya hizmet pazarladığı satış sistemi olarak düzenlenmiştir.
-
Doğrudan satış şirketinin sermaye şirketi olması ve yönetmelikle belirlenen diğer koşulları sağlaması zorunlu tutulmuştur.
-
Doğrudan satış sisteminin, elde edilecek kazancın ağırlıklı olarak sisteme yeni doğrudan satıcılar kazandırılması ve bu sayede ortaya çıkan menfaatlerin dağıtılması üzerine kurulmaması, mal veya hizmetin tüketicilere satışını esas alması ve yönetmelikle belirlenen diğer ilkelere uygun olması gerekecektir.
-
Doğrudan satıcılardan, sisteme dahil olmaları veya sistemde kalmaları için tüketiciye satışı öngörülen mal veya hizmeti içermeyen yenileme, paket, ücret, aidat ve benzeri isimler altında herhangi bir bedel veya borç altına sokan belge alınamayacaktır.
-
Doğrudan satış şirketinin belirlediği miktar ya da tutarda mal veya hizmet satın alınması doğrudan satıcının sistem içindeki seviyesini belirleyemeyecektir.
-
Doğrudan satış sistemi kapsamında mal veya hizmet satın alan tüketici otuz gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahip olacaktır. Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin bu süre içinde doğrudan satıcıya veya doğrudan satış şirketine yöneltilmiş olması yeterli olacaktır.
-
Doğrudan satış şirketi, Bakanlıkça belirlenen hususlarda tüketicinin bilgilendirilmesini, talep ve bildirimlerini iletebilmesini sağlayan bir sistem kurmakla yükümlü tutulmuştur.
-
Doğrudan satış şirketinin, doğrudan satıcının ve tüketicinin hak ve yükümlülükleri, kapsam dışı sözleşmeler, mal veya hizmet satışı, cayma hakkı, bilgilendirme yükümlülüğü, teslimat ile diğer uygulama usul ve esasları yönetmelik ile belirlenecektir.
-
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 77. Maddesinde düzenleme altına alınan yaptırım hükümlerine ilişkin miktar; onüçüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “beş bin Türk Lirası” ibaresi “altmış bin Türk Lirasından altı yüz bin Türk Lirasına kadar” şeklinde, üçüncü cümlesinde yer alan “elli bin Türk Lirası olarak” ibaresi “altı yüz bin Türk Lirasından altı milyon Türk Lirasına kadar” şeklinde değiştirilmiş, , ikinci cümlesinde yer alan “tespitinden” ibaresi “gerçekleştiği tarihten” şeklinde, dördüncü cümlesinde yer alan “durumlarda üç” ibaresi “durumlarda ön ödemeli konut satışlarında altı milyon Türk Lirası, diğer satışlarda bir” şeklinde değiştirilmiştir.
-
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 77. Maddesinin 12. Fıkrasında belirtilen aykırılığın;
-
Yerel düzeyde yayın yapan televizyon kanalı aracılığı ile gerçekleşmiş ise yüz on bin Türk Lirasından bir milyon yüz bin Türk Lirasına kadar,
-
Ülke genelinde yayın yapan televizyon kanalı aracılığı ile gerçekleşmiş ise iki milyon iki yüz on bin Türk Lirasından yirmi iki milyon yüz bin Türk Lirasına kadar,
-
Süreli yayınlar aracılığıyla gerçekleşmiş ise (a) ve (b) bentlerinde belirtilen cezaların yarısı,
-
ç) Yerel düzeyde veya uydu üzerinden yayın yapan radyo kanalı aracılığı ile gerçekleşmiş ise altmış bin Türk Lirasından altı yüz bin Türk Lirasına kadar,
-
Ülke genelinde yayın yapan radyo kanalı aracılığı ile gerçekleşmiş ise altı yüz bin Türk Lirasından altı milyon Türk Lirasına kadar,
-
Uydu üzerinden yayın yapan televizyon kanalı veya internet aracılığı ile gerçekleşmiş ise altı yüz bin Türk Lirasından altı milyon Türk Lirasına kadar,
-
Kısa mesaj aracılığı ile gerçekleşmiş ise iki yüz seksen bin Türk Lirasından iki milyon sekiz yüz bin Türk Lirasına kadar,
-
Diğer mecralar aracılığı ile gerçekleşmiş ise altmış bin Türk Lirasından altı yüz bin Türk Lirasına kadar, idari para cezası verilecektir. Reklam Kurulu, bu fıkrada alt ve üst sınırları belirtilen idari para cezalarını uygularken aykırılığın haksızlık içeriği, aykırılık dolayısıyla elde edilen menfaatin veya neden olunan zararın büyüklüğü ile aykırılığı gerçekleştirenin kusuru ve ekonomik durumu gibi hususları dikkate alacaktır. Reklam Kurulu, bu fıkrada alt ve üst sınırları belirtilen idari para cezalarını uygularken aykırılığın haksızlık içeriği, aykırılık dolayısıyla elde edilen menfaatin veya neden olunan zararın büyüklüğü ile aykırılığı gerçekleştirenin kusuru ve ekonomik durumu gibi hususları dikkate alacaktır.
-
Gayrisafi gelirini beyan etme yükümlülüğü bulunmayanlar hakkında elli bin Türk Lirası idari para cezası uygulanacaktır.
-
Kanun’un 80 inci maddesine aykırı olarak piramit satış sistemini başlatan, düzenleyen veya toplantı, elektronik posta veya diğer birçok kimsenin de katılımını sağlamaya elverişli yöntemlerle yayan veya böyle bir sistemin diğer bir şekilde yayılmasını ticari amaçlarla destekleyenler hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanacaktır.
b.6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun açısından;
-
Lisans ücretinin hesaplanmasında;
-
Elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcı ve ekonomik bütünlük içinde bulunduğu elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcıların elektronik ticaret pazar yerleri üzerinden yurt dışına yapılan satışlar hesaba dâhil edilmeyecektir.
-
Elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcının net işlem hacminin, ETBİS verileri kullanılarak hesaplanan elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcı ve elektronik ticaret hizmet sağlayıcıların net işlem hacimleri toplamının yüzde yirmisinden fazla olmaması şartıyla, izleyen takvim yılında gerçekleştirilen;
-
(b) bendinde belirtilen haddin aşılıp aşılmadığının tespitinde yüzde on beşin altındaki had aşımları dikkate alınmayacaktır.
-
2024 yılına ilişkin lisans ücretinin hesaplanmasında, ek 4 üncü maddenin yedinci fıkrasının (b) bendinin alt bentlerinde belirtilen tutarların dört katı elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcının net işlem hacminden indirilecektir.
-
2025 yılına ilişkin lisans ücretinin hesaplanmasında, ek 4 üncü maddenin yedinci fıkrasının (b) bendinin alt bentlerinde belirtilen tutarların üç katı elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcının net işlem hacminden indirilecektir.
c.213 sayılı Vergi Usul Kanunu açısından;
-
Kanun kapsamındaki muhasebe standartları uyarınca yapılmakta olan yatırımlar hesabında takip edilen tutarların enflasyon düzeltmesine tabi tutulması sonucundaoluşan ve bu hesabın alt hesabında izlenen düzeltme farkları, bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında gösterilir ve dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayacaktır.
-
Özel fon hesabında bulunan bu tutarlar, yatırımın tamamlanarak ilgili iktisadi kıymetin aktifleştirilmesi gereken dönem ile bu dönemi takip eden dört hesap dönemi içerisinde eşit taksitler halinde dönem kazancının tespitinde dikkate alınacaktır.
-
Bu bent uyarınca özel fon hesabında izlenen ve dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayan tutarlar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılacaktır. Bu hesaplarda izlenen tutarlara ayrıca enflasyon düzeltmesi uygulanmayacaktır.
-
Yatırım döneminde veya iktisadi kıymetin aktifleştirilmesinden sonra işin bırakılması veya özel fon hesabında izlenen söz konusu tutarların bir kısmının veya tamamının başka bir hesaba nakledilmesi ya da işletmeden çekilmesi hallerinde, bu bent uyarınca dönem kazancında dikkate alınmayan tutarlar; işin bırakıldığı veya özel fon hesabının kısmen veya tamamen bu bent hükümlerine aykırı şekilde kullanıldığı dönemin kurum kazancının tespitinde dikkate alınacaktır.
d.621 sayılı Kıyı Kanunu açısından;
-
Kanun’a ekli (8) numaralı kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda, yer seçim kararına uygun olarak imar planı kararıyla Organize Sanayi Bölgesi kurulabilecektir. Bu alan 12/4/2000 tarihli ve 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununun 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında devredilecektir ve devredilemeyecek alanlarda ise aynı usul ve esaslarla kullanma izni verilecektir.
Kanun’un; 5 inci ve 6 ncı maddesi ile 7 nci maddesiyle değiştirilen 6502 sayılı Kanunun 77 nci maddesinin on yedinci fıkrası yayımından dokuz ay sonra, 11 inci ve 12 nci maddeleri 1/1/2024 tarihinden, özel hesap dönemi tayin edilen mükellefler için 2024 yılında başlayan hesap döneminden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, diğer hükümleri Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girecektir.
Kanun’un tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Türkçe
English