Duyurular
SANATSAL İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE DAİR ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
25.11.2019
Anayasa Mahkemesi’nin 2014/5433 başvuru numaralı, 11.7.2019 tarihli Kararı 25.11.2019 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Başvuruya konu Kararda; 2005 yılı Kasım ayı içerisinde Başvurucu ile Kars Belediye Meclisi arasında imzalanan sözleşme uyarınca mülkiyeti Maliye Hazinesi’ne ait bir tepeye ‘’İnsanlık Anıtı’’ adlı heykelin yapılması öngörülmüştür.
Sözleşmenin ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu (Koruma Bölge Kurulu) tarafından, 2.11.2016 tarihli kararla, taşınmazda bulunan bazı taşınmazlar tescil edilerek inşaatı devam eden heykelin durdurulmasına karar verilmiştir.
Ayrıca taşınmazda yapılacak her türlü uygulama için de Koruma Bölge Kurulu’ndan izin alınması gerektiği hatırlatılmıştır. Bu doğrultuda Kars Belediyesi, Koruma Bölge Kurulu’na resmi başvuruda bulunmuş ve Koruma Bölge Kurulu başvuruyu Koruma Kurulu’na yöneltmiştir. Bunun sonucunda da Koruma Kurulu’nun 8.2.2017 tarihli kararıyla heykel, plan ve izinlere uygun olarak inşa edilmiştir.
Kars Belediyesi, 24.4.2008 tarihinde heykel inşaatının bulunduğu taşınmazın Belediye’ye satımı için Kars Milli Emlak Müdürlüğü’ne başvuruda bulunmuş, bunun devamında Kars Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’nden görüş istenmiştir. Bu görüş sonucunda; Koruma Bölge Kurulu, 10.9.2008 tarihinde konuyla ilgili olarak; ortaya çıkan yeni bulgular ışığında bahsedilen alan içerisinde hiçbir uygulamada bulunulamayacağına, mevcut yapıların yıktırılması gerektiğine ve dolayısıyla başvuruya konu heykelin satışının mümkün olmadığına kanaat getirmiştir.
Koruma Bölge Kurulu’nun istemi üzerine konu hakkında inceleme yapan İçişleri Bakanlığı, anılan yasaklayıcı kararların heykel yapımından sonraki tarihlerde alındığı ve ‘’İnsanlık Anıtı’’ bakımından Koruma Bölge Kurulu kararlarına herhangi bir aykırılık olmadığı sonucuna varmıştır.
Milli Emlak Müdürlüğü ise 2.2.2010 tarihinde Kars Belediye’sine yazdığı yazıda Maliye Hazinesi’nin mülkiyetinde olan taşınmaz üzerinde herhangi bir işlem yapılmamasına ilişkin yazısına atıf yaptıktan sonra Koruma Bölge Kurulu’nun kararlarına istinaden yapının yıkılarak taşınmazın boş olarak teslim edilmesi gerektiğini bildirmiştir.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun inşa edilen heykelin durumunu değerlendirmek üzere arkeolog, mimar, sanat tarihçisi, heykeltıraş ve inşaat mühendisinden oluşan heyetten istemiş olduğu rapor sonucunda Koruma Yüksek Kurulu, 6.1.2011 tarihinde heykelin yapılmasına ilişkin tüm Koruma Bölge Kurulu kararlarının iptaline karar vermiştir.
Kars Belediye Meclisi, 1.2.2011 tarihinde heykelin kaldırılmasına karar vermiştir.
Başvurucu, 7.2.2011 tarihinde Erzurum 1. İdare Mahkemesi’nde yürütmenin durdurulması ve iptali istemiyle dava açmıştır. Mahkeme 7.3.2011 tarihinde yürütmeyi durdurma kararı vermiştir. Kars Belediyesi; karara itiraz etmiş ve Erzurum Bölge İdare Mahkemesi, 6.3.2011 tarihli kararında yürütmeyi durdurma kararını kaldırmıştır.
Mahkeme, 21.4.2011 tarihli kararı ile başvurucunun açtığı iptal davasını reddetmiştir. Mahkeme kararı Danıştay 13. Dairesi’nin 29.1.2013 tarihli kararı ile onanmıştır. Kararın düzeltilmesi istemi de Dairece 30.1.2014 tarihinde reddedilmiştir. Başvurucu nihai kararı, 18.3.2014 tarihinde tebellüğ etmiştir.
Başvurucu, 16.4.2014 tarihinde heykelin yıkılması ile ifade özgürlüğünün ve devamında Anayasa madde 2, 26, 64 ve 138’in ihlal edildiğini ileri sürerek ihlalin tespiti ve manevi tazminat talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunmuştur.
Anayasa Mahkemesi somut olayda yaptığı değerlendirme neticesinde;
- Devleti oluşturan organ ve kurumların uyum içinde çalışamamalarının, bireylerin hak ve özgürlüklerine müdahalenin gerekçesi olarak ileri sürülemeyeceği,
- Taşınmazın, Hazine’ye ait olduğu kabul edilse bile Hazine ile Belediye arasındaki anlaşmazlığın sanat eseri sahibinin haklarına müdahale edilmesinin gerekçesi olmadığı,
- Sanatsal ifadelerin, siyasal ifade olarak nitelendirildiğinde sağlanan korumanın kapsamının daha geniş olması gerektiği,
- Bir sanat eserinin ve dolayısıyla Anayasa tarafından korunma altına alınmış olan sanatsal ifade özgürlüğünün korunması noktasında gösterilmesi gereken hassasiyetin somut başvuruda kamu gücünü kullanan organlar tarafından gösterilmediği,
gerekçeleriyle Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine ve başvurucuya net 20.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir.
Konuya ilişkin herhangi bir sorunuz ve/veya yorumunuz olması halinde, bizimle her zaman iletişime geçebilirsiniz.
Saygılarımızla,
Zümbül Hukuk ve Danışmanlık
Türkçe
English