Miras Davasına İlişkin Yargıtay Kararı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2023/2408 E. 2023/2675 K. numaralı kararı (“Karar”), 22 Temmuz 2023 tarihli ve 32256 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanmıştır.

Karara göre, Cenova Dükü Ferdinando, 21 Eylül 1956'da yazdığı vasiyetnamede, tüm mal varlığını eşi Maria Luisa Alliaga di Ricaldone'ye bırakmıştır. Ferdinando'nun ölümünün ardından eşi Alliaga di Ricaldone, 17 Temmuz 1984'te yazdığı vasiyetnamede, tüm menkul ve gayrimenkullerini Audero Maria Anna'ya bıraktığını açıklamıştır. Anna ise 18 Ağustos 1989'da kaleme aldığı vasiyetname ile kardeşi Audero Giovanni'yi mirasçı olarak atamıştır.

Giovanni'nin 2001'de hayatını kaybetmesinin ardından Sapanca Sulh Hukuk Mahkemesi'nde dava açan Marianna Panero, Luigi Audero ve Grazia Audero, Giovanni'nin 13 Ağustos 2001'de açılan vasiyetine göre Cenova Dükü Ferdinando'nun mirasçıları olduklarını belirterek kendilerine mirasçılık belgesi verilmesini ve anılan vasiyetnameler doğrultusunda Tapu Sicil Tüzüğünün 20 nci maddesinin (b) bendi uyarınca işlem yapılmasını talep etmişlerdir.

İlk Derece Mahkemesi, vasiyetnameler doğrultusunda Cenova Dükü Ferdinando'nun İstanbul Beyoğlu ilçesindeki taşınmazlarının, davacı mirasçılar adına mirası 8 pay kabul ederek tapuya kayıt ve tesciline hükmetmiştir.

Adalet Bakanlığı, mahkemenin kesin olan kararına karşı, yasaya aykırılıklar bulunduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun’un 363'üncü maddesi uyarınca temyiz yoluna ve kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur.

Temyiz incelemesinde bulunan Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, Cenova Dükü Ferdinando'nun mirasına ilişkin Sapanca Sulh Hukuk Mahkemesince verilen kararı, sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozmuştur.

Dairenin kararında, davacı vekilinin sunduğu vekaletnamenin ve dayanak vekaletnamenin aslı veya onaylı suretinin sunulmadığı, eksik temsille verilen dava dilekçesi dikkate alınarak esas hakkında karar verildiği belirtilmiştir.

Dava dilekçesindeki talep atanmış mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin olmasına rağmen 6100 sayılı Kanun'un 26'ncı maddesine aykırı şekilde talepten fazlasının hüküm altına alındığı bildirilmiştir.

Gerekçede Cenova Dükü Ferdinando'nun taşınmazlarının bulunduğu yerin İstanbul olduğuna işaret edilmiş, İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından 21 Eylül 1956, 17 Temmuz 1984 ve 18 Ağustos 1989'da yazılan vasiyetnamelerin açılıp okunmasına ilişkin usulüne uygun ve kesinleşmiş tanıma ve tenfiz kararı olmadan söz konusu belgelere dayandırılarak mirasçılık belgesi verilmesinin doğru olmadığı belirtilmiştir.

Mirasçılık belgesinin düzenlenmesinde ölüm tarihi itibarıyla muris ve murislerin vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında mütekabiliyet bulunup bulunmadığının araştırılmamasının da yerinde olmadığı vurgulanmıştır.

Bahsi geçen Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

Saygılarımızla,

Zümbül Hukuk ve Danışmanlık

info@zumbul.av.tr