Mahkemeye Sunulan İddia ve Olguların Değerlendirilmemesinin Mülkiyet Hakkını ve Makul Sürede Yargılanma Hakkını İhlal Ettiğine Dair Karar

Anayasa Mahkemesi

Anayasa Mahkemesinin 2018/36546 başvuru numaralı ve 25/05/2022 tarihli kararı 23 Ağustos 2022 tarihli ve 31932 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Başvurucu, temsil yetkisini kötüye kullanan vekil tarafından gerçekleştirilen taşınmaz satışı işlemine istinaden alıcı adına yapılan tescilin iptali istemiyle açılan davada hukuka aykırı karar verilmesi nedeniyle, mülkiyet hakkının ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Somut olayda, taşınmaz maliki emlak işleriyle uğraşan bir kişiyi vekaletnameyle taşınmazların satışı da dahil olmak üzere birtakım tasarruflarda bulunmak üzere yetkili kılmıştır. Vekil, iki ayrı taşınmazı farklı şahıslara satmış ancak satış işlemlerinden maliki haberdar etmemiş ve satış bedelini ödememiştir. Buna istinaden, taşınmazların maliki şikayetçi olmuş ve Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından emlak işleriyle uğraşan şahsa güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmıştır. Açılan dava neticesinde, satış bedelini malike ödememesi sebebiyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkum edilmiştir. Karar, Yargıtay 15. Ceza Dairesi tarafından onanmıştır.

Taşınmazların maliki tarafından vekaletnamenin taşınmazların satışı için değil taşınmazlarda inşaat yapılması için verildiği ve satış işleminin geçersiz olduğu ileri sürülerek alıcılara karşı sicilin düzeltilmesi davası açılmıştır. Alıcılar ise iyi niyetli olduklarını savunmuş ve dava Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde, alıcıların iyi niyetli olduklarına kanaat getirilmiştir. Davanın tarafı haline gelen, malikin mirasçısı olan başvurucu ise bu karara karşı çeşitli olgularla istinaf yoluna başvurararak tarafların kötü niyetli olduklarını ve durumdan haberdar olduklarını ileri sürmüştür. Buna istinaden, Bölge Adliye Mahkemesi, davanın yeniden görülmesi için dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir. Dosyanın yeniden ilk derece mahkemesinde ele alınması sırasında Asliye Hukuk Mahkemesi davayı alıcıların kötü niyetli olduğunun kanıtlamaması sebebiyle reddetmiştir.

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun ileri sürdüğü ve alıcıların satıcı vekilinin temsil yetkisini kötüye kullandığının işareti olarak görülebilecek iddia ve olgulara ilişkin Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından hiçbir değerlendirme yapılmaması neticesinde devletin pozitif yükümlülüklerini ihlal ettiğine kanaat getirerek Anayasa’da güvence altına alınan mülkiyet hakkının bu gerekçeyle ihlal edildiğine karar verilmiştir. Ek olarak, başvurucunun makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği kabul edilmiştir.

Kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

Saygılarımızla,

Zümbül Hukuk ve Danışmanlık

info@zumbul.av.tr