AYM Tarafından İzinsiz Yapılaşma Gerekçesiyle Verilen İdari Para Cezasına İtirazda Başvurucunun Esaslı İddiaları Değerlendirilmediği İçin Gerekçeli Karar Hakkının İhlal Edildiğine Karar Verilmiştir


Anayasa Mahkemesi (“AYM”) tarafından 2022/101350 numaralı bireysel başvuru sonucunda verilen 9 Nisan 2026 tarihli karar (“Karar”) 17 Temmuz 2026 tarihli ve 33312 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.

Karar kapsamında özetle aşağıdaki hususlara yer verilmiştir:

●      Karar, idari para cezasının iptali talebiyle yapılan başvuruda davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddiaların mahkemece karşılanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkindir.

●      Başvurucu hakkında, kiraladığı tarım arazisi üzerine izinsiz yapılar inşa edildiği gerekçesiyle 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu uyarınca idari para cezası uygulanmıştır.

●      Başvurucu; söz konusu yapıları kendisinin inşa etmediğini, araziyi kiraladığı tarihte yapıların zaten mevcut olduğunu ve arazinin işletmesinin noter sözleşmesiyle başka bir şirkete devredildiğini belirterek Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz etmiştir.

●      Sulh Ceza Hâkimliği, taşınmazın mevcut hâliyle tarım dışı amaçla kullanıldığının tespit edildiği şeklindeki genel bir gerekçeyle itirazı reddetmiştir. Başvurucu, yapıların kim tarafından ve hangi tarihte yapıldığına yönelik esaslı itirazlarının ve sunduğu delillerin mahkemece değerlendirilmediğini ileri sürmüştür.

●      AYM, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan gerekçeli karar hakkı gereğince, mahkeme kararlarının davanın sonucunu etkileyen iddia ve itirazlar hakkında delillerle bağ kurulmak suretiyle yeterli gerekçe içermesinin zorunlu olduğunu vurgulamıştır.

●      İdari yaptırıma konu olayda, tarım dışı kullanılan taşınmaz üzerindeki yapıların hangi tarihte ve kim tarafından inşa edildiğinin tespiti, uyuşmazlığın esasına etki eden önemli bir unsur olarak kabul edilmelidir.

●      Başvurucunun iddialarını destekleyebilecek mahiyette deliller sunmasına rağmen derece mahkemesince bu durum gerekçeli kararda ayrı ve açık olarak tartışılmamış ve başvurucunun esaslı iddialarına yanıt verilmemiştir.

●      Bu nedenle AYM tarafından, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verilmiş ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması (yeniden yargılama yapılması) için dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmedilmiştir.

Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Saygılarımızla,

Zümbül Hukuk ve Danışmanlık

info@zumbul.av.tr

İnternet sitemizde bulunan her türlü bilgi ve belge Avukatlık Kanunu ve ilgili diğer mevzuat ile Türkiye Barolar Birliği'nin Avukatlık Meslek Kuralları dikkate alınarak Zümbül Hukuk ve Danışmanlık tarafından yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, bu yayınlarda kesinlikle reklam ve/veya ticari amaç güdülmemiştir. İnternet sitemizdeki her türlü bilgi ve belge genel geçer nitelikte olup hiçbir suretle bu yayınların eksiksiz, doğru, güncel ve güvenilir olduğu garanti ve taahhüt edilmemektedir. İnternet sitemizde yer verilen yayınlardaki bilgilerle ilgili olarak bir avukata/uzmana danışmadan söz konusu bilgi ve belgelere dayanılarak hareket edilmemelidir. İnternet sitemizdeki yayınlarda yer verilen linkler kamuya açık kaynaklardan elde edilerek yalnızca ziyaretçilerin diğer bilgi ve belgelere ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla bulunmaktadır. Bu linkler hiçbir şekilde link verilen kişi, kurum ve kuruluşları tavsiye ve/veya onay anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki yayınlar hiçbir şekilde hukuki danışmanlık sunulması veya internet sitemize herhangi bir suretle ulaşan ziyaretçiler ile avukat-müvekkil ilişkisi oluşturulduğu anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki tüm içerikler Zümbül Hukuk ve Danışmanlık mülkiyetindedir ve hiçbir içerik yazılı izin alınmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve atıf yapılmadan kullanılamaz.