AYM, Mahkemeler Arasındaki Çelişkili Kararlar Nedeniyle Gerekçeli Karar Hakkının İhlal Edildiğine Karar Vermiştir

Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’nın (“AYM”) işçilik alacaklarının ödenmesi talebiyle açılan davanın başka bir davada verilen kararın aksi yönünde bir sonuca ulaşılarak kısmen reddedilmesine nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin 2020/3669 numaralı 18/12/2024 tarihli “İsa Kıvrak Başvurusu” isimli kararı (“Karar”) 28/07/2025 tarihli ve 32969 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Karar'da özetle aşağıdaki hususlara yer verilmiştir;

  • Başvurucu, özel bir eğitim kurumundaki iş akdini, ücretinin bir kısmının elden ödenmesi ve sigorta primlerinin eksik yatırılması gibi nedenlerle 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca haklı nedenle feshetmiş ve işçilik alacaklarının tahsili amacıyla dava açmıştır. 
  • Yerel Mahkeme, ücret ödemesinde kayıt dışılık olduğunu tespit etmekle birlikte başvurucunun kamuya atanmak amacıyla işten ayrılması nedeniyle işverene karşı kıdem tazminatı talebinde bulunamayacağı kanaatiyle davayı kısmen kabul etmiştir.
  • Başvurucu, anılan karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuş; alacaklarının eksik hesaplandığını, kıdem tazminatına ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf talebini reddetmiştir.
  • Başvurucu, aynı işyerinde benzer şartlarda çalışan bir başka işçi hakkında farklı yönde karar verildiğini belirterek mahkemeler arasındaki çelişkili kararlar nedeniyle gerekçeli karar hakkını ihlal edildiğini iddia etmiştir. 
  • Mahkeme kararlarının davanın temel maddi ve hukuki sorunları ile taraflarca ileri sürülen ve davanın sonucunu etkileyen iddia ve itirazlar hakkında delillerle bağ kurulmak suretiyle yeterli gerekçe içermesi zorunludur.
  • Başvurucunun aynı işyerinde benzer durumda bulunan bir çalışanın davasında verilen farklı karara işaret etmesine rağmen derece mahkemelerinin bu farklılığı tartışmadan hüküm kurduklarını tespit edilmiştir.
  • Kanun yolu incelmesi gerçekleştiren merciinin, yargılamayı yapan mahkemenin kararına katılarak aynı sonuca ulaşması ve bu sonucu aynı gerekçeyi kullanarak ya da aynı gerekçeye atıfla kararına yansıtması, gerekçeli karar hakkı bakımından yeterli kabul edilebilecektir. Ancak, ilk derece mahkemesince karşılanmamış olan veya yalnızca kanun yolu aşamasında ileri sürülebilecek nitelikteki esaslı iddia ve itirazların, kanun yolu merciince de değerlendirilmemesi, gerekçeli karar hakkının ihlali sonucunu doğurabilecektir.
  • Karar gerekçelerinin davanın esasına etki eden iddiaları karşılayacak şekilde açık ve yeterli olması, uyuşmazlıkla doğrudan ilgili maddi ve hukuki unsurları içermesi gerektiği belirtilmiş; somut olayda bu yükümlülüğün yerine getirilmediği sonucuna ulaşılmıştır.
  • Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine oybirliği ile karar verilmiştir.

 

Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

Saygılarımızla,

Zümbül Hukuk ve Danışmanlık

info@zumbul.av.tr

 

İnternet sitemizde bulunan her türlü bilgi ve belge Avukatlık Kanunu ve ilgili diğer mevzuat ile Türkiye Barolar Birliği’nin Avukatlık Meslek Kuralları dikkate alınarak Zümbül Hukuk ve Danışmanlık tarafından yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, bu yayınlarda kesinlikle reklam ve/veya ticari amaç güdülmemiştir. İnternet sitemizdeki her türlü bilgi ve belge genel geçer nitelikte olup hiçbir suretle bu yayınların eksiksiz, doğru, güncel ve güvenilir olduğu garanti ve taahhüt edilmemektedir. İnternet sitemizde yer verilen yayınlardaki bilgilerle ilgili olarak bir avukata/uzmana danışmadan söz konusu bilgi ve belgelere dayanılarak hareket edilmemelidir. İnternet sitemizdeki yayınlarda yer verilen linkler kamuya açık kaynaklardan elde edilerek yalnızca ziyaretçilerin diğer bilgi ve belgelere ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla bulunmaktadır. Bu linkler hiçbir şekilde link verilen kişi, kurum ve kuruluşları tavsiye ve/veya onay anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki yayınlar hiçbir şekilde hukuki danışmanlık sunulması veya internet sitemize herhangi bir suretle ulaşan ziyaretçiler ile avukat-müvekkil ilişkisi oluşturulduğu anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki tüm içerikler Zümbül Hukuk ve Danışmanlık mülkiyetindedir ve hiçbir içerik yazılı izin alınmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve atıf yapılmadan kullanılamaz.