Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler

1.Kişisel Verileri Koruma Kurumu Tarafından Seçim Faaliyetlerinde Kişisel Verilerin Korunması İçin Siyasi Partiler ve Bağımsız Adaylar Hakkında Bilgi Notu Yayımlanmıştır

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“Kanun”) 3’üncü maddesinde veri sorumlusu, “kişisel verilerin işleme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu olan gerçek veya tüzel kişi” olarak tanımlanmaktadır. Siyasi partiler başta 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu (“2820 sayılı Kanun”) olmak üzere ilgili kanunlar gereğince kuruluş, üyelik, seçimlerde aday belirleme faaliyetleri, yetkili organlarının seçimi ve bunların ilgili mercilere bildirimi vb. işlemler kapsamında kişisel verileri işlemekte, bu verileri yine ilgili hükümler çerçevesinde aktarabilmektedir. Dolasıyla, siyasi partiler yürüttükleri faaliyetleri nedeniyle işledikleri kişisel veriler bakımından Kanun’a göre “veri sorumlusu”dur.

  • Kişisel Verilerin ve Özel Nitelikli Kişisel Verilerin İşlenmesi Şartları

Kişisel verilerin işlenmesi şartları Kanunun 5’nci maddesinde, özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi şartları ise Kanunun 6’ncı maddesinde düzenlenmiştir. Siyasi Partiler tarafından ilgili mevzuat hükümlerine göre işlenen ve aktarılan kişisel verilerin bir bölümü Kanun’un 5’inci maddesinin (2) numaralı fıkrasında hukuka uygunluk nedenlerinden (a) bendinde yer alan “kanunlarda açıkça öngörülme” ve ilgili kişinin özel nitelikli kişisel verisi olan “siyasi düşüncesi”nin işlenmesine neden olan kişisel veri işleme faaliyetleri bakımından ise Kanunun 6’ncı maddesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan “sağlık ve cinsel hayat dışındaki verilerin, Kanunlarda öngörülen hallerde ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenmesi mümkündür” hükmü gereğince işlenebilmektedir. Bu durumda, ilgilinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerin işlenmesi mümkün olmaktadır.

Buna göre siyasi partiler aşağıdaki süreçler ve/veya belgeler vasıtasıyla mevzuat hükümleri gereği kişisel verileri işleyebilmektedir:

  • Siyasi partilerin kuruluş bildiri ve belgelerinde
  • Siyasi parti sicili
  • Seçimlerin yapılması: Seçim yapılacak büyük kongreyle il ve ilçe kongrelerinin toplantılarından en az on beş gün önce, kongreye katılacak parti üyelerini belirleyen listeler, büyük kongreyle il kongreleri için Yüksek Seçim kurulunun önceden belirleyeceği seçim kurulu başkanına, ilçe kongreleri için o yer ilçe seçim kurulu başkanına ilçede birden fazla ilçe seçim kurulunun bulunması halinde birinci ilçe seçim kurulu başkanına iki nüsha olarak verilir.
  • Organlarda görev alanların ilgili makamlara bildirilmesi: Parti kongreleri hariç olmak üzere, her kademedeki parti organlarıyla parti tüzüğünde belirtilen bir göreve getirilenlerin adları, soyadları, doğum yer ve tarihleri, meslek veya sanatları, ikametgahları ve nüfus cüzdanı örnekleri; o mahallin en büyük mülki amirliğine seçim veya atanmadan başlayarak on beş gün içinde yazı ile bildirilir.
  • Parti adaylarının tespiti
  • Parti seçmen listesi
  • Önseçimde propaganda ile ilgili hükümler
  • Kimliğin tespiti: Önseçimlerde oy vermek için parti seçmen kartının gösterilmesi şarttır.
  • Son işlemler: Yüksek Seçim Kurulu, il seçim kurullarından gelen önseçimle tespit edilmiş parti adayları listelerinin tasdikli birer örneğini derhal ilgili partilerin genel başkanlıklarına teslim eder.
  • Önseçim evrakının saklanması: Hesaba katılan, katılmayan ve itiraza uğramış olan oy pusulaları; sayım ve döküm cetvelleri ve adaylığa seçilme tutanaklarıyla diğer her türlü evrak, milletvekili seçimlerinin kesin sonuçlarının ilanı tarihinden itibaren üç ay süreyle ilçelerde ilçe seçim kurulu başkanı ve illerde il seçim kurulu başkanı tarafından saklanır.
  • Tutulacak defter ve kayıtlar: Her kademedeki parti organları üye kayıt defteri, karar defteri, gelen ve giden evrak kayıt defteri, gelir ve gider defteri ile demirbaş eşya defteri tutmak zorundadırlar.
  • Defter, sicil ve kayıtların tutulma usulü: Bu Kanuna göre tutulacak sicil, dosya, defter ve kayıtlar elektronik ortamda da tutulabilir. Ancak form veya sürekli form şeklinde tutulacak defterler, kullanılmaya başlanmadan önce her bir sayfasına numara verilerek ve onaylatılarak kullanılabilir
  • Siyasi partilerin aday listelerini vermeleri
  • Siyasi partilerce aday gösterilme: Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan siyasi partiler grup kararıyla, diğer siyasi partiler ise tüzüklerinde gösterilen yetkili organlarının kararıyla Cumhurbaşkanlığına aday gösterebilirler.

298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun “Seçim Propagandası” başlıklı ikinci kısmında siyasi partilerin seçim propaganda usulleri belirlenmiş olup, anılan Kanunun 49’uncu maddesine göre seçim propaganda süresi “oy verme gününden önceki onuncu günün sabahında başlar ve oy verme gününden önceki günün saat 18.00'inde sona erer” denilerek sınırlandırılmıştır.

298 sayılı Kanunun 55/B maddesi doğrultusunda bağımsız adayların vatandaşlara sesli, görüntülü veya yazılı mesajlar gönderemeyecekleri anlaşılmakta olup, bağımsız adaylar vatandaşların kişisel verilerini bu amaçla işlememelidir.

  • Aydınlatma Yükümlülüğü

Siyasi partiler, aydınlatma yükümlülüklerini yerine getirirken Kanunun ilgili hükmü ile “Aydınlatma Yükümlülüğünün Yerine Getirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ” e uygun olarak hareket etmelidirler.

  • Veri Güvenliğine İlişkin Yükümlülükler

Siyasi partiler veri sorumlusu olarak, Kanun’un 12’nci maddesinde düzenlenen “Veri Güvenliğine İlişkin Yükümlülükler”i yerine getirmekle yükümlüdür. Bu kapsamda;

  • Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek,
  • Kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek,
  • Kişisel verilerin muhafazasını sağlamak, amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almakla yükümlüdür.
  • VERBİS’e Kayıt Yükümlülüğü

Siyasi partilerin sicile kayıt yükümlülüğü bulunmamaktadır.

Bahsi geçen Bilgi Notu’na buradan ulaşabilirsiniz.

2.KVKK Tarafından Vekaleten Yapılacak Şikayetlerin Elektronik Ortamda Kurula İletilmesine İlişkin Kamuoyu Duyurusu Yayımlanmıştır


Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“KVKK”) tarafından Vekaleten Yapılacak Şikayetlerin Elektronik Ortamda Kurula İletilmesine İlişkin Kamuoyu Duyurusu (“Duyuru”), 27 Mart 2023 tarihinde KVKK’nın resmi sitesinde yayımlanmıştır.

Söz konusu Duyuru’ya göre 27 Mart 2023 itibariyle “Şikayet Modulü” sistemi, avukatların da vekaleten yapacakları şikayetleri iletebileceği şekilde güncellenmiştir.

Şikayet Modülü’ne buradan ulaşabilirsiniz.

Bahsi geçen Duyuru’nun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

3.Veri İhlali Bildirimine İlişkin Olarak KVKK Tarafından Yeni Bir Kamuoyu Duyurusu Yayımlanmıştır

Konuya ilişkin inceleme devam etmekle birlikte, aşağıda yer verilen söz konusu veri ihlali bildiriminin 22.03.2023 tarihinde Kişisel Verileri Koruma Kurumunun (“Kurum”) internet sayfasında ilan edilmesine karar verilmiştir.

Veri sorumlusu sıfatını haiz Akbank T.A.Ş. tarafından Kurula iletilen veri ihlal bildiriminde özetle;

  • İhlalin; veri sorumlusu tüzel kişi müşterilerinin işlemlerinin dijital kanallara yönlendirilmesi ve tüzel kişi müşterilerin hesap açılışlarının mobil onaylı bitirilebilmesi için oluşturulan “Tüzel Müşterilerde Mobille Bitir” Projesi’nin kodunun yazımı sırasında mail adresi değişkeninin dinamik yazılması gerekirken statik yazılması neticesinde gerçekleştiği,
  • 27.08.2022 ile 18.10.2022 tarihleri arasında “mobil ile bitir akışı” ile hesap açılışı gerçekleştirilen müşterilere ait elektronik hesap cüzdanlarının, bu müşteriler yerine hataen yine Banka müşterisi olan 20 adet tüzel kişi müşteriye (her birine farklı sayılarda) gönderildiği,
  • İhlalden 5.847 banka müşterisinin etkilendiği,
  • İhlalden etkilenen kişisel verilerin; kimlik, müşteri işlem ve finans kategorileri dahilinde; ad ve soyad, TC kimlik numarası, müşteri no, vergi dairesi, bireysel bankacılık hizmet sözleşmesi numarası ve tarihi, hesap numarası, şube adı, döviz kodu, IBAN, ürün adı, faiz oranı, açılış ve vade tarihi ile hesap açılış tutarı bilgileri olduğu,
  • İhlalden etkilenen ilgili kişilerin akbank.com internet sitesi ve 4442525 telefon numarasından bilgi alabileceği

ifadelerine yer verilmiştir.

Bahsi geçen veri ihlali bildiriminin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz

4.Sosyal Güvenlik Kurumu Asgari İşçilik Tespit Komisyonunca Belirlenen Çeşitli İşkollarına Ait Asgari İşçilik Oranlarını Gösterir Tebliğde Değişiklik Yapılmıştır

Sosyal Güvenlik Kurumu Asgari İşçilik Tespit Komisyonunca Belirlenen Çeşitli İşkollarına Ait Asgari İşçilik Oranlarını Gösterir Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (“Tebliğ”), 22 Mart 2023 tarihli ve 32140 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Söz konusu Tebliğ’e göre 12/5/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Asgari İşçilik Tespit Komisyonunca Belirlenen Çeşitli İşkollarına Ait Asgari İşçilik Oranlarını Gösterir Tebliğ’in Ek-1’i değiştirilmiştir.

Tebliğ yayım tarihi olan 22 Mart 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bahsi geçen Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Üzerinde değişiklik yapılan Ek-1’e buradan ulaşabilirsiniz.

 

5.Bireysel Emeklilik Sistemi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmıştır

Bireysel Emeklilik Sistemi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”), 28 Mart 2023 tarihli ve 32146 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Söz konusu Yönetmelik’e göre:

  • Bireysel emeklilik sözleşmesinde ve gruba bağlı bireysel emeklilik sözleşmesinde, sözleşmeden doğan haklar kural olarak katılımcı tarafından kullanılacaktır.
  • 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanununu (“Kanun”) çerçevesinde, emekliliğe yönelik taahhütte bulunan dernek, vakıf, sandık, tüzel kişiliği haiz meslek kuruluşu veya sair ticaret şirketlerden bireysel emeklilik sistemine aktarım yapan üyeler, emeklilik hariç tüm hak ve alacağını hizmet sunucusuna devredebilecektir.
  • Katılımcının vefat etmesi halinde birikimleri ve varsa devlet katkısı hesabındaki tutar, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (“4721 sayılı Kanun”) hükümleri saklı kalmak kaydıyla varsa emeklilik sözleşmesinde belirtilen lehdarlara veya kanunî mirasçılarına ilgili bilgi ve belgelerin şirkete ulaştığı tarihten itibaren yirmi iş günü içinde ödenecektir.
  • İşveren tarafından bu kuruluştaki işine haklı nedenle fesih haricinde son verilmesi veya katılımcının 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa göre haklı nedenle işinden ayrılması veya maluliyet gibi zorunlu nedenlerle işinden ayrılması yahut işverenin aktarım durumu hariç işveren grup emeklilik sözleşmesini feshetmesi, iflas yahut konkordato ilan etmesi veya işverenin rızası halinde katılımcı, işveren tarafından kendi ad ve hesabına ödenen katkı payları ile bunların getirilerinin tümüne, hak kazanma süresinin tamamlanmasını beklemeksizin hak kazanacaktır. Katılımcının vefatı halinde bu şekildeki birikim, hak kazanma süresinin tamamlanmasını beklemeksizin 4721 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla varsa emeklilik sözleşmesinde belirtilen lehdarlara veya kanunî mirasçılarına ödenecektir.
  • Katılımcı, bireysel emeklilik sözleşmelerinden kaynaklı devlet katkısı hariç alacağının tamamını veya bir kısmını 26’ncı madde kapsamında fon paylarına ilişkin tedbir, haciz, iflas, rehin ve benzeri her türlü idari ve adli talebe konu sözleşmeler hariç olmak üzere alacağın devri sözleşmesi yoluyla bankalara devredebilecektir.
  • Alacağını bankaya devreden katılımcı, alacağın devri sözleşmesinin yürürlükte bulunduğu süre içinde ilgili sözleşmelerini sonlandıramayacaktır, bireysel emeklilik hesabındaki birikimleri başka şirketlere aktaramayacaktır.
  • Devredilecek tutar, birikimdeki payı oranında, katılımcının hesabındaki tüm fonlardan nakde dönüştürülerek elde edilecektir.
  • Banka, kredi borcunun muaccel hale gelmesinden otuz gün sonra, kalan borcu devredilen alacaktan tahsil etmek için talepte bulunabilecektir.
  • Emeklilik gözetim merkezi, bu maddenin uygulanmasına yönelik katılımcılar, bankalar, şirketler ve İstanbul Takas ve Saklama Bankası A.Ş. arasındaki işlemlerin ve veri entegrasyonunun gerçekleşmesini sağlayacak elektronik altyapı hizmetini sunacaktır.

Yönetmelik, yayımı tarihinden 6 ay sonra yürürlüğe girecektir.

Bahsi geçen Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

6.Gerekçeli Kararın Geç Yazılması Nedeniyle Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin Anayasa Mahkemesi Kararı

Anayasa Mahkemesi’nin makul sürede yargılanma hakkına ilişkin kararı (“Karar”), 23 Mart 2023 tarihli ve 32141 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Söz konusu Karar’da:

  • Başvuru, itirazın iptali talebiyle açılan davada gerekçeli kararın geç yazılması sebebiyle makul yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
  • Başvurucu Şirket, 21.01.2017 tarihinde ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası açmıştır. Mahkeme 18.02.2019 tarihinde başvurucu yönünden davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin 41.307,54 TL üzerinden devamına karar vermiştir. Başvurucu geçen süreye rağmen Mahkeme tarafından gerekçeli kararın yazılmadığı iddiasıyla 24.02.2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Mahkeme gerekçeli kararı 20.03.2020 tarihinde yazmıştır. Karar taraflara 29.06.2020 tarihinde tebliğ edilmiş ve istinaf kanun yoluna başvurulmaması üzerine 14.07.2020 tarihinde kesinleşmiştir.
  • Somut başvuruda başvurucunun itirazın iptali talebiyle açtığı davanın sonuçlarından yararlanabilmesinin, başka bir deyişle kararın kesinleşmesinin en önemli aşamalarından biri gerekçeli kararın yazılması olup bu yükümlülük başvurucunun talebine, tutumuna veya sorumluluğuna bakılmaksızın mahkemeye aittir.
  • Başvuruya konu olayda 21.01.2017 tarihinde açılan davanın 14.07.2020 tarihinde kesinleştiği yani yargılamanın tek dereceli yargılama sisteminde 3 yıl 5 ay 23 gün sürdüğü anlaşılmıştır. Başvuruya konu davanın hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların karmaşık olmaktan uzak olduğu söylenebilecektir. Bunun yanında yargılamada yedi duruşma neticesinde davanın açılmasından 2 yıl sonra kısa karar tefhim edilmiş ise de tefhim tarihinden gerekçeli kararın yazılmasına kadar 1 yıl 1 aylık süre geçmiş olup bu durum tek başına yargılama süresinin uzamasına neden olmuştur.
  • Bu açıklamalar neticesinde somut başvuruda yargılamanın uzamasına ve gerekçeli kararın geç yazılmasının sebep olduğu ve başvurucunun makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.
  • Makul sürede yargılanma hakkı yönünden ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında net 10.000 TL manevi tazminatın başvurucuya ödenmesine karar verilmiştir.

Bahsi geçen Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

7.213 Sayılı Kanun’un Geçici 34. Maddesinin Birinci Fıkrasının İkinci Cümlesinin Anayasa’ya Aykırılığı Sebebiyle İptaline İlişkin Anayasa Mahkemesi Kararı Yayımlanmıştır

Anayasa Mahkemesi’nin 2022/59 E. 2022/111 K. sayılı ve 28.09.2022 tarihli kararı (“Karar”), 23 Mart 2023 tarihli ve 32141 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

İtirazların konusu 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (“Kanun”) geçici 34. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinin Anayasa’nın 10. ve 36. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi taleplidir.

Kanun’un iptali talep edilen kuralın da yer aldığı geçici 34. maddesi:

“Geçici Madde 34- (Ek:8/4/2022-7394/6 md.) Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin zıyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. Bu fıkrada belirtilen ceza indiriminden faydalanabilmek için vergi mahkemesinde dava açılmaması, açılmışsa feragat edilmesi, kanun yollarına başvurulmaması veya başvurulmuşsa vazgeçilmesi şarttır.

Birinci fıkra hükümleri bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinde soruşturma ve kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında da uygulanır. Bu takdirde, ödemenin hüküm verilinceye kadar yapılması şarttır.

Bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinde 359 uncu madde kapsamına giren suçlardan dolayı temyiz veya istinaf kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalardan, 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeler nedeniyle lehe değerlendirme yapılması gereken dosyalar hakkında bozma kararı verilir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir.

359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.”

Söz konusu Karar’a göre:

  • Kanun’un geçici 34. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinin, anılan fıkranın birinci cümlesinde yer alan “infaz” ibaresi yönünden iptaline karar verilmesi talebiyle yapılan itiraz başvurusuna ilişkin E. 2022/63 sayılı davanın aralarındaki hukuki irtibat nedeniyle E. 2022/59 sayılı dava ile birleştirilmesine ve esas incelemenin E. 2022/59 dosya üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.
  • Başvuru kararlarında özetle; itiraz konusu kuralla etkin pişmanlık imkanının getirildiği, ceza hukukunda etkin pişmanlık kurumunun amacının verilen zararın giderilmesi olduğu, kural gereğince dava açılmaması, açılmışsa vazgeçilmesi öngörüldüğünden kuralla etkin pişmanlık kurumunun dışına çıkıldığı, dava açanla açmayanın farklılaştırıldığı, vergi ve cezalara karşı dava açma hakkından vazgeçen kişinin beraat etmesi durumundan buna dayanarak dava açmasının mümkün olmayacağı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 10. ve 36. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
  • Düzenlemeler neticesinde etkin pişmanlık ve özel aftan yararlanabilmek için öncelikle vergi kaybı biçiminde ortaya çıkan kamu zararının ödenmesi gerektiğinden dava konusu kuralın vergi kaçakçılığı suçu ile birlikte vergi zıyaının da ortaya çıkması durumuna ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
  • Suçun ceza mahkemesince sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğu gerekçesiyle beraat kararı verilmesi halinde verginin kayba uğratılmamış olması, suçun netice suçu olarak tanımlandığı istisnalar dışında diğer karar türlerinin söz konusu olduğu hallerde vergi kaybını doğuracak ilave fiilin işlenip işlenmediğinin ceza mahkemesince istenemeyecek olması, suçun muhatabı ile verginin muhatabının farklı kişiler olabilmesi, vergi ve ceza ile ilgili tespitlerde hatalar bulunabilmesi gibi ihtimaller dolayısıyla ödenmesi gerekmediği halde bir miktar paranın ödenmiş olması sonucu ortaya çıkabilecek; bu durumda mülkiyet hakkı kapsamında korunması gereken bir ekonomik değer söz konusu olacaktır.
  • Mülkiyet hakkına yönelik sınırlamanın kanunilik ve kamu yararı amacına yönelik olma şartlarını taşıması yeterli olmayıp ayrıca ölçülü de olması gerekmektedir. Öngörülen tedbirin maliki, ulaşılmak istenen kamu yararı karşılığında olağan dışı ve aşırı bir yük altına sokması durumunda müdahalenin orantılı ve dolayısıyla ölçülü olduğundan söz edilemeyecektir.
  • Vergi kaçakçılığı suçunda etkin pişmanlığa ilişkin düzenleme olan 359. maddeye eklenen fıkraların gerekçesinde düzenlenmiştir. Bu durumda pişmanlık ve ıslah ile etkin pişmanlık kurumları kamu makamlarının vergi kaçakçılığı suçunun işlendiği haber almalarından önceki evreden kovuşturma evresinin sonuna kadar geçen süreçte başvurulabilecek imkanlar olarak öngörülmüştür.
  • Mülkiyet hakkına yönelik sınırlamanın kişi aleyhine sonuçlarının ortadan kaldırılabilmesi ve adil dengenin yeniden kurulabilmesi için idarenin vergilendirme ve ceza kesme işlemlerinin doğruluğunu denetleyebilecek ve kişi zararını telafi etme ilanı sunabilecek telafi mekanizmalarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
  • Yapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirildiğinde dava konusu kuralı da içeren geçici 34. madde ve etkin pişmanlıkla ilgili esas düzenlemeyi yapan 359. maddede muhatabın katlanmak durumunda kaldığı aşırı külfeti azaltmaya veya ortadan kaldırmaya yönelik idari ve/veya yargısal başvuru yolu biçiminde bir telafi mekanizmasının öngörülmediği anlaşılmıştır.
  • Açıklanan nedenlerle kural, kovuşturmaya ve infaz ibareleri yönünden Anayasa’nın 13., 35. ve 40. maddelerine aykırı bulunmuştur.

Söz konusu Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

8.7440 Sayılı Kanun Kapsamında Gümrük Alacaklarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Tebliğ Yayımlanmıştır

7440 Sayılı Kanun Kapsamında Gümrük Alacaklarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Tebliğ (“Tebliğ”), 23 Mart 2023 tarihli ve 32141 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Söz konusu Tebliğ’e göre:

  • Tebliğin amacı; 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü doğan ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun (“6183 sayılı Kanun”) hükümlerine göre takip edilen gümrük vergileri, idari para cezaları, faizler, gecikme faizleri, gecikme zammı alacaklarının 9/3/2023 tarihli ve 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun”) kapsamında yeniden yapılandırılarak tahsiline ilişkin usul ve esasları belirlemektir.
  • Bu Tebliğ hükümlerine göre ödenecek alacaklara 2023 yılı Mart ayı için uygulanması gereken Yİ-ÜFE aylık değişim oranı olarak, % 0,75 oranı esas alınacaktır.
  • Vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş gümrük vergilerinin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi feri amme alacakları yerine 12 Mart’a kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, ödenmemiş alacağın sadece feri alacaktan ibaret olması halinde feri alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, tamamen ödenmesi şartıyla gümrük vergilerine bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi feri amme alacakları ve aslı 12 Mart’tan önce ödenmiş olanlar dahil asla bağlı olarak kesilen idari para cezalarının tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
  • Vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü nedeniyle gümrük vergileri asıllarına bağlı olmaksızın kesilmiş idari para cezaları ile Kabahatler Kanunu'nun iştirak hükümleri nedeniyle kesilmiş idari para cezalarının yüzde 50'sinin ödenmesi şartıyla cezaların kalan yüzde 50'si tahsil edilmeyecektir.
  • Eşyanın gümrüklenmiş değerine bağlı olarak kesilmiş idari para cezalarının yüzde 30'u ve varsa gümrük vergileri aslının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi feri amme alacakları yerine 12 Mart’a kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın ödenmesi şartıyla cezaların kalan yüzde 70'i ile alacak asıllarına bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi feri amme alacaklarının tamamının tahsili aranmayacaktır.
  • Vergi aslının tamamının, Kanun’a göre yapılandırılarak ödenmesi veya 12 Mart’tan önce ödenmiş olması durumunda vergi aslına bağlı olarak kesilen idari para cezalarının, 12 Mart itibarıyla kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın tahsilinden vazgeçilecektir.
  • Kanun’un kapsadığı dönemlere ilişkin olup 12 Mart itibarıyla yargı kararıyla kesinleştiği halde mükellefe ödemeye yönelik tebligatın yapılmadığı alacaklar için mükelleflerce Kanun’da öngörülen süre ve şekilde başvuruda bulunulması koşuluyla bu alacaklar da yapılandırılacaktır.
  • Düzenlemeden yararlanmak isteyen borçluların dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları gerekmektedir.
  • Kanun hükümleri kapsamında ödenecek tutarların ilk taksitinin 30 Haziran 2023'e kadar (bu tarih dahil), diğer taksitlerin ise bu tarihi takip eden ikişer aylık dönemler halinde azami 48 eşit taksitte ödenmesi gerekecektir.
  • Hesaplanan tutarların tamamının ilk taksit ödeme süresi içinde peşin olarak ödenmesi halinde katsayı uygulanmayacaktır. Feri alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarların yüzde 90'ının tahsilinden vazgeçilecektir.
  • Yapılandırma sonucu ödenecek alacağın sadece feri alacaktan ibaret olması halinde feri alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutardan yüzde 50 indirim yapılacaktır.
  • Hesaplanan tutarların taksitle ödenmek istenmesi halinde, ilgili maddelerde yer alan hükümler saklı kalmak şartıyla borçluların başvuru sırasında 12, 18, 24, 36 veya 48 eşit taksitte ödeme seçeneklerinden birini tercih etmeleri gerekecektir.

Tebliğ yayım tarihi olan 23 Mart 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Söz konusu Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

9.Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair 7440 Sayılı Kanun Genel Tebliği (Seri No: 1) Yayımlanmıştır

Gelir İdaresi Başkanlığı (“GİB”) tarafından hazırlanan Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair 7440 sayılı Kanun (“Kanun”) Genel Tebliği (Seri No: 1) (“Tebliğ”), 25 Mart 2023 tarihli ve 32143 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Söz konusu Tebliğ’e göre:

  • 7440 sayılı Kanunun 9’uncu ve geçici 1 inci maddelerinin verdiği yetkiye istinaden, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilen amme alacakları, il özel idareleri ve belediyeler ile Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarına (“YİKOB”) ait alacakların yapılandırılması, matrah ve vergi artırımı, işletme kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin 7440 sayılı Kanun hükümlerinin uygulamasına,
  • 6/8/1961 tarihli ve 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurt Hizmetleri Kanununun geçici 8 inci maddesinin verdiği yetkiye istinaden, öğrenim ve katkı kredileriyle ilgili gecikme zammı, katsayı, Yİ-ÜFE tutarı gibi alacakların terkinine

dair usul ve esaslar belirlenmiştir.

7440 sayılı Kanunun 1’inci maddesinin ikinci fıkrasının (a), (c), (ç) ve (d) bentlerinde;

  • vergi tabirinin, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren vergi, resim ve harçları,
  • beyanname tabirinin, vergi tarhına esas olan beyanname ve bildirimleri,
  • Yİ-ÜFE aylık değişim oranları tabirinin, Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği 31/12/2004 tarihine kadar toptan eşya fiyatları endeksi (“TEFE”) aylık değişim oranlarını, 1/1/2005 tarihinden itibaren üretici fiyatları endeksi (“ÜFE”) aylık değişim oranlarını, 1/1/2014 tarihinden itibaren yurt içi üretici fiyat endeksi (“Yİ-ÜFE”) aylık değişim oranlarını, 1/11/2016 tarihinden itibaren aylık %0,75 oranını (bu Kanunun yayımlandığı ay dâhil),
  • geç ödeme zammı tabirinin, bu Kanuna göre ödenmesi gereken tutarlara, ödemede gecikilen her ay ve kesri için 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51’inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak zammını,

ifade ettiği hükme bağlanmıştır. Bunların yanı sıra Tebliğ uyarınca;

  • 7440 sayılı Kanunun kapsamına, 213 sayılı Kanun kapsamına giren vergiler ve vergi cezaları ile bunlara bağlı gecikme faizleri, gecikme zamları gibi fer’i alacaklar girmektedir.
  • Vergilendirme döneminin bitim tarihi ve beyanname verme süresinin son günü Aralık/2022 ayı ve öncesine rastlayan dönemler kapsama girmekte, dönemin bitim tarihi Aralık/2022 ayma rastlamakla beraber beyanname verme süresinin son günü Ocak/2023 ayma sirayet edenler kapsama girmemektedir.
  • Kasım/2022 vergilendirme dönemi ve önceki dönemler kapsama girmekte, Aralık/2022 vergilendirme dönemi ise kapsama girmemektedir.
  • Vergilendirme dönemi yıllık olan vergilerde, beyanname verme süresi 31/12/2022 tarihine (bu tarih dâhil) kadar olan vergiler Kanun kapsamındadır. Dolayısıyla, 2021 takvim yılı ve önceki yıllara ilişkin vergilendirme dönemleri Kanun kapsamına girmekte, 2022 takvim yılına ilişkin vergilendirme dönemi ise kapsama girmemektedir.
  • Veraset ve intikal vergisinde, beyanname verme süresinin son günü 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olanlar kapsama girmektedir.
  • 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre alınan harçlar genel olarak işlem anında beyanname alınmaksızın tahakkuk ettirilerek tahsil edilmektedir. Bununla birlikte, harçlar da 213 sayılı Kanun hükümlerine göre tarhiyata konu olabilmektedir.
  • 2022 yılına ilişkin olarak 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları Kanun kapsamındadır.
  • 31/12/2022 tarihinden (bu tarih dâhil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak kesilen vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları Kanun kapsamındadır.

Bahsi geçen Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

GİB duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz.

 

10.Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair 7440 Sayılı Kanun Genel Tebliği (Seri No: 2) Yayımlanmıştır

Gelir İdaresi Başkanlığı (“GİB”) tarafından Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair 7440 Sayılı Kanun (“7440 sayılı Kanun”) Genel Tebliği (Seri No: 2) (“Tebliğ”), 25 Mart 2023 tarihli ve 32143 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Söz konusu Tebliğ’e göre:

  • Tebliğin amacı; 9/3/2023 tarihli ve 7440 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 10’uncu maddesinin yirmi birinci, yirmi ikinci, yirmi beşinci ve yirmi altıncı fıkralarının uygulamasına dair usul ve esasları düzenlemek olarak belirlenmiştir.
  • 6/2/2023 tarihinde Kahramanmaraş İlinde meydana gelen depremler nedeniyle Hazine ve Maliye Bakanlığınca 213 sayılı Kanunun 15’inci maddesi kapsamında mücbir sebep hali ilan edilen yerlerde, depremden, kendisi, eşi, çocuğu veya anne ve babası etkilenen hizmet erbabına, işverenler tarafından 6/2/2023 ila 31/7/2023 tarihleri arasında (bu tarihler dâhil) mevcut ücret, prim, ikramiye gibi ödemelerine ilave olarak yapılan ayni yardımlar ile toplam tutarı 50.000 Türk Lirasını geçmeyen nakdi yardımlar 5510 sayılı Kanuna göre prime esas kazanca dâhil edilmeyecek, bu yardımlar üzerinden 193 sayılı Kanun uyarınca gelir vergisi ve 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu uyarınca damga vergisi alınmayacaktır.
  • İşverenler tarafından hizmet erbabına bu şekilde yapılan ve ücret olarak kabul edilen ayni ve nakdi yardımların istisna kapsamında değerlendirilebilmesi için söz konusu ayni ve nakdi yardımların;
  • 6/2/2023 ila 31/7/2023 tarihleri arasında (bu tarihler dâhil) yapılması,
  • Hizmet erbabının kendisi, eşi, çocuğu veya anne ve babasının depremden etkilenmiş olması,
  • Nakdi yardım tutarının toplamda 50.000 Türk Lirasını aşmaması,
  • Hizmet erbabının mevcut ücret, prim, ikramiye gibi ödemelerine ilave olarak yapılması,

şarttır.

  • Ayni yardımlarda, ayni yardımın mahiyetine ve tutarına ilişkin bir sınırlama bulunmamaktadır. Nakdi yardımların toplam tutarının 50.000 Türk Lirasını aşması durumunda, aşan tutar ücret olarak vergiye tabi tutulacaktır.
  • Hizmet erbabına yapılacak ayni ve/veya nakdi yardımın istisna kapsamında değerlendirilebilmesi için hizmet erbabının kendisinin, eşinin, çocuğunun, anne veya babasının depremden etkilenmesi yeterli olup deprem bölgesinde yerleşim yerinin bulunması şartı aranmayacaktır.
  • 6/2/2023 tarihi itibarıyla mücbir sebep hali ilan edilen yerlerde yerleşim yeri bulunan hizmet erbabının kendisi, eşi, çocuğu veya anne ve babası için yapılan ayni ve nakdi yardımların ücret bordrosunda gösterilmesi yeterli olup ayrıca bir belge aranmayacaktır.
  • Hizmet erbabının kendisi, eşi, çocuğu veya anne ve babasının yerleşim yerinin mücbir sebep hali ilan edilen yerlerde olmadığı durumlarda ise bunların depremden etkilendiğinin; geçici olarak herhangi bir sebeple bu yerlerde bulunduğuna ilişkin tespitler, ulaşım kayıtları, hastane kayıtları, hasar tespit raporları ve benzeri belgelerle tevsik edilmesi ve bu belgelerin ücret bordrosunun eki olarak muhafaza edilmesi gerekmektedir.
  • Bina ve arazide emsal kira bedeli, yetkili özel mercilerce veya mahkemelerce takdir veya tespit edilmiş kirası, bu suretle takdir veya tespit edilmiş kira mevcut değilse 213 sayılı Kanuna göre belirlenen vergi değerinin % 5'idir.
  • 7440 sayılı Kanunun 10’uncu maddesinin yirmi birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca; Kahramanmaraş İlinde meydana gelen depremler nedeniyle Hazine ve Maliye Bakanlığınca mücbir sebep hali ilan edilen yerlerde; 6/2/2023 tarihi itibarıyla yerleşim yeri bulunan gerçek kişilerin, ikamet etmeleri amacıyla bedelsiz kullanımına bırakılan konutlara ilişkin olarak 2023 yılı için emsal kira bedeli esası uygulanmayacaktır.
  • Kahramanmaraş İlinde meydana gelen depremler nedeniyle Devlet tarafından depremden etkilenenlere yönelik sağlanan barınma, kira, taşınma ve benzeri yardımların alınıyor olması, düzenlemeden yararlanmaya engel teşkil etmeyecektir.
  • 7440 sayılı Kanunun 10’uncu maddesinin yirmi birinci fıkrasının (ç) bendi ile 6/2/2023 tarihinde Kahramanmaraş İlinde meydana gelen depremler nedeniyle mücbir sebep hali ilan edilen yerlerde, depremler nedeniyle veya bu depremlerdeki yaralanmalara bağlı olarak sonradan vefat edenlerden veraset yolu ile intikal eden mallar ile bu şekilde vefat eden hizmet erbabının eş, çocuk, anne ve babasına işverenleri tarafından 6/2/2023 ila 31/7/2023 tarihleri arasında (bu tarihler dâhil) yapılan yardımlar veraset ve intikal vergisinden istisna edilmiştir.
  • Defterlerinin işyerinde veya 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu uyarınca yetkili meslek mensubunun faaliyetlerini yürüttüğü yerde zayi olduğunu beyan eden mükellef, ilgili mahkemeye veya il/ilçe idare kuruluna başvurduğunu gösteren belge ile yeni defterlerin açılış onayını/tasdikini notere yaptırabilecektir.
  • Deprem nedeniyle defterleri zayi olan mükellefler, söz konusu defterlerini kullanmaya başlamadan önce ve her halükarda mücbir sebebin sona erdiği tarihten itibaren en geç 15 gün içinde yeni defter tasdik ettirerek bu defterleri tutacaklardır.
  • 7440 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin yirmi altıncı fıkrası kapsamına, 6/2/2023 tarihinde Kahramanmaraş İlinde meydana gelen depremler nedeniyle mücbir sebep hali ilan edilen yerlerde ağır hasar görerek kullanılamaz duruma gelen, 18/2/1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 5’inci maddesinin (I) ve (I/A) sayılı tarifesinde yer alan; otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve benzerleri ile motosikletler, aynı Kanunun 6’ncı maddesinin (II) sayılı tarifesinde yer alan; minibüs, panel van, motorlu karavan, otobüs ve benzeri, kamyonet, kamyon, çekici ve benzeri taşıtlar ile (IV) sayılı tarifesinde yer alan uçak ve helikopterler girmektedir.

Tebliğ yayım tarihi olan 25 Mart 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Söz konusu Tebliğ’e ilişkin GİB duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz.

Bahsi geçen Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

11.7440 Sayılı Kanunun 10’uncu Maddesinin Yedinci Fıkrasına (Araç Muayenelerine) Dair Tebliğ (Seri No: 1) Yayımlanmıştır

Gelir İdaresi Başkanlığı (“GİB”) tarafından hazırlanan 7440 sayılı Kanunun 10’uncu Maddesinin Yedinci Fıkrasına (Araç Muayenelerine) Dair Tebliğ (Seri No: 1) (“Tebliğ”), 25 Mart 2023 tarihli ve 32143 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Söz konusu Tebliğ’e göre:

  • 7440 sayılı Kanunun 10’uncu maddesinin yedinci fıkrası gereğince, zorunlu araç muayenesinin süresinde yaptırılmaması nedeniyle 2918 sayılı Kanunun 35’inci maddesi uyarınca gecikilen her ay ve kesri için hesaplanan %5 fazla yerine, 7440 sayılı Kanunun yayımlandığı 12/3/2023 tarihine kadar yurt içi üretici fiyat endeksi (“Yİ-ÜFE”) aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile Kanunun yayımı tarihinden (yayımlandığı ay dâhil) araç muayenesinin yapıldığı tarihe kadar geçen her ay ve kesri için aylık %0,75 oranı esas alınarak hesaplanacak tutar ve araç muayene ücretinin toplamının ödenmesi halinde %5 fazlaların tahsilinden vazgeçilecektir.
  • 7440 sayılı Kanunun 1’inci maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendinde, Yİ-ÜFE aylık değişim oranları tabirinin, Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği 31/12/2004 tarihine kadar toptan eşya fiyatları endeksi (“TEFE”) aylık değişim oranlarını, 1/1/2005 tarihinden itibaren üretici fiyatları endeksi (“ÜFE”) aylık değişim oranlarını, 1/1/2014 tarihinden itibaren Yİ-ÜFE aylık değişim oranlarını, 1/11/2016 tarihinden itibaren aylık %0,75 oranını ifade ettiği hükme bağlanmış olup Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın tespitinde bu oranlar kullanılacaktır.
  • Türkiye İstatistik Kurumunca, Ocak/2005 ayından Ekim/2016 ayına ait açıklanan Yİ-ÜFE aylık değişim oranları ile 1/11/2016 tarihinden itibaren esas alınacak aylık oran ekli tabloda (Ek-1) yer almaktadır. Yİ-ÜFE tutarlarının tespitinde kullanılacak olan Yİ-ÜFE aylık değişim oranlarının eksi değer çıkması durumunda bu oranlar da hesaplamada eksi değer olarak dikkate alınacaktır. Hesaplamaya konu döneme ilişkin olarak Yİ-ÜFE aylık değişim oranlarının toplamı eksi değer olması halinde, %5 fazla yerine alınması gereken Yİ-ÜFE tutarı sıfır kabul edilecektir. %5 fazla yerine yapılacak bu hesaplamalarda ilk aya ilişkin esas alınacak Yİ-ÜFE aylık değişim oranı, aracın geçerli zorunlu muayene tarihinin (bu tarihin ayın son günü olması durumunda da) rastladığı ay için açıklanmış olan oran olacaktır.
  • 7440 sayılı Kanunun 10’uncu maddesinin yedinci fıkrasında, fıkra kapsamına giren alacaklara karşılık Kanunun yayımlandığı tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarların bu fıkra hükümlerine dayanılarak iadesinin yapılmayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle, Kanunun yayım tarihinden önce tahsil edilmiş olan %5 fazlalar iade edilmeyecektir.

GİB duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz.

GİB tarafından hazırlanan bilgi notuna buradan ulaşabilirsiniz.

Bahsi geçen Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

12.Muhtasar ve Prim Hizmet, Konaklama Vergisi, Damga Vergisi ve Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin Verilme ve Ödeme Süreleri Uzatılmıştır

Muhtasar ve Prim Hizmet, Konaklama Vergisi, Damga Vergisi ve Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verilme ve ödeme sürelerinin uzatıldığına ilişkin duyuru (“Duyuru”), 27 Mart 2023 tarihinde Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (“GİB”) resmi sitesinde yayımlanmıştır.

Söz konusu Duyuru’ya göre Mükellefler tarafından, 27 Mart 2023 günü sonuna kadar verilmesi gereken Muhtasar ve Prim Hizmet, Konaklama Vergisi ve Damga Vergisi Beyannameleri ile 28 Mart 2023 günü sonuna kadar verilmesi gereken Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri 31 Mart 2023 Cuma günü sonuna kadar uzatılmıştır.

Bahsi geçen Duyuru’nun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

GİB, Vergi Usul Kanunu Sirküleri /152’ye buradan ulaşabilirsiniz.

13.Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 5) Yayımlanmıştır

Gelir İdaresi Başkanlığı (“GİB”) tarafından hazırlanan Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 5) (“Tebliğ”), 25 Mart 2023 tarihli ve 32143 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Söz konusu Tebliğ’ göre:

  • 6/2/2023 tarihinde Kahramanmaraş ilinde meydana gelen depremler nedeniyle Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından mücbir sebep hali ilan edilen; Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa illeri ve Sivas ili Gürün ilçesinde merkezi, şubesi veya iktisadi işletmesi bulunan vergiden muaf vakıfların 2022 yılına ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığına ibraz etmeleri gereken;
  • dönem sonunda düzenlenecek bilanço ve gelir gider tablosunun,
  • bir yıllık faaliyetlerinin sonuçlarını gösteren kesin bütçe tablosunun,
  • yıllık faaliyet raporunun,
  • yeminli mali müşavirce düzenlenmiş tasdik raporunun,
  • vakfa ait iktisadi işletme bulunması halinde bunlara ait bilanço ve gelir tablolarının

ibraz edilme tarihi, bu yerlerde mücbir sebep halinin sona erdiği tarihi izleyen ayın sonuna kadar uzatılmıştır.

  • Bu yerler dışında merkezi bulunan ve mücbir sebep hali kapsamındaki yerlerde faaliyette bulunan yeminli mali müşavirlerle tasdik sözleşmesi olan vakıflar da bu süre uzatımından yararlanacaktır.
  • Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıfların, amaçları arasında yer almayan faaliyet konularında, 2023 yılı içinde deprem bölgesinde yapacağı harcamaların amaca yönelik harcama olarak değerlendirilmesine imkan tanınmıştır.

Tebliğ yayım tarihi olan 25 Mart 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

GİB tarafından hazırlanan bilgi notuna buradan ulaşabilirsiniz.

GİB tarafından hazırlanan Tebliğ duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz.

Bahsi geçen Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

14.BDDK Tarafından Elektronik Bankacılık Hizmetlerinde ve Elektronik Ortamda Sözleşme İlişkisinin Kurulmasında Kimlik Doğrulama ve İşlem Güvenliği için Sağlanması Gereken Kriterler Hakkında Genelge (2023/1) Yayımlanmıştır

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (“BDDK”) tarafından Elektronik Bankacılık Hizmetlerinde ve Elektronik Ortamda Sözleşme İlişkisinin Kurulmasında Kimlik Doğrulama ve İşlem Güvenliği için Sağlanması Gereken Kriterler Hakkında Genelge (2023/1) (“Genelge”), 27 Mart 2023 tarihinde, BDDK’nın resmî sitesinde yayımlanmıştır.

Söz konusu Genelge’ye göre:

  • Müşteriye atanmış ve özgülenmiş bir şifreleme gizli anahtarının kullanım alanları:
  1. Kimlik doğrulama,
  2. Yetkilendirme (işlem doğrulama)

işlemlerinden oluşmakta olup, hem internet bankacılığı dağıtım kanalı hem de bu dağıtım kanalının özelleşmiş bir hali olan mobil bankacılık dağıtım kanalında kimlik doğrulama ve yetkilendirme işlemlerinin gerçekleştirilebilmesi için “doğrulama kodu” üretilmesi ve bunun müşteriye özgü şifreleme gizli anahtarı ile imzalanması şart koşulmuştur.

  • Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin (“BSEBY”) 34’üncü maddesinin yedinci fıkrası ve 38’inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca, mobil bankacılık uygulamasının ilk kurulumu, aktifleştirilmesi, yeniden aktifleştirilmesi ya da uygulamanın kullanılamaz olması durumları haricinde, mobil bankacılık uygulamasını yükleyerek aktifleştirmiş olan müşterilere, oturum açma ya da oturumun devamında herhangi bir işlemin doğrulanması için hiçbir şekilde SMS ile OTP ya da “doğrulama kodu” gönderilmesi mümkün bulunmamakta olup, SMS ile yapılacak bu tür bildirimlere, yalnızca bu hükümlerde belirtilen istisnai durumlarda başvurulması ve bunun rutin bir uygulama haline getirilmemesi gerekmemektedir.
  • BSEBY’nin “inkâr edilemezlik ve sorumluluk atama” başlıklı 35’inci maddesine göre bankaların, sunmakta oldukları elektronik bankacılık hizmetleri kapsamında gerçekleştirilen işlemlerde hem kendileri hem de müşterileri için inkâr edilemezliği ve sorumluluk atamayı mümkün kılacak teknikler kullanmaları gerekmektedir.
  • BSEBY’nin 38’inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre ise finansal sonuç doğuran işlemler için doğrulama kodlarının, işlemi gerçekleştirirken müşterinin onayladığı tutar ve alıcı bilgisine göre spesifik olması, tutar veya fonun aktarılacağı alıcı bilgisindeki herhangi bir değişiklik halinde bu bilgilere göre oluşturulmuş ilgili doğrulama kodunun da geçersiz hale gelmesi gerekmekte ve doğrulama kodlarının müşteriye atanmış bir şifreleme gizli anahtarı ile imzalanmış şekilde tek kullanımlık olarak üretilmesi gerekmektedir.
  • BSEBY’nin söz konusu hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, müşterinin kendisine atanmış bir şifreleme gizli anahtarı ile doğrulama kodlarının imzalanması sağlansa bile BSEBY aynı zamanda bu imzalama işlemlerinin inkar edilemezlik ve sorumluluk atamayı mümkün kılacak teknikleri barındırmasını beklemekte, diğer bir değişle hem müşteriye atanan şifreleme gizli anahtarının güvenli bir şekilde müşteriye atanması ve müşteriye özgülenmiş olması sağlanarak yetkisiz kişilerce kullanılmasını engelleyecek önlemlerin tesis edilmesi, hem de müşteriye imzalatılan içeriğin gerçekten müşterinin görüp onayladığı içerik olmasının sağlanması gerekmektedir.
  • Kimlik doğrulama ve işlem imzalama amacıyla kullanılan, banka içi geliştirilen ya da satın alınan ürün ve hizmetlerin işbu Genelge ekinde yer verilen açıklamalara uygunluğunun sağlanması zorunludur.

Bahsi geçen Genelge’nin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

15.Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmamıştır

Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”), 28 Mart 2023 tarihli ve 32146 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Söz konusu Yönetmelik’e göre deprem, sel gibi doğal afetlerden kaynaklı mücbir sebep hallerinde giriş keseneği, avukatın nakil olduğu Baro Yönetim Kurulu kararı ile alınmayabilecektir.

Yönetmelik 6/2/2023 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihi olan 28 Mart 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

16.Asansörlerin Tasarımına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Tebliğ (Sgm: 2017/18)’de Değişiklik Yapılmıştır

Asansörlerin Tasarımına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Tebliğ (Sgm: 2017/18)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sgm: 2023/1) (“Tebliğ”), 28 Mart 2023 tarihli ve 32146 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Söz konusu Tebliğ’e göre;

  • Asansör avan projesi ve asansör uygulama projesini hazırlayacak kişiler, elektrik mühendisi veya elektronik mühendisi ya da elektrik-elektronik mühendisi veyahut elektronik ve haberleşme mühendisi ile makine mühendisi veya mekatronik mühendisi olarak değiştirilmiştir.
  • Tebliğ hükümlerinin asansör yaptırıcısı ve/veya yapı/bina tasarımcısı mimar tarafından ihlal edilmesi durumunda 7223 sayılı Kanuna göre idari yaptırım uygulanacaktır.

Tebliğ yayım tarihi olan 28 Mart 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bahsi geçen Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

17.Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmıştır

Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”), 24 Mart 2023 tarihli ve 32142 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Söz konusu Yönetmelik’e göre nar ekşisine nar, nar suyu ve/veya nar suyu konsantresi ve su dışında başka bir gıda bileşeni eklenemeyecektir. Nar ekşisi izlenimi veren nar aromalı sos, nar sosu, narlı sos, nar ekşili sos, nar aromalı şurup ve nar ekşili şurup gibi isimlerle nar ekşisi benzeri ürünler yurt içinde piyasaya arz edilemeyecektir.

Söz konusu ürünler 30/6/2024 tarihinden sonra piyasada bulunamayacaktır.

Yönetmelik yayım tarihi olan 24 Mart 2023 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

Bahsi geçen Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.