Bultenler
Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler
- Reklam Kurulu Tarafından Kira Anlaşmazlıkları Hizmetlerine Yönelik Reklam Yapan Bir Firmaya 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nu İhlal Ettiği Gerekçesiyle Reklamlarını Durdurma Cezası Verilmiştir
Reklam Kurulu’nun (“Kurul”) 13 Şubat 2024 tarihli ve 342 sayılı Basın Bülteni’nde yer alan 2023/218 numaralı dosyaya göre internet sitesinde kira anlaşmazlıkları, tahliye anlaşmazlıkları, tadilat anlaşmazlıkları ve depozito anlaşmazlıkları kapsamında hizmet verdiğini belirten ve aynı sitede "Dilekçe Talepleri" başlığı oluşturan avukatlık bürosu veya avukatlık ortaklığı olmayan firmanın tüketicileri yanılttığı belirtilmiştir.
Söz konusu Kurul kararına göre;
- Reklam veren “Trink Kira Gayrimenkul Yönetim Anonim Şirketi” nin www.kiracikorumasistemi.com.tr adresli internet sitesinin "Hakkımızda" bölümünde, şirket faaliyetleri hakkında “Kiracı Koruma Sistemi, kiracılar için rehberlik sağlayan bir platformdur. Amacımız, kiracıların haklarını korumalarına ve ev sahipleriyle daha adil ilişkiler kurmalarına yardımcı olmaktır. (...) Deneyimli ve Uzman Ekibimiz: Kiracı hakları konusundaki karmaşık yasal konular hakkında bilgi sahibi, deneyimli ekip arkadaşları ile çalışıyoruz. Kiracılar için en iyi sonuçları elde etmeleri için gereken rehberliği ve destekleri sağlıyoruz. Kişiselleştirilmiş Danışmanlık: Her kiracının durumu farklıdır. Biz, her bir kiracının özel ihtiyaçlarına odaklanarak kişiselleştirilmiş danışmanlık hizmeti sunuyoruz. Kiracıların yaşadıkları sorunları anlamak ve en iyi çözümü bulmak için onları dinliyoruz." ifadelerine yer verildiği,
- İnternet sitesinde yapılan değişiklikle "Hizmetlerimiz ve Plus Üyelik" başlıklarının kaldırılarak yerine "Dilekçe Talepleri" başlığının eklendiği, söz konusu alanda ücretli olarak dilekçe oluşturulduğu, yine aynı internet
- sitesinde "Kurumsal/Şirketimiz Hakkında" kısmında "karmaşık yasal konular hakkında bilgi sahibi, deneyimli ekip arkadaşları ile" çalışıldığının belirtildiği,
- Firma başkanının sitede yer alan mesajında “2018 yılından günümüze kadar, üstün iş ahlakı ve dürüst çalışma ilkelerimizle sahip olduğumuz değerleri koruyarak, 6 kişiyle çıktığımız bu yolda bugün 100 kişilik Avukat çalışanımızla bugünün dinamizmi ile büyümeye ve gelişmeye devam ediyoruz." ifadelerine yer verildiği,
- Firmanın Instagram hesaplarında "Fahiş Kiralardan Koruma", "Tahliye Davalarında Danışmanlık", "Dava takipleri ve Yönlendirme", "Dava Dilekçe Örnekleri" vb. çok çeşitli konularda hizmet verildiğine ilişkin paylaşımların yapıldığı,
- Bir avukatlık bürosu veya avukatlık ortaklığı olmayan firmanın avukat aracılığı ile söz konusu faaliyetleri yürütemeyeceği, dolayısıyla inceleme konusu tanıtımlar vasıtasıyla bir yetkisi bulunmamasına rağmen hukuki ihtilaflarda tanıtım yaparak tüketicileri yanıltacağı
belirtilerek 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (“Kanun”) "Yalnız Avukatların Yapabileceği İşler" başlıklı 35. maddesi, aynı Kanun’un“Avukata Çıkar Karşılığında İş Getirme” başlıklı 48 inci maddesi ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 61 inci maddesini ihlal eden reklam veren hakkında 6502 sayılı Kanun uyarınca anılan reklamları durdurma cezası verilmiştir.
Bakanlığın 8 Mart 2024 tarihli 2024 Yılı Reklam Kurulu Basın Bülteni duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz.
Reklam Kurulu’nun 13 Şubat 2024 tarihli ve 342 sayılı Basın Bülteni’nin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Reklam Kurulu Tarafından Dijital Tüketicinin Korunması Kapsamında Tüketicilerin İnternet Alışverişi Sitesi Üyelik Şartlarına ve Tüketiciyi Aldatıcı Reklamlara Yönelik Önemli Kararlar Verilmiştir
Ticaret Bakanlığı’na (“Bakanlık”) bağlı Reklam Kurulu’nun (“Kurul”) 12 Mart 2024 tarihli 343 sayılı toplantısında tüketiciyi yanıltan reklamlar ve haksız ticari uygulamalara toplam 17 milyon 37 bin 891 lira idari para cezası kesilirken tüketicilerin rızası olmaksızın kişisel verilerini işleyen internet sitesi tasarımları incelenmiştir.
Toplantıda alınan kararlarda;
- Tüketicileri aldatıcı, tecrübe ve bilgi eksikliklerini istismar edici reklamlar ile haksız ticari uygulamalar kapsamında gündeme alınan 134 dosyadan 119’unun mevzuata aykırı bulunduğu ve bunlara idari para cezasının yanında durdurma ve düzeltme cezalarının da verildiği,
- Dijital Tüketicinin Korunması Projesi kapsamında hazırlanan rapora göre her iki tüketiciden birinin kişisel verilerini paylaşma konusunda endişeli olduğu,
- İnternet üzerinden alışverişte devam etme koşulu olarak sunulan “üye olma” ve “elektronik ileti onayı” nı her on tüketiciden yedisinin kabul etme eğiliminde olduğu,
- E-ticaret sitelerinde yer alan çerezler konusunda tüketicilerin her onundan dördünün kabul etmeme eğiliminde olduğu
belirtilmiştir.
- Yurt dışı uygulamaları ve akademisyen görüşleri uyarınca yapılan incelemelerde özellikle, tüketicilere satın alma işlemi için gerekli olandan daha fazla kişisel veri talep eden ve üyelikten çıkmak için üyeliğe girişten daha ağır koşullar öngören ve üyelikten çıkmayı zorlaştıran, üyelik sözleşmesi ile çerez ve elektronik ileti onayını tüketicinin tercihine sunan, reklam ve pazarlama amacıyla üyelerin kişisel verilerini üçüncü kişilerle paylaşan internet siteleri mercek altına alınmıştır.
- Yukarıdaki dijital ticaret hususlarını ihlal eden 12 adet dosyaya detayları Bakanlığın internet sitesinde daha sonra açıklanmak üzere durdurma ve düzeltme cezaları ile idari para cezası uygulanmıştır.
Bakanlığın konuya ilişkin 20 Mart 2024 tarihli duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Bakanlık tarafından hazırlanan Dijital Mecralarda Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Araştırma Raporu’nun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
- Avrupa Birliği Komisyonu Tarafından Alphabet, Apple ve Meta Şirketlerine Karşı AB Dijital Hizmetler Yasası’na ("DMA") Muhalefetten Soruşturma Başlatılmıştır
Avrupa Birliği ("AB") Komisyonu ("Komisyon"), 25 Mart 2024 tarihinde, Google'a ait şirketleri belirten Alphabet'in, Google Play'deki yönlendirme ve Google Arama'daki öncelikli kendine yönlendirme kuralları ile Apple'ın App Store'daki yönlendirme ve Safari kuralları ile Meta'nın "öde ya da rıza" modelinin Dijital Pazarlar Yasası ("DMA") ihlali oluşturması kapsamında soruşturma başlattığını duyurmuştur.
Komisyonun web sitesinde yayınlanan bilgilere göre:
- Alphabet ve Apple'ın, uygulama satın alma (“app store”) uygulaması dışındaki kendilerine ait uygulamalara tüketicileri yönlendirmesi sonucu haklarında soruşturma başlatılmıştır.
- Uygulama geliştiricilerinin endişeleri, bu faaliyetler sonucu uygulanan potansiyel kısıtlama ve ücretlerden kaynaklanmakta ve bu durum, geliştiricilerin tekliflerini serbestçe tanıtmalarını engellemektedir.
- Apple, uygulamaları kaldırma, varsayılan ayarları değiştirme ve iOS cihazlarında tarayıcı veya arama motoru gibi alternatif hizmetlerine tüketicileri etkin ve kolayca yönlendirme konusunda incelenmektedir. Komisyon, DMA'nın 6(3) maddesi uyarınca, kullanıcıların Apple ekosistemi içinde hizmet seçimlerinin engellenip engellenmediğini sorgulamaktadır.
- Diğer soruşturma adımları, Amazon'un e-ticaret pazar yeri sıralama imkanını ve alternatif app store'lar için Apple'ın ücret yapısını içermektedir.
- Ayrıca, Komisyon, daha öncesinde DMA uyumluluğu doğrultusunda birkaç şirkete belge saklama emirleri vermiştir. Meta'ya, Facebook Messenger için uyum yükümlülüklerini yerine getirmesi için 6 aylık bir süre verilmiştir.
- Komisyon, söz konusu soruşturmaları 12 ay içinde sonuçlandırmayı amaçlamaktadır.
- Soruşturma sonucunda ihlal tespit edilmesi halinde, şirketin dünya çapındaki toplam cirosunun %10'una kadar para cezaları uygulanabilecektir. Bunun yanında DMA, daha öncesinde geçit bekçisi olarak belirlediği soruşturma konusu şirketlerden birinin iş yapmasını veya hizmetlerini satmasını yasaklama gibi yaptırımlar da öngörmektedir.
Komisyon’un basın açıklamasının (İngilizce) tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Rızası ve Bilgisi Olmaksızın Banka Hesap Bilgileri İşvereni Tarafından İncelenen İşçinin Kişisel Verilerinin Korunmasını İsteme Hakkının İhlal Edildiğine Dair Anayasa Mahkemesi Kararı
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’nın (“AYM”) 2020/36976 başvuru numaralı ve 13/2/2024 tarihli bireysel başvuru kararında (“Karar”) iş sözleşmesi feshedilen başvurucu işçinin, Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkı kapsamındaki kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı incelenmiştir.
Karar, 22 Mart 2024 tarihli ve 32497 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olup özetle;
- Başvurucunun, işverenin işçilik alacaklarını ödememek için iş sözleşmesini fesheden işvereni tarafından haksız kazanç elde etmekle itham edildiği ve bu sebeple banka ve kredi kartı hesap hareketlerini incelediği, para transferinde bulunduğu kişileri aradığı,
- Başvurucunun bu iddialarla işvereni hakkında soruşturma açtığı,
- Başsavcılıkça, kişisel verilerin salt duyu organları vasıtasıyla öğrenilip başkalarına açıklanmasının kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi suçunu oluşturmayacağı ancak şartları varsa özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun değerlendirilebileceği gerekçesiyle takipsizlik verildiği,
- Başvurucunun soruşturma dosyasına bankalara müzekkere yazılmasına ve tanığının dinlenilmesine ilişkin talepte bulunmasına rağmen Başsavcılığın atılı suçun işlendiğine ilişkin soyut beyanından başka delil bulunmadığını ifade ettiği,
- Bunun üzerine Sulh Ceza Hakimliğine yapılan itirazın kararda isabetsizlik bulunmadığı nedeniyle, başka inceleme yapılmaksızın reddedildiği,
- AYM’ye göre şikayetin, kişisel verilerinin hukuka aykırı olarak ele geçirildiği şikâyeti hakkında etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesine ilişkin olduğundan başvurunun kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği
belirtilmiştir.
Bu kapsamda AYM tarafından gerçekleştirilen incelemede;
- Kişisel verilerin sadece bireyin adı, soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri gibi sadece kimliğini ortaya koyan bilgileri değil e-posta adresi, alışveriş alışkanlıkları, hobileri, tercihleri, etkileşimde bulunduğu kişiler gibi verileri de içerdiği,
- Devletin bireyin kişisel verilerinin korunması hakkına keyfî olarak müdahale etmemenin yanında üçüncü kişilerin saldırılarını önlemekle yükümlü kılındığı,
- Somut olayda suçun şeklî unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, karar içeriğinde başvurucunun ileri sürdüğü delillerin tartışılmadığının görüldüğü,
- Ceza yargılaması makamlarınca başvurucuya iddia ve delillerini ileri sürebileceği etkili bir hukuksal mekanizma sağlanmadığından usule ilişkin pozitif yükümlülüğün yerine getirilmediği
ifade edilmiş ve bu sebeplerle başvurucunun iddialarının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkı kapsamındaki kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE karar verilmiştir.
Karar’ın Resmi Gazete’de yayımlanan tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Kişisel Verileri Koruma Kurumu Tarafından 2024-2028 Dönemi Stratejik Planı Yayınlanmıştır
Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”) tarafından Avrupa Birliği (“AB”) ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK” veya “Kanun”) düzenlemeleri doğrultusunda Kurum’un 2019-2023 faaliyet dönemi özetinden Alo 198-KVKK Bilgi Danışma Merkezi’ne gelen çağrı çeşitlerine kadar kapsamlı bir rapor yayınlanmıştır.
2024-2028 Stratejik Planı’nda (“Plan”) dikkat çeken hususlar şu şekildedir:
- Kurum’un ikinci stratejik planı olan bu planda, Kanun kapsamındaki ihbar ve şikayetlerin çözüme kavuşturularak kişisel verilere dair hak arama kültürünün teşvik edilmesi ve Kurum’un uluslararası alanda öncü kuruluş olması amaçlanmıştır.
- 2019-2023 yılları arasında Kişisel Verileri Koruma Kurul’una (“Kurul”) gelen şikâyet üzerine veya resen yapılan inceleme sonucu toplam 8 ilke kararı ve 5.030 Kurul kararı alınmıştır.
- 2019 yılında, veri sorumlularının kişisel veri ihlallerini elektronik ortamda bildirmelerini sağlayan Veri İhlali Bildirim Modülü devreye alınmış ve bugüne kadar bu modül üzerinden 517 veri ihlali bildirimi alınmıştır.
- Vatandaşlar tarafından Kurum’a gelen ihbar ve şikâyet sayısı her sene artmış olup 2023 cari yılı itibariyle 2733 ihbar ve şikâyet sonuca bağlanmıştır.
- 2018 yılından bu yana Alo 198-KVKK Bilgi Danışma Merkezi’nde toplamda 575.285 adet çağrı yanıtlanmış olup bu çağrıların;
- %54’ünü VERBİS,
- %10’unu Kurul kararları ve kamuoyu duyuruları,
- %7’sini açık rıza,
- %6’sını Kanun’un kapsamı,
- %5’ini veri aktarımı
konuları oluştururken kalan çağrılar; aydınlatma yükümlülüğü, veri sorumlusuna başvuru, Kurul’a şikayet, ilgili kişi hakları ve diğer talepler hakkında yapılmıştır.
- 2021 yılı Çocuklarda Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarına göre 6-15 yaş grubundaki çocukların internet kullanım oranı yüzde 82,7’dir. İnternet kullanım amaçları arasında yüzde 86,2’yle çevrimiçi derse katılma ilk sırada yer alırken çocuklar günde yaklaşık üç saat sosyal medyada vakit geçirmiştir.
- Kurul tarafından, 2017 yılından bu yana toplam 67.236.000 TL idari para cezası uygulanmıştır.
- 28 Ocak Avrupa Veri Koruma Günü ile 7 Nisan Kişisel Verileri Koruma Günü kapsamında Kurum tarafından düzenlenen Slogan, Karikatür, Makale Yarışmaları ve Paneller yoluyla halkın farkındalık düzeyinin artırılması hedeflenmektedir.
- Kişisel verilerin hukuka uygun şekilde işlenmesini sağlama hedefi doğrultusunda Kurum’un 2028 yılı sonunda toplam 3.989.848.800 TL maliyet yapması beklenmektedir.
Söz konusu Plan’nın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Bireysel Emeklilikte Kısmi Ödeme Döneminin Yürürlük Tarihi Ertelenmiştir
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (“Kurum”) tarafından hazırlanan Bireysel Emeklilik Sisteminde Kısmen Ödeme Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 21 Mart 2024 tarihli ve 32496 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Yönetmeliğe göre;
- Bireysel Emeklilik Sistemi (“BES”) katılımcılarının kısmi ödeme hakkını kullanma sürecini, başvuru sürecini, ödenecek Devlet katkısının hesaplanması ve ödenmesi gibi detayları kapsayan 26/9/2023 tarihli ve 32321 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bireysel Emeklilik Sisteminde Kısmen Ödeme Hakkında Yönetmeliğin yürürlük tarihi 1/7/2024’e bırakılmıştır.
- Kısmi ödeme sistemine göre katılımcılar sistemden çıkmadan konut alımı, evlenme, eğitim, doğal afet gibi durumlarda birikimlerini toplu şekilde alabileceklerdir.
Bireysel Emeklilik Sisteminde Kısmen Ödeme Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş olup tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
26/9/2023 tarihli ve 32321 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bireysel Emeklilik Sisteminde Kısmen Ödeme Hakkında Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Rekabet Kurumu Tarafından Çevrim İçi Yemek Siparişi Sağlayıcısı Platform Hakkında Soruşturma Başlatıldığı Duyurulmuştur
Rekabet Kurumu’nun (“Kurum”) 22 Mart 2024 tarihli duyurusuna göre çevrim içi yemek siparişi-servisi platform hizmeti kapsamında kendi kurye hizmetini zorunlu tutmak ve üye işletmelerin faaliyetlerini zorlaştırmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'u (“Kanun”) ihlal iddiasıyla Yemek Sepeti Elektronik İletişim Perakende Gıda A.Ş. hakkında soruşturma açılmıştır.
Kurum tarafından soruşturmanın, Kanun’un 4.[1] ve 6.[2] maddesine yönelik yürütüleceği açıklanmıştır.
Kurum’un ilgili duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Almanya Federal Rekabet Kurumu Tarafından Rekabet İhlali Nedeniyle Koruyucu Giysi Üreticisi Bir Firmaya 783,900 Euro Para Cezası Kesilmiştir
Almanya Federal Rekabet Kurumu’nun (“Bundeskartellamt” veya “Kurum”) resmi internet sitesinde yayınlanan 13 Mart 2024 tarihli basın duyurusuna göre, özellikle iş kıyafetleri alanında koruyucu giysi üreticisi olan Pfanner Schutzbekleidung GmbH (“Pfanner”) şirketi, iş birliği yaptığı bayilerin fiyatlandırmasını engellediği gerekçesiyle Kurum tarafından incelenmiştir.
- Buna göre; üreticiler, bağlayıcı olmayan fiyat önerileri sunarken bayilerin tekliflerini etkilememeli ve bayiler fiyatlarını bağımsız ve kısıtlama olmaksızın belirlemelidir.
- İnceleme sonunda Pfanner ve soruşturma kapsamına alınmayan bayiler, satış fiyatının önerilen perakende satış fiyatı (RRP) seviyesinde belirlenmesi ve her durumda daha düşük fiyat uygulanmaması konusunda anlaşmışlardır.
- Daha öncesinde üretici firma tarafından bayilerin parasal indirim yapılmasına izin verilmemekteydi. Bunun yerine Pfanner ürünlerinin fiyat seviyesini korumak için, indirim olarak her yüksek fiyatlı Pfanner ürünüyle birlikte promosyon olarak bir tişört veya güvenlik gözlüğü gibi küçük, ucuz bir ürün verilmekteydi.
- Kurum, ilgili ihlali araştırmak için Alman Rekabet Yasası'nın (Gesetz gegen Wettbewerbsbeschränkungen-GWB) 10. değişikliği ile verilen yeni yetkilerini kullanmıştır.
- Kurum soruşturma kapsamına alınmayan bayiler hakkında işlem başlatmamış olup Pfanner'in cezası belirlenirken Bundeskartellamt ile olan iş birliği ve verdiği yapıcı cevaplar göz önünde bulundurulmuştur.
Alman Federal Rekabet Kurumu’nun ilgili basın duyurusunun (İngilizce) tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Kurum’un kararı kesin olup teşebbüsün Alman Rekabet Yasası'nın (GWB) 53(5) maddesiyle alakalı uyuşmazlığının (Almanca) tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Rekabet Hükümlerine Uymayan Kozmetik Firması Hakkında Takdiren 4.405.093,28 TL İdari Para Cezası Verilmiştir
Rekabet Kurulu (“Kurul”) tarafından 21 Mart 2024 tarihinde, yeniden satıcılarının satış fiyatını belirlemek, internet satışlarını kısıtlamak ve müşteri kısıtlaması yapmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u (“Kanun”) ihlal iddiasıyla Oriflame Kozmetik Ürünleri Ticaret Limited Şirketi hakkında açılan soruşturmanın sonlandırıldığı duyurulmuştur.
Kurul’un 14.03.2024 tarihli, 24-13/245-102 ve 24-13/246-103 sayılı Karar’ına (“Karar”) göre;
- Kurul’un uzlaşma ara kararına istinaden ihlalin varlığı ve kapsamı ile uzlaşma ara kararında öngörülen azami idari para cezası tutarının teşebbüs tarafından açıkça kabul edildiği,
- Oriflame Kozmetik Ürünleri Ticaret Limited Şirketi’nin yeniden satıcılarının satış fiyatlarını tespitine yönelik davranışlarının Kanun'un 4. maddesini[3] ihlal ettiği
belirtilmiştir. Bunun sonucunda;
Soruşturmanın yeniden satış fiyatının tespiti iddiası bakımından uzlaşma usulü ile sonlandırılmasına
Teşebbüse uzlaşma usulü gereği idari para cezasında %25 oranında indirim sonucu takdiren 4.405.093,28 TL tutarında idari para cezası uygulanmasına,
oybirliği ile karar verilmiştir.
Kurul’un konuya ilişkin duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
14.03.2024 tarihli ve 24-13/245-102 ve 24-13/246-103 sayılı kararlara ilişkin açıklama metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Kozmetik Ürünlerin Güvenliği ve Belgelendirilmesine İlişkin Kılavuzlar Yayınlanmıştır
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (“TİTCK” veya Kurum”) bünyesinde yer alan Kozmetik Ürünler Dairesi Başkanlığı (“Başkanlık”) tarafından "Kozmetik Ürün Bilgi Dosyasına ve Sorumlu Teknik Elemana İlişkin Kılavuz" ve “Kozmetik Ürün Güvenlilik Değerlendiricisine, Eğitimine ve Belgelendirilmesine İlişkin Kılavuz” hazırlanarak 22 Mart 2024 tarihinde kozmetik sektörüne duyurulmuştur.
Kılavuzlar ile kozmetik ürün güvenlilik değerlendirme raporunu hazırlayacak ürün güvenlilik değerlendiricisinin alması gereken eğitim ve belgeye ilişkin olarak sorumlu kişi, sorumlu teknik eleman ve ürün güvenlilik değerlendiricilerine yol gösterilmesi amaçlanmıştır.
Kurum’un konuya ilişkin duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
21.03.2024 yürürlük tarihli Kozmetik Ürün Bilgi Dosyasına ve Sorumlu Teknik Elemana İlişkin Kılavuz’un tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
21.03.2024 yürürlük tarihli Kozmetik Ürün Güvenlilik Değerlendiricisine, Eğitimine ve Belgelendirilmesine İlişkin Kılavuz’un tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Nitelikli Doğal Koruma Alanlarında Güneş Enerjisi Santrali (GES) Projelerine İzin Verilmeyeceğine Dair Hüküm Kaldırılmıştır
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından 26 Mart 2024 tarihli ve 32501 sayılı Resmi Gazete’de, 100 Sayılı Doğal Sit Alanlarında Güneş Enerjisi Santralleri (GES) İlke Kararında Değişiklik Yapılmasına Dair İlke Kararı (“İlke Kararı”) yayımlanmıştır.
Bakanlığın 14.03.2024 tarihli toplantısında alınan Karar’a göre;
- Bakanlığın 11.10.2022 tarihli ve 120 sayılı İlke Kararı ile 25/01/2017 tarihli ve 29959 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 05/01/2017 tarihli ve 100 sayılı Doğal Sit Alanlarında Güneş Enerjisi Santralleri (GES) İlke Kararı gereğince ilgili alanlarda kurulu gücü 10 MWm’i geçmemek kaydıyla GES kurulabilecektir.
- Nitelikli Doğal Koruma Alanlarında kurulacak olan GES’in gücü ile ilgili güç birimi olarak “MWe” yerine “MWm” kullanılacaktır.
- 1. Derece Sit Alanlarında ve Kesin Korunacak Hassas Alanlarda, GES projelerine izin verilmeyeceğine dair hüküm yürürlükte kalmaya devam edecektir.
Bakanlığın 14.03.2024 tarihli ve 137 sayılı İlke Kararı’nın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Afet Bölgesinde Bulunan Doğal Sit Alanlarında İdare Tarafından Acil Müdahale ve İlk Yardım Çalışması Yapılması Kolaylaştırılmıştır
Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı’nın (“Bakanlık”) Doğal Afet Anında Yapılacak İş ve İşlemlere Yönelik İlke Kararı (“Karar”), 26 Mart 2024 tarihli ve 32501 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
14.03.2024 tarihli ve 138 sayılı Karar’a göre;
- Karar ile doğal sit alanı ve/veya tabiat varlığının bulunduğu alanlarda yaşanan afetlerde ilgili İdarelerin yapacağı acil müdahale ve ilk yardım çalışmalarının aksamaması amaçlanmıştır.
- Buna göre ilgili İdarelerce gerekli işlemler, Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu (“Komisyon”) kararı beklenmeksizin yapılabilecektir.
- Acil müdahale ve ilk yardım çalışmalarının tamamlanmasının ardından İdarelerce, çalışmalar hakkında İl Müdürlüğüne bilgi verilecek olup Komisyon tarafından iş ve işlemlere ilişkin değerlendirme yapılacaktır.
- Karar’da ilgili doğal afetler; deprem, yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ, tasman ve benzeri afetler olarak sınırlandırılmıştır.
Söz konusu Karar oy birliği ile alınmış olup Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- İthalatta Korunma Önlemleri Gereği Kağıt İthalatında Geçici Önlem Uygulanmasına Dair Tebliğ Yayımlanmıştır
Ticaret Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından hazırlanan, İthalatta Korunma Önlemlerine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2024/5) (“Tebliğ”) 20 Mart 2024 tarihli ve 32495 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Tebliğ’e göre;
- Açılan soruşturma çerçevesinde İthalatta Korunma Önlemlerini Değerlendirme Kurulu (“Kurul”) tarafından Tebliğ’in Ek-1’nde sayılan kağıt türlerinde 200 gün süreyle, “ton başına 200 ABD Doları” ek mali yükümlülük şeklinde geçici önlem uygulanmasına yönelik Cumhurbaşkanı’na öneride bulunulmuştur.
- İlgili önlem, önerinin Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmasına dair Cumhurbaşkanı Kararının yürürlüğe girmesiyle uygulanacaktır.
- “Soruşturma kapsamında elde edilen bilgi ve bulguların yer aldığı ara inceleme raporu Ek-2’de yer almaktadır.”
Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Tebliğ’in eklerine buradan ulaşabilirsiniz.
[1] “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar
Madde 4 – Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.
Bu haller, özellikle şunlardır:
a) Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tesbit edilmesi,
b) Mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü,
c) Mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya bunların piyasa dışında belirlenmesi,
d) Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi,
e) Münhasır bayilik hariç olmak üzere, eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumdaki kişilere farklı şartların uygulanması,
f) Anlaşmanın niteliği veya ticari teamüllere aykırı olarak, bir mal veya hizmet ile birlikte diğer mal veya hizmetin satın alınmasının zorunlu kılınması veya aracı teşebbüs durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın ya da hizmetin diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da arz edilen bir mal veya hizmetin tekrar arzına ilişkin şartların ileri sürülmesi,
Bir anlaşmanın varlığının ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat değişmelerinin veya arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin, rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklarına karine teşkil eder.
Ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla taraflardan her biri uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir.”
[2] “Hakim Durumun Kötüye Kullanılması
Madde 6 – Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasaktır.
Kötüye kullanma halleri özellikle şunlardır:
a) Ticari faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı olarak engel olunması ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler,
b) Eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı olarak ayırımcılık yapılması,
c) Bir mal veya hizmetle birlikte, diğer mal veya hizmetin satın alınmasını veya aracı teşebbüsler durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın veya hizmetin, diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da satın alınan bir malın belirli bir fiyatın altında satılmaması gibi tekrar satış halinde alım satım şartlarına ilişkin sınırlamalar getirilmesi,
d) Belirli bir piyasadaki hakimiyetin yaratmış olduğu finansal, teknolojik ve ticari avantajlardan yararlanarak başka bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler,
e) Tüketicinin zararına olarak üretimin, pazarlamanın ya da teknik gelişmenin kısıtlanması.”
[3] “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar
Madde 4 – Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.
Bu haller, özellikle şunlardır:
a) Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tesbit edilmesi,
b) Mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü,
c) Mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya bunların piyasa dışında belirlenmesi,
d) Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi,
e) Münhasır bayilik hariç olmak üzere, eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumdaki kişilere farklı şartların uygulanması,
f) Anlaşmanın niteliği veya ticari teamüllere aykırı olarak, bir mal veya hizmet ile birlikte diğer mal veya hizmetin satın alınmasının zorunlu kılınması veya aracı teşebbüs durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın ya da hizmetin diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da arz edilen bir mal veya hizmetin tekrar arzına ilişkin şartların ileri sürülmesi,
Bir anlaşmanın varlığının ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat değişmelerinin veya arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin, rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklarına karine teşkil eder.
Ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla taraflardan her biri uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir.”
Türkçe
English