Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler

1.VERBİS Kayıt Yükümlülüğü İstisnası Olan Yıllık Mali Bilanço Toplamı Sınırı 100 Milyon TL Olarak Güncellenmiştir

Veri Sorumluları Siciline Kayıt Yükümlülüğüne ilişkin istisna kriterinde değişiklik öngören, Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 06.07.2023 tarihli ve 2023/114 sayılı kararı (“Karar”) 25 Temmuz 2023 tarihli ve 32259 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Karar ile birlikte 19.07.2018 tarihli ve 2018/87 sayılı Kurul kararı ile Veri Sorumluları Siciline kayıt yükümlülüğüne istisna getirilmesinde kriter kabul edilmiş olan 25 milyon TL şeklindeki “yıllık mali bilanço toplamı” tutarı, ülkemizdeki ekonomik koşullar doğrultusunda yeniden değerlendirilerek, 100 milyon TL olarak güncellenmiştir.

Bu durumda, yıllık çalışan sayısı 50'den az ve yıllık mali bilanço toplamı 100 milyon TL'den az olan gerçek veya tüzel kişi veri sorumlularından ana faaliyet konusu özel nitelikli kişisel veri işleme olmayanlar, Veri Sorumluları Siciline (Verbis'e) kayıt yükümlülüğünden muaftır. 

Karar, Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.

Kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Kişisel Verileri Koruma Kurumunun konuyla ilgili kamuoyu duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz. 

2.KVKK Tarafından Veri İhlali Bildirimlerine İlişkin Kamuoyu Duyuruları Yayımlanmıştır

Konuya ilişkin incelemeler devam etmekle birlikte, aşağıda bilgilerine yer verilen söz konusu yedi (7) adet veri ihlali bildiriminin 18.07.2023 tarihinde Kişisel Verileri Koruma Kurumunun (“Kurum”) internet sayfasında ilan edilmesine karar verilmiştir.

  • Veri sorumlusu sıfatını haiz olan Anadolu Isuzu Otomotiv Sanayi Ticaret A. Ş tarafından Kuruma gönderilen kişisel veri ihlali bildiriminde özetle;
  • İhlalin veri sorumlusunun bayi çalışanları için hediye/promosyon uygulamalarının yönetildiği bir alt yapı hizmetinin sağlanması konusunda hizmet satın aldığı Mivento Bilişim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketine ait bir sunucuya siber saldırı olması şeklinde gerçekleştiği,
  • İhlalin 24.05.2023 tarihinde başladığı ve ihlalden Mivento Bilişim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından 12.07.2023 tarihinde gönderilen e-posta ile haberdar olunduğu,
  • Söz konusu internet sitesinin kurulumu, işletilmesi, siteye kayıt süreçlerinin yürütülmesi vb. hususlar Mivento Bilişim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yönetildiği,
  • İhlalden çalışanlara ait “TCKN, ad, soyad ve telefon bilgileri” verilerinin etkilendiği,
  • İhlalden etkilenen kişi sayısının 1113 ve kayıt sayısının 3377 olduğu,
  • İlgili kişilerin internet üzerinden kisiselveri@isuzu.com.tr adresinden bilgi alabileceği,

bilgilerine yer verilmiştir.

Bahsi geçen kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

  • Veri sorumlusu sıfatını haiz olan Çelik Motor Ticaret Anonim Şirketi tarafından Kuruma gönderilen kişisel veri ihlali bildiriminde özetle;
  • İhlalin veri sorumlusunun bayi çalışanları için hediye/promosyon uygulamalarının yönetildiği bir alt yapı hizmetinin sağlanması konusunda hizmet satın aldığı Mivento Bilişim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketine ait bir sunucuya siber saldırı olması şeklinde gerçekleştiği,
  • İhlalin 24.05.2023 tarihinde başladığı ve ihlalden Mivento Bilişim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından 12.07.2023 tarihinde gönderilen e-posta ile haberdar olunduğu,
  • Söz konusu internet sitesinin kurulumu, işletilmesi, siteye kayıt süreçlerinin yürütülmesi vb. hususlar Mivento Bilişim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yönetildiği,
  • İhlalden çalışanlara ait “TCKN, ad, soyad ve e posta” verilerinin etkilendiği,
  • İhlalden etkilenen kişi sayısının 2242 ve kayıt sayısının 6789 olduğu,
  • İlgili kişilerin yazılı olarak Fatih Sultan Mehmet Mah. Balkan Cad. Buyaka D:E Blok No:58 Ümraniye/İstanbul adresinden ve kvkk@kia.com.tr adresinden bilgi alabileceği,
  • İlgili kişilerin 0216656 26 00 numaralı telefondan da sözlü olarak bilgi alabileceği

bilgilerine yer verilmiştir.

Bahsi geçen kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

  • Veri sorumlusu sıfatını haiz olan Geberit Tesisat Sistemleri Ticaret Limited Şirketi tarafından Kuruma gönderilen kişisel veri ihlali bildiriminde özetle;
  • İhlalin veri sorumlusunun bir internet sitesi kurulması konusunda hizmet satın aldığı Mivento Bilişim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketine ait bir sunucuya siber saldırı olması şeklinde gerçekleştiği,
  • İhlalin 24.05.2023 tarihinde başladığı ve ihlalden Mivento Bilişim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından 12.07.2023 tarihinde gönderilen e-posta ile haberdar olunduğu,
  • Söz konusu internet sitesinin kurulumu, işletilmesi, siteye kayıt süreçlerinin yürütülmesi vb. hususlar Mivento Bilişim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yönetildiği,
  • İhlalden çalışanlara ait “ad, soyad, e-posta, telefon, cinsiyet, doğum tarihi” verilerinin etkilendiği,
  • İhlalden etkilenen kişi sayısının 743 olduğu,
  • İlgili kişilerin info@oaulegal.com ve buğra.aydin@oaulegal.com adresi üzerinden bilgi alabileceği

bilgilerine yer verilmiştir.

Bahsi geçen kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

  • Veri sorumlusu sıfatını haiz olan Mais Motorlu Araçlar İmal ve Satış Anonim Şirketi tarafından Kuruma gönderilen kişisel veri ihlali bildiriminde özetle;
  • İhlalin veri sorumlusunun bayi çalışanları için hediye/promosyon uygulamalarının yönetildiği bir alt yapı hizmetinin sağlanması konusunda hizmet satın aldığı Mivento Bilişim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketine ait bir sunucuya siber saldırı olması şeklinde gerçekleştiği,
  • İhlalin 24.05.2023 tarihinde başladığı ve ihlalden Mivento Bilişim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından 12.07.2023 tarihinde gönderilen e-posta ile haberdar olunduğu,
  • Söz konusu internet sitesinin kurulumu, işletilmesi, siteye kayıt süreçlerinin yürütülmesi vb. hususlar Mivento Bilişim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yönetildiği,
  • İhlalden çalışanlara ait “TCKN, ad, soyad, e posta ve telefon” verilerinin etkilendiği,
  • İhlalden etkilenen kişi sayısının 4776 ve kayıt sayısının 23861 olduğu,
  • İlgili kişilerin MAİS nezdinde kişisel verilerin korunması süreçlerinin yürütülmesine yönelik olarak tanımlanan adresten e-posta yoluyla bilgi talep edebileceği

bilgilerine yer verilmiştir.

Bahsi geçen kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

  • Veri sorumlusu sıfatını haiz olan Schneider Elektrik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’ tarafından Kuruma gönderilen kişisel veri ihlali bildiriminde özetle;
  • İhlalin veri sorumlusunun bayi çalışanları için hediye/promosyon uygulamalarının yönetildiği bir alt yapı hizmetinin sağlanması konusunda hizmet satın aldığı Mivento Bilişim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketine ait bir sunucuya siber saldırı olması şeklinde gerçekleştiği,
  • İhlalin 24.05.2023 tarihinde başladığı ve ihlalden Mivento Bilişim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından 12.07.2023 tarihinde gönderilen e-posta ile haberdar olunduğu,
  • Söz konusu internet sitesinin kurulumu, işletilmesi, siteye kayıt süreçlerinin yürütülmesi vb. hususlar Mivento Bilişim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yönetildiği,
  • İhlalden çalışanlara ait “TCKN, ad, soyad, e posta ve telefon” verilerinin etkilendiği,
  • İhlalden etkilenen kişi sayısının 12249 ve kayıt sayısının 35077olduğu

bilgilerine yer verilmiştir.

  • Veri sorumlusu sıfatını haiz olan Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış Anonim Şirketi tarafından Kuruma gönderilen kişisel veri ihlali bildiriminde özetle;
  • İhlalin veri sorumlusunun bayi çalışanları için hediye/promosyon uygulamalarının yönetildiği bir alt yapı hizmetinin sağlanması konusunda hizmet satın aldığı Mivento Bilişim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketine ait bir sunucuya siber saldırı olması şeklinde gerçekleştiği,
  • İhlalin 24.05.2023 tarihinde başladığı ve ihlalden Mivento Bilişim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından 12.07.2023 tarihinde gönderilen e-posta ile haberdar olunduğu,
  • Söz konusu internet sitesinin kurulumu, işletilmesi, siteye kayıt süreçlerinin yürütülmesi vb. hususlar Mivento Bilişim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yönetildiği,
  • İhlalden çalışanlara ait “ad, soyad ve telefon” verilerinin etkilendiği,
  • İhlalden etkilenen kişi sayısının 286 ve kayıt sayısının 572 olduğu,
  • İlgili kişilerin şirketin çağrı merkezi üzerinden bilgi alabileceği,

bilgilerine yer verilmiştir.

Bahsi geçen kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

  • Veri sorumlusu sıfatını haiz olan Vodafone Dağıtım Servis ve İçerik Hizmetleri AŞ tarafından Kuruma gönderilen kişisel veri ihlali bildiriminde özetle;
  • İhlalin veri sorumlusunun bayi çalışanları için hediye/promosyon uygulamalarının yönetildiği bir alt yapı hizmetinin sağlanması konusunda hizmet satın aldığı Mivento Bilişim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketine ait bir sunucuya siber saldırı olması şeklinde gerçekleştiği,
  • İhlalin 24.05.2023 tarihinde başladığı ve ihlalden Mivento Bilişim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından 12.07.2023 tarihinde gönderilen e-posta ile haberdar olunduğu,
  • Söz konusu internet sitesinin kurulumu, işletilmesi, siteye kayıt süreçlerinin yürütülmesi vb. hususlar Mivento Bilişim Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yönetildiği,
  • İhlalden bayi çalışanlarına ait “şifrelenmiş TCKN, ad, soyad ve işe başlama tarihi” verilerinin etkilendiği,
  • İhlalden etkilenen kişi sayısının 26698 ve kayıt sayısının 102780 olduğu,
  • İlgili kişilerin kisiselverilerinkorunması@vodafone.com adresi üzerinden bilgi alabileceği

bilgilerine yer verilmiştir.

Bahsi geçen kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

3.Türkiye’de Adli Tatil ve Adli Tatilin Sürelere Etkisi

Türkiye’de mahkemeler, her yıl 20 Temmuz ile 31 Ağustos tarihleri arasında adli tatil sebebiyle 42 gün çalışmalarına ara vermektedir. Bu dönemde iş görme yasağı sebebiyle normal yargısal işlere bakılmamakta, nöbetçi kalan yargı mensupları sadece acil işleri görmektedir. Son günü adli tatile denk gelen süreler de adli tatil sonrasına uzamaktadır.

Adli tatilin, yargısal hizmetlerde önemli bir verimsizliğe neden olduğu ve yargılama sürelerini uzattığı dile getirilmektedir. Bu gerekçelerle de adli tatil sürelerinde 2005 ve 2012 yıllarında değişiklikler yapılmıştır. Fakat adli tatilin bir müessese olarak kaldırılması düşünülmemiştir.

  1. Genel Hatlarıyla Adli Tatil

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK”)102. maddesine göre:

“Adli Tatil Süresi

MADDE 102-

(1) Adli tatil, her yıl yirmi temmuzda başlar, otuz bir ağustosta sona erer. Yeni adli yıl bir eylülde başlar.”

Adli tatilin mevcut durum ve koşullarda olup olmaması konusunda ikili bir tartışma bulunmaktadır. Bir taraf adli tatilin yargı sürecine olumsuzluklarını sayıp kaldırılması gerektiğini savunurken diğer bir taraf ise adli tatilin olmaması sonucunda oluşacak birtakım hadiseleri sayıp adli tatilin mutlaka olması gerektiğini savunmaktadır.

Adli tatil süreleri konusunda yapılan değişikliklere bakıldığında konunun tüm yönleriyle ele alınamadığı görülmektedir. Nitekim adli tatilin kaldırılmasını önerenler bile oluşacak boşluklar için kesin bir çözüm getirememektedirler.

Türkiye Barolar Birliği adli tatilin aynen muhafaza edilmesi gerektiğini söylemektedir.

  1. Adli Tatil Uygulaması

Adli tatil uygulaması yıllar içinde farklı şekillerde tezahür etmiştir.

  • 18.06.1927- 01.01.2005 yılları arası 20 Temmuz- 5 Eylül,
  • 01.01.2005- 01.01.2012 yılları arası 1 Ağustos- 5 Eylül,
  • 01.01.2012 tarihinden itibaren ise 20 Temmuz- 31 Ağustos arası adli tatil kabul edilmiştir.
  1. Adli Tatilde “İş Görme Yasağı”

Adli tatilde çalışmaya ara verme zorunluluğu, başka bir deyişle “iş görme yasağı” bulunmaktadır.

Adli tatil, yargı çalışanlarının bir kısmının yıllık izinlerini kullanacakları bir süre olmanın yanında, aynı zamanda bir usul hukuku müessesesidir. Usul hukuku müessesesi olmasının da birtakım sonuçları bulunmaktadır.

Bu durum 5721 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (“CMK”) 331. maddesinin birinci fıkrasında ve HMK’nun 102. maddesinde belirtilmiştir. Madde 103’te ise “adli tatilde, ancak aşağıdaki dava ve işler görülür” denilmek suretiyle adli tatilde görülecek işler sınırlandırılmıştır. Bu iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde çerçevelenmiş işler dışında adli tatilde iş görülemeyeceği anlaşılmıştır.

Benzer şekilde İYUK’nun 61. maddesinin birinci fıkrasında da iş görme yasağını çıkartabiliriz.

Yargıtay da istikrarlı kararlarında adli tatil süresi içinde duruşma yapılarak karar verilmesini, keşif yapılmasını, muvafakati alınmış olsa dahi kişinin sorguya çekilmesini Kanun’un açık hükmü karşısında yasaya aykırı kabul etmekte ve bozmaktadır. Buna karşın doktrinde bazı yazarlar adli tatil sırasında görülmemesi gereken bir davanın yanlışlıkla görülüp hüküm verilmesi üzerine verilmiş olan bu hükmün sırf bu sebepten dolayı bozulmasının gerekmediği kanaatindedir.

4.Adli Tatilde Görülebilecek İşler

Temel kural yargı mercilerinin adli tatilde iş görmesinin yasak olmasıdır lâkin bazı zorunluluklar sebebiyle bir kısım işlerin adli tatilde de görülmesi kabul edilmiştir. Adli tatilde görülecek işler genellikle sayma yoluyla sınırlı olarak belirlenmiştir.

Ceza yargılamaları bakımından,
1- Soruşturma işleri,

2- Tutuklu işlere ilişkin kovuşturmalar,

3- İvedi sayılacak diğer işler adli tatilde görülür.

Bu işlerin nasıl yerine getirileceği Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir ve bir işin ivedi iş olup olmadığı ilgili mevzuatta belirtilir.

Ceza yargısında adli tatil süresince Bölge Adliye Mahkemeleri ile Yargıtay, yalnızca tutuklu hükümlerine ilişkin incelemelerini yapmaktadır. Tutuklu işlere ait duruşmalar da adli tatilde yapılmaya devam edilmektedir.

Adli tatil süresince nöbetçi mahkemeler görev yapmaktadır. Ayrıca tatilde yapılan tebligatlar geçerlidir ancak süreler işlemez.

Hukuk yargılamasına gelindiğinde İlk Derece Mahkemeleri, Bölge Adliye Mahkemeleri ve Yargıtay bakımından adli tatilde görülebilecek işler HMK’        nın 103.maddesinde sayılmıştır:

Adli tatilde görülecek dava ve işler

MADDE 103-

(1) Adli tatilde, ancak aşağıdaki dava ve işler görülür:

a) İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delillerin tespiti gibi geçici hukuki koruma, deniz raporlarının alınması ve dispeçci atanması talepleri ile bunlara karşı yapılacak itirazlar ve diğer başvurular hakkında karar verilmesi.

b) Her çeşit nafaka davaları ile soybağı, velayet ve vesayete ilişkin dava ya da işler.

c) Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi işleri ve davaları.

ç) Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar.

d) Ticari defterlerin kaybından dolayı kayıp belgesi verilmesi talepleri ile kıymetli evrakın kaybından doğan iptal işleri.

e) İflas ve konkordato ile sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin işler ve davalar.

 f) Adli tatilde yapılmasına karar verilen keşifler.

g) Tahkim hükümlerine göre, mahkemenin görev alanına giren dava ve işler.

ğ) Çekişmesiz yargı işleri.

h) Kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine, mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler.”

İdari Yargı İlk Derece Mahkemeleri kural olarak adli tatil süresinde çalışmaz ancak yargı çevresine dahil olduğu Bölge İdare Mahkemesi’nin bulunduğu il merkezi dışında kalan İdare ve Vergi Mahkemeleri çalışmaya ara vermeden yararlanamazlar. Bu mahkemeler, görevlerine devam ederler. Bunun dışında kalan İlk Derece İdari Yargı Mercileri adli tatil süresince çalışmaya ara vermektedir.

Görüldüğü üzere adli tatil süresince kural tüm yargı mercilerinin çalışmaya ara vermesidir ancak usul kanunlarında sayılan işler görülmeye devam edilmektedir. Bu işler nöbetçi olarak bırakılan daire, mahkeme veya hakimler tarafından yerine getirilir.

  1. Adli Tatilin Sürelere Etkisi

Adli tatilin bir usul hukuku müessesesi olmasının diğer bir sonucu da sürelere olan etkisidir.

CMK’nın 331. maddesinin dördüncü fıkrasında “Adli tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.” hükmü bulunmaktadır fakat adli tatilde görülmesi gereken tutuklu ve ivedi sayılacak işlerle ilgili olarak adli tatilde süreler uzamayarak tam olarak işler.

HMK’nın 104. maddesinde “Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlanırsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.” hükmü vardır.

İYUK’un 8. maddesinin üçüncü fıkrasında “Bu Kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır.” hükmü yer almaktadır.

İlgili kanunlardaki sürelerin son günü adli tatile rastlarsa bu süreler adli tatilin bitiminden itibaren ceza yargılaması bakımından üç (3) gün, hukuk yargısı bakımından bir hafta ve idari yargı bakımından yedi (7) gün uzayacaktır.

Bu süreler yalnızca usul kanunlarında öngörülen süreler için geçerli olup diğer kanunlarda öngörülen maddi hukuka ilişkin süreler için söz konusu değildir.

4.Twitter’a Yeni Reklam Verilmesinin Yasaklanması Hakkında BTK Kararı Yayımlanmıştır

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ("BTK") tarafından Twitter'a, Türkiye'de mukim vergi mükellefi olan gerçek ve tüzel kişiler tarafından yeni reklam verilmesinin yasaklanmasına dair 19.07.2023 tarihli ve 39225 sayılı Karar (“Karar”), 21.07.2023 tarihli ve 32255 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.

5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un ek 4’üncü maddesinin ikinci fıkrası[1] ve geçici 6’ncı maddesi [2]uyarınca, temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen eski unvanı Twitter, Inc. olan X Corp. (Twitter) adlı sosyal ağ sağlayıcıya, Türkiye'de mukim vergi mükellefi olan gerçek ve tüzel kişiler tarafından yeni reklam verilmesinin yasaklanmasına karar verilmiştir.

Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

5.Tıbbi Cihazları ve İn Vitro Tanı Cihazlarını Piyasadan Çekme ve Geri Çağırma Kılavuzu Güncellenmiştir

7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu (“Kanun”) kapsamında, güvensiz ve uygunsuz tıbbi cihazların piyasada yer almamasına yönelik uygulanacak işlemleri ve bu kapsamda ilgili tarafların sorumluluklarını belirleyen, “Tıbbi Cihazları Ve İn Vitro Tanı Cihazlarını Piyasadan Çekme Ve Geri Çağırma Kılavuzu” (“Kılavuz”) 14.07.2023 tarih ve 14140 sayılı Makam Oluru ile revize edilmiştir.

Söz konusu Kılavuz’a göre alınan önlemlere ilişkin olarak Kanun 16 ncı maddesinin sekizinci fıkrası kapsamında [1]Kurum internet sitesi veya gerekli gördüğü diğer uygun yöntemlerle yapacağı duyuruları, Kanunun 23 üncü madde hükümleri [2]saklı kalmak kaydıyla;

  • Münhasıran sağlık meslek mensupları tarafından kullanılan veya uygulanan cihazlar için Ürün Takip Sistemi (“ÜTS”) üzerinden veya gerekli gördüğü diğer uygun yöntemler ile doğrudan ürünü kullanan veya uygulayan sağlık kuruluşlarına ve ilgili paydaşlara,
  • Doğrudan tüketiciye hitaben piyasaya arz edilen cihazlar için Kurum internet sitesinde, ÜTS’ de veya gerekli gördüğü diğer uygun yöntemlerle ivedilikle ilan edecektir.

Bahsi geçen Kılavuz’un tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

6.Beşerî Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmıştır

Beşerî Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılması Hakkında  Cumhurbaşkanı Kararı (“Karar”), 23/07/2023 tarihli ve 32257 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanmıştır.

Söz konusu Karar’a göre:

  • Beşerî tıbbi ürünlerin fiyatlandırılmasında kullanılacak Türk lirası cinsinden 1 avro değeri, 2023 Temmuz'da yüzde 30,5 artırılarak 14,0387 TL olarak belirlenmiştir.
  • Avro değerinde yapılan artışla, fiyat korumalı ürünlerde barem değeri 48,41 TL diğer ürünlerde ise barem değeri 25,30 TL olmuştur.
  • Bu Karar 24 Temmuz 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bahsi geçen Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

7.Serbest Bölgelerde İhtiyaç İçin Elektrik Üretimine İlişkin EPDK Kararı Yayımlanmıştır

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun (“EPDK”) 20.07.2023 tarihli ve 11960 sayılı Kararı (“Karar”), 25 Temmuz 2023 tarihli ve 32259 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Söz konusu Karar’a göre serbest bölgelerde:

  • Ticaret Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından olumlu görüş verilmesi kaydıyla, sadece kendi ihtiyacını karşılamak üzere, elektrik üretim faaliyetinde bulunmak isteyen tüzel kişilere önlisans veya üretim lisansı verilmesine,
  • Üretim lisanlarına konu tesislerde ihtiyaç üzerinde elektrik üretilmesi durumunda bu elektriğin hiçbir şekilde satışa konu edilmemesine,
  • Söz konusu bölgelerde kurulan lisanssız üretim tesisleri hakkında, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği kapsamında işlem tesis edilmesine,
  • Söz konusu bölgelerde yer alan mevcut üretim tesisleriyle ilgili olarak lisans tadil talepleri kapsamındaki iş ve işlemlere devam edilmesine

karar verilmiştir.

Bahsi geçen Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

8.Ek Motorlu Taşıtlar Vergisine İlişkin Genel Tebliğ Taslağı Hazırlanmıştır

6/2/2023 Tarihinde Meydana Gelen Depremlerin Yol Açtığı Ekonomik Kayıpların Telafisi İçin Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi İhdası ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun (“Kanun”) 1 inci maddesiyle [3]ihdas edilen ek motorlu taşıtlar vergisine ilişkin Genel Tebliğ taslağı hazırlanmıştır. 

Genel Tebliğ taslağının geliştirilmesi ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmeye hazır hale getirilmesi için Gelir İdaresi Başkanlığı (“GİB”) nezdinde çalışmalar devam etmekte olup mevcut Taslakta yer alan konuların geliştirilmesi veya katkıda bulunulması ile ilgili görüş ve öneriler 21/7/2023 tarihi akşamına kadar DARIN@gelirler.gov.tr e-posta adresine iletebilecektir.

Söz konusu Genel Tebliğ taslağına buradan ulaşabilirsiniz.

Konuya ilişkin GİB duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz.

9.Zorunlu Karşılıklar Hakkında Tebliğ (Sayı: 2013/15)’de Değişiklik Yapılmıştır

Zorunlu Karşılıklar Hakkında Tebliğ (Sayı: 2013/15)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2023/17) (“Tebliğ”), 21 Temmuz 2023 tarihli ve 32255 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Söz konusu Tebliğ’e göre zorunlu karşılık oranları Türk lirası yükümlülükler için aşağıdaki gibi değiştirilmiştir:

Mevduat/katılım fonu (yurt dışı bankalar mevduatı/katılım fonu hariç)

 

a) Vadesiz, ihbarlı, 1 aya kadar ve 3 aya kadar (3 ay dâhil) vadeli

%8

b) 6 aya kadar (6 ay dâhil) vadeli

%0

c) 1 yıla kadar vadeli

%0

ç) 1 yıl ve 1 yıldan uzun vadeli

%0

d) Merkez Bankasınca kur/fiyat koruma desteği sağlanan hesaplar (tüm vadeler)

%15

Müstakrizlerin fonları

%0

Diğer yükümlülükler (yurt dışı bankalar mevduatı/katılım fonu dâhil)

 

a) 1 yıla kadar (1 yıl dâhil) vadeli

%8

b) 3 yıla kadar (3 yıl dâhil) vadeli

%5,5

c) 3 yıldan uzun vadeli

%3

ç) Kalkınma ve yatırım bankalarınca 1 yıldan uzun vadeli ihraç edilen menkul kıymetler

%0

 

Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bahsi geçen Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

10.Kredi Kartı Azami Faiz Oranlarında Değişiklik Yapılmıştır

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından hazırlanan Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğ (Sayı: 2020/16)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2023/19) (“Tebliğ”), 25 Temmuz 2023 tarihli ve 32259 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanmıştır.

Söz konusu Tebliğ’e göre:

  • Türk lirası cinsinden kredi kartı işlemlerinde (nakit çekim veya kullanım işlemleri hariç) uygulanacak aylık azami akdi faiz oranı, 10/2/2020 tarihli ve 31035 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ (Sayı: 2020/4) ile belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanarak ilan edilen aylık referans orana 55 baz puan eklenerek belirlenecektir.
  • Kredi kartları vasıtasıyla yapılan nakit çekim veya kullanım işlemlerinde uygulanacak aylık azami akdi faiz oranı aylık referans orana 131 baz puan eklenerek belirlenecektir.
  • Türk lirası cinsinden kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami gecikme faiz oranları, Türk lirası cinsinden kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami akdi faiz oranlarına 30 baz puan eklenerek belirlenecektir.

Tebliğ, Resmi Gazete’de yayım tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.

Bahsi geçen Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

11.Menkul Kıymet Tesisi Tebliğinde Değişiklik Yapılmıştır

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından hazırlanan Menkul Kıymet Tesisi Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2023/18) (“Tebliğ”), 25 Temmuz 2023 tarihli ve 32259 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanmıştır.

Söz konusu Tebliğ’e göre:

  • Taşıt kredilerinde yüzde 3 olan büyüme sınırı yüzde 2 olarak belirlenmiştir.
  • İhtiyaç kredilerinde ise değişikliğe gidilmeyerek yüzde 3 sınırının korunmasına karar verilmiştir.

Tebliğ 29/7/2023 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Bahsi geçen Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

12.Hazine ve Maliye Bakanlığı Parasal Sınırlar ve Oranlar Tebliğinde Değişiklik Yapmıştır

Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği (Sıra No: 80) (Parasal Sınırlar ve Oranlar)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 82) (“Tebliğ”), 22 Temmuz 2023 tarihli ve 32256 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Söz konusu Tebliğ’e göre:

  • 1/7/2023 tarihinden itibaren Kanuni faiz oranı sözleşme ile tespit edilmemişse faiz oranı uygulanacaktır.
  • Temerrüt faiz oranı; Sözleşme ile tespit edilmemişse 9, ticari işlerde (24/6/2023 tarihli Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tebliği ile) 16,75 faiz oranı uygulanacaktır.
  • Tebliğ 1/7/2023 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
  • Bu Tebliğ hükümleri Hazine ve Maliye Bakanı tarafından yürütülecektir.

Bahsi geçen Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

13.Sporcu Ücretlerinden Tevkif Yoluyla Alınan Gelir Vergisinin İadesi Hakkında Yönetmelik Yayımlanmıştır

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından hazırlanan Sporcu Ücretlerinden Tevkif Yoluyla Alınan Gelir Vergisinin İadesi Hakkında Yönetmelik (“Yönetmelik”) 22/07/2023 tarihli ve 32256 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanmıştır.

Söz konusu Yönetmelik’e göre:

  • Yönetmelik, Gençlik ve Spor Bakanlığınca tescil edilmiş olan spor kulüpleri ve spor anonim şirketleri tarafından sporculara ödenen ücretlerden tevkif edilerek ilgili vergi dairesine kanuni süresinde beyan edilen ve vadesinde ödenen gelir vergisinin ilgili işverenlerce açılan özel hesaplara iade edilmesi, özel hesabın oluşturulması, idaresi, bu hesaba aktarılan tutarların kullanılması, denetlenmesi ile uygulamaya ilişkin diğer usul ve esasları kapsamaktadır.
  • Yönetmelik’in amacı; spor kulüpleri ve spor anonim şirketleri tarafından sporcu ücretlerinden tevkif edilerek ödenen gelir vergisinin, Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanununun ek 12’nci maddesi kapsamında iadesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
  • Sporcu ücretlerinden tevkif yoluyla alınan gelir vergisinin iadesi uygulamasından Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından tescil edilmiş olan spor kulüpleri ve spor anonim şirketleri faydalanabilecektir.
  • Özel hesaba aktarılan tutarların; nemalandırılması, harcanması ve bunlara ilişkin her türlü kayıt ve muhasebe işlemleri, ilgili spor kulübü veya spor anonim şirketinin kayıt ve muhasebe işlemleri içerisinde ayrıca izlenmesine imkan sağlanacak şekilde tutulacaktır.
  • Özel hesaba ilişkin bir yıl içerisinde yapılan tüm işlemler, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından belirlenen komisyon veya komisyonlar tarafından yılda en az bir kez denetlenecektir. Söz konusu denetimlerin izleyen yılın sonuna kadar bitirilmesi esastır. 
  • Özel hesaba ilişkin bir yıl içerisinde yapılan tüm işlemler, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından belirlenen komisyon veya komisyonlar tarafından yılda en az bir kez denetlenecektir. Söz konusu denetimlerin izleyen yılın sonuna kadar bitirilmesi esastır. Denetim raporu, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığına sunulacaktır.
  • Bu Yönetmelik 1/4/2023 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bahsi geçen Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

14.Yer Altı Maden İşletmelerine Destek Verilmesine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmıştır

Yer Altı Maden İşletmelerinde Meydana Gelen Maliyet Artışlarının Karşılanması Amacıyla Destek Verilmesine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar (“Karar”), 22/07/2023 tarihli ve 32256 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanmıştır.

Söz konusu Karar’a göre:

  • İşletme ruhsat sahalarında; işletme güvenliği sağlanmış yer altı ocağında maden işletme faaliyetleri devam ederken, aynı işyeri numarası ile mevcut ocaktan bağımsız yeni bir yer altı kömür ocağı hazırlanması durumunda, Genel Müdürlükçe uygun bulunan hazırlık termin süresi sonuna kadar destek ödemesi yapılacaktır. Ancak söz konusu termin süresinin 31/12/2023 tarihinden sonra bitmesi durumunda 31/12/2023 tarihine kadar destek ödemesi yapılacaktır.
  • 3213 sayılı Kanun kapsamında işletme faaliyetlerinin durdurulması halinde işletme faaliyetine müsaade edilen tarihe kadar, üretime hazırlık faaliyetlerinin işletme projesine aykırı olduğunun tespit edilmesi halinde bu aykırılığın giderildiği tarihe kadar, daimî nezaretçi ataması yapılmaksızın çalışıldığının tespit edilmesi halinde ise daimi nezaretçi ataması yapılan tarihe kadar geçen sürelerde destek ödemesi yapılmayacaktır.
  • 3213 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde sayılan IV. Grup madenlerden “Linyit” ve “Taşkömürü” çıkaran özel hukuk gerçek ve tüzel kişilerinin ruhsat sahibi olarak işlettikleri yer altı maden işletmeleri için destek uygulaması, 12/6/2019 tarihinden itibaren 31/12/2023 tarihine kadar devam edecektir.
  • 31/12/2023  tarihinden önce rödövans sözleşme süresinin bitmesi durumunda, rödövans sözleşmesinin ilgili Kurum tarafından uzatılması şartı ile bu işletmeler için 31/12/2023 tarihine kadar destek ödemesi yapılacaktır.
  • Bu Karar 1/1/2023 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bahsi geçen Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

15.Miras Davasına İlişkin Yargıtay Kararı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2023/2408 E. 2023/2675 K. numaralı kararı (“Karar”), 22 Temmuz 2023 tarihli ve 32256 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanmıştır.

Karara göre, Cenova Dükü Ferdinando, 21 Eylül 1956'da yazdığı vasiyetnamede, tüm mal varlığını eşi Maria Luisa Alliaga di Ricaldone'ye bırakmıştır. Ferdinando'nun ölümünün ardından eşi Alliaga di Ricaldone, 17 Temmuz 1984'te yazdığı vasiyetnamede, tüm menkul ve gayrimenkullerini Audero Maria Anna'ya bıraktığını açıklamıştır. Anna ise 18 Ağustos 1989'da kaleme aldığı vasiyetname ile kardeşi Audero Giovanni'yi mirasçı olarak atamıştır.

Giovanni'nin 2001'de hayatını kaybetmesinin ardından Sapanca Sulh Hukuk Mahkemesi'nde dava açan Marianna Panero, Luigi Audero ve Grazia Audero, Giovanni'nin 13 Ağustos 2001'de açılan vasiyetine göre Cenova Dükü Ferdinando'nun mirasçıları olduklarını belirterek kendilerine mirasçılık belgesi verilmesini ve anılan vasiyetnameler doğrultusunda Tapu Sicil Tüzüğünün 20 nci maddesinin (b) bendi uyarınca işlem yapılmasını talep etmişlerdir.

İlk Derece Mahkemesi, vasiyetnameler doğrultusunda Cenova Dükü Ferdinando'nun İstanbul Beyoğlu ilçesindeki taşınmazlarının, davacı mirasçılar adına mirası 8 pay kabul ederek tapuya kayıt ve tesciline hükmetmiştir.

Adalet Bakanlığı, mahkemenin kesin olan kararına karşı, yasaya aykırılıklar bulunduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Kanun’un 363'üncü maddesi uyarınca temyiz yoluna ve kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur.

Temyiz incelemesinde bulunan Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, Cenova Dükü Ferdinando'nun mirasına ilişkin Sapanca Sulh Hukuk Mahkemesince verilen kararı, sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozmuştur.

Dairenin kararında, davacı vekilinin sunduğu vekaletnamenin ve dayanak vekaletnamenin aslı veya onaylı suretinin sunulmadığı, eksik temsille verilen dava dilekçesi dikkate alınarak esas hakkında karar verildiği belirtilmiştir.

Dava dilekçesindeki talep atanmış mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin olmasına rağmen 6100 sayılı Kanun'un 26'ncı maddesine aykırı şekilde talepten fazlasının hüküm altına alındığı bildirilmiştir.

Gerekçede Cenova Dükü Ferdinando'nun taşınmazlarının bulunduğu yerin İstanbul olduğuna işaret edilmiş, İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından 21 Eylül 1956, 17 Temmuz 1984 ve 18 Ağustos 1989'da yazılan vasiyetnamelerin açılıp okunmasına ilişkin usulüne uygun ve kesinleşmiş tanıma ve tenfiz kararı olmadan söz konusu belgelere dayandırılarak mirasçılık belgesi verilmesinin doğru olmadığı belirtilmiştir.

Mirasçılık belgesinin düzenlenmesinde ölüm tarihi itibarıyla muris ve murislerin vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında mütekabiliyet bulunup bulunmadığının araştırılmamasının da yerinde olmadığı vurgulanmıştır.

Bahsi geçen Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

16.Taşınmazların Kadastro Çalışması Sonucu Üçüncü Kişiler Adına Tescil Edilmesi Nedeniyle Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine Dair Anayasa Mahkemesi Kararı

Anayasa Mahkemesi’nin (“AYM”) 2019/7923 başvuru numaralı ve 27.04.2023 karar tarihli kararı (“Karar”), 19 Temmuz 2023 tarihli ve 32253 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Başvuru, taşınmazların kadastro çalışması sonucu üçüncü kişiler adına tescil edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

Başvuru konusu taşınmazlar 1953 yılında kadastro işlemine tabi tutulmuş, kadastro sürecinin sonunda taşınmazların Hazine adına tescil edilmesiyle önceki hukuksal durum ortadan kalkmıştır. Dolayısıyla kadastro işlemiyle başvurucuların mülkiyet hakkına yapılan bir müdahalenin mevcut olduğu kuşkusuz bulunmuştur. Müdahalenin niteliği ve amacı gözetildiğinde, mülkten yoksun bırakmaya ilişkin kural çerçevesinde incelenmesi uygun görülmüştür.

Tapu kayıtlarının kesinliğe kavuşturulmasındaki kamusal yararın önemi inkar edilemese de başvurucuların mülkiyet hakkının korunmasındaki menfaatinin de göz ardı edilmemesi gerekmektedir. Somut olayda başvurucuların Yunanistan’da yaşadığı olgusu gözetilmeden dava açma süresinin aşırı katı yorumlanması, otomatik olarak kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten başlatılması tapu sicilinin kesinleştirilmesindeki kamusal yarar ile başvurucuların mülkiyet hakkının korunmasındaki bireysel yarar arasındaki dengeyi başvurucular aleyhine aşırı bir külfete yol açacak şekilde bozmuştur. Bu durum başvurucuların mülkiyet hakkına yapılan müdahaleyi orantısız kılmıştır.

AYM tarafından mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmiştir.

Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

17.Görme Engelli Kişinin Bir Özel Bankadan Kredi Kullanamamasına İlişkin Ayrımcılık Yasağının İhlal Edildiğine Dair Anayasa Mahkemesi Kararı

Anayasa Mahkemesi’nin (“AYM”) 2017/37627 başvuru numaralı ve 02.03.2023 tarihli kararı (“Karar”), 19 Temmuz 2023 tarihli ve 32253 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Başvuru, görme engelli olan başvurucunun kredi kullanmak amacıyla bulunduğu özel bankada imzasını ne şekilde atacağı belirlenemediğinden uzun süre bekletilmesi nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkıyla bağlantılı olarak ayrımcılık yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Somut olayda ayrımcılık yasağını ihlal ettiğinin öne sürüldüğü müdahale kamu otoritelerince değil özel bir banka tarafından gerçekleştirilmiştir. Anayasa’nın 10. maddesinde düzenlenen ayrımcılık yasağı sadece kamu otoritelerine hitap eden bir güvence olmayıp özel kişileri de bağlayan temel bir anayasal ilkedir. Somut olay, devletin pozitif yükümlülükleri kapsamında incelenmiştir.

Sonuç olarak başvurucunun banka kredisi kullanamaması ve uzun bir süre Banka şubesinde bekletilmesi bakımından görme engelli olması temelinde yapılan muamelenin nesnel ve haklı bir sebebinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Söz konusu Karar’da;

  • Kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkıyla bağlantılı olarak ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna,
  • Başvurucuya net 7.500 TL manevi tazminat ödenmesine

karar verilmiştir.

Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

 


[1] (2) Birinci fıkrada düzenlenen temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcıya, Kurum tarafından bildirimde bulunulur. Bildirimden itibaren otuz gün içinde bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde sosyal ağ sağlayıcıya Başkan tarafından on milyon Türk lirası idari para cezası verilir. Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren otuz gün içinde bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde otuz milyon Türk lirası daha idari para cezası verilir. İkinci kez verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren otuz gün içinde bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde Başkan tarafından Türkiye’de mukim vergi mükellefi olan gerçek ve tüzel kişilerin ilgili sosyal ağ sağlayıcısına yeni reklam vermesi yasaklanır, bu kapsamda yeni sözleşme kurulamaz ve buna ilişkin para transferi yapılamaz. Reklam yasağı kararının verildiği tarihten itibaren üç ay içinde bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde Başkan, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde elli oranında daraltılması için sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Başvurunun kabulüne ilişkin hâkim kararının uygulanmasından itibaren otuz gün içinde söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde Başkan, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde doksan oranına kadar daraltılması için sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Hâkim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, yüzde elliden düşük olmamak kaydıyla, sunulan hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük bir oran belirleyebilir. Bu kararlara karşı Başkan tarafından 5271 sayılı Kanun hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. Hâkim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere Kuruma gönderilir. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhâl ve en geç dört saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilir. Temsilci belirleme ve bildirme yükümlülüğünün yerine getirilmesi hâlinde; verilen idari para cezalarının dörtte biri tahsil edilir, reklam yasağı kaldırılır ve hâkim kararları kendiliğinden hükümsüz kalır. İnternet trafiği bant genişliğine yapılan müdahalenin sona erdirilmesi için erişim sağlayıcılara Kurum tarafından bildirim yapılır.

[2] (1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinden önce temsilci belirlemiş olan sosyal ağ sağlayıcının, ek 4 üncü maddenin birinci fıkrasında bu maddeyi ihdas eden Kanun ile yapılan değişiklikle getirilen yükümlülüklerini bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde tamamlamaması durumunda, bildirime ve idari para cezalarına ilişkin hükümler uygulanmaksızın ek 4 üncü maddenin ikinci fıkrası hükümleri uygulanır.

[3] Ek motorlu taşıtlar vergisi

MADDE 1- (1) 18/2/1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 5 inci, 6 ncı ve geçici 8 inci maddelerinde yer alan (I), (I/A), (II) ve (IV) sayılı tarifelere göre vergiye tabi olan ve bu Kanunun yayımı tarihinde ilgili sicilde kayıt ve tescilli bulunan taşıtlar ile bu Kanunun yayımı tarihinden 31/12/2023 tarihine kadar ilgili sicillere ilk defa kayıt ve tescil edilecek olan taşıtlar, bir defaya mahsus olmak üzere, 2023 yılı için tahakkuk ettirilen motorlu taşıtlar vergisi tutarı kadar ek motorlu taşıtlar vergisine tabidir.

(2) Ek motorlu taşıtlar vergisi, taşıtların kayıt ve tescilinin yapıldığı yerin vergi dairesi tarafından bu Kanunun yayımı tarihinde, bu tarihten 31/12/2023 tarihine kadar ilgili sicillere ilk defa kayıt ve tescil edilecek olan taşıtlar için kayıt ve tescilin yapıldığı tarihte tahakkuk ettirilmiş ve tebliğ edilmiş sayılır.

(3) Ek motorlu taşıtlar vergisinin mükellefi, bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla 197 sayılı Kanun kapsamında motorlu taşıtlar vergisi mükellefi olanlar ile bu Kanunun yayımı tarihinden 31/12/2023 tarihine kadar ilgili sicillere ilk defa kayıt ve tescil edilen taşıtların sahibi olan gerçek ve tüzel kişilerdir.

(4) 197 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde yer alan istisnalar, ek motorlu taşıtlar vergisi için de uygulanır. 6/2/2023 tarihinde Kahramanmaraş ilinde meydana gelen depremler nedeniyle Hazine ve Maliye Bakanlığınca 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 15 inci maddesi kapsamında mücbir sebep hâli ilan edilen yerlerde; deprem tarihi itibarıyla kayıt ve tescilli olan taşıtlar, deprem nedeniyle yıkılan veya ağır ya da orta hasarlı hâle gelen binaların maliklerine ait taşıtlar, depremlerde ağır hasar görerek kullanılamaz duruma gelen taşıtlar ile deprem nedeniyle eşi veya birinci derece kan hısımlarından birini kaybeden mükelleflere ait taşıtlar ek motorlu taşıtlar vergisinden müstesnadır.

(5) Bu Kanunun yayımlandığı tarihte ilgili sicillere kayıt ve tescil edilmiş olan taşıtlara ilişkin ek motorlu taşıtlar vergisi, birinci taksiti bu Kanunun yayımlandığı ayı izleyen ayın sonuna kadar, ikinci taksiti 2023 yılının Kasım ayı sonuna kadar olmak üzere iki eşit taksitte; bu Kanunun yayımı tarihi ila 31/12/2023 tarihleri arasında ilgili sicillere ilk defa kayıt ve tescil edilecek olan taşıtlara ilişkin ek motorlu taşıtlar vergisi ise bu taşıtların motorlu taşıtlar vergisi ile birlikte peşin olarak ödenir.

(6) 197 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi hükümleri ek motorlu taşıtlar vergisi hakkında da uygulanır. Ek motorlu taşıtlar vergisi ödenmeden, trafikten çekme, hurdaya çıkarma ve yurt dışına çıkarma nedeniyle tescil kaydı kapatma işlemi yapılamaz.

(7) Bu maddeye göre tahsil edilen ek motorlu taşıtlar vergisi genel bütçe geliri olarak kaydedilir ve 2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun ile diğer kanunlara göre mahallî idarelere verilecek payların hesabında dikkate alınmaz.

(8) Ek motorlu taşıtlar vergisine ilişkin olarak bu maddede hüküm bulunmayan hâllerde, 197 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.

(9) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.