Bultenler
Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler
- Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun Kısmi Islah Yoluyla Davaya Yeni Talep Eklenemeyeceğine İlişkin Kararı Yayımlanmıştır
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu tarafından alınan 08 Mayıs 2026 tarihli, 2021/8 Esas ve 2026/1 Karar numaralı içtihadı birleştirme kararı (“Karar”) 30 Haziran 2026 tarihli ve 33296 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Karar kapsamında özetle aşağıdaki kapsamlı değerlendirmelere yer verilmiştir:
- Yargıtay Hukuk Daireleri ve Hukuk Genel Kurulu kararları arasında, hukuk yargılamasında dava dilekçesinde yer almayan maddi vakıa ve hukuki ilişki ile bağlantılı olmayan bir talebin, yargılama sürecinde kısmen ıslah yoluyla mevcut davaya dâhil edilip edilemeyeceği hususunda ortaya çıkan içtihat aykırılıklarının giderilmesidir.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”) ile medeni usul hukukunda yargılamanın sistematiği köklü biçimde yeniden düzenlenmiş ve "ön inceleme" aşaması getirilmiştir. Ön inceleme aşamasında tarafların uyuşmazlık konuları tam olarak tespit edilmekte olup bu aşama yargılamanın yol haritasını oluşturmaktadır.
- Ön inceleme duruşmasından sonra, dava dilekçesinde hiç yer almayan tamamen yeni bir talebin sonradan ıslah ile davaya eklenmesi, tahkikatın sınırlarını sonradan genişleteceğinden ön inceleme kurumunu tamamen işlevsiz hâle getirecek ve HMK sistematiğine açıkça aykırılık teşkil edecektir.
- Islah kurumu, tarafların yapmış oldukları usul işlemlerini kısmen veya tamamen düzeltmesine imkân veren istisnai bir usul hukuku çaresidir.
- Kısmi ıslah; dava dilekçesinde hâlihazırda yer alan bir talebin artırılması, genişletilmesi veya değiştirilmesi amacıyla yapılabilir. Ancak kısmen ıslah yoluyla, dava dilekçesinde yer almayan tamamen yeni bir talebin sonradan dava konusu yapılması, ıslah kurumunun yasal düzenlemelerin cevaz vermediği bir biçimde mevcut devam eden davada "yeni/ikinci bir ek dava açma" yoluna dönüştürülmesi anlamına gelmektedir.
- Dava dilekçesinde yer almayan bir talebin sonradan ıslah yoluyla davaya dâhil edilmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 6. maddesi ve Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan "adil yargılanma hakkı" ile bu hakkın en temel unsurlarından olan "silahların eşitliği" ilkesine aykırılık teşkil etmektedir. Davalı taraf, tüm savunma stratejisini ve hazırlıklarını davacının dava dilekçesinde talep ettiği ve sınırlarını çizdiği hususlara göre kurmaktadır. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında davalının sürpriz bir taleple karşı karşıya bırakılması, onu davacı karşısında dezavantajlı konuma düşürecektir.
- Adil yargılanma ilkesinin vazgeçilmez parçası olan hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri, kişilerin hangi talep ve sınırlarla yargılanacaklarını önceden bilmelerini gerektirir. Yeni bir talebin ıslah yoluyla davaya eklenmesi, yargılamanın sınırlarını belirsiz hâle getirerek ve uyuşmazlığı uzatarak hukuki güvenliğe aykırı bir durum oluşmasına sebep olacaktır.
- Açıklanan gerekçeler ışığında hukuk yargılamasında dava dilekçesinde yer almayan bir talebin, sonradan kısmen ıslah yoluyla davaya dâhil edilemeyeceğine oy çokluğu ile kesin olarak karar verilmiştir.
Karar'ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Yenilenmiş Ürünler Hakkında Yönetmelik Yayımlanmıştır
Ticaret Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından hazırlanan Yenilenmiş Ürünler Hakkında Yönetmelik (“Yönetmelik”) 27 Haziran 2026 tarihli ve 33293 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Yönetmelik kapsamında özetle aşağıdaki düzenlemeler gerçekleştirilmiştir:
- Yenilenerek satışa sunulabilecek kullanılmış malların kapsamı genişletilmiş; cep telefonları, tabletler, akıllı saatler, bilgisayarlar (dizüstü ve masaüstü), oyun konsolları, modemler ve televizyonlar listeye dâhil edilmiştir.
- Yenileme işlemlerinin Bakanlık tarafından oluşturulan YÜBİS üzerinden gerçekleştirilmesi ve bu sistemden oluşturulan elektronik sertifikanın tüketiciye verilmesi zorunlu tutulmuştur.
- Yenileme merkezi olarak yetkilendirilebilmek için asgari 100 milyon TL ödenmiş sermayeye sahip bir sermaye şirketi olma zorunluluğu getirilmiştir. Yenileme yetki belgesi her merkez için ayrı ayrı düzenlenecek olup 5 yıl süreyle geçerli olacaktır.
- Elektronik kimlik bilgisi (IMEI) bulunan kullanılmış malların yenilenebilmesi için e-Devlet Beyaz Listesinde yer alması, en az bir yıl öncesine ait veri, ses ya da kısa mesaj kullanım trafiğinin bulunması ve şebekede aktif hale getirilerek beyan edilen bir hat üzerinden en az bir başarılı çağrı yapılmış olması kurala bağlanmıştır.
- Kullanılmış malın değerleme işleminin, malın teslim alınmasını takiben en geç üç iş günü içinde sonuçlandırılması ve malın bedeli ile taahhüt edilen diğer faydaların (indirim, kupon vb.) tüketicinin onayını takip eden üç iş günü içinde sağlanması zorunlu kılınmıştır.
- Mesafeli satış yöntemiyle kurulan sözleşmelerde cayma hakkına ilişkin olarak 27/11/2014 tarihli ve 29188 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği hükümleri uygulanır. Mesafeli satışlar dışındaki yöntemlerle kurulan sözleşmelerde tüketiciye 14 gün içinde gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkı tanınmıştır.
- Yenilenmiş ürünler için garanti süresi, ürünün teslim tarihinden itibaren en az bir yıl olarak belirlenmiştir. Ücretsiz onarım veya ayıpsız misli ile değişim taleplerinin azami 20 iş günü içinde yerine getirilmesi gerektiği ve bu süreçte kargo, nakliye gibi ulaşım giderlerinin tüketiciden talep edilemeyeceği düzenlenmiştir.
- Yerinde yenileme noktası ve yetkili satıcının faaliyetlerinden, yenileme merkezinin sorumlu olacağı belirtilmiştir. Yenilenmiş ürünlerin ambalajında, etiketinde, reklam ve ilanlarında tüketicinin kolayca görebileceği şekilde “yenilenmiş” ibaresine yer verilmesi ve bu malların kullanılmamış veya diğer ikinci el mallardan açıkça ayırt edilecek ayrı bir kategoride satılması zorunlu tutulmuştur.
- Yönetmelik’in yürürlük tarihi itibarıyla mevcut yetki belgesine sahip ticari işletmelere, 100 milyon TL sermaye şartı ve Bakanlık tarafından ilan edilecek diğer hususlara uyum sağlamaları için 31 Aralık 2026 tarihine kadar süre tanınmıştır.
- 22 Ağustos 2020 tarihli Yenilenmiş Ürünlerin Satışı Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.
Yönetmelik, 1 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.
Yönetmelik'in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği (Sıra No: 19)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 32) Yayımlanmıştır
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği (Sıra No: 19)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 32) (“Tebliğ”) 27 Haziran 2026 tarihli ve 33293 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Tebliğ kapsamında özetle aşağıdaki düzenlemeler gerçekleştirilmiştir:
- Türk uyruklu olmayan gerçek kişilerin kimlik tespitinin, Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatının (ICAO) 9303 sayılı standardına uygun ve yakın alan iletişimi (NFC) özelliği bulunan pasaportlar kullanılmak suretiyle uzaktan kimlik tespiti yöntemiyle yapılabilmesine imkân tanınmıştır.
- Ticaret siciline kayıtlı tüzel kişilerin uzaktan kimlik tespitinde, tüzel kişiliği temsile yetkili Türk uyruklu olmayan gerçek kişinin kimliğinin de aranan diğer bilgilerin alınması kaydıyla aynı esaslara göre tespit edilebileceği belirtilmiştir.
- Pasaportla uzaktan kimlik tespiti yapılarak müşteri kabul edilen kişilerin doğrudan yüksek risk grubunda değerlendirileceği ve sıkı kontrol tedbirlerine tabi tutulacağı hüküm altına alınmıştır. Bu müşterilerin adreslerinin en geç üç ay içinde teyit edilmesi zorunlu tutulmuş; adres teyidi yapılmadan para transferi ve nakit çekim işlemi yapılamayacağı düzenlenmiştir.
- Yükümlülerin, kendi risk politikaları çerçevesinde riskli olarak belirledikleri ülkelerin vatandaşlarını pasaportla uzaktan kimlik tespiti yöntemiyle müşteri olarak kabul edemeyeceği kurala bağlanmıştır.
- Yükümlülerin, bu kapsamda edinilecek müşterilerle ilgili olarak risk yönetimi ve izleme faaliyetlerine ilişkin bir uygulama rehberi oluşturması zorunlu kılınmıştır. Müşteri kabulüne başlanmasından itibaren bir ay içerisinde alınan tedbirler ile oluşturulan prosedür ve rehberler hakkında MASAK Başkanlığına bildirim yapılması gerektiği düzenlenmiştir.
Tebliğ, Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Tebliğ'in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Kozmetik Ürünlerde Kullanılan Parfüm Alerjenlerinin Etiketlenmesine İlişkin Kılavuz Yayımlanmıştır
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (“TİTCK”) Kozmetik Ürünler Dairesi Başkanlığı tarafından Kozmetik Ürünler Yönetmeliği'nin 22. maddesine dayanılarak hazırlanan Kozmetik Ürünlerde Kullanılan Parfüm Alerjenlerinin Etiketlenmesine İlişkin Kılavuz (“Kılavuz”) 23 Haziran 2026 tarihinde TİTCK’in resmî internet sayfasında yayımlanmıştır.
İlk versiyon yürürlük tarihi 11 Haziran 2026 olan Kılavuz, parfüm alerjenlerinin etiketlenmesinde sorumlu kişilere yol göstermek ve tüketicileri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmıştır.
Kılavuz kapsamında özetle aşağıdaki hususlara değinilmiştir:
- Kozmetik ürünlerin ancak iç ve dış ambalajlarında bulunan bilgilerin silinemez, kolayca okunabilir ve görülebilir olması halinde piyasada bulundurulabileceği belirtilmiştir. Ürün bileşenleri listesinin dış ambalajda yer alması gerektiği, listenin başına “ürün bileşenleri” veya aynı anlama gelen Türkçe/İngilizce bir ifadenin yazılacağı düzenlenmiştir.
- Ürün bileşenleri listesinin, kozmetik ürüne eklendikleri zamandaki ağırlıkları baz alınarak azalan ağırlık sıralamasına göre verileceği, %1’den az olan konsantrasyonlardaki bileşenlerin ise %1’den yüksek olanlar sıralandıktan sonra herhangi bir sırayla listelenebileceği ifade edilmiştir.
- Ürün bileşenlerine dair bilgilerin etikete eklenmesinin uygulamada mümkün olmadığı durumlarda (örneğin sabun, banyo topu gibi küçük ürünler); bu bilgilerin ürüne ekli bir broşür, etiket, kâğıt şerit veya ürünün satışa sunulduğu ambalajın hemen yakınında bulunan bir notta Türkçe olarak verilebileceği belirtilmiştir.
- Alerjenlerin etiketlenmesinde Uluslararası Kozmetik Ürün Bileşenleri Terminolojisi (INCI) adlarının kullanılacağı kurala bağlanmıştır. Benzer etki yaratan birden fazla alerjenin etikette yer alması durumunda ise tüketicinin hassasiyetini takip etmesine kolaylık sağlamak adına bu alerjenlerin belirlenen "grup adı" ile tanımlanabileceği düzenlenmiştir.
- Doğal kompleks maddelerdeki (uçucu yağ, bitki ekstresi vb.) veya safsızlıklardaki alerjenlerin sınır konsantrasyonu aşması durumu ile tekil ve gruplandırılmış alerjenlere yönelik çeşitli etiketleme senaryoları Kılavuz'un eklerinde detaylı tablolar halinde sunulmuştur.
Kılavuz'un tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Helal Uygunluk Belgeli Ürünlerin İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2026/35) Yayımlanmıştır
Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan Helal Uygunluk Belgeli Ürünlerin İthalat Denetimi Tebliği (Ürün Güvenliği ve Denetimi: 2026/35) (“Tebliğ”) 25 Haziran 2026 tarihli ve 33291 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Tebliğ kapsamında özetle aşağıdaki düzenlemeler gerçekleştirilmiştir:
- İthal edilmek suretiyle iç piyasaya arz edilecek ürünlerdeki helal uygunluk işaretlerinin ve belgelerinin haksız ticari uygulama teşkil etmesini engellemek ve tüketicilere aldatıcı uygulamalara karşı koruma sağlamak amaçlanmıştır.
- Türkiye'de helal uygunluk değerlendirme faaliyeti gönüllülük esasına dayanmakla birlikte, ithal edilecek ürünlerin helal işareti, markası, damgası veya ibaresi taşıması halinde, bu ürünlerin Helal Akreditasyon Kurumu (“HAK”) veya HAK'ın taraf olduğu karşılıklı tanıma anlaşmaları kapsamındaki yetkili kurumlarca belgelendirilmesi esas kılınmıştır.
- İlgili ürünleri ithal etmek isteyen firmaların Dış Ticarette Risk Esaslı Kontrol Sistemi'nde (“TAREKS”) tanımlanması ve ürünlerin taşıdığı helal ibarelerine ilişkin belgeleri TAREKS'e yüklemesi zorunlu tutulmuştur.
- TAREKS üzerinden yürütülecek risk analizi neticesinde fiili denetime tabi tutulmasına karar verilen ürünlerin; Ticaret Denetmenleri tarafından, ürünlerin helal uygunluk iddiasının ilgili kanuna uygunluğunun kontrolü suretiyle fiziki veya belge denetiminden geçirileceği ifade edilmiştir.
- İthalat denetimi sonucunda mevzuata aykırı olduğu tespit edilen ürünlerin helal beyanıyla ithalatına izin verilmeyeceği hüküm altına alınmıştır. Ancak uygunsuz bulunan ürün veya ambalajındaki helal ibaresinin Denetim Birimince uygun görülen bir yöntemle çıkarılması halinde ithalata izin verilebileceği; aksi durumda ürünün mahrecine iade edileceği, transit/ihraç kaydıyla satılacağı veya imha edilmek üzere gümrüğe terk edilebileceği düzenlenmiştir.
Tebliğ, Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren üç ay sonra yürürlüğe girecektir.
Tebliğ'in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayımlanmıştır
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından hazırlanan Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 25 Haziran 2026 tarihli ve 33291 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Yönetmelik kapsamında özetle aşağıdaki düzenlemeler gerçekleştirilmiştir:
- Metodoloji çerçevesinde TEİAŞ tarafından hesaplanan geri ödemeye esas yatırım tutarının, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) değerleri dikkate alınarak geri ödemenin başlamasını takiben TEİAŞ tarafından güncelleneceği düzenlenmiştir.
- Güncelleme işleminin bakiye geri ödemeye esas yatırım tutarı üzerinden, yılda bir defa olmak üzere her ocak ayında yapılacağı belirtilmiştir.
- İşbu hesaplamada temel endeks değeri olarak son güncellemenin yapıldığı aydan bir önceki aralık ayına ilişkin endeks değerinin; güncel endeks değeri olarak ise güncellemenin yapıldığı ocak ayından bir önceki aralık ayına ilişkin endeks değerinin kullanılacağı ifade edilmiştir.
- İlk güncellemenin geri ödemenin başladığı aydan sonraki ilk ocak ayında yapılacağı ve bu güncellemede temel endeks değeri olarak bağlantı anlaşmasında yer alan iletim varlıklarının en son geçici kabul onayının yapıldığı aya ilişkin endeks değerinin esas alınacağı hüküm altına alınmıştır.
- Bahsi geçen güncelleme işlemlerinin geçici kabulü 27 Ocak 2026 tarihinde ve bu tarihten sonra onaylanan iletim tesisleri için yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Yönetmelik, Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Yönetmelik'in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Kişisel Verileri Koruma Kurumu Tarafından Veri İhlali Bildirimine İlişkin Beş Yeni Kamuoyu Duyurusu Yayımlanmıştır
Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”) tarafından beş veri sorumlusuna ilişkin veri ihlali bildirimleri, 24 Haziran 2026 tarihinde Kurum’un resmî internet sitesinde yayımlanmıştır.
Söz konusu ihlaller, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“Kanun”) “Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler” başlıklı 12. maddesinin (5) numaralı fıkrası doğrultusunda, bildirim yükümlülüğü kapsamında, veri sorumluları tarafından Kurum’a bildirilmiştir.
Kişisel Verileri Koruma Kurulunun (“Kurul”) 24.06.2026 tarih ve 2026/1264 sayılı Kararı ile Kurum’un internet sitesinde yayımlanan eğitim, seçme ve değerlendirme sektöründe faaliyet gösteren bir şirketin veri ihlali bildiriminde özetle;
- İhlalin 03.06.2026-08.06.2026 tarihleri arasında gerçekleştiği ve 16.06.2026 tarihinde tespit edildiği,
- İhlalin veri sorumlusunun SQL Injection saldırısına maruz kalması sonucunda gerçekleştiği,
- İhlalden etkilenen kişi ve kayıt sayısının henüz tam olarak tespit edilemediği,
- Veri ihlali kapsamında ihlalden çalışanların, kullanıcıların, müşterilerin ve potansiyel müşterilerin etkilendiği,
- İhlal kapsamında etkilenen kişisel verilerin; web uygulamasına kayıtlı kullanıcılara ait kimlik ve iletişim verileri, oturum ve erişim logları ile kurumsal dosyalar kapsamında müşteri/iş ortağına ait bilgiler olabileceği
belirtilmiştir.
Söz konusu kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Kurul’un 24.06.2026 tarih ve 2026/1261 sayılı Kararı ile Kurum’un internet sitesinde yayımlanan tekstil ve dış ticaret sektöründe faaliyet gösteren bir şirketin veri ihlali bildiriminde özetle;
- İhlalin 12.06.2026 tarihinde gerçekleştiği ve aynı gün tespit edildiği,
- Veri sorumlusunun fidye yazılımı saldırısına maruz kaldığı,
- İhlalden etkilenen ilgili kişi sayısının 1 ile 10.000 arasında olabileceği,
- Veri ihlali kapsamında ihlalden çalışanların ve kullanıcıların etkilendiği,
- İhlal kapsamında etkilenen kişisel veri kategorilerinin işlem güvenliği, risk yönetimi, finans ve pazarlama olabileceği, hangi verilerin şifrelendiğinin henüz bilinmediği
belirtilmiştir.
Söz konusu kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Kurul’un 24.06.2026 tarih ve 2026/1265 sayılı Kararı ile Kurum’un internet sitesinde yayımlanan elektrik malzemeleri üretimi sektöründe faaliyet gösteren bir şirketin veri ihlali bildiriminde özetle;
- İhlalin 16.06.2026 tarihinde başladığı ve aynı gün tespit edildiği,
- İhlalin veri sorumlusuna yapılan siber saldırı neticesinde bazı dijital sistemlere erişim kısıtlanması ve sistemlerin bir kısmının kullanılamaz hale gelmesi şeklinde gerçekleştiği,
- Saldırganların hangi sistemlere eriştiği, kişisel verilerin görüntülenip görüntülenmediği, kopyalanıp kopyalanmadığı veya dışarı aktarılıp aktarılmadığı hususlarının kesin olarak tespit edilemediği,
- Veri ihlali kapsamında ihlalden çalışanların, eski çalışanların, çalışan adaylarının, müşterilerin, tedarikçilerin, iş ortaklarının, yetkili kişi/temsilcilerin ve veri sorumlusu şirket ile ilişkili üçüncü kişilerin etkilenmiş olabileceği
belirtilmiştir.
Söz konusu kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Kurul’un 24.06.2026 tarih ve 2026/1268 sayılı Kararı ile Kurum’un internet sitesinde yayımlanan makine pazarlama sektöründe faaliyet gösteren bir şirketin veri ihlali bildiriminde özetle;
- İhlalin 20.06.2026 tarihinde gerçekleştiği ve 21.06.2026 tarihinde tespit edildiği,
- İhlalin siber saldırı sonucu kişisel verilere yetkisiz erişim sağlanmasıyla meydana geldiği,
- İhlalden etkilenen kişi ve kayıt sayısının henüz belirlenemediği,
- Veri ihlali kapsamında ihlalden çalışanların, müşterilerin ve potansiyel müşterilerin etkilendiği,
- İhlal kapsamında kimlik, iletişim, lokasyon, özlük, müşteri işlem, finans, mesleki deneyim, pazarlama, görsel ve işitsel kayıtlar, ırk ve etnik köken, sağlık bilgileri ve biyometrik veri kategorilerindeki kişisel verilerin etkilendiği
belirtilmiştir.
Söz konusu kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Kurul’un 24.06.2026 tarih ve 2026/1266 sayılı Kararı ile Kurum’un internet sitesinde yayımlanan elektrik pazarlama sektöründe faaliyet gösteren bir şirketin veri ihlali bildiriminde özetle;
- İhlalin, veri sorumlusunun dijital sistemlerine yönelik siber saldırı sonucunda bazı sistemlere erişimin kısıtlanması ve bir kısmının kullanılamaz hale gelmesi şeklinde gerçekleştiği,
- İhlalin 16.06.2026 tarihinde başladığı ve 17.06.2026 tarihinde tespit edildiği,
- Bildirim tarihi itibarıyla ihlalin kapsamı, etkilenen veri kategorileri ve ilgili kişi gruplarının kesin olarak belirlenemediği,
- Teknik inceleme sonucuna göre çalışanlar, eski çalışanlar, çalışan adayları, müşteriler, tedarikçiler, iş ortakları, yetkili kişiler ile şirketle ticari veya hukuki ilişki içinde bulunan üçüncü kişilere ait kişisel verilerin etkilenmiş olabileceğinin değerlendirildiği
belirtilmiştir.
Söz konusu kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Türkçe
English