Bultenler
Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler
- Kişisel Verileri Koruma Kurumu Tarafından Turizm ve Otelcilik Sektöründe Kimlik Fotokopisi Alınmasına İlişkin İlke Karar Yayımlanmıştır
Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”) Turizm ve Otelcilik Sektöründe Konaklama Hizmeti Alan Kişilerin T.C. Kimlik Belgesi Fotokopisinin Kaydedilmesi Hakkında 2025/2120 sayılı ve 6/11/2025 tarihli İlke Kararı’nı (“İlke Karar”) 9 Aralık 2025 tarihli ve 33102 sayılı Resmî Gazete’de yayımlamıştır.
Söz konusu İlke Karar’da özetle aşağıdaki tespit ve değerlendirmelere yer verilmiştir:
- Turizm ve otelcilik sektöründe faaliyet gösteren veri sorumlularının (otel, motel, tatil köyü vb.) misafirlerin kimlik kartı fotokopilerini almaları veya tarayarak dijital ortamda saklamaları uygulamasının geçerli bir hukuki dayanağı bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, söz konusu uygulamanın derhal sonlandırılması gerektiği belirtilmiştir.
- Veri sorumluları tarafından 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu ve Kimlik Bildirme Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik uyarınca konaklama hizmeti alan ilgili kişilerin “isim, soy isim, T.C. kimlik numarasından” oluşan kimlik bilgilerinin kaydedilmesi şeklinde kişisel veri işleme faaliyeti gerçekleştirilmektedir.
- Mevzuatta yer alan hükümler uyarınca kimlik bilgilerinin, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“Kanun”) 5 inci maddesinin (a) bendi "Kanunlarda açıkça öngörülmesi" ve (ç) bendi "Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması" şartları çerçevesinde işlendiği ve dolayısıyla hukuka uygun bir işleme faaliyeti olduğu belirtilmiştir.
- İlgili yerlerde konaklayan kişilerden kimlik teyidi amacıyla T.C. kimlik belgesinin ibrazının istenmesi yeterli olup belgenin fotokopisinin alınarak kayda geçirilmesi gereğinden fazla veri işleme sonucunu doğurmaktadır. Bu kapsamda söz konusu veri işleme faaliyetinin açık bir hukuki dayanağı da bulunmadığından, ilgili kişilere ait T.C. kimlik belgesi fotokopilerinin alınması ve saklanması işlemi, Kanun uyarınca hukuka aykırı bir kişisel veri işleme faaliyeti olarak değerlendirilmektedir
- Kimlik belgeleri (özellikle eski tip nüfus cüzdanları) üzerinde din ve kan grubu gibi özel nitelikli kişisel verilerin yer alabildiği belirtilmiştir. Kanun’un 6. maddesinde belirtilen şartlar bulunmaksızın bu verilerin fotokopi yoluyla işlenmesi hukuka aykırıdır.
- Ayrıca turizm ve otelcilik sektöründe genel olarak konaklamaya ilişkin bir hizmet satışı söz konusu olduğundan faturalandırma amacıyla ilgili kişilerin kişisel verilerinin işlenmesi de mümkündür.
- Konaklama tesislerinin, kimlik fotokopisi/taraması almak yerine, misafirden kimlik belgesini ibraz etmesini isteyerek belgeyi incelemesi ve yalnızca ilgili mevzuatın gerektirdiği bilgileri manuel olarak sistemlerine kaydetmesi gerekmektedir. Bu kapsamda 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca ilgili kişilerin kişisel verilerinin işlenmesi faaliyeti Kanun’un 5 inci maddesinin (a) bendinde yer alan "Kanunlarda açıkça öngörülmesi" şartı çerçevesinde hukuka uygun bir işleme faaliyetidir.
- Veri sorumluları, bugüne kadar fiziksel veya dijital ortamda hukuka aykırı olarak elde ettikleri ve sakladıkları kimlik fotokopilerini Kanun’un 7. maddesine uygun bir şekilde imha etmekle yükümlüdür.
- Kanun'un 12’nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kişisel verilerin hukuka uygun işlenmesini teminen veri sorumluları tarafından alınması gereken idari ve teknik tedbirlerden olduğu ve belirtilen hususlara uygun hareket edilmediğinin tespiti halinde ilgili veri sorumluları hakkında Kanun'un 18’ inci maddesi hükümleri çerçevesinde işlem tesis edileceği belirtilmiştir.
İlke Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Vakıflar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Yayımlanmıştır
Vakıflar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7565 Sayılı Kanun (“Kanun”) 05.12.2025 tarihli ve 33098 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Söz konusu Kanun ile vakıf mallarının yönetiminden turizm sektörüne, konutların turizm amaçlı kiralanmasından kültürel mirasın korunmasına kadar geniş bir yelpazede yeni düzenlemeler hayata geçirilmiştir. Bu düzenlemeler; seyahat acenteleri, konaklama hizmeti veren tesisler, aracı platformlar, vakıf kiracılarını doğrudan etkilemektedir.
Kanun ile getirilen temel değişiklikler ve öne çıkan hususlar aşağıda özetlenmektedir.
- Turizm ve Konaklama Alanındaki Düzenlemeler
Kanun ile turizm sektörünün desteklenmesi, kayıt dışılığın önlenmesi ve güvenliğin arttırılması amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklikler gerçekleştirilmiştir.
- 6/2/2023 tarihinde meydana gelen depremlerden etkilenen Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya illerinde faaliyet gösteren seyahat acentelerinden, 2025 yılı için yıllık aidat alınmayacaktır. Ayrıca bu acentelerin 2024 yılı ve öncesine ait ödenmemiş aidat borçları silinmiştir.
- Turizmi Teşvik Kanunu’nda gerçekleştirilen değişiklikle, belgesiz konaklama işletmelerinin elektronik ortamda tanıtım, pazarlama ve satışının yapılması amacıyla ilan veren konaklama işletmesine mahallin en büyük mülki amirince her bir ilan için 25.000 Türk lirası idari para cezası öngörülmüştür.
- İzin belgesi olmayan konutların turizm amaçlı kiralanmasına aracılık eden çevrimiçi platformların uyarıya rağmen 24 saat içinde içeriği kaldırmaması halinde, söz konusu içeriklere erişimin engellenmesine karar verilecektir.
- 1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu’nda yapılan değişiklikle; kıyı, marina, liman tesisleri ve deniz /gemi turizmi araçları da kimlik bildirme zorunluluğu kapsamına alınmıştır. Bu yerlerde barınanların kimlik bilgileri kolluk kuvvetlerine anlık olarak bildirilecektir. Yükümlülüğe uymayan idari para cezası ve tekrarı halinde ruhsat iptali yaptırımı uygulanacaktır. Aynı takvim yılında tekrarlanan ihlallerde:
- Ceza iki katı uygulanacaktır.
- 4. tekrarında işletme ruhsatı iptal edilecektir.
- Vakıflar Mevzuatındaki Düzenlemeler
Vakıflar Genel Müdürlüğü idaresindeki taşınmazların daha etkin yönetilmesi ve vakıf kültür varlıklarının korunması amacıyla önemli değişiklikler yapılmıştır.
- Vakıf taşınmazlarının kiralanmasında, kira süresi sona erdiğinde taşınmazın tahliye edilmemesi veya kira bedelinin ödenmemesi durumlarında mülki amirlikçe tahliye işlemleri hızlandırılmıştır.
- Zirai faaliyet kapsamında kiralanan vakıf, taşınmaz kiracılarının verilen sürede borcun tamamını ödememesi durumunda ise kiracının sözleşmesi feshedilmiş sayılacaktır ancak tahliye süreci ürünün kaldırılmasından sonra gerçekleştirilecektir. Sözleşmenin feshi ile tahliye süreci arasında geçen süre için ecrimisil tahakkuk ettirilecektir.
- Vakıfların bazı taşınmaz tasarruflarında ve tescil işlemlerinde aranan noter onayı şartı kaldırılarak bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi hedeflenmiştir.
- Kanuna eklenen geçici maddeyle, Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya mazbut vakıflara ait taşınmazlarda kiracılık ilişkisi nizalı şekilde devam edenler, 30 Haziran 2025'ten önce işgalci durumda olanlar ve taşınmazları ticari amaçla kullanan mevcut kiracılar için yeni bir düzenleme getirilmiştir. Söz konusu düzenleme uyarınca, bu kişilerin Vakıflar Genel Müdürlüğüne herhangi bir borcunun bulunmaması, açtıkları davalardan tüm masrafları üstlenerek kayıtsız şartsız feragat etmeleri ve yeni belirlenecek kira bedeli ile şartlarını kabul etmeleri halinde, yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde başvuru yapmaları koşuluyla 5 yıla kadar kira sözleşmesi yapılabilecektir.
- Vakıflar Kanunu'nda yapılan düzenlemeye göre, vakıf yoluyla ortaya çıkmış olup zaman içinde Hazine, belediye, özel idare, köy veya diğer kamu tüzel kişileri ile bunlara bağlı kurum ve işletmelerin mülkiyetine geçmiş vakıf kültür varlıkları mazbut vakıflara devredilecektir.
- Kültür ve Sanat Alanındaki Düzenlemeler
Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki sanat kurumlarının idari yapısı ve personel rejimine ilişkin yenilikler getirilmiştir.
- Sanatçıların emeklilik yaş hadleri ve çalışma sürelerine ilişkin özel düzenlemeler yapılarak, tecrübeli sanatçıların bilgi ve birikimlerinden daha uzun süre faydalanılması amaçlanmıştır.
- Çanakkale Tarihi Alan Başkanlığı yetkileri genişletilmiştir. Çanakkale Savaşlarına ilişkin tüm malzemeler korunması gereken kültür varlığı olarak kabul edilmiştir.
- Tarihi alan sınırları gerekli durumlarda Cumhurbaşkanı kararıyla genişletilebilir hale getirilmiştir.
Kanun, Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Kanun’un tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Gerçekleştirilmiştir
Sağlık Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 3 Aralık 2025 tarihli ve 33096 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Yönetmelik ile gerçekleştirilen değişiklikler özetle aşağıdaki şekildedir;
- Bakım veren kişi “Çocuğun velisi, vasisi veya bakım ve gözetiminden sorumlu yetkilendirilmiş kişi/tüzel kişiler olarak” tanımlanmıştır. Bakım veren kişilerin de engelli raporu olan kişilerin sağlık verilerine erişebilmesi mümkün hale getirilmiştir.
- Sağlık verilerine erişim koşulları güncellenmiş olup erişim yetkisi yalnızca KVKK m. 6/3 kapsamında belirtilen işleme şartları ile sınırlı olarak kullanılabilecektir. Bu doğrultuda sağlık hizmeti sunumunda görev alan kişi ve birimlerin erişim süreleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir:
- Aile hekimi: İlgili sağlık verilerine süresiz olarak erişebilir.
- Başvurulan hekim: Erişim yetkisi, hizmet süresi ile kontrol/konsültasyon döneminin sona ermesine kadar devam eder.
- Sağlık hizmeti sunucusundaki ilgili hekimler: Erişim, yalnızca sunulan hizmet süresi boyunca mümkündür.
- Yatan hastaya bakan hekimler: Erişim yetkisi, hastanın taburcu edilmesine kadar geçerlidir.
- Acil servis girişlerinde görev yapan tüm hekimler: Bu kapsamdaki erişim, hastanın acil servisten taburcu olmasına kadar kullanılabilir.
- e-Nabız sistemi kapsamında kişisel sağlık verilerine erişim koşullarına ilişkin önemli değişiklikler yapılmıştır. Kişi tarafından e-Nabız üzerinde bir güvenlik ayarı belirlenmiş olması hâlinde, sağlık verilerine erişim yalnızca bu tercih doğrultusunda gerçekleştirilecektir. Acil servis başvuruları, hastaneye yatış gibi tıbbi zorunluluk teşkil eden hâllerde, güvenlik ayarı bazı durumlarda uygulanmayabilecektir.
- Kişinin sağlık verilerine hekimin erişmesine izin vermemesi hâlinde doğrulama mekanizması uygulanacaktır. Bu doğrultuda hekim erişim talebi oluşturduğunda kişinin cep telefonuna doğrulama kodu gönderilecektir ve kişi bu kodu hekime ilettiği takdirde erişim sağlanabilecektir. Tutukluluk veya hükümlülük gibi kişiye doğrulama kodunun iletilmesinin mümkün olmadığı durumlarda güvenlik ayarı kontrolü uygulanmayacaktır.
- Boşanma davası devam ederken velayet bir ebeveyne verilmişse yalnızca bu ebeveyn çocuğun sağlık verilerine erişebilecektir. Boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte erişim hakkı yalnızca velayet sahibi ebeveyne aittir.
- Velayeti olmayan ebeveynin çocuğa ilişkin sağlık verilerini talep etmesi hâlinde, söz konusu başvuru öncelikle Genel Müdürlük tarafından değerlendirmeye alınacaktır. Yapılan değerlendirme sonucunda talebin uygun bulunması durumunda, ebeveyne yalnızca çocuğun sağlık durumuna ilişkin bilgiler sınırlı şekilde paylaşılabilecektir.
- Ölmüş bir kişinin sağlık verilerinin saklama süresi en az 30 yıl olarak belirlenmiştir.
- "Avukatların müvekkilinin sağlık verilerini genel vekâletname ile talep edemezler. Müvekkiline ait sağlık verilerinin avukata aktarılması için düzenlenmiş olan vekâletnamede, ilgili kişinin özel nitelikli kişisel verilerinin işlenmesi ve aktarılmasına ilişkin açık rızasını gösteren özel bir hüküm bulunması gerekir." hükmü kaldırılmıştır. Dolayısıyla artık sağlık verilerinin avukata aktarımı KVKK ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde yeniden değerlendirilecektir.
Yönetmelik Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Rekabet Kurumu Tarafından Sinema ve Dizi Sektöründe Faaliyet Gösteren Şirketler Hakkında Yürütülen Soruşturma Sonuçlanmıştır
Rekabet Kurumu (“Kurum”) tarafından Ay Sanat Prodüksiyon ve Yapım A.Ş. (“Ay Yapım”), Med Yapım Televizyon ve Filmcilik A.Ş. (“Med Yapım”) ve MA Distribution Televizyon ve Filmcilik A.Ş. (“Madd”) hakkında yürütülen soruşturma, taahhüt ve uzlaşma usulleri ile sonuçlanmıştır.
Rekabet Kurulunun (“Kurul”) 20.11.2025 tarihli kararları uyarınca süreç aşağıdaki şekilde sonuçlanmıştır;
- Ay Yapım ve Med Yapım’ın, çalışan ücretlerine ilişkin güncel ve rekabete hassas bilgileri karşılıklı paylaşmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“Kanun”) 4. maddesini ihlal ettikleri tespit edilmiştir. Uzlaşma usulü sonucunda;
- Ay Yapım’a: 75.790.035,98 TL,
- Med Yapım’a: 47.811.989,24 TL
tutarında idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.
- Dizilerin yurt dışına ortak dağıtımı faaliyetinden kaynaklanan rekabet sorunlarına ilişkin sunulan yapısal ve davranışsal taahhütler kabul edilmiştir. Bu kapsamda;
- MADD’nin varlığına son verileceği,
- Ay Yapım ve Med Yapım tarafından başkaca ortak dağıtım faaliyeti gerçekleştirilmeyeceği,
- Oyuncular, senaristler, yönetmenler ve bağımsız dağıtıcılar ile münhasırlık içeren sözleşmeler akdedilmeyeceği,
- Dizi ve içeriklerin yurt dışındaki müşterilere açık, şeffaf ve ayrıştırılabilir biçimde sunulacağı hükme bağlanmıştır.
Kurum’un konuya ilişkin kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- ABAD: Çevrimiçi İlan Platformu İşletmecisi, Platformunda Yayınlanan İlanlarda Yer Alan Kişisel Verilerin İşlenmesinden Sorumludur
Avrupa Birliği Adalet Divanı (“ABAD”) tarafından çevrimiçi platform işletmecileri, kendi platformlarında yayınlanan reklamlarda yer alan kişisel verilerin işlenmesinden sorumlu olduğuna ilişkin 02/12/2025 tarihli, C-492/23 sayılı karar (“Karar”) yayınlanmıştır.
Karar’da özetle şu hususlara yer verilmiştir;
- Dava, Romanya menşeli bir ilan platformunda (online marketplace), bir kadının fotoğraflarının ve telefon numarasının izinsiz kullanılarak cinsel hizmet teklif eden sahte bir ilan oluşturulması üzerine açılmıştır. Mağdur, ilanın kaldırılmasını talep etmiş; platform işletmecisi ilanı kaldırmış olsa da veriler başka sitelere yayılmıştır. Romanya mahkemeleri konuyu ABAD’a taşıyarak, yer sağlayıcıların GDPR kapsamındaki sorumluluk sınırlarının belirlenmesini istemiştir.
- ABAD, çevrimiçi pazar yeri işletmecisinin, Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) anlamında, bu reklamlarda yer alan kişisel verilerin veri sorumlusu olduğu sonucuna varmıştır. Reklamın bir kullanıcı tarafından yerleştirilmesi durumunda dahi, bu verilerin internet kullanıcıları için erişilebilir hale getirilmesinin bizzat çevrimiçi pazar yeri aracılığıyla gerçekleştiği ifade edilmiştir.
- Karar uyarınca, çevrimiçi platformu işletmecileri GDPR’a uyum kapsamında aşağıdaki tedbirleri almakla yükümlüdür:
- İşletmeci, uygun teknik ve idari tedbirleri kullanarak, ilanlar yayınlanmadan önce hassas veri (özel nitelikli kişisel veri) içerenleri tespit etmelidir.
- Hassas veri içeren bir ilan tespit edildiğinde, ilanı giren kullanıcının, ilanda verileri paylaşılan kişi olup olmadığı doğrulanmalıdır. Eğer kişiler farklıysa, veri sahibinin yayına dair açık rızasının alınıp alınmadığı kontrol edilmelidir.
- Açık rızanın ispatlanamadığı ve GDPR’daki diğer istisnaların uygulanmadığı durumlarda, işletmeci söz konusu ilanın yayınlanmasını reddetmelidir.
- İşletmeci ayrıca, platformunda yayınlanan hassas içerikli ilanların, üçüncü taraf web sitelerince kopyalanmasını ve hukuka aykırı şekilde yayınlanmasını önlemek için gerekli güvenlik tedbirlerini almalıdır.
- ABAD, ayrıca platform işletmecilerinin GDPR kapsamındaki yükümlülüklerinden kaçınmak amacıyla, Elektronik Ticaret Direktifi'nde (2000/31/EC) yer sağlayıcılar için öngörülen sorumluluk muafiyetine dayanamayacağını belirtmiştir. Bu karar, platformların sadece bir yer sağlayıcı oldukları savunmasıyla KVKK/GDPR yükümlülüklerinden muaf tutulma girişimlerini engellemiştir.
ABAD tarafından Karar'a ilişkin yayınlanan basın açıklamasının tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Zorunlu Karşılıklar Hakkında Tebliğ (Sayı: 2013/15)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2025/27) Yayımlanmıştır
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından Zorunlu Karşılıklar Hakkında Tebliğ (Sayı: 2013/15)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2025/27) (“Tebliğ”) 2 Aralık 2025 tarihli ve 33095 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Tebliğ ile özetle aşağıdaki hususlar düzenlenmiştir;
- Tebliğ ile zorunlu karşılık oranları yabancı para yükümlülükleri için aşağıdaki şekilde belirlenmiştir;
|
Yükümlülük Türü |
Oran |
|---|---|
|
Mevduat/katılım fonu (yurt dışı bankalar mevduatı/katılım fonu hariç) |
|
|
a) Vadesiz, ihbarlı ve 1 aya kadar vadeli |
%30 |
|
b) 3 aya kadar, 6 aya kadar, 1 yıla kadar, 1 yıl ve daha uzun vadeli |
%26 |
|
Müstakrizlerin fonları |
%25 |
|
Diğer yükümlülükler (yurt dışı bankalar mevduatı/katılım fonu dâhil) |
|
|
a) 1 yıla kadar (1 yıl dâhil) vadeli |
%21 |
|
b) 2 yıla kadar (2 yıl dâhil) vadeli |
%10 |
|
c) 3 yıla kadar (3 yıl dâhil) vadeli |
%8 |
|
ç) 5 yıla kadar (5 yıl dâhil) vadeli |
%3 |
|
d) 5 yıldan uzun vadeli |
%0 |
|
e) Bankaların 1 yıla kadar (1 yıl dâhil) vadeli diğer yükümlülüklerinden yurt içi yerleşiklerle yapılan repo işlemlerinden sağlanan fonlar |
%25 |
- Bankalarca ve finansman şirketlerince kullandırılan nakdi kredilerden usul ve esasları Merkez Bankasınca belirlenen krediler için büyüme oranının; 29/3/2024 hesaplama tarihinden 31/12/2026 (dâhil) hesaplama tarihine kadar bir önceki hesaplama tarihine göre yüzde 0,5’in üzerinde olması halinde, bu oranı aşan kredi tutarı kadar Türk lirası cinsinden zorunlu karşılık bloke olarak tesis edilecektir.
Tebliğ’in 2’nci maddesi 2/1/2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.
Tebliğ’in 1’inci maddesi 21/11/2025 tarihinden geçerli olmak üzere, diğer maddeleri Resmî Gazetede yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Tebliğ'in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Binalar ile Yerleşmeler İçin Yeşil Sertifika Yönetmeliği’nde Yeşil Sertifika Uzmanlık Yetkisi Süresi ve Yenileme Koşullarına İlişkin Değişiklik Yapılmıştır
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından hazırlanan Binalar ile Yerleşmeler İçin Yeşil Sertifika Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 2 Aralık 2025 tarihli ve 33095 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Yapılan düzenlemeler aşağıda özetlenmektedir:
- Mevcut Yönetmeliğin 8. maddesinin ikinci fıkrasında gerçekleştirilen değişiklik neticesinde, yeşil sertifika uzmanlık yetkisinin geçerlilik süresi on yıldan beş yıla indirilmiştir.
- Söz konusu uzmanlık yetkisinin yenilenmesi sürecinde daha önce yer alan "eğitime katılmaksızın" ibaresi yürürlükten kaldırılarak yetki yenileme işleminin yapılabilmesi için "eğitici kuruluştan Bakanlıkça belirlenen içerikte eğitim alınması" zorunluluğu getirilmiştir.
- Yönetmeliğin Geçici 1. maddesine eklenen fıkra ile değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce yeşil sertifika uzmanlık yetkisi almış olan kişilerin hakları korunmuştur. Bu kapsamda:
- Değişiklik tarihinden önce yetki alanlar için geçerlilik süresinin on yıl olarak uygulanmaya devam edileceği,
- Ancak bu sürenin bitiminde yetki yenilemesinin, eğitici kuruluştan Bakanlıkça belirlenen eğitimin alınması ve akabinde tekrar sınava girilmesi suretiyle gerçekleştirilebileceği, hüküm altına alınmıştır.
- Yönetmelik ekinde yer alan ve sertifikasyon sistematiğine ilişkin teknik detayları içeren Ek-1, Ek-2 ve Ek-3 sayılı listelerin içeriği yeniden düzenlenerek güncellenmiştir.
Yönetmelik Resmî Gazete’de yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girmiştir.
Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Saygılarımızla,
Zümbül Hukuk ve Danışmanlık
İnternet sitemizde bulunan her türlü bilgi ve belge Avukatlık Kanunu ve ilgili diğer mevzuat ile Türkiye Barolar Birliği’nin Avukatlık Meslek Kuralları dikkate alınarak Zümbül Hukuk ve Danışmanlık tarafından yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, bu yayınlarda kesinlikle reklam ve/veya ticari amaç güdülmemiştir. İnternet sitemizdeki her türlü bilgi ve belge genel geçer nitelikte olup hiçbir suretle bu yayınların eksiksiz, doğru, güncel ve güvenilir olduğu garanti ve taahhüt edilmemektedir. İnternet sitemizde yer verilen yayınlardaki bilgilerle ilgili olarak bir avukata/uzmana danışmadan söz konusu bilgi ve belgelere dayanılarak hareket edilmemelidir. İnternet sitemizdeki yayınlarda yer verilen linkler kamuya açık kaynaklardan elde edilerek yalnızca ziyaretçilerin diğer bilgi ve belgelere ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla bulunmaktadır. Bu linkler hiçbir şekilde link verilen kişi, kurum ve kuruluşları tavsiye ve/veya onay anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki yayınlar hiçbir şekilde hukuki danışmanlık sunulması veya internet sitemize herhangi bir suretle ulaşan ziyaretçiler ile avukat-müvekkil ilişkisi oluşturulduğu anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki tüm içerikler Zümbül Hukuk ve Danışmanlık mülkiyetindedir ve hiçbir içerik yazılı izin alınmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve atıf yapılmadan kullanılamaz.
Türkçe
English