Bultenler
Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler
- Orta Vadeli Program (2026-2028) Kapsamında İşgücü ve İstihdam Politikaları
Hazine ve Maliye Bakanlığı (“Bakanlık”) ile Strateji ve Bütçe Başkanlığı (“Başkanlık”) tarafından hazırlanan Orta Vadeli Program (2026-2028)’ın onaylanmasına ilişkin 10376 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı 07.09.2025 tarihli ve 33010 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Orta Vadeli Program, önümüzdeki üç yıllık dönemde ülke ekonomisinin yol haritasını belirleyen temel politika dokümanı niteliğinde olup makroekonomik hedefler, kamu maliyesi dengeleri, istihdam politikaları ve yapısal reform alanlarına ilişkin öngörüleri içermektedir. Bu kapsamda işgücü piyasasına yönelik reform başlıklarına da yer verilmiş; istihdamın artırılması, kayıt dışılığın önlenmesi, çalışma hayatında esnek modellerin geliştirilmesi, kadın ve genç istihdamının teşvik edilmesi ile iş sağlığı ve güvenliğinin güçlendirilmesine yönelik hedefler ortaya konulmuştur.
- Yeni Nesil Çalışma Modelleri ve İstihdam Politikaları
İşgücü piyasasının sektörel dönüşümlere uyum sağlaması, kadın-erkek fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi ve iş-yaşam dengesinin korunması amacıyla yeni nesil çalışma biçimlerine yönelik düzenlemeler hayata geçirilerek güvenceli esneklik sağlanacaktır.
Bu kapsamda:
- Çalışma günleri ve süreleri yeniden düzenlenecek, esnek süreli istihdam modelleri için pilot uygulamalar başlatılacaktır.
- İş–yaşam dengesini desteklemek için aile içi bakım sorumluluklarına yönelik hukuki ve kurumsal düzenlemeler geliştirilecektir. Esnek izin modelleri ve aile içi bakım sorumluluklarını destekleyici düzenlemeler getirilecektir.
- İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklı pasif işgücü programlarının erişim koşulları kolaylaştırılacak ve etkinliği artırılacaktır.
- Yeşil ve dijital dönüşümün işgücü piyasasına etkileri analiz edilerek, uyum ve adil geçiş süreçlerine yönelik programlar hazırlanacaktır.
- İşgücünün becerileri, ikiz dönüşüm kapsamında kamu-özel sektör işbirliğiyle geliştirilecek ve işgücünün ihtiyaç duyulan becerilerle donatılması sağlanacaktır.
Bu yaklaşım, istihdamın kalitesini artırmayı ve sürdürülebilir bir çalışma hayatı oluşturarak ekonomik büyümeyi desteklemeyi amaçlamaktadır.
- Kadın, Genç ve Engelli İstihdamı
Kadınlar, gençler ve engelliler başta olmak üzere işgücüne katılımda güçlük yaşayan kesimlerin istihdama katılımını artırmak amacıyla, aktif işgücü politikalarının kapsamı genişletilecek, bu politikaların etkinliği artırılacak ve uygulanabilirliği güçlendirilecektir. Bu sayede dezavantajlı grupların çalışma hayatına entegrasyonu desteklenecek ve istihdam fırsatlarına erişimleri kolaylaştırılacaktır.
- Kadınlar: Mesleki eğitim ve beceri geliştirme programları uygulanacak, çocuk-yaşlı-engelli bakım hizmetleri yaygınlaştırılacaktır. İşverenlere bakım hizmeti altyapısı için teşvikler sağlanacaktır.
- Gençler: “İşgücü Uyum Programı” ile gençlere mesleki eğitim, staj ve girişimcilik destekleri verilecektir. Gençlerin işgücüne katılımını kolaylaştıracak mevzuat düzenlemeleri yapılacaktır.
- Engelliler: İstihdama katılımlarını artırmak için özel teşvikler, kota uygulamalarının güçlendirilmesi ve kamu–özel sektör iş birliğiyle destek programları uygulanacaktır.
- İşsizlik Sigortası ve Pasif İşgücü Politikaları
- İşsizlik Sigortası Fonunun kapsamı genişletilecek, yararlanma koşulları kolaylaştırılacaktır.
- Pasif işgücü programları işsizlik ödeneği ile mesleki eğitim ve beceri geliştirme süreçleriyle entegre edilecektir.
- İşsizlerin yeniden istihdama dönüşünü hızlandıracak hukuki ve idari düzenlemeler yapılacaktır.
- Sosyal Güvenlik Sisteminin Güçlendirilmesi
- Sosyal güvenlik sisteminin mali sürdürülebilirliği sağlanacak, prim tabanı genişletilecek ve tahsilat artırılacaktır.
- Yeni çalışma biçimlerine uyum için sosyal güvenlik mevzuatı güncellenecektir.
- Uzun süreli bakım ihtiyacına karşılık bakım sigortası altyapısı oluşturulacaktır.
- Sosyal güvenlik sisteminde fiili ve yasal kapsam genişletilerek, kapsam dışı meslek ve gelir grupları da sisteme dahil edilecektir.
- Kişilerin daha uzun süre istihdamda kalmasını teşvik eden, aktüeryal dengeyi gözeten düzenlemeler yapılacaktır.
- Yeşil ve Dijital Dönüşümün İşgücü Piyasasına Etkileri
- Adil geçiş programları hazırlanacak; dijitalleşme ve yeşil dönüşüm nedeniyle iş kayıplarına karşı önleyici istihdam politikaları uygulanacaktır.
- İşgücünün becerilerinin geliştirilmesi için kamu–özel sektör iş birliğiyle mesleki eğitim, staj ve işbaşı programları yaygınlaştırılacaktır.
- Meslek yüksekokulu ve üniversite kontenjanları işgücü ihtiyacına göre belirlenecek, mezun takip sistemleri kurulacaktır.
- Hayat boyu öğrenme ve aktif yaşlanma politikaları ile ileri yaş grubunun işgücü piyasasında daha uzun süre kalması teşvik edilecektir.
- Kayıt Dışı İstihdamla Mücadele
- Prim tabanını genişletmek için kayıt dışı istihdam ve kayıt dışı ücretle mücadele edilecektir.
- Yapay zekâ ve büyük veri temelli risk odaklı denetim sistemleri uygulanacaktır.
- Kayıt dışı işçi çalıştıran işverenlere yönelik idari ve cezai yaptırımlar artırılacaktır.
- Uluslararası İşgücü Politikaları
Orta Vadeli Program çerçevesinde, iş ve yatırım ortamının öngörülebilir, kurala dayalı, şeffaf ve kolaylaştırıcı bir yapıya kavuşturulması hedeflenmektedir. Bu sayede ekonomik aktörlerin güveni artırılacak, iş ve yatırım süreçleri iyileştirilecek ve nitelikli doğrudan yabancı yatırımların ülkeye çekilmesi yoluyla büyüme ve istihdam desteklenecektir.
Bu kapsamda;
- Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu sektörlerde nitelikli yabancı işgücü istihdamı teşvik edilecektir.
- Uluslararası işgücünün kayıtlı ve düzenli şekilde ekonomiye katılımı sağlanacaktır.
- Gerekli mesleki alanlarda yurt dışından uzman istihdamı kolaylaştırılacak, mevzuat buna göre güncellenecektir.
- Yenilikçi girişimlerin kurulması ve dijital ekonomiye entegrasyonu teşvik edilecektir.
- KVKK’nın GDPR ile uyumlaştırılması tamamlanacaktır.
- Dijital ekonomi kapsamında içerik öne çıkarma, algoritma şeffaflığı, adil sıralama ve telif paylaşım esasları belirlenerek uygulamaya konacaktır.
- Yatırım envanteri oluşturulacak ve stratejik yatırımlar için tahsis süreçleri hızlandırılacaktır.
Tüm bu hedef ve politikalar, işgücü piyasasında kapsayıcı ve sürdürülebilir bir istihdam yapısının tesis edilmesini, dezavantajlı grupların çalışma hayatına entegrasyonunun sağlanmasını ve Türkiye ekonomisinin büyüme ve rekabet gücünün artırılmasını amaçlamaktadır.
- Orta Vadeli Program (2026-2028) Perspektifinden Dijital Dönüşüm ve Yapay Zekâ Teknolojilerine İlişkin Politika ve Hedefler
Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından hazırlanan, Orta Vadeli Program (2026-2028)’ın (“Program”) onaylanmasına ilişkin 10376 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı 07.09.2025 tarihli ve 33010 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Programda, teknolojik ilerlemenin ve dijital egemenliğin önemini vurgulayarak dijital dönüşüm ve veri ekonomisi ile yapay zekâ teknolojileri alanlarını stratejik önemine dikkat çekilmektedir. Bu çerçevede öngörülen politika ve hedefler, hukuki ve teknolojik altyapının güçlendirilmesine yönelik kapsamlı bir yol haritası sunmaktadır.
- Dijital Dönüşüm ve Veri Ekonomisi Kapsamında Öngörülen Politika ve Hedefler:
Program’ın bu bölümü, verinin ekonomik bir değer olarak yönetilmesi ve dijital altyapının hukuki bir çerçeveye oturtulması hedeflerine odaklanmaktadır. Bu kapsamda;
- 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun, Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü ile uyum süreci tamamlanacaktır.
- Veri ekonomisine geçişin hızlandırılması amacıyla veri sahipliği ve paylaşım sorumlulukları ile teknik yöntemlere ilişkin hususları da kapsayan ulusal bir politika çerçevesi hazırlanacak; bu kapsamda veri yönetişimine ilişkin çatı mevzuat ve gerekli altyapı oluşturulacaktır.
- Veri temelli karar alma mekanizmalarının geliştirilmesi ve bu süreçlerde veri mahremiyeti ile güvenliğinin gözetilmesi amacıyla Ulusal Veri Stratejisi ve Eylem Planı hayata geçirilecektir.
- e-Devlet kapısı üzerinden ortak ödeme ve kimlik doğrulama uygulamaları ile yeni bütünleşik hizmetler tasarlanacak, e-Tebligat Bütünleşik Hizmetinin işleme alınması ve kamu ortak bildirim sisteminin hayata geçirilmesi sağlanacaktır.
- Blok zincir tabanlı yeni nesil dijital kimlik yönetim altyapısı geliştirilecek ve devreye alınacaktır.
- 5G hizmetleri ülke genelinde sunulacak, yüksek hızlı internet ve fiber altyapısı yaygınlaştırılacaktır. Kuantum hesaplamaya dayalı iletişim altyapıları geliştirilecek, kuantum sonrası kriptografiye geçiş için hazırlık yapılacaktır.
- Dijital Avrupa Programı kapsamında kurulan Avrupa Dijital İnovasyon Merkezlerinin (ADİM) sayısı artırılarak sanayinin, KOBİ’lerin ve kamu kurumlarının dijital ve yeşil dönüşüm süreçleri desteklenecektir.
- Kamu kurumlarında bilişim hizmetlerinin güvenli ve yenilikçi kullanımına yönelik mekanizmalar geliştirilecektir.
- Yapay Zekâ Teknolojilerine İlişkin Öngörülen Politika ve Hedefler:
Program’da, yapay zekânın geliştirilmesinden yaygınlaştırılmasına ve denetlenmesine kadar bütüncül bir yaklaşım benimsenmiştir. Bu kapsamda;
- Yapay zekâ alanına özgü tematik kümelenmeler ve araştırma merkezlerinin sayısı artırılacak, hesaplama altyapılarının yapay zekâ araştırmacılarına erişimi kolaylaştırılacak ve uluslararası işbirlikleri geliştirilecektir.
- Yapay zekâ ekosistem çağrılarıyla yerli ve özgün yeni yapay zekâ modellerinin oluşturulmasını sağlayacak girişimler desteklenecek, yapay zekâ uygulamalarının ihtiyaç duyduğu süper bilgisayar altyapıları geliştirilecek ve Türk Ulusal Bilimsel Altyapısı süper bilgisayarının kapasitesi artırılacaktır.
- Ulusal yapay zekâ stratejisi güncellenecektir.
- Sanayi ürünlerinin izlenebilirliğini sağlamak ve piyasa gözetim ve denetimini daha etkili sürdürmek üzere yapay zekâ tabanlı yazılım ile yeni bir sistem oluşturulacaktır.
- Yapay zekâ ve diğer teknolojiler sermaye piyasalarının denetiminde daha yaygın kullanılarak sermaye piyasalarının etkin işleyişi güçlendirilecektir.
- Savunma sanayii, yapay zekâ, siber güvenlik gibi alanlarda nitelikli insan kaynağı ihtiyacı olan işgücü yetiştirmeye yönelik lisansüstü eğitim desteklenecektir.
- Mesleki ve teknik eğitim içeriği sektör ihtiyaçları, başta yapay zekâ olmak üzere teknolojik gelişmeler ve stratejik öncelikler doğrultusunda yenilenecektir.
- Yapay zekâ, siber güvenlik gibi alanlarda çalışan araştırma kurumları, üniversiteler ve özel sektör şirketleri arasındaki işbirliği teşvik edilecektir.
- Sınai mülkiyet tescil süreçleri, yapay zekâ teknolojileri kullanılarak hızlandırılacak ve kalitesi artırılacaktır.
- Türkçe’nin analizi ve sentezi alanlarında algoritmalar geliştirilecek ve Türkçe metinlerin biçim, bilim, söz dizimi ve anlam bilimi açılarından etiketlenmesi konusunda çalışmalar yapılacak, Türkçe Büyük Dil Modeli projesi hayata geçirilecektir.
- Kayıt dışılıkla mücadele yapay zekâ, büyük veri gibi teknolojik imkânlarla desteklenen risk analiz faaliyetleriyle ve tüm ilgili tarafların etkin katılımıyla yürütülecektir.
- Kayıt dışı ekonomik faaliyetlerin önlenmesi, vergide adaletin sağlanması, vergiye gönüllü uyumun desteklenmesi amacıyla yapay zekâ ve ileri analiz teknikleri kullanılarak ilgili sektör ve alanlara ilişkin riskler tespit edilecek, denetimde etkinlik artırılacaktır.
- Vergi kaçakçılığı fiillerinin tespitine yönelik yapay zekâ imkânlarından yararlanmak suretiyle vergi kaçakçılığını besleyen sahte belge kullanımı önlenecektir.
- Mevzuatın Avrupa Birliği Yapay Zekâ Tüzüğü ile uyumlaştırılması kapsamında çalışmalar tamamlanacaktır.
Program’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Rekabet Kurumu Tarafından EDENRED, MULTİNET, PLUXEE ve SETCARD Hakkında Soruşturma Açılmıştır
Rekabet Kurulu (“Kurul”) tarafından 14.08.2025 tarihli ve 25-31/725-M sayılı kararı ile Edenred Kurumsal Çözümler AŞ (“EDENRED”), Multinet Kurumsal Hizmetler AŞ (“MULTİNET”), Pluxee Çalışan Deneyimi Danışmanlık ve Pazarlama Hizmetleri AŞ (“PLUXEE”) ve Set Kurumsal Hizmetler Ticaret AŞ (“SETCARD”) hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“Kanun”) 4. maddesinin ihlal edilip edilmediğinin tespiti amacıyla soruşturma açılmıştır.
Soruşturma kapsamında söz konusu şirketlerin:
- Danışıklı hareket etme,
- Müşteri paylaşımı yapma,
- Rekabete hassas bilgi değişimi
vb. uygulamalar suretiyle Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği iddiaları incelenmektedir.
Söz konusu soruşturma devam etmektedir.
Kurul’un soruşturmaya ilişkin kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Hizmet Sözleşmelerinde Rekabet Yasağına İlişkin Açılacak Davalarda Görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi Olduğu Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile Tespit Olunmuştur
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 13.06.2025 tarihli ve E:2023/1, K:2025/3 sayılı Kararı (“Karar”) 12.09.2025 tarihli ve 33015 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanmıştır.
Karar özetle aşağıdaki şekildedir;
- İşçi, sadakat borcunun gereği olarak Türk Borçlar Kanunu (“TBK”)’nun 396/3. maddesinde belirtildiği üzere “hizmet ilişkisi devam ettiği sürece, sadakat borcuna aykırı olarak bir ücret karşılığında üçüncü kişiye hizmette bulunamaz ve özellikle kendi işvereni ile rekabete girişemez”.
- Sadakat borcu kapsamında işçinin kaçınması gereken davranışlardan biri olarak düzenlenmiş olan rekabet etmeme borcu, iş sözleşmesinden kaynaklanan yan edim yükümlülüğüdür.
- Sadakat borcu ve bu borcun bir yansıması olan rekabet etmeme yükümlülüğü, iş sözleşmesi devam ettiği sürece geçerlidir ve iş ilişkisinin sona ermesiyle birlikte ortadan kalkmaktadır.
- Her ne kadar işçinin rekabet etmeme borcu kural olarak iş sözleşmesiyle sınırlı olsa da fiil ehliyetine sahip bir işçi, Türk Borçlar Kanunu'nun 444/1. maddesi gereğince, bu yükümlülüğü sözleşme sonrasını da kapsayacak şekilde genişletebilir. Bu, işçinin; sözleşme sona erdikten sonra işvereniyle rekabet etmemeyi, kendi adına rakip işletme kurmamayı, başka bir rakip işletmede çalışmamayı veya benzeri bir menfaat ilişkisine girmemeyi yazılı olarak üstlenmesiyle mümkündür.
- Rekabet yasağı, ister iş sözleşmesine dercedilen bir hükümle ister müstakil bir sözleşme ile tesis edilsin, hukuki sonuçlarını ancak iş ilişkisinin nihayete ermesiyle birlikte doğurur.
- Rekabet yasağı iş sözleşmesi ile yakın bir ilişki içinde bulunsa da ne iş sözleşmesinden doğan sadakat borcunun bir gereği ne de iş sözleşmesinin bir parçasıdır. Uygulamada genellikle karşılaşıldığı üzere rekabet yasağının iş sözleşmesine bir kayıt olarak konulması bu sonucu değiştirmeyecektir.
- Rekabet yasağı, hizmet (iş) ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zarara neden olacak nitelikteyse geçerli olacaktır.
- Rekabet yasağının geçerliliği için TBK'nın 444/2. maddesinde öngörülen “müşteri çevresi”, “üretim sırları” kavramları ile neyin kastedildiği, işçinin edindiği bilgilerin ticari sır niteliğinde olup olmadığı asliye ticaret mahkemelerince değerlendirilmesi gereken, piyasa şartlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunan ticari bir konu olup öz ticaret hayatını ilgilendirmektedir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”)’nun 4/1-c maddesinde TBK’nın 444-447. maddelerinde düzenlenen rekabet yasağına ilişkin hükümlerden kaynaklanan davaların mutlak ticari dava olduğu belirtilmiştir. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına, işlem veya fiilin tarafların ticari işletmesiyle ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalardır.
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu TTK’dan sonra 2017 yılında yürürlüğe girmiş olmakla TTK karşısında sonraki kanun niteliğindedir ve TTK’nın 4/1-c maddesindeki hükmün aksini öngören bir düzenleme yapmamıştır.
Bu kapsamda;
- Türk Borçlar Kanunu'nun 444-447. maddeleri uyarınca rekabet yasağına aykırılık sebebiyle açılacak davalarda görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olması gerektiğine dair 13.06.2025 tarihinde yapılan görüşmede üçte ikiyi aşan oy çokluğu ile KESİN olarak karar verilmiştir.
Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Avrupa Komisyonu Tarafından Google’a Çevrimiçi Reklam Teknolojilerinde Kötüye Kullanım Uygulamaları Nedeniyle 2,95 Milyar Avro İdari Para Cezası Uygulanmıştır
Avrupa Komisyonu (“Komisyon”) tarafından Google’a çevrim içi reklam teknolojisi sektöründe rekabeti bozucu uygulamalar nedeniyle 2,95 milyar avro idari para cezası uygulandığına ilişkin basın açıklaması (“Basın Açıklaması”) Komisyon’un resmi internet sitesinde 05.09.2025 tarihinde yayınlanmıştır.
Basın Açıklaması’na göre;
- Google, yayıncı reklam sunucularında “DoubleClick for Publishers (DFP)” ve programatik reklam satın alma araçlarında “Google Ads” ile “DV360” alanlarında hâkim konumdadır.
- Komisyon, Google’ın bu hakim konumu kötüye kullanarak:
- Ad exchange’i AdX’e açık artırmalarda ayrıcalıklı muamele sağladığını,
- Rakiplerin teklif bilgilerini önceden AdX ile paylaştığını,
- Reklam satın alma araçlarını AdX’i öne çıkarmak amacıyla yönlendirdiğini tespit etmiştir.
- Bu uygulamalar, rakipler, reklam verenler ve online yayıncılar üzerinde olumsuz etkiler yaratmıştır.
- Komisyon;
- Google’ın söz konusu uygulamalara son vermesine,
- Çıkar çatışmalarını giderecek yapısal veya davranışsal önlemler almasına karar vermiştir.
- Komisyon, Google’ın sunacağı önerileri değerlendirecek olup bu önlemlerin yetersiz bulunması halinde yapısal çözümler gündeme gelebilecektir.
- Para cezası, Komisyon’un 2006 tarihli para cezaları kılavuzları doğrultusunda; ihlalin süresi, ağırlığı ve Google’ın daha önce hakim durumun kötüye kullanımı nedeniyle cezalandırılmış olması dikkate alınarak belirlenmiştir.
Basın Açıklaması’nın tam metnine buradan (İngilizce) ulaşabilirsiniz.
- Avrupa Veri Koruma Kurulu Tarafından DSA ve GDPR Arasındaki Etkileşime İlişkin 3/2025 Sayılı Kılavuz Yayımlanmıştır
Avrupa Veri Koruma Kurulu (“Kurul”) tarafından DSA ile GDPR Arasındaki Etkileşime İlişkin 3/2025 sayılı Kılavuz (“Kılavuz”) 11.09.2025 tarihinde kabul edilerek yayımlanmıştır.
Bu kapsamda Kılavuz’da özetle şu hususlar düzenlenmiştir:
- Kılavuzun amacı, Dijital Hizmetler Yasası (“DSA”)’ndaki kişisel veri işlenmesini içeren bazı hükümlerin Genel Veri Koruma Tüzüğü (“GDPR”) ile tutarlı uygulanmasını sağlamaktır.
- Yasadışı içerikle mücadele kapsamında (DSA md. 7), içerik tespiti, kaldırma veya erişim engelleme işlemlerinde GDPR m. 6/1-c veya m. 6/1-f uyarınca hukuki dayanakların nasıl uygulanacağı açıklığa kavuşturulmuştur.
- Platformun kötüye kullanımında (örneğin sürekli yasa dışı içerik yüklenmesi veya temelsiz bildirim yapılması), hesapların makul süreyle askıya alınabileceği; ancak bu kararların GDPR ilkelerine (özellikle veri minimizasyonu, doğruluk, şeffaflık, saklama süresi sınırlılığı) uygun olması gerektiği düzenlenmiştir.
- Aldatıcı tasarım kalıplarına ilişkin düzenlemelerde (DSA md. 25), kullanıcıların kişisel verilerini manipülatif arayüzlerle etkilemeye yönelik tasarımların GDPR kapsamında hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.
- DSA’da reklam şeffaflığı genellikle işlem sonrasında öngörülürken GDPR m. 13 uyarınca şeffaflığın kişisel veri elde edildiği anda sağlanması gerektiği ve iki düzenlemenin birbirini tamamladığı hükme bağlanmıştır.
- Öneri sistemlerinde (DSA md. 27, 38), kişiselleştirilmiş içerik sunumunun GDPR m. 22 kapsamında otomatik karar olabileceği, kullanıcılara profil temelli olmayan alternatiflerin eşit şekilde sunulması ve varsayılan olarak profil temelli sistemin seçilmemesi gerektiği açıklanmıştır.
- Çocukların korunmasına ilişkin hükümler kapsamında (DSA md. 28), çevrimiçi platformlarda çocukların güvenliği için GDPR m. 6/1-c uyarınca yasal dayanağın bulunabileceği; ancak aşırı yaş doğrulama veya kimlik belirleme yöntemlerinden kaçınılması gerektiği belirtilmiştir.
- Çok büyük platformlar ve arama motorlarının sistemik risk değerlendirmesi yapması gerektiği (DSA md. 34–35) ve bu kapsamda çoğu durumda GDPR uyarınca veri koruma etki değerlendirmesinin zorunlu olduğu düzenlenmiştir.
- DSA kapsamında geliştirilen davranış kurallarının GDPR hükümleriyle uyumlu olması ve veri koruma otoritelerinin sürece dâhil edilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.
- Otoriteler arası iş birliği kapsamında, Dijital Hizmet Koordinatörleri, Avrupa Komisyonu ve veri koruma otoritelerinin birlikte çalışmasının zorunlu olduğu, aksi halde çelişkili uygulamalar ve çifte yaptırım riski doğabileceği belirtilmiştir.
- Kılavuz kamuoyu görüşüne açılmış olup paydaşların görüşlerini en geç 31.10.2025 tarihine kadar ilgili form aracılığıyla sunmaları mümkündür.
Kılavuz’un tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Yunanistan Veri Koruma Otoritesi Tarafından Bir Telekomünikasyon Şirketi ve Veri İşleyici Hakkında Kişisel Veri İhlali ve Yetersiz Güvenlik Tedbirleri Nedeniyle İdari Para Cezası Uygulanmıştır
Yunanistan Veri Koruma Otoritesi (“Otorite”) tarafından 25.06.2025 tarihli kararla, bir telekomünikasyon şirketi ve veri işleyici konumunda bulunan şirket hakkında kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesi ve güvenlik tedbirlerinin yetersizliği nedeniyle idari para cezaları uygulanmıştır.
Bu kapsamda yapılan inceleme sonucunda özetle şu hususlar tespit edilmiştir:
- İlgili şirketin bayisi tarafından işletilen mağazada, şikâyetçi hakkında bilgisi ve rızası olmaksızın 15 adet ön ödemeli hat açılmıştır. Şikâyetçi, bu durumdan yalnızca söz konusu hatlar üzerinden işlenen suçlara ilişkin adli makamlarca çağrıldığında haberdar olmuştur.
- Veri işleyici şirket, hatların grup tur lideri adına açılması amacıyla işlem yapılmak istendiğini ancak sistemde kayıtlı bulunan şikâyetçiye ait kimlik fotokopisinin sehven kullanılması sonucu hatların şikâyetçi adına açıldığını iddia etmiştir.
- Otorite tarafından yapılan denetim sonucunda, veri işleyicinin veri sorumlusunun talimatlarına aykırı hareket ettiği, abone kimlik doğrulama sürecini yerine getirmediği ve güvenlik yükümlülüklerini ihlal ettiği tespit edilmiştir.
- Veri sorumlusu bakımından ise, uygun teknik ve idari tedbirlerin alınmadığı, veri işleyicilerin seçiminde ve denetiminde gerekli özenin gösterilmediği, veri doğruluğu ilkesinin ihlal edildiği ve ilgili kamu otoritelerine yanlış bilgi verildiği saptanmıştır.
- Bu kapsamda;
- Veri işleyici şirket hakkında, GDPR m. 32 ve m. 29 kapsamında güvenlik yükümlülüklerinin ihlali nedeniyle 40.000 EUR idari para cezası,
- Veri sorumlusu hakkında; GDPR m. 28/1-3 kapsamında yükümlülüklerin ihlali nedeniyle 350.000 EUR, 3471/2006 sayılı Kanun’un (ePrivacy Direktifi’nin ulusal hukuka aktarımı) 12/1 ve 12/3. maddelerinin ihlali nedeniyle 150.000 EUR, GDPR m. 5/1(d) kapsamında veri doğruluğu ilkesinin ihlali nedeniyle 200.000 EUR
idari para cezası uygulanmıştır.
Kararın tam metnine buradan (İngilizce) ulaşabilirsiniz.
- Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmıştır
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından hazırlanan Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 11.09.2025 tarihli ve 33014 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Yönetmelik ile gerçekleştirilen değişiklikler özetle aşağıdaki şekildedir;
- Özel kişilerin mülkiyetinde olup imar planında kamu veya ortak kullanım alanı olarak ayrılan taşınmazlar öncelikle İmar Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca arazi ve arsa düzenlemesiyle kamuya kazandırılacaktır.
- Eğer düzenleme ortaklık payı %45’i aşarsa veya daha önce kesinti yapıldığı için ikinci kez kesinti yapılamazsa, ihtiyaç belediye mülkiyetindeki, kamuya ait ya da Hazine’ye ait taşınmazlardan karşılanır; bunların da mümkün olmaması halinde, imar hakkı aktarımı, trampa, satın alma veya Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre kamulaştırma yoluyla kamu mülkiyetine geçirilecektir.
- Kamu hizmetlerine ayrılan alanlarda mevzuata uygun olarak yapılmış yapılar belediye veya valilikçe bedeli/enkaz bedeli ödenerek yıkılacaktır.
- Bir parselin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı dışında kalan kısmı hiçbir koşul aranmadan ayrılabilecektir.
- Düzenleme sahasındaki yol, park, meydan gibi kamu ve ortak kullanım alanları öncelikle düzenleme ortaklık payından (DOP) karşılanacaktır. Eğer bu alanlar %45’ten fazla ise veya daha önce DOP alındığı için yeniden kesinti yapılamıyorsa, öncelikle tescil harici alanlardan, belediye mülkiyetindeki taşınmazlardan, kamuya veya Hazine’ye ait taşınmazlardan bedelsiz karşılanacaktır.
- Kamulaştırılması gereken taşınmazlar, parselasyon işleminin tescilinden itibaren, 5 yıl içerisinde kamu mülkiyetine geçirilmek zorunda olup bu süre sorumlu idarenin kararı ile gerekçeleri belirtilerek en fazla 1 yıl uzatılabilecektir.
- Düzenleme ortaklık payından (DOP) elde edilen alanlar belediye hizmet alanı, spor alanı, pazar yeri, toplu taşıma istasyonu, otopark, yeşil alan, rekreasyon, mezarlık ve otogar gibi kullanımlar için belediye adına tescil edilecektir. Büyükşehir belediyesi sınırlarında ise şehrin bütününe hizmet eden alanlar büyükşehir belediyesi, diğer alanlar ise ilçe belediyeleri adına kaydedilecektir.
- Belediyeye geçen alanlarda özel mülkiyet fonksiyonuna dönüştürülecek plan değişikliği yapılamayacaktır.
- Parselasyon planları eş zamanlı olarak; otuz gün süreyle belediyede ya da valilikte askıya çıkarılıp internet sitesinde yayımlanacaktır.
- Otuz günlük askı süresi içinde itiraz olmaması durumunda parselasyon planları kesinleşecektir. İtiraz olması durumunda ise itirazlar ilgili idare tarafından değerlendirilecektir.
- İtirazların uygun bulunması durumunda, gerekli düzenlemeler yapıldıktan sonra yeniden hazırlanan parselasyon planı hakkında askı ve kesinleşme süreci yeniden başlatılacaktır.
- Uygun bulunan itirazlar doğrultusunda yeniden hazırlanan parselasyon planında yapılan değişiklikten etkilenen parsel maliklerine; 10 gün itiraz süresi verilerek tebliğ yapılması ya da parsel maliklerinin muvafakatlarının alınması halinde askı işlemlerine gerek kalmaksızın uygulamaya dair iş ve işlemlere devam edilecektir.
- Kamu ortaklık payı (KOP) ile oluşmuş alanlarda; arazi ve arsa düzenlemesine rağmen kamuya geçirilemeyen hizmet alanları, parselasyon sonrası imar planı değişikliği veya revizyonu ile kamuya ayrılan ancak ikinci kez DOP alınamadığı için kamuya kazandırılamayan alanlar için imar hakkı aktarımı yapılabilecektir.
Yönetmelik Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
Saygılarımızla,
Zümbül Hukuk ve Danışmanlık
info@zumbul.av.tr
İnternet sitemizde bulunan her türlü bilgi ve belge Avukatlık Kanunu ve ilgili diğer mevzuat ile Türkiye Barolar Birliği’nin Avukatlık Meslek Kuralları dikkate alınarak Zümbül Hukuk ve Danışmanlık tarafından yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, bu yayınlarda kesinlikle reklam ve/veya ticari amaç güdülmemiştir. İnternet sitemizdeki her türlü bilgi ve belge genel geçer nitelikte olup hiçbir suretle bu yayınların eksiksiz, doğru, güncel ve güvenilir olduğu garanti ve taahhüt edilmemektedir. İnternet sitemizde yer verilen yayınlardaki bilgilerle ilgili olarak bir avukata/uzmana danışmadan söz konusu bilgi ve belgelere dayanılarak hareket edilmemelidir. İnternet sitemizdeki yayınlarda yer verilen linkler kamuya açık kaynaklardan elde edilerek yalnızca ziyaretçilerin diğer bilgi ve belgelere ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla bulunmaktadır. Bu linkler hiçbir şekilde link verilen kişi, kurum ve kuruluşları tavsiye ve/veya onay anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki yayınlar hiçbir şekilde hukuki danışmanlık sunulması veya internet sitemize herhangi bir suretle ulaşan ziyaretçiler ile avukat-müvekkil ilişkisi oluşturulduğu anlamına gelmemektedir. İnternet sitemizdeki tüm içerikler Zümbül Hukuk ve Danışmanlık mülkiyetindedir ve hiçbir içerik yazılı izin alınmaksızın kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve atıf yapılmadan kullanılamaz.
Türkçe
English