Bultenler
Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler
- KVKK Tarafından Aydınlatma Yükümlülüğünün Yerine Getirilmesi Rehberi Güncellenmiştir
Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”) tarafından Aydınlatma Yükümlülüğünün Yerine Getirilmesi Rehberi (“Rehber”) 18.04.2025 tarihinde güncellenmiştir.
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK veya Kanun”) uyarınca veri sorumluları ve yetkilendirdikleri kişiler, ilgili kişilere kişisel verilerinin işlenmesi ile ilgili olarak belirli yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır. Bu yükümlülüklerin başında, kişisel verilerin toplanması esnasında doğru ve açık bir şekilde aydınlatma yapılması yer almaktadır. İşbu Rehber’de, KVKK'ya uygun olarak aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirme sürecine dair genel ilke ve esaslar detaylı olarak açıklanmıştır.
Rehber’de özetle şu hususlarda açıklamalara yer verilmiştir;
- Aydınlatma yükümlülüğü, Kanun'un 10. maddesinde[1] yer alan hükme göre, kişisel verilerin toplanmasından önce, veri sorumlusunun, ilgili kişiyi kişisel verilerinin hangi amaçlarla işleneceği, hangi verilerin toplanacağı, kimlere aktarılacağı ve hangi hukuki sebeplerle işlendiği konusunda bilgilendirmesi gerekliliğinden oluşmaktadır. Bu düzenleme veri sorumlularına, kişisel verilerin işlenmesinde şeffaflık ve bu verilerle ilgili hakları ilgili kişiye bildirme zorunluluğunu getirmektedir.
- Aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmekle sorumlu olan başlıca kişi, kişisel verilerin işlenmesinden sorumlu olan veri sorumlusudur. Veri sorumlusu, kişisel verilerin hangi amaçlarla ve nasıl işleneceğini belirleyen, aynı zamanda bu verilerin güvenliğinden sorumlu olan kişidir.
- Kişisel veri işleme envanteri, veri sorumlularının iş süreçlerine bağlı olarak gerçekleştirdikleri kişisel veri işleme faaliyetlerini içermektedir. Kişisel veri işleme envanteri, veri işleme amaçları, veri kategorileri, aktarılan alıcı grupları, veri güvenliği önlemleri ve muhafaza süreleri hakkında detaylı bilgiler içermelidir.
- Kişisel veri işleme envanterinin hazırlanması yalnızca sicile kayıtlı veri sorumluları için zorunludur. Ancak Rehber'de tüm veri sorumlularının sicile kayıtlı olmasalar dahi kişisel veri işleme envanteri hazırlamaları önerilmektedir.
- Aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesinde önemli adımlardan biri açık, sade ve anlaşılır bir dil ile hazırlanan aydınlatma metnidir. Aydınlatma metni hazırlarken dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar şunlardır:
- Veri Sorumlusunun Kimliği ve İletişim Bilgileri: Aydınlatma metninde veri sorumlusunun kimliği açıkça belirtilmelidir.
- Veri İşleme Amaçları: İşlenen kişisel verilerin hangi amaçla kullanıldığı net bir şekilde ifade edilmelidir.
- Veri Aktarımı: Kişisel verilerin kimlere ve hangi amaçla aktarılacağı açıklanmalıdır.
- Veri Toplama Yöntemi ve Hukuki Sebep: Kişisel verilerin hangi yöntemle toplandığı ve hangi hukuki sebebe dayalı olarak işlendiği belirtilmelidir.
- İlgili Kişinin Hakları: KVKK’nın 11. maddesinde belirtilen ilgili kişilerin hakları, aydınlatma metninde açıkça ifade edilmelidir.
- İlgili kişilerin, KVKK'nın 11. maddesi[2] uyarınca birtakım hakları bulunmaktadır. Bu haklar arasında kişisel verilere erişim talebi, verilerin düzeltilmesi, silinmesi ve taşınabilirliği gibi haklar yer almaktadır.
- İlgili kişiler, haklarıyla ilgili taleplerini, belirlenen başvuru usullerine uygun olarak veri sorumlusuna iletebilirler.
Veri sorumluları, kişisel verilerin işlenmesi esnasında mevzuata uygun şekilde aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmek zorundadır. Aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmek için doğru yöntemlerin seçilmesi, aydınlatma metninin doğru hazırlanması ve ilgili kişilerin haklarının ihlal edilmemesi kritik önem taşımaktadır.
Rehber’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- KVKK Tarafından Veri İhlali Bildirimine İlişkin 15 Nisan 2025 Tarihli Kamuoyu Duyurusu Yayınlanmıştır
Kişisel Verileri Koruma Kurulunun (“Kurul”) 15.04.2025 tarih ve 2025/735 sayılı Kararı ile bir elektronik ticaret şirketine ait veri ihlali bildirimi Kişisel Verileri Koruma Kurumunun (“Kurum”) resmi internet sayfasında ilan edilmiştir.
Söz konusu ihlal, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“Kanun”) “Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler” başlıklı 12. maddesinin (5) numaralı fıkrası doğrultusunda, bildirim yükümlülüğü kapsamında, veri sorumlusu tarafından Kurum’a bildirilmiştir.
Veri ihlali bildiriminde özetle;
- Siber saldırgan/saldırganların, veri sorumlusu ile e-posta aracılığıyla iletişime geçtikleri ve veri sorumlusuna ait verileri ele geçirdikleri,
- Veri sorumlusunun, internet sitesi altyapı sağlayıcısı olarak T-Soft üzerinden hizmet aldığı,
- İhlalin 2024 yılının Şubat ayında başladığı ve 07.04.2025 tarihinde tespit edildiği,
- İhlalden etkilenen ilgili kişi grubunun müşteriler/potansiyel müşteriler olduğu,
- İhlalden etkilenen ilgili kişi sayısının henüz bilinemediği,
- İlgili kişilere ait ad, soyadı, telefon numarası, adres bilgileri ve sipariş bilgilerinin ihlalden etkilendiği
bilgilerine yer verilmiştir.
Söz konusu kamuoyu duyurusunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Rekabet Kurumu Teşkilat Yönetmeliği Yürürlüğe Girmiştir
Rekabet Kurumu Teşkilat Yönetmeliği (“Yönetmelik”) 18 Nisan 2025 tarihli ve 32874 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Yönetmelik ile Rekabet Kurumunun (“Kurum”) teşkilat yapısı ile Kurum’un yetkilerinin kullanılmasındaki esas ve usuller düzenlenmiştir.
Yönetmelik ile getirilen düzenlemeler, rekabet hukukunun uygulanmasına yönelik önemli konulara açıklık getirmiştir.
- Kurum Yapısı
- Kurum idari ve mali özerkliğe sahip bir kamu tüzel kişisi olarak oluşturulmuştur. Kurum, görevini yaparken bağımsızdır.
- Kurum; Rekabet Kurulu (“Kurul”), Kurum Başkanlığı ve hizmet birimlerinden oluşmaktadır.
- Kurum’un merkezi Ankara olmakla birlikte gerekli görülen yerlerde Kurum tarafından büro veya temsilcik açılabilecektir.
- Mal ve hizmet piyasalarının serbest ve sağlıklı bir rekabet ortamı içinde teşekkülünün ve gelişmesinin sağlamak, 7/12/1994 tarihli ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunu’nun verdiği görevleri yerine getirmek ile yükümlüdür.
- Kurul Yapısı
- Kurul başkanı, ikinci başkan ve üyelerden oluşmaktadır. Bu kişiler Yargıtay Birinci Başkanlık Divanı huzurunda yemin etmeden göreve başlayamaz.
- Kurul başkanı ayı zamanda Kurum’un da başkanıdır. Başkan Kurum’un en üst amiridir olarak konumlandırılmıştır.
- Kurul’un görev ve yetkileri başlıca şunlardır;
- İnceleme, araştırma ve soruşturma yapmak.
- Muafiyet ve menfi tespit belgeleri vermek.
- Piyasa takibi ve yeniden değerlendirme yapmak.
- Birleşme ve devralmalara izin vermek.
- Üst düzey atamaları gerçekleştirmek.
- Tebliğ ve düzenlemeler yapmak.
- Mevzuat değişikliklerine ilişkin görüş bildirmek.
- Uluslararası mevzuat ve uygulamaları izlemek.
- Kurum’un mali ve idari yönetimini yürütmek.
- Yıllık rapor yayınlamak.
- Satın alma, satma ve kiralama işlemlerini yürütmek.
- Başkan tarafından görüş bildirmesi istenilen başkan yardımcısı, baş hukuk müşaviri, daire başkanları, daire başkan yardımcıları, meslek personeli, belirli bir konuda görüşlerini bildirmeleri istenen uzman kişiler ile görüşme tutanaklarını düzenlemekle görevli personel Kurul toplantılara katılabilir.
- Kurul kararları, gizli görüşmeler sonucunda alınır ve alenen tefhim edilir.
- Kurul üyelerinin çekimser oy kullanması yasaktır.
- Bazı hallerde oylamanın kapalı yapılmasına karar verilebilir.
- Nihai karar için başkan ya da ikinci başkan dâhil olmak üzere en az beş üyenin katılımı ve en az dört üyenin aynı yönde oy kullanması gerekmektedir.
- Nihai karar dışındaki kararlar için Kurul üyelerinden en az üçte birinin toplanması ve toplantıya katılanların salt çoğunun aynı yönde oy kullanması yeterlidir.
- Hizmet Birimleri
|
Ana Hizmet Birimleri |
Danışma Birimleri |
Yardımcı Hizmet Birimleri |
|
Bilişim Teknolojileri Daire Başkanlığı |
Hukuk Müşavirliği |
İnsan Kaynakları Daire Başkanlığı |
|
Denetim ve Uygulama Daire Başkanlıkları |
Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği |
Yönetim Hizmetleri Daire Başkanlığı |
|
Dış İlişkiler ve Rekabet Savunuculuğu Daire Başkanlığı |
Kurum Başdanışmanları |
İstanbul Bölge Temsilciliği |
|
Ekonomik Analiz ve Araştırma Daire Başkanlığı |
Başkan Özel Kalem Müdürlüğü |
|
|
Kararlar Daire Başkanlığı |
Başkan Mesleki Bürosu |
|
|
Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı |
İç Denetim Birimi |
|
|
Kartel ve Yerinde İnceleme Destek Birimi |
Kurum’un dijital çağa uygun bir hizmet sağlamasında önemli bir yeri olan Bilişim Teknolojileri Daire Başkanlığı’na ilişkin düzenlemeleri inceleyecek olursak;
Bilişim Teknolojileri Daire Başkanlığı, Kurum’un dijital dönüşümünü yöneten, bilgi sistemlerinin işleyişini sağlayan ve bilişim güvenliğini temin eden stratejik bir ana hizmet birimidir. Tüm hizmet birimlerinin dijital ihtiyaçlarını karşılayarak etkin, kesintisiz ve güvenli bilişim sistemleri altyapısı sağlamayı amaçlar. Bilişim Teknolojileri Daire Başkanlığı bilgi, belge ve yazılım akışının verimliliğini artırmak amacıyla özgün yazılım çözümleri geliştirecek, güncelleyecek ve yaygınlaştıracaktır. İşbu başkanlık veri yönetimi ve istatistik planlaması yaparak Kurum’un ihtiyaç duyduğu bilgi setlerini oluşturacak; bunların sistematik biçimde toplayacak, analizini ve raporlamasını sağlayacaktır.
- Yasaklar
- Başkan, ikinci başkan ve üyelerin, bir kanun hükmüne dayalı olmadıkça resmi veya özel bir görevde yer alması, ticaretle uğraşması, ortaklıklarda pay sahibi olması yasaktır.
- Göreve başlamadan önce sahip olunan menkul kıymetler (Hazine tarafından çıkarılan borçlanmaya ilişkin menkul kıymetlerin dışında) 3. dereceye kadar kan ve 2. dereceye kadar sıhri hısımlar dışındaki kişilere devredilmek zorundadır. Bu işlemi 30 gün içinde gerçekleştirmeyen üye, üyelikten çekilmiş sayılacaktır.
- Amacı sosyal yardım ve eğitim işlerine yönelmiş derneklerle vakıflardaki görevler ve kar amacı gütmeyen kooperatif ortaklıkları yasaklamalar dışında bırakılmıştır.
- Başkan, ikinci başkan, üyelerin görevleri sona ermiş olsa bile sır saklama yükümlülükleri devam edecektir.
- Görevden ayrılan başkan, ikinci başkan ve üyeler; ayrılmadan önceki 2 yıl içinde soruşturulan sektörlerde faaliyet gösteren tüzel kişilerde iki yıl boyunca görev alamaz veya bu gerçek veya tüzel kişileri idari süreçlerde Kurum nezdinde temsil edemez.
- Soruşturmalarda görev almış raportör ile sorumlu daire başkanı ve başkan yardımcıları, Kurumdan ayrıldıktan sonraki iki yıl boyunca soruşturmasında görev aldıkları sektörlerdeki tüzel kişilerde çalışamaz ve bu gerçek veya tüzel kişileri idari süreçlerde Kurumda temsil edemez.
Yönetmelik ile 23/5/1997 tarihli ve 97/9468 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Rekabet Kurumu Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.
Yönetmelik Resmî Gazete’de yayımladığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Rekabet Kurumu Tarafından Hatay İlinde Çimento ve Hazır Beton Üretimi ile Satışı Alanında Faaliyet Gösteren Bazı Teşebbüsler Hakkında Yürütülen Soruşturma Sonuçlandırılmıştır
Rekabet Kurulu’nun (“Kurul”) 13.03.2025 tarihli ve 25-10/231-116 sayılı Kararı (“Karar”) ile çimento ve hazır beton sektöründe faaliyet gösteren bazı teşebbüsler hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“Kanun”) 4. maddesini ihlal edilip edilmediğinin tespiti amacıyla yürütülen soruşturma sonuçlandırılmıştır.
Soruşturma süreci devam ederken bazı teşebbüsler uzlaşma başvurusunda bulunmuş ve Rekabet Kurulunun farklı tarihlerde aldığı kararlar doğrultusunda, bu teşebbüslere toplamda 110.564.108,16 TL tutarında idari para cezası uygulanmıştır.
Karar’a göre;
- Yapılan değerlendirme sonucunda, bazı teşebbüslerin hazır beton üretimi ve satışı pazarında müşteri paylaşımı ve fiyat tespiti yönünde rakipler arası anlaşmalara taraf olmak suretiyle Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri tespit edilmiştir.
- Bu kapsamda iki teşebbüse toplamda yaklaşık 619.000 TL tutarında idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.
- İki teşebbüs bakımından ise Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiğine dair herhangi bir bulguya ulaşılamadığından bu teşebbüsler hakkında idari para cezasına karar verilmemiştir.
Duyuru’nun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Aktif İşgücü Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmıştır
Türkiye İş Kurumu (“Kurum”) tarafından hazırlanan Aktif İşgücü Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 19.04.2025 tarihli ve 32875 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Yönetmelik’e göre;
- UMS (Ulusal Meslek Standartları) ve/veya ulusal yeterlilikleri yayımlanmayan mesleklerde ise kurs eğitim programları; yüklenicilerle veya iş birliği yapılan kuruluşlarla sözleşme veya protokol imzalanmadan önce üniversite veya il millî eğitim müdürlüklerine ya da bunların belirlediği okul veya kurum müdürlüklerine onaylatılacaktır. Onay verilmeyen eğitim programları uygulamaya konulmayacaktır. Eğitim programları, her kurs için ayrı ayrı onaylanabileceği gibi toplu olarak da onaylatılabilecektir.
- Millî Eğitim Bakanlığına (“MEB”) bağlı veya MEB izniyle faaliyet gösteren kurumların kurslarına ilişkin onay işlemleri, kendi mevzuatlarına göre yürütülecektir. MEB tarafından daha önce usulüne uygun biçimde onaylanan ve yayımlanan programlar, mevcut yürürlükteki programla aynıysa yeniden onay gerekmemektedir.
- Yönetmelik kapsamında yapılan denetimlerde; Kurum’u aldatmaya yönelik hareketlerde bulunan, sahte veya yanıltıcı belge düzenleyen ya da yerine başkasını eğitici olarak görevlendiren kişilerin bu fiilleri tespit edildiğinde, söz konusu eğiticiler 24 ay süreyle bu Yönetmelik kapsamında yürütülen kurs ve programlarda görev alamayacaklardır. Ayrıca bu kişiler hakkında Kurum tarafından suç duyurusunda bulunulacak ve uygulanan yaptırımlar il müdürlüğü tarafından sisteme kaydedilecektir.
- 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 253. maddesi uyarınca Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından yetkilendirilmiş belgelendirme kuruluşlarının faaliyet alanına giren mesleklerde açılan kurslarda, yüklenici; sınav, ölçme-değerlendirme ve belgelendirme işlemlerini bu alanda yetkilendirilmiş kuruluşlar veya 5580 sayılı Kanun kapsamında eğitim hizmeti sunan kurumlar aracılığıyla gerçekleştirmek zorunlu kılınmıştır.
- Ayrıca mücbir sebep halleri dışında, yüklenici kursun bitimini takip eden en geç on iş günü içinde sınavın yapılmasını, sınavın ardından da en geç beş iş günü içinde sonuçların açıklanmasını sağlamak için gerekli tüm önlemleri almakla yükümlü kılınmıştır.
- Yükleniciler, belirlenen sayıda kursiyeri en az 120 gün süreyle ve fiili kurs süresinin en az iki katı kadar süreyle istihdam etmekle yükümlü kılınmıştır. Kursiyerlerin işe başlatılması, kurs sınav sonucunun açıklanmasından itibaren en geç 30 gün içinde yapılmalıdır. Gerekli görülmesi ve il müdürlüğünün onayıyla bu süre 90 güne kadar uzatılabilecektir. Süre uzatımında il müdürlüğüne başvuru ile yanıt süresi hesaplamaya dahil edilmeyecektir. İstihdam edilen kişilerin işe giriş bildirgeleri, en geç işe giriş tarihinden itibaren 30 gün içinde il müdürlüğüne yazılı olarak veya sistem üzerinden bildirilmelidir.
- Yükleniciler istihdam yükümlülüğünü yerine getirdiklerini SGK işe giriş bildirgesi veya hizmet listesi gibi belgelerle ispat etmek ve bu belgeleri il müdürlüğüne ilgili sürede iletmekle yükümlü kılınmıştır. İl müdürlükleri bu yükümlülüğün yerine getirilip getirilmediğini denetleyebilecek olup ek bilgi ve belge talep edebilecek, yerinde inceleme yapabilecektir.
Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girmiştir.
Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2012/1) Değiştirilmiştir
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından hazırlanan, Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2012/1)’De Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2025/1) (“Tebliğ”) 19.04.2025 tarihli ve 32875 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Tebliğ’e göre;
- 28 Şubat 2025 tarihinden önce düzenlenmiş yatırım teşvik belgeleri kapsamında yatırım tamamlama vizesi için son başvuru tarihi, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına ya da kamu lisansı altında faaliyet gösteren dağıtım şirketlerine yatırımın tamamlanmasına yönelik izin, onay veya kabul işlemleri için anılan tarihten önce başvuru yapıldığının belgelenmesi şartıyla 31 Mayıs 2025 tarihine kadar uzatılmıştır.
Tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- TCMB Tarafından Faiz ve Kâr Payı İstatistikleri Yayınlanmıştır
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ("TCMB") tarafından hazırlanan Faiz ve Kâr Payı İstatistikleri 17.04.2025 tarihinde TCMB'nin resmi internet sitesinde yayınlanmıştır.
TCMB tarafından hazırlanan ayrıntılı istatistiklerde katılım bankaları dahil olmak üzere bankacılık sektörüne ait kredi ve mevduat/katılma hesabı faiz ve kâr payı oranları yer almaktadır. İşbu istatistiklerde yer alan tüm oranlar, Türk Lirası ve yabancı para cinsinden yapılan işlemleri kapsamaktadır.
Duyurunun tam metnine ve söz konusu istatistiklere buradan ulaşabilirsiniz.
- TCMB Tarafından Türk Lirası Likidite Yönetimine İlişkin Basın Duyurusu Yayınlanmıştır
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ("TCMB") tarafından 2025-21 sayılı Türk Lirası Likidite Yönetimine İlişkin Basın Duyurusu 17.04.2025 tarihinde TCMB'nin resmi internet sitesinde yayınlanmıştır.
TCMB tarafından finansal piyasalarda yaşanan gelişmeler göz önüne alınarak 1 hafta vadeli repo ihalelerine bir süreliğine ara verilmesi kararı verilmiştir.
Konuya ilişkin daha ayrıntılı bilgi için basin@tcmb.gov.tr adresine elektronik posta gönderilebilirsiniz.
Duyurunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik Yayınlanmıştır
Sağlık Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından hazırlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik (“Yönetmelik”) 19.04.2025 tarihli ve 32875 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Yönetmelik ile tıp merkezleri, poliklinikler, muayenehaneler ve tüm özel sağlık kuruluşlarında sunulan hizmetlere dair kapsamlı değişiklikler hayata geçirilmiştir.
Yönetmelik’te aşağıdaki hususlarda düzenlemelere yer verilmiştir;
- Tıp merkezlerinde kalite ve hizmet standartları artırılmıştır.
- Hasta güvenliği ve sağlık hizmetlerine dair yeni kurallar getirilmiştir.
- Planlama ve personel kadrolarına yönelik yeni hükümler tanımlanmıştır.
- Özel sağlık kuruluşlarının sahipliği için ilave kriterler belirlenmiştir.
- Polikliniklerin tıp merkezine dönüşmesi teşvik edilmiştir.
- Muayenehaneler için yeni tıbbi uygulama çerçevesi oluşturulmuştur.
- Tıp merkezi, ruhsatında yazılı olmak kaydıyla çalışma günlerinde sekiz saatten az olmamak üzere belirlenen sürede hizmet sunabilir. 10 uzman tabip kadrosu ve en az 3000 m² kapalı alana sahip tıp merkezi kesintisiz hizmet sunabilecektir.
- Çalışan uzman tabip sayısı beşin altına düşen tıp merkezinin altı ay içinde uzman eksikliğini giderememesi halinde ruhsatı en fazla iki yıl süreyle askıya alınacaktır.
- Sağlık kuruluşunun ruhsatı aşağıdaki hallerde askıya alınacaktır:
- Tıp merkezi, poliklinik ve fizik tedavi ve rehabilitasyon müesseselerinin ruhsatı bina tadilatı durumlarında en fazla bir yıl süreyle; doğal afet, genel salgın hastalık, kısmi veya genel seferberlik ilanı gibi mücbir sebeplerden dolayı ise en fazla beş yıl süreyle Bakanlıkça askıya alınabilecektir.
- Bir uzman tabip sayısının altına düşen müessesenin ruhsatı süre verilmeksizin askıya alınacaktır. Askı süresi en fazla bir yıl olarak belirlenmiştir.
- Tabip/uzman tabip sayısı asgari sayının altına düşen polikliniklerin üç ay içinde eksikliği giderememesi durumunda, ruhsatı en fazla bir yıl süreyle askıya alınacaktır.
- Muayenehane ruhsatı tabibin talebi halinde; doğal afet, genel salgın hastalık, kısmi veya genel seferberlik ilanı gibi mücbir sebeplere bağlı olarak en fazla iki yıl süreyle askıya alınabilecektir. Hastalık, eğitim durumu ve benzeri sebepler halinde ise en fazla bir yıl süreyle askıya alınabilecektir.
- Askı süreleri sonunda faaliyete geçmeyen ilgili sağlık kuruluşunun ruhsatı iptal edilecektir.
- Fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine yönelik ek kriterler eklenmiştir.
Yönetmeliğin 19’uncu maddesinin sekizinci ve dokuzuncu fıkraları 1/7/2025 tarihinde, 18’inci maddesinin ikinci fıkrası ve 34’üncü maddesinin üçüncü fıkrası 1/1/2026 tarihinde yürürlüğe girecektir.
Yönetmeliğin diğer hükümleri ise Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiştir.
Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
- Tam Yargı Davalarında Arttırılan Miktara Hangi Tarihten İtibaren Faiz İşletileceğine İlişkin Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı Yayımlanmıştır
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun (“Kurul”) tam yargı davalarında miktar artırımında bulunulması halinde arttırılan miktara hangi tarihten itibaren faiz işletileceğine ilişkin kararı (“Karar”) 16.04.2025 tarihli ve 32872 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Karar’a göre;
- Tam yargı davalarında, dava dilekçesi ile talep edilen miktarın yargılama sürecinde artırılması talebinde bulunulması halinde, artırılan kısma yönelik olarak hangi tarihten itibaren faiz işletileceği hususunda, Danıştay İdari Dava Daireleri ve İdari Dava Daireleri Kurulu kararları arasında aykırılığın söz konusu olduğu ileri sürülmüştür.
- Gerekli incelemeler yapıldıktan sonra tam yargı davalarında, dava devam ederken sunulan miktar artırım dilekçesinde yer alan tazminat miktarı için faizin hangi tarihten itibaren işletileceği hususunda içtihat farklılığı bulunması üzerine konunun içtihadın birleştirilmesi yoluyla çözümlenmesi gerekmiştir.
- İçtihadın birleştirilmesine konu uyuşmazlıkta üç farklı görüş öne sürülmüştür. İlk görüşe göre, davacıların gerçek zararlarını miktar artırımı yoluyla tam olarak ortaya koyduğu ancak bu zararın esasen olay tarihinde veya idareye başvuru tarihinde doğduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle artırılan miktar için de dava açma tarihi ya da idareye başvuru tarihi esas alınarak faiz uygulanmalıdır.
- İkinci görüş ise artırılan tutar bakımından faiz başlangıcının, miktar artırım dilekçesinin mahkeme kayıtlarına girdiği tarih olması gerektiğini savunmaktadır. Üçüncü görüşte ise idarenin temerrüde düştüğü tarih olarak miktar artırım dilekçesinin karşı tarafa tebliğ edildiği tarih esas alınmalı ve faiz bu tarihten itibaren işletilmelidir.
- Kurul tarafından yapılan değerlendirmede; davacının dava açmaktaki temel iradesinin gerçek zararının tamamının tazmini olduğu, miktar artırımı dilekçesiyle talep edilen tutarın davanın konusunu oluşturan zararın bir parçası olduğu, dava dilekçesindeki asıl talep için faiz hangi tarihten itibaren uygulanıyorsa, artırılan miktar için de aynı tarihten itibaren faiz uygulanması yaklaşımı benimsenmiştir. Bu yaklaşımın hem hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkını güvence aldığı hem de 6459 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin amacına da uygun düşeceği belirtilmiştir.
- Açıklanan nedenlerle idari işlem veya eylemlerden doğan zararın faiziyle birlikte tazminine hükmedilmesi istemiyle açılan tam yargı davalarında, miktar artırımında bulunulması halinde dava dilekçesinde talep edilen miktar için hangi tarihten itibaren faize hükmedilecekse, artırılan miktara da aynı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiği yönünde içtihadın birleştirilmesine 24/10/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verilmiştir.
Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.
[1] MADDE 10- (1) Kişisel verilerin elde edilmesi sırasında veri sorumlusu veya yetkilendirdiği kişi, ilgili kişilere;
a) Veri sorumlusunun ve varsa temsilcisinin kimliği,
b) Kişisel verilerin hangi amaçla işleneceği,
c) İşlenen kişisel verilerin kimlere ve hangi amaçla aktarılabileceği,
ç) Kişisel veri toplamanın yöntemi ve hukuki sebebi,
d) 11 inci maddede sayılan diğer hakları,
konusunda bilgi vermekle yükümlüdür.
[2] MADDE 11- (1) Herkes, veri sorumlusuna başvurarak kendisiyle ilgili;
a) Kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenme,
b) Kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
c) Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
ç) Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
d) Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme,
e) 7 nci maddede öngörülen şartlar çerçevesinde kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme,
f) (d) ve (e) bentleri uyarınca yapılan işlemlerin, kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
g) İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
ğ) Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması hâlinde zararın giderilmesini talep etme,
haklarına sahiptir.
Türkçe
English