Haftaya Dair Hukuki Gelişmeler

 

  1. Anayasa Mahkemesi Tarafından İdari Yargılama Usul Kanunu’nun İstinaf Başvurusunda Esas Alınacak Parasal Sınıra İlişkin Hükümleri İptal Edilmiştir

Anayasa Mahkemesi (“AYM”) tarafından, 21.12.2023 tarihli ve 32406 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2023/81 E., 2023/184 K. sayılı kararı ile İdari Yargılama Usul Kanunu’nun (“İYUK”) istinaf başvurusunda esas alınacak parasal sınıra ilişkin hükümleri iptal edilmiştir.

Karara göre AYM’ye iptal başvurusunda bulunan mahkemeler tarafından, İstinaf başvurularında parasal sınırı düzenleyen İYUK m.45 ile aynı kanunun ek m. 1’i hakkında;

  • Davanın açıldığı ve uyuşmazlığın mahkemece karara bağlandığı tarihler arasında her yıl yeniden değerleme oranına göre artırılan kanun yoluna ilişkin parasal sınırların değişebildiği,
  • Bu itibarla davanın açıldığı tarihte istinaf kanun yolu açık olan bir uyuşmazlıkla ilgili verilen karara karşı karar tarihi itibarıyla istinafa başvurma imkânının ortadan kalkabileceği,
  • Bu durumun mahkemeye erişim hakkı, hükmün denetlenmesini talep etme hakkı ve kanuni hakim ilkeleri ile bağdaşmadığı,
  • Ayrıca kuralda davanın açıldığı ya da karar tarihlerinden hangisinin istinafa ilişkin parasal sınırın belirlenmesinde esas alınacağı hususunda herhangi bir belirliliğin bulunmadığı,
  • Bu suretle kuralın hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleriyle de çeliştiği,
  • Mahkemelerin davaları farklı sürelerde sonuçlandırabileceği dikkate alındığında aynı tarihte açıldığı hålde diğerine göre daha erken karara bağlanan davanın istinafa tabi olması, yargılama süreci uzun süren dava hakkında da istinaf yoluna başvurulamaması gibi sonuçların ortaya çıkabileceği,
  • Bu durumun eşitlik ilkesini ihlal ettiği

Belirtilerek;

  • Anayasa'nın 2., 10., 13., 36, 37. ve 40. maddelerine

Aykırılık bulunduğu ileri sürülmüştür.

AYM incelemesi sonucunda;

  • Anayasa'nın 13. maddesinde "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz." denildiği, buna göre hükmün denetlenmesini talep etme hakkına sınırlama getiren düzenlemelerin kanunla yapılması, Anayasa'da öngörülen sınırlama sebebine uygun ve ölçülü olması gerektiği,
  • Bu kapsamda hükmün denetlenmesini talep etme hakkını sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şeklen var olması yeterli olmayıp yasal kuralların keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olmaları gerektiği,
  • Kanun'un itiraz konusu ek 1. maddesi gereği istinaf kanun yoluna başvurulabilecek parasal sınır her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellenmekte olduğu, öte yandan idari yargılamada kanun yollarını düzenleyen 6/1/1982 tarihli ve 2575 sayılı Danıştay Kanunu, 6/1/1982 tarihli ve 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, Idare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun ya da 2577 sayılı Kanun'da idari yargıda ilk derece mahkemelerinin kararlarına karşı istinaf başvurusunda bulunmak için geçerli parasal sınır belirlenirken hangi tarihin esas alınacağına dair bir hüküm bulunmamakta olduğu, buna göre İstinaf yoluna başvurabilmek için belirlenen parasal sınır, işlem veya eylem tarihi, idareye başvuru tarihi, dava tarihi veya ilk derece mahkemesi karar tarihine göre belirlenebilir olduğu,
  • Bu bağlamda istinafa tabi kararların belirlenmesine ilişkin parasal sınırın her yıl güncellenmesi nedeniyle hangi tarihteki parasal sınıra göre istinaf kanun yoluna başvurulabileceğinin kanunda belirli bir açıklıkta ve öngörülebilir bir şekilde düzenlenmesi gerektiği; ancak kurallarda veya farklı mevzuatta bu konuda açık bir düzenleme bulunmadığı, İstinaf kanun yoluna başvuru açısından hangi tarihteki parasal sınırın esas alınacağının açık, net ve tereddüde yer vermeyecek şekilde düzenlememesi nedeniyle kuralların kanunilik şartını taşımadığı sonucuna ulaşıldığı

Tespit ve değerlendirmeleriyle,

  • Söz konusu yasal düzenlemelerin Anayasa’nın 13. ve 36. maddelerine aykırı olduğu ifade edilerek iptaline

Karar verilmiştir.

İptal kararı AYM kararının Resmi Gazete’de yayınlandığı tarih olan 21.12.2023 tarihinden 9 ay sonra yürürlüğe girecektir.

Söz konusu AYM Kararının tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Duruşmaların Aleniyeti İlkesini Sınırlayan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun İlgili Hükmünün İptaline Dair AYM Kararı

Anayasa Mahkemesi (“AYM”) Başkanlığı tarafından 22.12.2023 tarihli ve 32407 ayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2020/73 E. ve 203/181 K. sayılı karar ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK”, “Kanun”) 28. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer alan ve yargılamaya hakim olan ilkelerden aleniyet ilkesini sınırlandıran “Duruşmaların bir kısmının veya tamamının gizli olarak yapılmasına ancak genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin yahut yargılama ile ilgili kişilerin korunmaya değer üstün bir menfaatinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde, ilgilinin talebi üzerine yahut resen mahkemece karar verilebilir.” hükmü iptal edilmiştir.

Kararda özetle;

  • Duruşmaların bir kısmının veya tamamının gizli olarak yapılmasına imkan tanıyan hükümde yer alan …kişilerin korunmaya değer üstün bir menfaatinin…” ibaresinin dava konusu kuralı oluşturduğu,
  • Dava dilekçesinde söz konusu kuralın istisna olabilecek halleri belirsiz biçimde genişlettiği, gerekçesinde uygulamaya yön verecek herhangi bir açıklamanın bulunmadığı, çizilen çerçevenin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’yle de (“AİHS”) bağdaşmadığı ve Anayasa’nın (“Anayasa”) 2.,13.,36. ve 141. maddelerine aykırı olduğunun ileri sürüldüğü,
  • AYM’ye göre söz konusu kuralda yer alan ilgili kişiler” ibaresiyle kanun koyucunun davayla ilgisi bulunan davacı, davalı, asli veya feri müdahiller ile dava sırasında kamuya açık hâle getirilecek bilgi ve belgelerden dolayı menfaatleri zedelenebilecek üçüncü kişiler kastedildiği,
  • Adil yargılamalarının temel unsurlarından biri olan yargılamanın aleniliği ilkesinin Anayasa’da “Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır.” denilerek güvence altına alındığı,
  • Anayasa’nın 141. maddesinde yargılamanın aleniliği ilkenin sınırlanmasına yalnızca genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerektirdiği hâllerin bulunması ya da küçüklerin yargılanması durumunda imkân tanındığı,
  • Dava konusu kuralla Anayasa’nın söz konusu maddesinde özel sınırlama sebebi olarak sayılmayan yargılamanın aleniliği ilkesinin sınırlanabileceği durumlar arasına dâhil edildiği ve söz konusu kuralın temel hak ve özgürlüklerin yalnızca Anayasa’nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak sınırlanabileceğine ilişkin anayasal ilkeye aykırı olduğu

belirtilerek açıklanan nedenlerle ilgili düzenlemenin Anayasa’nın 13. ve 141. maddelerine aykırılıktan iptaline karar verilmiştir.

Karar’ın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Karar’la ilgili AYM tarafından yayımlanan norm denetimi basın duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. KVKK Tarafından Hazırlanan Mobil Uygulamalarda Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Tavsiye Rehberi

Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”) tarafından Kurum’un internet sitesinde paylaşılan Mobil Uygulamalarda Mahremiyetin Korunmasına Yönelik Tavsiyeler Rehberi (“Rehber”) ile hava durumunu kontrol etmekten gerçek zamanlı haber güncellemelerini almaya, bankacılık işlemleri gerçekleştirmekten sağlık durumunun takibine ve sosyal medya kullanımından çevrim içi alışveriş yapmaya kadar mobil uygulamaların tasarımdan itibaren mahremiyet (‘privacy by design’) ve başlangıçtan itibaren mahremiyet (‘privacy by default’) ilkeleri ile uyumlu şekilde tasarlanması ve kişisel verilerin en üst seviyede korunmasına yönelik tavsiyeler verilmiştir.

Söz konusu Rehber ile;

  1. Mobil uygulamalar tarafından işlenen kişisel verilere örnek olarak;
  • kimlik bilgileri (ad ve soyadı, T.C. kimlik numarası, doğum tarihi vb.),
  • üyelik bilgileri (kullanıcı adı, parola vb.),
  • iletişim bilgileri (ev adresi, telefon numarası, e-posta adresi vb.),
  • finansal bilgiler (IBAN, kredi kartı numarası vb.),
  • çevrim içi tanımlayıcılar (IP adresi, MAC adresi, IMEI ve IMSI numarası, cihazda yüklü uygulama listesi aracılığıyla parmak izi çıkarılması vb.),
  • kullanıcı etkileşimleri (arama geçmişi, uygulama içi satın alımlar vb.),
  • konum bilgisi,
  • telefon rehberi veya uygulamalardaki arkadaş listeleri,
  • biyometrik veriler (yüz tanıma verisi, parmak izi verisi, ses izi biyometrisi vb.),
  • uygulamanın sağlık ile ilgili olması durumunda sağlık verileri (kalp atış hızı, uyku düzeni vb.),
  • cihazın kamerası ve galerisine erişim izni verilmesiyle toplanan görsel veriler,
  • sesli komutlar veya mesajlaşma uygulamaları aracılığıyla toplanan işitsel veriler,
  • mesajlaşma platformlarından toplanan metin verileri

sayılmıştır.

  1. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nda (“Kanun”) sayılan özel nitelikli kişisel veriler açısından ise ses tanıma uygulamalarında ses izi biyometrisinin kullanılması, sağlık uygulamalarında sağlık verilerinin toplanması veya mesajlarda kişilerin inancının, siyasi düşüncesinin ortaya çıkarılması örnek olarak verilmiştir.
  2. Kişisel verilerin işlenmesi ve korunmasında; uygulama sağlayıcısı, uygulama geliştiricisi, reklam ağı, uygulama mağazası kuruluşu, işletim sistemi sağlayıcısı, kütüphane sağlayıcısı ve cihaz üreticisi gibi aktörler sorumlu tutulmuştur.
  3. Uygulama sağlayıcısı, kullanıcıların kişisel verilerini kullanması bakımından veri sorumlusu kabul edilirken uygulama sağlayıcısı ve geliştiricisinin ayrı kuruluşlar olduğu bir durumda aralarındaki sözleşmeye göre uygulama geliştiricisinin kişisel veri işlemede yalnızca teknik bir rol üstlenmesi ve kendi amaçları doğrultusunda kişisel veri işlememesinin güvence altına alınması hâlinde veri işleyen sayılacaktır.
  4. Kurum tarafından mobil cihazları kullanan bireylere yönelik;
  • Mobil uygulamayı yüklemeden önce;
  • Uygulamanın güvenilir bir kaynaktan gelmesi,
  • Uygulama mağazaları gibi güvenilir platformlar üzerinden indirilmesi,
  • Geliştiricisine dikkat edilmesi ve adının doğruluğundan emin olunması,
  • Kullanıcı yorumlarına ve puanına bakılması,
  • Yüksek puanlı her uygulamanın mutlak anlamda güvenilir olarak anlaşılmaması,
  • Hizmetin sunulmasından daha fazla kişisel veri talep eden uygulamalar yerine alternatifinin tercih edilmesi,
  • Mobil uygulamayı kullanırken;
  • Uygulamanın kullanımıyla alakasız erişim izinlerine izin verilmemesi,
  • Konum, ses ve görüntü verileri elde eden mobil cihaz araçlarına sürekli erişilmesine ilişkin izinlerin, söz konusu verilerin kullanım amaçları dikkate alınarak “yalnızca uygulama kullanılırken izin ver” seçeneğinin tercih edilmesi,
  • Uygulamalara giriş için sosyal medya hesaplarının kullanılmaması,
  • Uygulama girişlerinde kullanılacak parolaların kişisel bilgilerle ilişkili ve kolay şekilde tahmin edilebilecek rakam ya da harf dizileri yerine büyük-küçük harf, rakam ve sembolleri içerecek şekilde güçlü kombinasyonlarla oluşturulması ve çok faktörlü kimlik doğrulamanın etkinleştirilmesi,
  • Güncel olmayan yazılımların saldırı tehlikesinden dolayı uygulamaların güncel tutulması ve güncellemeden sonra gizlilik ayarlarının kontrol edilmesi,
  • Kullanılmayan uygulamaların mobil cihazlardan kaldırılması

tavsiyeleri verilmiştir.

  1. Kurum tarafından ‘veri sorumlusu’ veya ‘veri işleyen’ sıfatı bulunan taraflara yönelik;
  1. Hukuka ve Dürüstlük Kurallarına Uygun Olma İlkesi kapsamında; uygulama geliştirici ve sağlayıcılarına veri işlemeden önce işlemenin hukuki sebebini sorgulamaları, mobil uygulamalarda işlenen kişisel veriler konusunda dürüst ve şeffaf olmaları, hakların kullanımını destekleyen süreç ve tasarımları uygulamaya koymaları önerilirken mobil uygulama ilk kez kullanıldığında sesli komut özelliğinin cihazda açık olarak gelmesinin hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma ilkesine aykırı olduğu tespit edilmiştir.
    • Bu aykırılığa istinaden Kurum tarafından cep telefonu masanın üzerinde dururken yahut kişinin cebinde veya çantasında iken mikrofona erişim sağlanması yerine, kullanıcının cihazı aktif bir şekilde kullanırken mikrofona erişim sağlanması gibi önlemler tavsiye edilmiştir.
    • Yine Kurum tarafından adım sayarak ve uyku düzeni ile beslenme alışkanlıklarını izleyerek bireylerin fiziksel aktivite seviyelerini takip eden bir mobil uygulama sağlayıcısının sağlık sigortası hizmeti sunması ve mobil uygulama üzerinden topladığı kişisel verilerden sigorta primi hesaplamada yararlanması dürüstlük kuralına aykırı kabul edilmiştir.
    • Doğru ve Gerektiğinde Güncel Olma İlkesi kapsamında; kullanıcılara kişisel verilerini düzeltme imkânının ve uygulama içerisinde uygun yöntemlerle bu imkânın kullanılmasının sağlanması gerektiği belirtilirken güncelliğini yitirmiş kişisel verilerin kimlik hırsızlığı riski ortaya çıkarabileceği hatırlatılmıştır.
  • Örnek olarak kullanıcının belli bir süre sonra telefon numarasını değiştirmesi ve mobil uygulamasının parolasını unuttuğu için mobil uygulama aracılığıyla parola sıfırlama talebinde bulunması durumunda, kullanıcının parola sıfırlaması esnasında daha önce girmiş olduğu ve artık kullanmadığı telefon numarasına kod gönderilmesi durumunda, kodun üçüncü bir kişiye mesaj olarak iletilmesi riski verilmiştir.
    1. Belirli, Açık ve Meşru Amaçlar İçin İşlenme ile İşlendikleri Amaçla Bağlantılı, Sınırlı ve Ölçülü Olma İlkeleri kapsamında; mobil uygulama tarafından elde edilen kişisel verilerin bireylerin uygulamayı kullanım amacını aşar nitelikte işleme faaliyetlerine konu edilmemesi gerektiği belirtilmiştir.
      • Rehber’de yer alan örneğe göre bulaşıcı hastalıklarla mücadele amacıyla temas takibinde kullanılmak üzere hazırlanan bir mobil uygulamanın kullanıcılarının tam konumunu ve hareketlerini izlemesi, kullanıcının bulaşıcı hastalığa sahip başka bir kullanıcıyla yakın temasta bulunduğunun tespit edilebilmesi amacı bakımından gereksiz olup bu nitelikteki bir işleme faaliyeti amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma ilkesine aykırılık teşkil etmektedir.
    2. İlgili Mevzuatta Öngörülen veya İşlendikleri Amaç İçin Gerekli Olan Süre Kadar Muhafaza Edilme İlkesi gereği; kişisel veriler açısından da açıkça tanımlanmış iş ihtiyaçlarına veya yasal yükümlülüklere göre gerekçelendirilmiş saklama ve imha süreleri belirlenmeli ve bu veriler gerekli olan süreden daha uzun süre saklanmamalıdır.
      • Örneğin, elektronik posta hizmeti sunan bir mobil uygulamanın kullanıcısının, belirli bir süre boyunca uygulamaya giriş yapmaması durumunda statüsünün aktif olmayan kullanıcıya dönüştürülmesi ve aktif kullanıcılara kıyasla kişisel verilerinin saklanma süresinin daha kısa olması (yasal yükümlülükler hariç olmak üzere) gerekmektedir.
  1. Kanun’un 16 ncı maddesi uyarınca yurt dışında yerleşik sağlayıcıların sundukları mobil uygulamalarda; Türkiye’ye atıfta bulunarak mal ve hizmet sunulması, Türkiye’deki kişilere yönelik hizmetin verildiğini gösteren tanıtıcı açıklamalar yapılması, mal ve hizmet sunulmasında Türkçe dil seçeneği, Türkiye’ye ürün teslimatı seçeneğinin sunulması gibi hususların bulunması, mal ve hizmet sunumunda Türkiye’deki ilgili kişilerin hedeflenmesi hallerinde bu veri sorumlularının Veri Sorumluları Siciline kayıt yükümlülüğünün de yerine getirilmesi gerekmektedir.
  2. Mobil uygulamaların çocuklar tarafından da sıklıkla kullanıldığı dikkate alınarak çocukların kişisel verilerin işlenmesine yönelik; özellikle çocuklara yönelen veya çocuklar tarafından yaygın olarak kullanıldığı bilinen uygulamalar açısından, kullanıcıların yaşını doğrulayacak sistemler kurulması ve çocuklara yönelik işleme faaliyetlerinin ayrı bir politika ve prosedür takip edilerek gerçekleştirilmesi önerilirken Kurum tarafından “Çocukların Kişisel Verilerinin Korunması-Ürün ve Hizmet Geliştirenler Tarafından Dikkat Edilmesi Gerekenler” başlıklı doküman sunulmuştur.
  3. Kullanıcıların mobil uygulamalara ilişkin hesap girişlerinde başarısız giriş sayısı sınırlandırılması, bot saldırılarına bir önlem olarak kullanıcı girişi olan sayfalarda CAPTCHA, dört işlem vb. gibi yöntemlerin tercih edilmesi önerilmiştir.

Söz konusu Rehber’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Söz konusu “Çocukların Kişisel Verilerinin Korunması-Ürün ve Hizmet Geliştirenler Tarafından Dikkat Edilmesi Gerekenler” başlıklı dokümana buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. 2024 Yılı Tüketici Hakem Heyetlerine Zorunlu Başvuru Parasal Sınırı Belli Olmuştur

Ticaret Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından hazırlanan, yürürlük tarihi 01.01.2024 olarak belirlenen ve 20.12.2023 tarihli ve 32405 sayılı Resmi Gazete’de paylaşılan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (“Kanun”) 68 inci ve Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliğinin (“Yönetmelik”) 6 ncı Maddelerinde Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğ (“Tebliğ”) ile tüketici uyuşmazlıklarında il ve ilçe tüketici hakem heyetine başvuru zorunluluğu kapsamında parasal sınırlar 2023 yılı yeniden değerleme oranı olarak tespit edilen % 58,46 oranında artırılarak yeniden belirlenmiştir.

Tebliğ ile 7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68 inci maddesinin birinci fıkrası ile 21/9/2022 tarihli ve 31960 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen;

  • 2024 yılında yapılacak başvurular için parasal sınır, İl ve İlçe Tüketici Hakem Heyetlerinin görevli olduğu uyuşmazlıklarda 104.000 (yüzdört bin) Türk Lirasının altı olarak kararlaştırılmış olup bu değer ve üzerindeki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılmayacaktır.
  • Başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki Tüketici Hakem Heyetine yapılacaktır.
  • Başvuru yapılacak ilçede Tüketici Hakem Heyetinin kurulmamış olması halinde, tüketiciler başvuruları o ilçe kaymakamlığına yapabileceklerdir.

İlgili Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Uyarınca Kesilen İdari Para Cezaları 2024 Yılı İçin Yeniden Belirlenmiştir

Ticaret Bakanlığı’nın (“Bakanlık”) 20.12.2023 tarihli ve 32405 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 77 nci Maddesine Göre 2024 Yılında Uygulanacak Olan İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğ (“Tebliğ”) düzenlemesi ile 7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (“Kanun”)  77 nci maddesinde düzenlenmiş olan idari para cezaları, 1/1/2024 ile 31/12/2024 tarihleri arasında uygulanmak üzere 2023 yılı yeniden değerleme oranında (% 58,46) artırılmıştır.

Tebliğ ile;

  • Kanun’un 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca malların süresinde teslim veya monte edilmemesi ve 5 inci maddesi uyarınca belirlenen haksız şartların, Bakanlıkça verilecek süre içinde tüketici sözleşmesi metninden çıkarılmaması hâlinde hakkında aykırılığı tespit edilen her bir işlem veya sözleşme için 2.172 TL,
  • Kanun’un 44 üncü maddesinde belirtilen ön ödemeli konutun sözleşmede taahhüt edilen süre içinde tüketiciye teslim edilmemesi halinde teslim edilmeyen her konut için 247.278 TLKanun’un 40 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası belirtilen yapı ruhsatı alınmadan tüketicilerle ön ödemeli konut satış sözleşmesi yapılması halinde 1.100.122 TL,
  • Kanun’un 55 inci ve 56 ncı maddelerinde belirtilen tüketiciye sunulması gereken tanıtma ve kullanma kılavuzu ve garanti belgesi yükümlülüklerine aykırı hareket eden üretici ve ithalatçı hakkında piyasaya arz edilen; satıcı hakkında tüketiciye satışı yapılan her bir mal için 2.172 TL,
  • Kanunun 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen ve tüketicilere yıllık üyelik aidatı ve benzeri isim altında ücret tahsil ettikleri kredi kartı sunan kart çıkaran kuruluşlara 55.006.905 TL,
  • Kanun’un 53 üncü maddesine göre süreli yayın kuruluşlarınca her ne amaç ve şekilde olursa olsun, bilet, kupon, iştirak numarası, oyun, çekiliş ve benzeri yollarla süreli yayın dışında ikinci bir mal veya hizmetin verilmesinin taahhüt edildiği veya verildiği promosyon uygulamalarında yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi halinde süreli yayın kuruluşları hakkında 54.987 TL,
  • Kanun’un 58 inci maddesine aykırı davranan ve Bakanlıkça belirlenen kullanım ömrü süresince satış sonrası bakım ve onarım hizmet belgelerini almayan üretici ve ithalatçılar hakkında 1.112.752 TL,
  • Kanun’un 58 inci maddesinin beşinci fıkrası hükümleri uyarınca her türlü mecrada ve faaliyetlerinde kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde “özel servis” ibaresini kullanmayan üretici veya ithalatçıya bağlı olmaksızın faaliyette bulunan servis istasyonları için 17.661 TL,
  • Kanun’un 61 inci maddesinde belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket eden ve Reklam Kurulunca (“Kurul”) belirlenen ilkelere, genel ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına uygun, doğru ve dürüst olmayan, tüketiciyi aldatıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve engellileri istismar edici ticari reklam reklam verenler, reklam ajansları ve mecra kuruluşları hakkında;
  • Uydu üzerinden yayın yapan televizyon kanalı veya internet aracılığı ile gerçekleşmiş ise 550.059 TL,
  • Kısa mesaj aracılığı ile gerçekleşmiş ise 275.012 TL,
  • Kanunun 62 nci maddesinde belirtilen haksız ticari uygulamalar yükümlülüklerine aykırı hareket edenler hakkında ülke genelinde gerçekleşmiş ise 550.059 TL
  • Kanun’un 48 inci maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen sistem aracılığıyla kurulan mesafeli sözleşmelerden doğan hak ve yükümlülüklerin kullanım süresi boyunca tüketicilerin talep ve bildirimlerini iletebilmelerine ve takip edebilmelerine elverişli bir sistemi kurmayan ve kesintisiz olarak açık tutmayan mesafeli sözleşme kurulmasına aracılık eden aracı hizmet sağlayıcılar hakkında 3.532.548 TL,
  • Kanun’un 74 üncü maddesinde belirtilen ve satışa sunulan seri malın ayıplı olduğunun mahkeme kararı ile tespit edilmesi hâlinde, ayıbın niteliğine göre malın satışını geçici olarak durdurulması, ayıbının giderilmesi veya toplattırılması yükümlülüklerine aykırı hareket eden üretici veya ithalatçılar hakkında 1.100.122 TL,
  • Kanunun 79 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca gıda ürünü olmamalarına rağmen, sahip oldukları şekil, koku, renk, görünüm, ambalaj, etiket, hacim veya boyutları nedeniyle olduklarından farklı görünen yiyecek taklidi ürünleri üreten, pazarlayan, ithalat ve ihracatını yapanlar hakkında 54.987 TL,
  • Kanun’un 76 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen ve sundukları hizmetlerle tüketicinin can ve mal güvenliğine ve çevreye zarar vermeme yükümlülüğünü ihlal eden hizmet sağlayan sağlayıcılar hakkında her bir işlem için 2.172 TL

idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.

İlgili Tebliğ 01.01.2024 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. 5957 Sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 10 uncu Maddesinde Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğ Yayımlanmıştır

Ticaret Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından hazırlanan, 5957 Sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun (“Kanun”) 10 uncu Maddesinde Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğ (“Tebliğ”) 20.12.2023 tarihli ve 32405 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Tebliğ;

  • Kanunun 10 uncu maddesinde belirtilen parasal sınırların, 25/11/2023 tarihli ve 32380 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde (Sıra No: 554) 2023 yılı için yeniden değerleme oranı olarak tespit edilen %58,46 oranında artırılarak yeniden belirlenmesi

amacıyla hazırlanmış olup; Tebliğ ile 2024 yılı için değeri;

  • 616.278,55 Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda hal hakem heyetlerine başvurunun zorunlu olduğu, bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararların ilam hükmünde olduğu ve bu kararların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun; ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirileceği,
  • 616.278,55 Türk lirası ve üstündeki uyuşmazlıklarda hal hakem heyetinin vereceği kararların, asliye ticaret mahkemesinde delil olarak ileri sürülebileceği

düzenlenmiştir.

Tebliğ 01/01/2024 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usûl ve Esaslar Hakkında Tebliğ (Tebliğ No: 2020/7)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2023/39) Yayımlanmıştır

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (“TCMB”) tarafından hazırlanan, Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usûl ve Esaslar Hakkında Tebliğ (Tebliğ No: 2020/7)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2023/39) (“Tebliğ”) 22.12.2023 tarihli ve 32407 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Tebliğe göre;

  • 7/3/2020 tarihli ve 31061 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usûl ve Esaslar Hakkında Tebliğ (Tebliğ No: 2020/7)’in 7 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde bahsi geçen tebliğdeki ücret ve parasal sınırlar her yıl azami, Türkiye İstatistik Kurumunca bir önceki yılsonu itibarıyla açıklanan yıllık tüketici fiyat endeksi artış oranında artırılarak kuruluşların internet sitesinde ilan edilir düzenlemesi tebliğdeki parasal sınırlar ve azami ücretler her yıl, Türkiye İstatistik Kurumunca bir önceki yıl sonu itibarıyla açıklanan yıllık tüketici fiyat endeksi artış oranında Merkez Bankasınca artırılarak bahse konu oranın açıklanmasını takip eden ilk iş günü bankalara bildirilir şeklinde değiştirilmiştir.
  • Ayrıca söz konusu Tebliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir;

“GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu Tebliğdeki parasal sınırlar ve azami ücretler, 2024 yılı için Merkez Bankası tarafından tespit edilerek Türkiye İstatistik Kurumunca 2023 yıl sonu yıllık tüketici fiyat endeksinin açıklanmasını takip eden ilk iş günü bankalara bildirilir.”

Tebliğ 04/01/2024 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında 2020/4 Sayılı Tebliğ’de Değişiklik Yapılmıştır

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (“TCMB) tarafından 22.12.2023 tarihli ve 32407 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ (Sayı: 2020/4)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2023/38) (“Tebliğ”) ile referans oranına ilişkin yeni düzenlemeler getirilmiştir.

Buna göre Tebliğ ile;

  • Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ (Sayı: 2020/4)’in 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan referans oranının tanımının “32-45 gün vadeli olarak açılan Türk lirası cinsi tüm mevduat türlerine bankaların uyguladıkları ağırlıklı ortalama akım faiz oranı üzerinden hesaplanan oran ile Merkez Bankasınca belirlenen politika faizinin yüzde on artırılması ile hesaplanan oran arasından düşük olan dikkate alınarak hesaplanan ve bu Tebliğin 20/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan azami sınırı aşmayacak şekilde ilan edilen oran” olmasına,
  • Aynı Tebliğin 20/A maddesine referans oranının yüzde 3,11’i aşamayacağına dair hüküm eklenmesine,
  • Aynı Tebliğe maktu olarak belirlenen parasal sınırlar ve azami ücretlerin 2024 yılı için TCMB tarafından tespit edilerek Türkiye İstatistik Kurumunca (“Kurum”) açıklanan 2023 yıl sonu yıllık tüketici fiyat endeksinin açıklanmasını takip eden takip eden ilk iş günü bankalara bildirilmesine dair geçici madde 4’ün eklenmesine

karar verilmiştir.

Söz konusu Tebliğ’in geçici madde 4 hükümleri 4/1/2024 tarihindediğer hükümleri ise yayımı tarihi olan 22/12/2023’te yürürlüğe girecektir.

Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Menkul Kıymet Tesisi Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2023/40) Yayımlanmıştır

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (“TCMB”) tarafından hazırlanan, Menkul Kıymet Tesisi Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2023/40) (“Tebliğ”) 22.12.2023 tarihli ve 32407 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Tebliğe göre;

  • Tebliğin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında bahsi geçen menkul kıymet tesis oranının yüzde 5 olduğuna ilişkin ibare yüzde 4 olarak değiştirilmiştir.
  • Geçici 6. maddede yer alan menkul kıymet tesisine tabi kredilerin Merkez Bankasınca belirlenen büyüme oranının hesaplama tarihine ilişkin son hesaplama tarihini gösteren “29.12.2023” ibaresi 28.06.2024” şeklinde değiştirilmiştir.
  • Yine geçici 6. maddenin 4. fıkrasında bahsi geçen Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun izni ile “31.12.2021” tarihinden itibaren faaliyete başlayan bankalara söz konusu madde hükümlerinin uygulanmayacağına ilişkin ibarede bahsi geçen tarih “31.12.2022” olarak değiştirilmiştir.

Söz konusu Tebliğin yürürlük tarihine ilişkin olarak ise;

  • Menkul kıymet tesis oranının yüzde 4 olarak değiştirildiğine ilişkin düzenleme 24.11.2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Resmi Gazete’de yayım tarihinde,
  • Son hesaplama tarihinin “28/6/2024” şeklinde değiştirildiğine ilişkin düzenleme Resmi Gazete’de yayım tarihinde,
  • Bankalara söz konusu madde hükümlerinin uygulanmayacağına ilişkin ibarede bahsi geçen tarihin “31.12.2022” olarak değiştirildiğine ilişkin düzenleme 27.01.2024 tarihinde

Yürürlüğe girecektir.

Tebliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Reeskont ve Avans İşlemlerine Yönelik Yeni Faiz Oranlarına İlişkin Tebliğ Yayımlanmıştır

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (“TCMB”) tarafından yayımlanan, Reeskont ve Avans İşlemlerine Yönelik Yeni Faiz Oranlarına İlişkin Tebliğ (“Tebliğ”), 23.12.2023 tarihli ve 32408 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Tebliğ’e göre;

  • Vadesine en çok 3 ay kalan senetler karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranı yıllık yüzde 43,25,
  • Avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranı ise yıllık yüzde 44,25 olarak

Belirlenmiştir.

Tebliğ Resmi Gazete’de yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Risk Gruplarının Belirlenmesine ve Kredi Sınırlarına İlişkin Yönetmelik Yayımlanmıştır

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (“BDDK”) tarafından, Risk Gruplarının Belirlenmesine ve Kredi Sınırlarına İlişkin Yönetmelik (“Yönetmelik”), 21.12.2023 tarihli ve 32406 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Yönetmelik;

  • Bankalarca risk gruplarının belirlenmesine ve konsolide ve konsolide olmayan esasa göre kredi sınırlarının hesaplanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi

Amacıyla hazırlanmıştır.

Yönetmelik’e göre;

  • Bir gerçek kişi ile eşi ve çocukları, bunların yönetim kurulu üyesi veya genel müdürü oldukları veya bunların ya da bir tüzel kişinin birlikte veya tek başlarına, doğrudan ya da dolaylı olarak kontrol ettikleri ya da sınırsız sorumlulukla katıldıkları ortaklıkların bir risk grubunu oluşturacağı,
  • Bir banka ile bankanın nitelikli pay sahipleri, banka yönetim kurulu üyeleri, genel müdürü, genel müdür yardımcıları ile başka unvanlarla istihdam edilseler dahi yetki ve görevleri itibarıyla bunlara denk veya daha üst konumlarda görev yapan yöneticileri ile bunların eş ve çocukları, birlikte veya tek başına, doğrudan ya da dolaylı olarak kontrol ettikleri ya da sınırsız sorumlulukla katıldıkları veya yönetim kurulu üyesi ya da genel müdürü oldukları ortaklıklar, bankanın dâhil olduğu risk grubunu oluşturacağı,
  • Katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının faizsiz finansman sağlamak amacıyla katıldıkları ortaklıklar bu kapsamında değerlendirilmeyeceği,
  • Risk grupları belirlenirken, kredi müşterilerinin aralarında ekonomik bağımlılık olup olmadığı da değerlendirileceği,
  • Bankalarca bir gerçek ya da tüzel kişiye veya bir risk grubuna kullandırılabilecek kredilerin risk tutarları toplamı ana sermayenin ve özkaynağın yüzde yirmi beşini aşamayacağı,
  • Bankanın dâhil olduğu risk grubuna kullandırılabilecek kredilerin risk tutarları toplamı ana sermayenin ve özkaynağın yüzde yirmisini aşamayacağı ve Kurul, bu oranı yüzde yirmi beşe kadar yükseltmeye veya kanunî haddine kadar indirmeye yetkili olacağı,
  • Bankalarca hâkim ortak veya nitelikli pay sahibi olup olmadıklarına bakılmaksızın bankaların sermayesinin yüzde bir ve daha fazla payına sahip olup pay defterine kayıtlı olan tüm ortaklarına ve bunlarla risk grubu oluşturan kişilere kullandırılacak kredilerin toplamı özkaynaklarının yüzde ellisini aşamayacağı,
  • Bir gerçek ya da tüzel kişiye veya bir risk grubuna özkaynakların yüzde onu veya daha fazlası oranında kullandırılan krediler büyük kredi sayılacağı ve bunların toplamının özkaynakların sekiz katını aşamayacağı,
  • Kurulun, sistemik önemli bankaların, diğer sistemik önemli bankalara ya da uluslararası yetkili otoritelerce küresel sistemik önemli banka olarak belirlenen bankalara kullandırdıkları kredilerine ilişkin daha ihtiyatlı kredi sınırları belirleyebileceği,
  • Belirtilen kredi sınırları konsolide ve konsolide olmayan esasa göre hesaplanacağı ve uygulanacağı,
  • Konsolide kredi sınırları, ana ortaklık ile konsolidasyona tabi tutulan finansal kuruluşlar topluluğuna dâhil her ortaklığın bilanço içi ve bilanço dışı hesaplarında yer alan krediler ile konsolide ana sermaye tutarı ve konsolide özkaynak tutarı dikkate alınarak hesaplanacağı,
  • Konsolidasyona tabi tutulan finansal kuruluşların faktoring alacakları ile çeşitli ikrazlarına ve vermiş oldukları ödünçlere ilişkin kalemlerin nakdinin kredi niteliğinde olacağı,
  • Kredi sınırlarının konsolide esasa göre hesaplanmasında, risk grubu tanımı kapsamındaki gerçek ve tüzel kişilerin, konsolidasyona tabi tutulan finansal kuruluşlar topluluğuna dâhil tüm ortaklıklara olan ve yedinci fıkrada belirtilen nitelikteki tüm borç ve yükümlülüklerinin dikkate alınacağı,
  • Kredi sınırlarının konsolide esasa göre hesaplanmasında, bankanın dâhil olduğu risk grubu, ana ortaklık ve konsolidasyona tabi tutulan finansal kuruluşlar topluluğuna da dâhil her bir ortaklık dikkate alınmak suretiyle, finansal kuruluşlar topluluğunun da dâhil olduğu risk grubu şeklinde uygulanacağı,
  • Birlikte kontrol edilen ortaklıklara kullandırılan krediler, bu ortaklıkları birlikte kontrol eden hissedarların her birinin ortaklık sermayesinde sahip olduğu payların, birlikte kontrol ettikleri toplam paya oranı ölçüsünde ortaklığı birlikte kontrol eden her bir hissedarın dâhil olduğu risk grubuna kullandırılmış sayılacağı

Düzenlenmiştir.

Yönetmelik 01/01/2024 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. İcra Dairesi Tarafından Hacizli Malın Satışı İçin 2024 Yılında Alınacak Ücretler Belli Olmuştur

Adalet Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından hazırlanan, 21.12.2023 tarihli ve 32406 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Satış Giderleri Tarifesi (“Tarife”) ile 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun (“Kanun”) 106 ncı maddesi gereğince icra dairelerince yapılacak olan satışa hazırlık ve satış işlemleri için alınacak ücretlere ilişkin esaslar belirlenmiştir.

Tarifeye göre;

  • Tarifenin 8 inci maddesinde yer alan mahcuz (haczedilmiş) malların satışının istenmesi halinde aynı maddede yer alan tablodaki satış giderlerinin peşin olarak yatırılması gerekmektedir. Buna göre;
  • Taşınmaz mallar için 25.000,00 TL,
  • Taşınır mallar için 2.000,00 TL,
  • Sicile kayıtlı motorlu kara araçlarından otomobil ve diğer yük vasıtaları için 15.000,00 TL

satış gideri belirlenmiştir.

  • İcra dosyasından birden fazla taşınmazın birlikte satışının talep edilmesi halinde; bir taşınmaz için satış ücreti tam olarak alınacak iken diğer taşınmazlar için tabloda belirtilen gider avansının yarısından fazla olmamak üzere satış giderinin toplamından belirli miktarda indirim yapılmak suretiyle avans olarak depo edilmesine icra müdürü karar verebilecektir.
  • Tarifede satış gideri belirtilmeyen malların satışının talep edilmesi halindeniteliğine uygun düştüğü ölçüde satış gideri tablosunda yer alan ücretler esas alınacaktır.
  • Satış gideri, satış talebinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenecektir.

Söz konusu Tarife, 01.01.2024 tarihinde yürürlüğe girecek olup Tarifenin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği Ücret Tarifesi Yayımlanmıştır

Adalet Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından hazırlanan, Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği Ücret Tarifesi (“Tarife”) 21.12.2023 tarihli ve 32406 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Tarife;

  • İcra dairelerince muhafaza altına alınan ve lisanslı yediemin depoları ile özel depo ve garajlarda muhafaza edilen mallar için alınacak ücretin belirlenmesi amacıyla hazırlanmıştır.

Tarifeye göre;

  • Lisanslı yediemin depolarındaki mahcuz malların muhafaza ücreti ile muhafaza esnasındaki çilingir, çekici ve nakliye hizmetleri için ödenecek ücret aşağıda yer vermiş olduğumuz ücret tablosunun esas alınarak hesaplanacağı,
  • Bir mahalde lisanslı yediemin depoları faaliyete geçinceye kadar o yerde yapılan muhafaza işlemleri için ödenecek ücret aşağıda yer vermiş olduğumuz ücret tablosundaki muhafaza ücretlerinin yüzde sekseni üzerinden hesap edileceği ve aşağıda yer vermiş olduğumuz ücret tablosundaki çekici, nakliye, hamaliye ve çilingir hizmetleri için belirlenen ücretler lisanslı yediemin deposu bulunmayan mahallerde uygulanmayacağı,
  • Altı aydan sonraki muhafaza süresi için bu ücretler yarı oranında uygulanacağı,
  • Mahcuz malın muhafaza altına alındığı yer ile teslim edileceği depo arasındaki uzaklık daha fazla olsa dahi nakliye ve çekici ücreti 50 kilometre mesafe için ödenecek miktarı geçemeyeceği,
  • Lisanslı yediemin depolarına teslimi yapılacak mahcuz malların muhafaza işlemleri esnasındaki çekici, nakliye ve hamaliye hizmetleri için ödenecek ücret tespit edilirken işin niteliği, süresi, harcanan emek ve masraf göz önünde bulundurularak daha kolay ve kısa zamanda fazla emek ve masraf harcanmadan yapılan işlerde icra dairesi tarafından, belirtilen ücretlerin altında da ücret takdir olunabileceği,
  • Muhafaza ücreti hesap edilirken mahcuz malın teslim edileceği deponun bulunduğu mahallin tabi olduğu yargı çevresinin aşağıda yer vermiş olduğumuz ücret tablosundaki bölgesi dikkate alınacağı,
  • İcra ve iflas dairelerince tahliye, tedbir ve muhafaza gerektiren diğer hâllerde hacizli olmayan taşınır malların yediemine teslim edilmesi aşamasında muhafaza ücreti, aşağıda yer vermiş olduğumuz ücret tablosu dikkate alınarak takdir olunacağı ve bu ücret beş günlük ücret toplamından az olamayacağı,
  • Muhafaza müddeti hitamında hesap edilecek ücret, mahcuz malın muhammen bedelinin yüzde otuzunu geçemeyeceği; ancak mahcuz malın muhammen bedeli yirmi bin Türk Lirasının üzerinde ise yirmi bin Türk Lirasının üzerindeki meblağ için hesap edilecek ücret, aşan miktarın yüzde yirmisini geçemeyeceği,
  • Muhafaza müddeti hitamında hesap edilecek ücret altı aylık muhafaza gideri toplamını geçemeyeceği,
  • İcra ve iflâs daireleri bu Tarifeye göre hesap edilecek muhafaza avansını alacaklıdan peşin olarak tahsil edileceği,
  • Muhafaza avansının yeterli olmadığı durumlarda haczi yapan memur avansın tamamlanması için alacaklıya makul bir süre verebileceği

düzenlenmektedir.

Yönetmelik 01/01/2024 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Ücret tablosuna buradan ulaşabilirsiniz.

Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayımlanmıştır

Adalet Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından hazırlanan, Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 21.12.2023 tarihli ve 32406 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Yönetmelik ile;

  • 29/5/2019 tarihli ve 30788 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik’in 8 inci maddesinde bahsi geçen ödeme emri hususunda, borçluya tebligat yapılamaması veya borçlunun yerleşim yeri adresinin yurt dışında bulunduğunun anlaşılması hâlinde, icra dairesinde takibe devam edilebilmesi için alacaklı avukatının MTS üzerindeki takibi “tebliğ imkânsızlığı” seçeneğini seçerek kapatması zorunlu olduğunu aksi halde son işlem tarihinden itibaren iki yıl geçmekle takip otomatik olarak kapatılacağına ilişkin düzenleme, beş yıl geçmekle takip otomatik olarak kapatılır şeklinde değiştirilmiştir.
  • İlgili Yönetmelik’in 12. fıkrasında bahsi geçen cebrî icra işlemlerine devam edilmesinin mümkün olduğu hâllerde, icra dairesinde takibe geçmeden önce alacaklı avukatının borçlunun mal, hak veya alacağı olup olmadığını sorgulayabileceğine ilişkin düzenlemede “Sorgulama sonunda sistem mal, hak veya alacağın mahiyeti ve detayı hakkında bilgi veremez; sadece mal, hak veya alacağın genel olarak olup olmadığı konusunda bilgi verebilir. Borçlunun mal, hak veya alacağının varlığının tespiti hâlinde UYAP üzerinden de haciz talep edilebilir.” cümleleri yürürlükten kaldırılmıştır.
  • Yine aynı maddenin 5. fıkrasında bahsi geçen ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren iki yıl içinde haciz talep edilmezse takibin düşeceğine ilişkin düzenlemedeki süre beş yıl olarak değiştirilmiştir.
  • Söz konusu Yönetmelik’in 13. maddesinde düzenlenen abonelik sözleşmeleri ile bu sözleşmelerin ifası amacıyla tüketiciye sunulup bedeli faturaya yansıtılan mal veya hizmeti sunan gerçek kişiler veya tüzel kişilerin yetkilileri UYAP Kurum Portal üzerinden dilekçe ve şirket yetkilisi olduğunu gösteren belge ile imza sirküsünü tarayıp güvenli elektronik imza ile imzalayarak Bakanlığa göndereceğine ilişkin hükümde bahsi geçen “imza sirküsünü” ibaresi “sicil tasdiknamesini” şeklinde değiştirilmiştir.

Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Nükleer Faaliyetler Kapsamında 2024 Yılında Uygulanacak İdari Para Cezaları Belirlenmiştir

Nükleer Düzenleme Kurumu (“Kurum”) tarafından hazırlanan, 7381 Sayılı Nükleer Düzenleme Kanununun (“Kanun”) 25 inci Maddesi Uyarınca 2024 Yılında Uygulanacak İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğ (“Tebliğ”) 21.12.2023 tarihli ve 32406 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Tebliğ ile 5/3/2022 tarihli ve 7381 sayılı Nükleer Düzenleme Kanununun 25 inci maddesinde düzenlenen idari para cezaları 2023 yılı için yeniden değerleme oranı olarak tespit edilen %58,46 (elli sekiz virgül kırk altı) oranında artırılarak şu şekilde belirlenmiştir:

  • Birinci fıkrasının (a) bendine göre;
  • Bir nükleer tesisin geçerli bir lisansa sahip olmaksızın işletilmesi durumunda 9.654.454 TL ila 482.627.410 TL arası,
  • Bir radyoaktif atık tesisleri ve radyasyon tesislerinin geçerli bir lisansa sahip olmaksızın işletilmesi durumunda 4.828.994 TL ila 48.265.212 TL arası,
  • Radyasyon uygulamalarının geçerli bir lisansa sahip olmaksızın yürütülmesi durumunda 98.910 TL ila 967.918 TL arası,
  • Birinci fıkrasının (c) bendine göre;
  • Nükleer tesislere ilişkin mevzuat veya yetki koşullarına, Kurum kararlarına ve talimatlarına aykırı hareket edildiğinin tespit edilmesi hâlinde 967.918 TL ila 9.654.454 TL arası,
  • Radyoaktif atık tesisleri ve radyasyon tesislerine ilişkin mevzuat veya yetki koşullarına, Kurum kararlarına ve talimatlarına aykırı hareket edildiğinin tespit edilmesi hâlinde 483.959 TL ila 2.253.765 TL arası,
  • Birinci fıkrasının (ç) bendine göre; yetkilendirilen kişi tarafından Kuruma gerçeğe aykırı belge sunulması veya yanıltıcı bilgi verilmesi veya yetkilendirme yapılmasını etkileyecek yetki koşullarındaki değişikliklerin bildirilmemesi hâlinde;
  • Nükleer tesisler için yetkilendirilen kişiye 9.654.454 TL ila 482.627.410 TL arası,
  • Radyoaktif atık tesisleri ve radyasyon tesisleri için 4.828.994 TL ila 48.265.212 TL arası,
  • Diğer faaliyetler için 98.910 TL ila 967.918 TL arası

idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.

İlgili Tebliğ 1/1/2024 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Diagnostik Radyoloji, Nükleer Tıp ve Radyoterapi Grubu Tıbbi Cihazların Kalite Uygunluk ve Kalite Kontrol Testleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayınlanmıştır

Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu (“Kurum”) tarafından hazırlanan, Diagnostik Radyoloji, Nükleer Tıp ve Radyoterapi Grubu Tıbbi Cihazların Kalite Uygunluk ve Kalite Kontrol Testleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 20.12.2023 tarihli ve 32405 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Yönetmelik ile;

  • Kalite uygunluk ve kalite kontrol testlerinin Yönetmeliğe uygun olarak yürütülmesine ilişkin başlatılacak zorunluluğun sağlık hizmet sunucularında kullanılan cihazların ve yetkilendirilmiş kişi ve kuruluşların sayılarının dikkate alınarak ihtiyaca binaen Kurum tarafından kaldırılmasına,
  • Lisansüstü eğitime ilişkin gerekliliklere,
  • Geçiş hükümleri kapsamında Kuruma yapılacak başvurulardaki gerekliliklere

ilişkin düzenlemeler yapılmıştır.

Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Yönetmeliğe ilişkin Kurum’un internet sitesinde yayınlanan duyuruya buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Rekabet Kurumu Tarafından Bir Şirket Hakkında Satıcılarının Satış Fiyatına Müdahale Etmek ve Bayilerin İnternet Satışlarını Sınırlamak İddiası ile Başlatılan Soruşturma Sonuçlandırıldı

Rekabet Kurumu (“Kurum”) tarafından Kurumun internet sitesinde paylaşılan 22.12.2023 tarihli duyuruya göre, Uğur Soğutma Makinaları Sanayi ve Ticaret A.Ş. (“Şirket”) hakkında Rekabet Kurulu (“Kurul”) tarafından yürütülen soruşturmanın sonuçlandırıldığı ifade edilmiştir.

Kurul tarafından;

  • Sağlayıcısı olduğu ürünlerin yeniden satıcılarının satış fiyatına müdahale etmek ve söz konusu bayilerin internet satışlarını sınırlamak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği iddiası ile

Soruşturulma başlatılmış olup; Kurul’un 14.12.2023 tarihli ve 23-58/1147-409 sayılı kararı uyarınca;

  • Şirket’in, yeniden satıcıların internet üzerinden satış yapmalarını engellediğine yönelik herhangi bir eyleminin tespit edilememiş olduğu ve bu sebeple idari para cezası verilmesine yer olmadığı,
  • Şirket’in yeniden satıcıların satış fiyatına müdahale etmek suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği

İfade edilerek;

  • Şirket’e 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ile Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca 2022 yılı gayrisafi gelirinin belirli bir oranında olmak üzere takdiren 51.373.002,89-TL idari para cezası verilmesine

Karar vermiştir.

İlgili duyurunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Kartellerin Ortaya Çıkarılması Amacıyla Aktif İşbirliği Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayımlanmıştır

Rekabet Kurumu (“Kurum”) tarafından hazırlanan, Kartellerin Ortaya Çıkarılması Amacıyla Aktif İşbirliği Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 16.12.2023 tarihli ve 32401 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Yönetmelik ile;

  • Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'da yasaklanmış kartellerin ortaya çıkarılması amacıyla kurumla aktif işbirliği yapan teşebbüsler ile teşebbüs yöneticilerine ve çalışanlarına, kanunda belirtilen idari para cezalarının verilmemesine veya verilecek cezalarda indirim yapılmasına ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.

Yönetmeliğe göre;

  • Kartelleşmenin önüne geçmek için Rekabet Kurulunun (“Kurul”)  ön araştırma yapmaya karar vermesinden önce diğer kartel taraflarından ve kolaylaştırıcılarından bağımsız, belirlenen bilgi ve belgeleri sunan, koşulları yerine getiren ilk başvuru sahibine para cezası verilmeyecektir.
  • Kurula delil niteliği taşıyan bilgi ve belgeleri sunan, koşulları yerine getiren ancak ceza verilmemesine ilişkin düzenlemeden yararlanamayan başvuru sahiplerine, verilecek para cezalarında indirim uygulanacak, bunların yönetici ve çalışanlarına ceza verilmeyebilecektir.
  • Aktif işbirliği kapsamında indirim için gelen ilk başvuru sahibine verilecek cezada yüzde 25-50, ikinci başvuru sahibine verilecek cezada yüzde 20-40 indirime gidilecektir. Diğer başvuru sahiplerine verilecek cezalarda ise yüzde 15-30 indirim uygulanacaktır.
  • Deliller neticesinde ihlalin süresinin uzaması ve benzeri nedenlerle para cezasının artırılması gerekirse bu artıştan, ilgili delilleri ilk olarak sunan başvuru sahibi ile başvuru sahibinin aktif işbirliğinde bulunan yöneticileri ve çalışanları etkilenmeyecektir.
  • Başvuru sahiplerine ve aktif işbirliğinde bulunan yöneticilere ve çalışanlara verilecek cezalar, işbirliğinin niteliği, etkinliği ve zamanlaması dikkate alınarak indirilecektir.
  • Başvuru konusu kartelin etkilediği ürünler, coğrafi kapsamı, süresi, kartele taraf olan teşebbüslerin, varsa kartel kolaylaştırıcılarının isimleri ve ticaret unvanlarıyla adresleri, kartelle ilişkili görüşmelerin tarihleri, yerleri, katılımcıları, kullanılan görüşme araçları, kartelle ilgili diğer bilgi ve belgeler sunulacaktır.
  • Kartelle ilgili bilgi ve belgeler gizlenemeyecek veya ortadan kaldırılamayacaktır.

Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Yönetmeliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun Kapsamındaki İdari Para Cezalarının Alt Sınırı Güncellenmiştir

Rekabet Kurumu (“Kurum”) tarafından 20.12.2023 tarihli ve 32405 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun (“Kanun”) 16 ncı Maddesinin Birinci Fıkrasında Öngörülen İdari Para Cezası Alt Sınırının 31/12/2024 Tarihine Kadar Geçerli Olmak Üzere Artırılmasına İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2024/1) (“Tebliğ”) ile Rekabet Kurulu (“Kurul”) tarafından teşebbüs niteliğindeki gerçek ve tüzel kişiler ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerine uygulanacak idari para cezalarının alt sınırı 2023 yılı için yeniden değerleme oranı olan %58,46 (elli sekiz virgül kırk altı) artış esas alınarak 2024 yılı için 167.473 TL olarak belirlenmiştir.

Söz konusu Tebliğ, 01.01.2024 tarihinde yürürlüğe girecek olup Tebliğ’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Hayvanların Nakilleri Sırasında Refahı ve Korunması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayımlanmıştır

Tarım ve Orman Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından hazırlanan, Hayvanların Nakilleri Sırasında Refahı ve Korunması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) 23.12.2023 tarihli ve 32408 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Yönetmelik’e göre;

  • Geçici madde 1’de düzenlenen ve GPS sistemine geçişin son gününü ifade eden 31/12/2023” ibaresi “31/12/2024” şeklinde değiştirilmiştir.
  • 62. maddede düzenlenerek Yönetmelik maddelerinin yürürlük tarihlerini belirten ve Yönetmelik’in 9, 12, 16, 19, 20, 24, 25, 26, 27, 28, 46, 47 ve 52 nci maddelerinin yürürlük tarihini ifade eden 31/12/2023” ibaresi “31/12/2024” şeklinde değiştirilmiştir.

Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

 

  1. Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Yayımlanmıştır

Cumhurbaşkanlığı tarafından, Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”), 23.12.2023 tarihli ve 32408 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Yönetmelik’e göre;

  • Yönetmeliğin geçici 1 inci maddesinin üçüncü fikrasında bahsi geçen ve sonradan işyeri açma ve çalışma ruhsatı almamış olan tesislerin, yangın önlemlerinin yeterli olduğuna dair ilgili kurumdan uygunluk yazısı alarak Kültür ve Turizm Bakanlığına ibrazının son tarihini öngören "31/12/2023" ibaresi "30/4/2024" şeklinde değiştirilmiştir.

Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Yönetmelik’in tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.