AVRUPA VERİ KORUMA KURULU’NDAN KORONA VİRÜSÜ (COVID-19) SALGININDA KİŞİSEL VERİLERİN İŞLENMESİ PROSEDÜRLERİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16 Mart 2020

Avrupa Veri Koruma Kurulu (“EDPB”) 16.03.2020 tarihinde, Avrupa genelinde Covid-19 korona virüsünün neden olduğu salgının önlenmesi amacıyla hükümetlerin aldıkları önlemler hakkında, farklı türdeki kişisel verilerin işlenmesinde gerekli önlemlerin alınmasına ilişkin bir açıklamada bulunmuştur.

Kurul Başkanı Andrea Jelinek tarafından yapılan açıklamada, Avrupa Genel Veri Koruma Tüzüğü (“GDPR”) gibi kişisel verilerin korunması kurallarının, korona virüsü salgınına karşı mücadele için alınması gereken önlemleri engellemeyeceğini, ancak bu tarz istisnai durumlarda dahi veri sorumlularının kişisel verilerin korunmasını sağlamakla yükümlü oldukları belirtilmiştir. Bu nedenle, kişisel verilerin hukuka uygun işlenmesinin garanti altına alınabilmesi amacıyla, birtakım unsurlar dikkate alınmalıdır.

İlgili açıklamada GDPR’ın geniş bir perspektifinin bulunduğu, nitekim veri sorumlusu işverenlerin ve yetkili halk sağlığı otoritelerinin, veri sahibinin açık rızasına gerek kalmadan kişisel verilerinin salgın bağlamında işlenmesine izin veren hükümlerin de (6. ve 9. madde) bulunduğu belirtilmiştir.

Öte yandan elektronik kimlik verisinin işlenmesi durumunda (konum bilgisi gibi) E-Gizlilik Direktifi’ni (ePrivacy Directive) uygulamaya alan ulusal düzenlemeler bakımından, konum verilerinin yalnızca anonim hale getirilerek veya kişilerin açık rızasıyla operatör tarafından işlenebilmesi ilkesi öngörülmektedir. Dolayısıyla kamu idareleri öncelikle konum verilerinin isimsiz bir şekilde işlenmesini amaçlamalıdır. Bu, mobil cihazların belirli bir konumdaki konsantrasyonu hakkında raporların oluşturulmasını sağlayabilecektir.

Sadece anonimleştirilmiş verinin işlenmesinin mümkün olmadığı durumlarda ise, aynı Direktif’in 15. maddesinin, Üye Devletlere ulusal güvenlik ve kamu güvenliği sebeplerine dayalı olarak gerekli yasal tedbirlerin alınabilmesi imkanı tanıdığı hatırlatılmıştır. Söz konusu durumda kamu sağlığının korunması da ulusal ve/veya kamu güvenliği istisnası kapsamında değerlendirilebilecektir. Öte yandan, söz konusu acil durum hükmünün, demokratik toplum gereklerine uygun olarak yalnızca gerekli durumlarda, uygun ve ölçülü şekilde uygulanması gerektiği de vurgulanmıştır. Ulusal ve/veya kamu güvenliğine dayanılarak ilgili tedbirlerin alınması halinde, Üye Devletler kişilere yargı yoluna başvurma hakkı gibi yeterli korumaları sağlamakla yükümlüdür.

İlgili açıklamanın İngilizce metnine buradan  ulaşabilirsiniz.

Konuya ilişkin herhangi bir sorunuz ve/veya yorumunuz olması halinde, bizimle her zaman iletişime geçebilirsiniz.

Saygılarımızla,

Zümbül Hukuk ve Danışmanlık

info@zumbul.av.tr